Barika-i Zafer
Nâmık Kemal'in yazı hayatının henüz başlangıcında

"lugatlı yazı yazamadığını" iddia eden muarızlarına cevap mahiyetinde

eski tarz sanatkârane nesir üslubuyla kaleme aldığı küçük bir risaledir. Yazar bir gün gibi çok kısa sürede yazdığı Bârika-i Zafer'de eski nesrin bütün sanat oyunlarına başvurarak eski edebiyat taraftarlarına bu tarzda da rahatça yazı yazabildiğini göstermek istemiştir. Bunun sonucu eserde muhtevadan çok şekle ve söz oyunlarına yer verilmiştir. Ancak yine de Bârika-i Zafer'm eski nesrin özellikleri açısından hatalı ve noksan olduğunu söylemek mümkündür. Muhteva bakımından İstanbul'un fethine dair genel bilgileri ihtiva eden eserde basit bir cümle ile ifade edilebilecek bir hadise uzun

ağır

süslü cümlelerle anlatılmaya çalışılmış ve karışık cümleler kurulmuştur. İfadeyi süslemek için yer yer Arapça ve Farsça beyitler nakledilmiş

ayrıca kelimelerin seçiminde seci arzusu ön planda tutulmuştur.
Nâmık Kemal Bârika-i Zaferi Ramazan 1278'de (Mart 1862) yazmış olmakla beraber ancak Avrupa'dan döndükten sonra 1872'de yayımlamıştır. Müel-
lifin geçen zaman içinde kazandığı fikrî merhaleyi gösterecek yeni bir eser yerine eski bir çalışmasını neşretmesi

Osmanlı Devleti'nin yükseliş devri konusu üzerinde bir tarih denemesi ortaya koyma isteğinden ileri gelmektedir. Bârika-i Zafer

Nâmık Kemal'in Devr-i İstî-lâ'ûan (1867) sonra müstakil olarak neşrettiği (İstanbul 1289

1290

1305) ikinci eseridir.
Eser yeni harflerle de yayımlanmıştır (İskender Pala

Namık Kemal'in TaritıîBi-yografüeri

Ankara 1989

s. 193-205).
BİBLİYOGRAFYA:
M. Kaya Bilgegil

Hârâbat Karşısında Nâmık Kemal

İstanbul 1972

s. 193-202; Mehmet Kaplan

"Namık Kemal ve Fatih"

TDED

VI (19541

s. 71-74

82; Ömer Faruk Akün

"Nâmık Kemal'in Kitap Halindeki Eserlerinin İlk Neşirleri"

TM

XVIII (1976)

s. 8-10.
ABDULLAH UÇMAN