Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 29 Sayfa bulundu

Konu: Müzik Sözlüğü

  1. #1

    Standart Müzik Sözlüğü



    A

    Abaissement (Fr.) Ses Düşmesi.
    Abaisser (Fr.) Bir parçanın veya çalgının tonunu düşürmek, kalınlaştırmak, indirmek.
    A battuda (İt.) Ölçüde.
    Abbandonamente (İt.) Tartıma bağlı olmadan.
    Abbandonavolmente (İt.) Tartıma bağlı olmayan bir deyi ile.
    Abbandonandosi (İt.) Tartımı düşünmeksizin.
    Abbandono (İt.) Tartımın bağlayıcılığını bırakarak.
    Abbasamento (İt.) İnerek, indirerek.
    Abbasamento di mano (İt.) Dokunçlu çalgıda (piyano, org) bir elin öteki el altından çaprazlanacağı.
    Abbasamento di voce (İt.) Sesi indirmek (insan sesi için).
    Abbassando (İt.) İndirerek, azaltarak.
    Abbelimini (İt.) Süslemeler, süs notaları.
    A.b.c.dieren (Al.) Ses eğitiminde, öğretiminde notaları harflerle seslendirerek.
    Abendmusik (Al.) Akşam müziği.
    Abertura (İsp.) Uvertür bkz. Ouverture.
    Abgebrochene kadenz (Al.) Kesik durgu (kadans).
    A bocca chiusa (İt.) Burun sesiyle, ağız kapalı olarak söyleyerek.
    Aboyer (Fr.) Akor dışı sesler.
    Abrégé (Fr.) Özetlenmiş, kısaltılmış.
    Abréviations (Fr.) Kısaltmalar.
    Abridge (İng.) Kısalt, özetle.
    Abridgement (İng.) Kısaltma, özetleme.
    Absolute (Al.) Yalın, salt, programsız.
    Absolute musik (Al.) Salt müzik, betimleme ve tasımlama öğelerinden yoksun olan müzik.
    Absolute pitch (İng.) Bir sesi tam olarak söyleme ve duyma yeteneği.
    Absorption (Fr.) Emme (akustikle ilgili).
    Abstossen (Al.) Kesik kesik çalış.
    Abwaerts steigende stute (Al.) İnici dizi.
    Abwechseln (Al.) Değiştirmek, değiştirme.
    A cappella (İt.) 1) Kilise müziğinde bir tür adı. 2) "Yalnız koro için" anlamında, çalgı eşliğinde değil.
    A capriccio (İt.) İsteğine bağlı bir yorumla.
    Acc (İt.) Accompagnamento' nun kısaltması.
    Accarezzevole (İt.) Okşayarak.
    Accel (İt.) Accellerando' nun kısaltması.
    Accelerando (İt.) Çabuklaştırarak.
    Accelerare (İt.) Çabuklaştırmak.
    Acceleratemente (İt.) Çabuklaştırarak.
    Accelarato (İt.) Çabuklaşarak.
    Accélérer (Fr.) Çabuklaştırmak, hızlandırmak.
    Accent (Fr.) Vurgu.
    Accentare (İt.) Vurgulayarak.
    Accentato (İt.) Belirgin biçimde.
    Accentuare (İt.) Vurgulayarak, belirgin biçimde.
    Accentuate (İng.) Vurgula.
    Accentuation (Fr.) Vurgulama.
    Accentuato (İt.) Belirgin biçimde.
    Accentuer (Fr.) Vurgulamak.
    Acciaccare (İt.) Çarpmak.
    Acciaccato (İt.) Özensiz, ince olmayan, sert.
    Acciacctura (İt.) 1) Dokunçlu ya da telli çalgılarda uygun seslerinin ardıllanması. 2) Çarpma.
    Accident (Fr.) Değiştirme, değişim.
    Accidental (İng.) Geçici değiştirme işareti.
    Accidentals (İng.) Değiştirme işaretleri.
    Accidents (Fr.) Değiştirme işaretleri.
    Acclaim (İng.) Alkışlamak.
    Acclamation (Fr.) Alkış.
    Acclame (Fr.) Alkışlamak.
    Accolade (Fr.) Kaş, iki dizeği ( alt alta ) birleştiren işaret.
    Accompagnament (Fr.) Eşlik.
    Accompagnamento (İt.) Eşlik.
    Accompagnare (İt.) Eşlik etmek.
    Accompagnateur (Fr.) Eşlik eden, eşlikçi.
    Accompagnato (İt.) Eşliğinde.
    Accompagnatore (İt.) Eşlik eden, eşlikçi.
    Accompagné (Fr.) Eşliğinde.
    Accompagner (Fr.) Eşlik etmek.
    Accompanamiento (İsp.) Eşlik.
    Accompanar (İsp.) Eşlik etmek.
    Accompanied (İng.) Eşliğinde.
    Accompaniment (İng.) Eşlik.
    Accompanist (İng.) Eşlik eden, eşlikçi.
    Accompany (İng.) Eşlik et.
    Accord (Fr.) Uygu (akor), en az üç sesin bir anda duyulması.
    Accordamente (İt.) Tek ses etkisi verecek nitelikte kaynaşmış iki ses.
    Accordamento (İt.) Uyuşumlu.
    Accordance (İt.) Uyum.
    Accordando (İt.) Uyumlu düzenli (akortlu).
    Accordato (İt.) Uyumlanmış, düzenlenmiş (akort edilmiş).
    Accordare (İt.) Uyumlamak, düzenlemek (akort etmek).
    Accordatore (İt.) Düzenleyici (akort eden).
    Accord brisé (Fr.) Bir uygu seslerinin çabucak ardıllanışı (arpeji).
    Accordé (Fr.) Uyumlanmış, düzenlenmiş (akort edilmiş).
    Accorde arpeggiato (İt.) Bkz. Accord brisé.
    Accorde gebrochen gespield (Al.) Arpejlenmiş uygu.
    Accordéon (Fr.) Akordeon, körüklü dokunçlu bir çalgı.
    Accorder (Fr.) Uyumlamak, düzenlemek (akort etmek).
    Accordeur (Fr.) Uyumlayıcı (akort edici).
    Accord fondamental (Fr.) Temel uygu (armonide).
    Accordieren (Al.) Uyumlamak (akort etmek).
    Accordion (İt.) Akordion.
    Accordo (İt.) Uyum, düzen (akort).
    Accordo fondamentale (İt.) Temel uygu (armonide).
    Accordior (Fr.) Kurgaç, piyano uyum (akort) açkısı.
    Accord parafait (Fr.) Beşli Uyguları.
    Accord par substitution (Fr.) Yer değiştirimli uygu.
    Accords de sixte (Fr.) Altılı uyguları.
    Accouplement (Fr.) Birleştirme, çiftleştirme.
    Accoupler (Fr.) Birleştirmek.
    Accrescendo (İt.) Sesi gittikçe kuvvetleştirerek.

  2. #2

    Standart

    B

    B Si bemol.
    Baborak (Çek.) Bohemya halk dansları.
    Bacchanale (Lat.) Şarap tanrısı Baküs onuruna düzenlenen bağbozumu şenliği.
    Bacchetta (İt.) Değnek, çubuk.
    Bachelor of music (İng.) Müzik Doktoru ndan önceki akademik unvan.
    Bacchic (İng.) Baküs törenlerine ait.
    Bachique (Lat.) Bir müzik parçasını belirleyen nitelik (çoklukla ses müziğinde ünlü şarap ve bağbozumu şenlikleriyle ilgili olan).
    Backdrop (İng.) Sahnede arka perde.
    Background (İng.) Bir caz yapıtında, kimi zaman bir soloya (esas ezgiye) doğaçlama eşlik.
    Backstage (İng.) Perde gerisinde, sahnenin arka plânında.
    Badinage (Fr.) Sevinçli, şakacı.
    Badiner (Fr.) Şaka etmek.
    Badinerie (Fr.) Şakacı.
    Baerentanz (Al.) Ayı oyunu.
    Baeuerisch (Al.) Bkz. Rustico.
    Bagatella (Fr.) Küçük bir müzik parçası türü.
    Bagpipe (İng.) Tulumlu flavta.
    Bague (Fr.) Yayı (arşe) yükseltici bölüm, parça.
    Baguette (Fr.) Değnek. çubuk.
    Bailador (İsp.) Bale yapan erkek.
    Baile (İsp.) Balo, dans salonu.
    Bailerina (İsp.) Bale yapan kadın.
    Bailete (İsp.) Bale.
    Baisser (Fr.) Alçaltmak, azaltmak, indirmek.
    Bajo (İsp.) En kalın erkek sesi.
    Bajon (İsp.) Fagot.
    Bajo tanor (İsp.) Basın üstündeki erkek sesi.
    Bakelite (İng.) Bakalit, fildişi veya kemik yerine kullanılan suni reçine.
    Bal (Fr.) 1) Balo, dans salonu. 2) Lirik biçim olup çalgı için yazılmış dans müziğine verilen ad.
    Balafon Xylophone'a Sudan'da verilen ad.
    Balag Sümerler devrinde bir vurmalı çalgı.
    Balalaika (Rus.) Üçgen biçimde üç telli bir çalgı.
    Balancement (Fr.) Salınma.
    Balancer (Fr.) Sallamak.
    Ballabile (İt.) Küçük bale çeşidi.
    Ballade (Fr.) Bkz. Ballata.
    Ballad-opera (İng.) Çoğu bölümleri halk müziğine yaslı yöresel opera (İngilizlere özg&#252.
    Ballancement (Fr.) Salınma.
    Ballare (Lat.) Dans etmek.
    Ballata (İt.) Serbest biçimde ses yada çalgı yapıtı. Çok eskiden dans şarkısı iken, bugün halk müziğinde aşk şarkısı.
    Ballerina (İt.) Bale yapan kadın.
    Ballet (Fr.) Bale, dans, hareket ve mimiklere anlatılan sözsüz müzikli oyun.
    Ballet dancer (İng.) Bale oyuncusu.
    Ballet de Cour (Fr.) Saray eğlencesi, krallık şenliği.
    Ballet master (İng.) Bale yönetkeni.
    Ballet meister (Al.) Bale yönetkeni.
    Ballett (Al.) Bale.
    Balletto (İt.) Bale.
    Ballizein (Yun.) Dans etmek.
    Ballo (İt.) Dans, dans ezgisi.
    Ballon (Fr.) Bale salonu.
    Balroom (İng.) Bale salonu.
    Ban (Fr.) Boru takımında, trampetlerin ve boruların nöbetleşe çalışı.
    Banalité (Fr.) Bayağılık.
    Band (İng.) Bando.
    Banda (İt.) Bando, soluklu ve vuruşlu çalgılardan kurulan müzik topluluğu.
    Bande (Al.) Bando.
    Bandmaster (İng.) Bando yönetkeni.
    Bandolin (İsp.) Mandolin.
    Bandoura (Fr.) Telli bir çalgı.
    Bandura (Port.) Mandolin.
    Bandurria (İsp.) Gitara benzeyen eski bir çalgı.
    Banjo (Fr.) Banço, telli bir çalgı, eskiden caz müziğinde kullanılırdı.
    Banjoist (İng.) Banço çalıcısı.
    Banjorine (İng.) Kısa saplı banço.
    Banzai (Jap.) Japonlara özgü bir alkış nidası.
    Baqueta (İsp.) Değnek, çubuk.
    Bar (İng.) Ölçü çizgisi.
    Baraban (Rus.) Davul.
    Barbition (Fr.) Bkz. Barbitos.
    Barbitos (Yun.) Eski telli bir çalgı.
    Barcarole (İt.) Barkarol. Gemici veya gondolcü şarkısı.
    Barcarolle (Fr.) Bkz. Barcarole.
    Bard (İng.) Saz şairi.
    Bardes (Fr.) Ozan. Şiir ve şarkı söyleyen.
    Bardit (Fr.) Bardes'lere denir.
    Baril (Fr.) Klârinette bek'ten sonraki küçük bölümün adı.
    Barde (Fr.) Kelt ozanı.
    Bariton (Yun.) 1) Erkek sesi. 2) Soluklu, alaşımlı çalgı.
    Baritone (İng.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı.
    Baritoner (Fr.) Değnek, çubuk. Baritonlaşmak.
    Baritono (İt.) Bariton, basın üstündeki erkek sesi.
    Baritono imperial (İsp.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı.
    Barkarole (Al.) Gondolcü veya gemici şarkısı.
    Bar-line (İng.) Ölçü çizgisi.
    Baroque (Fr.) Müzikte süsleme öğesinin önem kazandığı çağ (XVI.yy.)
    Barré (Fr.) Gitar veya mandolin çalarken, işaret parmağını birkaç tele birden basmak.
    Barre d'harmonie (Fr.) Kemanın göğsüne boylu boyunca köknardan yapıştırılan (ince uzun çubuk) bölüm.
    Barre de mesure (Fr.) Ölçü çizgisi.
    Baarre de séparation (Fr.) Ayırma çizgisi.
    Baryton (Fr.) 1) Basın üstündeki erkek sesi. 2) Alaşımlı' soluklu çalgı.
    Barytonhorn (Al.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı.
    Bas-dessus (Fr.) Eskiden Mezzo-Soprano sesine verilen ad.
    Bass (İng.) Bas, kalın ses.
    Basis (Fr.) Bkz. Bassus.
    Bass clarinet (İng.) Bas klarnet.
    Bass-drum (İng.) Kalın ses veren büyük davul.
    Bass klarnette (Al.) Bas klarnet.
    Basse (Fr.) En kalın erkek sesi.
    Basse d' Alberti (Fr.) Alberti bası, piyanoda sağ elin ezgiyi çalarken sol elin hep aynı biçim uygular tutması.

  3. #3

    Standart

    C

    C 1) Dört zamanlı ölçüyü gösterir. 2) Do.
    Cabaletta (İt.) Çekici, ince bir ezgidir.
    Cabalette (Fr.) Bkz.cabaletta.
    Cabrette (Fr.) Tulum, zurna, gayda.
    Caccia (İt.) Av, av ile ilgili.
    Cachucha (İsp.) Bir İspanyol dansı.
    Cachoucha (Fr.) Bkz.cachucha.
    Cacophonie (Yun.) Uyumsuzluk, kakışma.
    Cacophony (İng.) Bkz.cacophonie.
    Cadence (Fr.) Durgu (kadans).
    Cadence finale (Fr.) Bitim, bitiriş durgusu (kadansı).
    Cadence fleurie (Fr.) Çiçekli durgu.
    Cadence harmonique (Fr.) Armonik durgu.
    Cadence imparfaite (Fr.) Eksik, yarım durgu.
    Cadence interrompue (Fr.) Kesik durgu.
    Cadence parfaite (Fr.) Tam, yetkin durgu.
    Cadence plagale (Fr.) Alt çeken (alt dominant) durgusu.
    Cadence rompue (Fr.) Kırık durgu.
    Cadence suspendue (Fr.) Asma durgu.
    Cadence trompeuse (Fr.) Yanıltan (sürpriz) durgu.
    Cadencia (İsp.) Durgu.
    Cadencia adornado (İsp.) Çiçekli kadans.
    Cadencia final (İsp.) Bitim, bitiriş durgusu.
    Cadencia imperfecta (İsp.) Eksik, yarım durgu.
    Cadencia interrumpida (İsp.) Kesik durgu.
    Cadencia perfecto (İsp.) Tam, yetkin durgu.
    Cadencia plagale (İsp.) Alt çeken durgusu.
    Cadencia por egano (İsp.) Yanıltan (sürpriz) durgu.
    Cadencia rota (İsp.) Kırık durgu.
    Cadencia suspendida (İsp.) Asma durgu.
    Cadenza (İt.) Durgu.
    Cadenza d'inganno (İt.) Yanıltan (sürpriz) durgu.
    Cadenza finale (İt.) Bitim, bitiriş durgusu.
    Cadenza fiorita (İt.) Çiçekli durgu.
    Cadenza imperfetta (İt.) Eksik, yarım durgu.
    Cadenza interrota (İt.) Kesik durgu.
    Cadenza perfetta (İt.) Tam yetkin durgu.
    Cadenza plagale (İt.) Alt çeken durgusu.
    Cadenza rotta (İt.) Kırık durgu.
    Cadenza sospesa (İt.) Asma durgu.
    Cafe-concert (Fr.) Çalgılı, dinleti kahvesi.
    Caisse (Fr.) Kasnak, trampet kasnağı.
    Caisse claire (Fr.) İnce (tiz) kasnak.
    Caisse roulante (Fr.) Tok kasnak.
    Caisse plate (Fr.) Düz kasnak.
    Caisses (Fr.) Kasnaklı çalgılar.
    Cake-walk (İng.) Bir dans biçimi.
    Calamus (Lat.) Bkz. Chalumeau.
    Calando (İt.) Kuvvetten düşerek yavaşla.
    Calandrone (İt.) Bir İtalyan halk çalgısı.
    Calascione (İt.) Türk çalgısı kolca kopuz.
    Calata (İt.) Eski bir İtalyan dansı.
    Calcando (İt.) Canlıca, ağırlaşmadan.
    Calinda (Fr.) Antil adalarında kölelere ait bir dans.
    Caliopide (Fr.) Eski küçük bir müzik çalgısı.
    Calmato (İt.) Durularak, sakinleşerek.
    Calore (İt.) Canlı, coşkun, ateşli bir deyi ile.
    Caloroso (İt.) coşkun, ateşli bir deyişle.
    Camera (İt.) Oda, oda müziği.
    Campana (Lat.) Çan.
    Campanaire (Lat.) Bkz. Campana.
    Campanella (İt.) Kampana çalgısının seslerini belirtir.
    Campanetta (İt.) Can çalgısı.
    Campanologie (Fr.) Çan yapımcılığı tarihi.
    Canard (Fr.) Yanlış ses.
    Cana (İsp.) Bek. Bkz. Bec.
    Canarie (Fr.) Kanarya dansı, eskiden Fransa'da çok 'ünlü idi, Kanarya Adaları yerlilerini simgeleyen bir dans.
    Canario (İt.) Bkz. Canarie.
    Cancan (Fr.) Bir Fransız dansı.
    Cancel (İng.) Önce gelen bemol ve diyezi bekar koyarak değiştirmek.
    Cancion (İsp.) Şarkı.
    Cancion de cuna (İsp.) Ninni. Beşik şarkısı.
    Cancion popular (İsp.) Halk şarkısı.
    Canon (Fr.) Kanon. Birkaç sesin sırayla girere, hiç duraklamadan yürürken, ilk ezgiyi (şarkıyı) benzetlemeleri.
    Canone (İt.) Bkz. Canon.
    Canonique (Fr.) Kanonlu, kanon üslubunda, yönteminde.
    Canon oblige (Fr.) Direngen kanon.
    Canon terminé (Fr.) Bitimli kanon.
    Canso (Fr.) En güzel lirik parçalar (orta çağda).
    Cantabile (İt.) Şarkı söyler gibi, belirterek.
    Cantacchiare (İt.) Yarım sesle söylemek.
    Cantando (İt.) Şarkı gibi, belirterek.
    Cantante (İsp.) Sesçi (şarkıcı).
    Cantar (İsp.) Şarkı söylemek.
    Cantare (İt.) Şarkı söylemek.
    Cantarela (İsp.) Yaylı çalgıların en ince teli, kemanın mi teli.
    Cantata (İt.) Bkz. Kantat.
    Cantata da camera (İt.) Oda kantatı.
    Cantata da profano (İt.) Dindaşı kantat.
    Cantata de camara (İsp.) Oda kantatı.
    Cantata de chiesa (İt.) Dinsel kilise kantatı.
    Cantata de iglese (İsp.) Dinsel, kilise kantatı.
    Cantate (Fr.) Bkz. Kantat.
    Cantate de chambre (Fr.) Oda kantatı.
    Cantate d'eglise (Fr.) Kilise kantatı.
    Cantate profane (Fr.) Dindışı kantat.
    Cantate sacrée (Fr.) Kutsal dinsel kanat.
    Cantatille (Fr.) Küçük kantat.
    Cantatina (İt.) Küçük kantat.
    Cantatrice (Fr.) Kadın sesçi (şarkıcı).

  4. #4

    Standart

    D

    D Re
    Da (İt.) Ya, dan takısı.
    Da capo (İt.) Başa dön. Yeni baştan.
    Da capo al segno (İt.) Baştan işaret yerine dek yineleme.
    Daempfer (Al.) Surdin, ses kısmaya yarayan araç.
    Da,dall (İt.) Ya,dan, yana, anlamlarını veren takılar.
    Dal segno (İt.) Senyö işaretine dön ve yinele.
    Damper (İng.) Surdin, ses kısmaya yarayan araç.
    Dance (İng.) Dans.
    Dance of death (İng.) İskeletler dansı.
    Dance onea's head off (İng.) Ölesiye dans etmek.
    Dancer (İng.) Bale yapan erkek, dans eden.
    Dansa (Port.) Dans.
    Danse (Fr.) Dans, oyun.
    Danser (Fr.) Dans, etmek.
    Danses orientales (Fr.) Şark dansları.
    Danseuse (Fr.) Dans eden kadın, bale yapan kadın.
    Danseuse étoile (Fr.) Bir ülkenin en ünlü, en büyük balerini.
    Danseur (Fr.) Dans eden erkek, bale yapan erkek.
    Danza (İt.) Dans.
    Danzador (İsp.) Dans eden erkek.
    Danzatore (İt.) Dans eden erkek.
    Das erste mal (Al.) İlk kez.
    Dasselbe zeitmass (Al.) Aynı ölçü, aynı hız.
    Das sinkenlassen der stimme (Al.) Söylerken sesi indiriş.
    Dauer (İt.) Süre.
    D.c. (İt.) Da capo' nun kısaltması..
    D douple flat (İng.) Re çift bemol.
    D douple sharp (İng.) Re çift diyez.
    D-dur (Al.) Re majör.
    Début (Fr.) Başlangıç.
    Dèbutant (Fr.) Mesleğe ilk çıkışını yapan.
    Dècachorde (Fr.) Eski telli bir çalgı (gitar).
    Deceptive cadence (İng.) Yanıltan (sürpriz) durgu.
    Déchant (Fr.) Bkz. Discantus.
    Déchiffrable (Fr.) Çözümlenebilir, deşifrelenebilir.
    Déchiffrage (Fr.) Deşifre ediş.
    Déchiffrenment (Fr.) Deşifreleyiş.
    Déchiffrer (Fr.) İlk görüşte çalmak, okumak, çözmek.
    Déchiffreur (Fr.) Deşifreci, bu konuda yeteneği olan.
    Dècibel İşitme duyarlığını ölçen aygıt, ses ölçer.
    Décimole (Fr.) Onlama.
    Decioso (İt.) Kararlı ve kesin deyişle.
    Declamando (İt.) Konuşur gibi, bir çeşit bestesiz okuyuş biçimi.
    Déclamateur (Fr.) Söyleyen, deklame eden.
    Déclamation (Fr.) En uygun anlatımla söyleyen.
    Declamar (İsp.) Ezbere söylemek.
    Declamer (Fr.) En uygun anlatımla söyleyen.
    Decreasing loudness (İng.) Bkz. Diminuendo.
    Decresc. (İt.) Decrescendo'nun kısaltması.
    Decrescendo (İt.) Sesi gittikçe söndürerek.
    Déduction (Fr.) Yanaşık derecelerle çıkan sıra notalar.
    Deff (Fr.) Tef.
    Deficiendo (İt.) Yavaşlayarak.
    Degré (Fr.) Derece, dizinin her bir notasına derece denir.
    Degree (İng.) Derece.
    Delicamente (İt.) Güçsüz ancak ince bir deyişle.
    Delicato (İt.) İnce bir deyi ile.
    Delirando (İt.) İçi yanarak, tutuşarak bir deyişle.
    Demanchè (Fr.) El aşırtmak, sabit çalgılarda sol elin gezinmesi.
    Demi-forte (Fr.) Bkz. Mezzo forte.
    Demi-jeu (Fr.) Yarım çalış, kısık ve kapalı çalış.
    Demi-pause (Fr.) İkilik sus.
    Demisemi-quaver (İng.) Otuz ikilik.
    Demi-soupir (Fr.) Sekizlik sus.
    Demi-ton (Fr.) Yarım ton (Ses).
    Depress (İng.) Sesi kalınlaştırmak, kalın sesten okumak.
    Derboucca, debouga, derbouka Darbuka.
    Derobèe (Fr.) Bir dans.
    Des (Al.) Re bemol.
    Désaccordé (Fr.) Uyumsuz (akordu bozuk).
    Desacordado (İsp.) Uyumsuz.
    Descant (İng.) Ezgi, bir kaç sesle okunan parçada en yüksek ses.
    Descendant (Fr.) İnici.
    Desscending (İng.) İnici.
    Descending scale (İng.) İnici dizi.
    Descord (Fr.) Lirik bir biçim (XII-XIV yy.).
    Descrescendo (İt.) Gittikçe kuvvetten düşerek.
    Des-dur (Al.) Re bemol majör.
    Desen tonar (İsp.) Ses düşmesi, yanlış okumak.
    Deses (Al.) Re çift bemol.
    Des-moll (Al.) Re bemol minör.
    Dessus (Fr.) İnce ve orta kalınlıktaki çocuk ve kadın seslerine verilen ad.
    Destra (İt.) Sağ.
    Destra mano (İt.) Sağ el.
    Détaché (Er.) Kesik çalış, ayrı ayrı dil vurarak.
    Determinato (İt.) Doğru ve tam olarak.
    Detonieren (Al.) Ses düşmesi, ton dışına düşüş.
    Détonner (Fr.) Ses düşmesi, yanlış okumak.
    Deutlich in der aussprache (Al.) Belirlenmiş, belirtilmiş.
    Deux notes contre une (Fr.) Bir notaya karşı, iki nota kullanarak yapılan iki partili kontrpuan.
    Development (İng.) Geliştirmek.
    Developpement (Fr.) Geliştirmek.
    Dexter (İng.) Sağ ele ait.
    D flat (İng.) Re bemol.
    Diafoni (Yun.) Uyumsuz aralık. İki sesli müzik.
    Diafonia (İt.) Uyumsuz aralık. İki sesli müzik.
    Diagramma (Yun.) Ses dizisi, derece.
    Dialog (Al.) İki ses ya da çalgı için beste, söyleşim.
    Dialogo (İt.) Bkz. Dialog.

  5. #5

    Standart

    E

    E Mi.
    Ear (İng.) Kulak.
    Eardrum (İng.) Davul veya timbal boşluğu.
    Ecart (Fr.) Açıklık, uzaklık.
    Ecco (İt.) Yankı.
    Echancrures (Fr.) Keman ve benzeri çalgıların iki yanındaki çukurluklar.
    Echo (Fr.) Yankı.
    Eclogue (İng.) Çoban şiiri.
    Ece (İsp.) Yankı.
    Ecole (Fr.) Ekol, okul.
    Ecossaise (Fr.) İskoç, üslubu.
    Ecouter (Fr.) Dinlemek.
    E douple flat (İng.) Mi çift bemol.
    E douple sharp (İng.) Mi çift diyez.
    E-dur (Al.) Mi majör.
    Effect (İng.) Etki, sonuç.
    E flat (İng.) Mi bemol.
    Egale (Fr.) Eşit.
    Egalement (Fr.) Eşit olarak, aynı ölçüde.
    Egalitè (Fr.) Eşitlik.
    Eglogue (Fr.) Çoban şiiri.
    Eguale (İt.) Eşit.
    Egalemente (İt.) Eşit olarak.
    Enharmonisch (Al.) Sesdaş.
    Eifrig (Al.) Çabalı.
    Eight note (İng.) Sekizlik nota.
    Eile (Al.) Aceleci, kaygılı.
    Enfach (Al.) Kolay, basit.
    Einleitung (Al.) Başlantı.
    Einsaiter (Al.) Ses ölçer.
    Einvenig (Al.) Biraz, azıcık.
    Einvenig langsamer (Al.) Azıcık daha yavaş.
    Eis (Al.) Mi diyez.
    Eisis (Al.) Mi çift diyez.
    Ejecucion (İsp.) Çalma, çalış.
    Ejecutar (İsp.) Çalmak.
    Ejercicio (İsp.) Eğitim alıştırması.
    Ejeutante (İsp.) Çalıcı.
    Elegante (İt.) İnce bir deyi ile.
    Elegi (Yun.) Efsane.
    Elegia (İt.) Ağıt.
    Elègiac (İng.) Ağıt ile ilgili.
    Elegiacal (İng.) Ağıt üslûbunda.
    Elegiaco (İt.) Efsane ile ilgili.
    Elegiaque (Fr.) Ağıt ile ilgili.
    Elégie (Fr.) Ağıt.
    Elegisch (Al.) Ağıt ile ilgili.
    Elegist (İng.) Ağıt yazan.
    Elegy (İng.) Ağıt.
    Element (Fr.) Öğe, eleman.
    Elementaire (Fr.) Öğesel, ilk, temel.
    Elévation (Fr.) Dikeliş. Balede sıçrayışta kazanılan en son yükseklik.
    Elevato (İt.) Yükselterek.
    Elegie (Al.) Ağıt.
    Eloge (Fr.) Övgü.
    Elogium (Lat.) Övgü.
    Embocadura (İsp.) Ağızlık (soluklu çalgılarda).
    Emboucher (Fr.) Ağızlığı dudaklara dayatmak.
    Embouchoire (Fr.) Soluklu çalgıların ağızlığındaki çukurluk.
    Embouchure (Fr.) Ağızlık (soluklu çalgılarda).
    Emettre (Fr.) Müzik sesi çıkarmak, işittirmek.
    Emission (Fr.) Ses çıkarış, seslendirme.
    E-moll (Al.) Mi minör.
    Enaccord (Fr.) Uyumlu (akortlu).
    Enarmonia (İsp.) Sesdaş.
    Enarmonica (İt.) Sesdaş.
    En augmentant (Fr.) Bkz. Crescendo.
    Enchaînement (Fr.) İki uyguyu mantıklı (uygun) biçimde yan yana koymak, yerleştirmek.
    Encore (Fr.) Bir daha, yineleme isteği.
    En diminuant (Fr.) Bkz. Diminuedo.
    Energico (İt.) Canlı, diri.
    Englisch horn (Al.) Korangle.
    English horn (İng.) Korangle.
    Enharmonic (İng.) Sesdaş.
    Enharmonie (Fr.) Sesdaş (Do diyez-Re bemol gibi.
    Enharmonique (Fr.) Sesdaşlık.
    Enharmonisch (Al.) Sesdaş.
    Enregistrement (Fr.) Ses kayıt etme (banta, plağa).
    Enretardant (Fr.) Geciktirerek (armonide).
    Enretido (Port.) Devan ettirilen.
    Ensalada (İsp.) İspanyol bestecilerinin neşeli nitelikte olan şarkılara verdikleri ad(XVI.y.y.).
    Enseignement (Fr.) Öğretim.
    Ensemble (Fr.) Ses birliği beraberliği.
    Ensemble dramatique (Fr.) Oyun içindeki şarkı beraberliği.
    Entier (Fr.) Birlik süre.
    Enlonacion (İsp.) Ses rengi, ses tutarlılığı.
    Entonar (İsp.) Ton vermek.
    Entonation (Fr.) Ses tutarlığı.
    Entonner (Fr.) Ton vermek.
    Entracte (Fr.) Perde arası, bölüm arası.
    Entrata (İt.) Giriş.
    Entrechat (Fr.) Balede havada bacakları çapraz duruma getirmek.
    Entrée (Fr.) Giriş.
    Entrepreneur (Fr.) Müzik eğlencesi düzenleyen.
    Eolien (Fr.) Eski müzikteki beşinci dizinin adı.
    Epilogue (Fr.) Yazınsal parça içindeki düşünceleri bağlayan sonuç.
    Epinette (Fr.) Eski dokunçlu bir çalgı.
    Epigue (Fr.) Destan üslubunda.
    Episode (Fr.) Oyalama, ayrım, ana temanın ilk gelişi ile ikinci gelişi arasına konulan müzik buluşu, ara cümle.
    Epithalame (Fr.) Gerdek şarkısı, düğün için yazılmış şarkı.

  6. #6

    Standart

    F

    F Fa. Forte'nin kısaltması.
    Fa Do dizisinin dördüncü derecesi.
    Fabordon (İsp.) Bkz. Falsaburdon.
    Faburden (İng.) Bkz. Falsaburdon.
    Facile (İt.) Kolay, kolayca.
    Facilement (Fr.) Kolaylıkla , kolay olarak.
    Facilité (Fr.) Kolaylık. Okuma ve çalmada kolay olan.
    Fado (Port.) Portekiz halk şarkısı.
    Fagota quinte (İsp.) Küçük fagot
    Fagote (İsp.) Fagot.
    Fagote dople (İsp.) Kontrfagot.
    Fagotista (İsp.) Fagot çalıcısı.
    Fagott (Al.) Fagot.
    Fagotti (Al.) Küçük fagot.
    Fagottini (İt.) Küçük fagotlar.
    Fagottino (İt.) Fagotlar.
    Fagottist (Al.) Fagot çalıcısı.
    Fagottista (İt.) Fagot çalıcısı.
    Fagotto (İt.) Fagot.
    Fagottone (İt.) Kontrfagot.
    Falsa relazione (İt.) Yan yana iki uygudaki aynı sesin birinin değişimli olması (Fa-Fa diyez gibi), falso karşılaşma olan.
    Falsch (Al.) Yanlış (Falso).
    Falsch singen (Al.) Yanlış okumak.
    False (İng.) Yanlış (falso).
    Falsette (İsp.) İnçe erkek sesi.
    Falsettiste (Fr.) Bkz. Falsetto.
    Falsetto (İt.) İnçe erkek sesi (Kadın sesine benzer).
    Falsettisto (İt.) İnçe erkek sesiyle söyleyen sesçi.
    Falso (İt.) Yanlış, bozuk (falso).
    Falso bordone (Al.) Bkz. Falsoburdon.
    Falsoburdon (İt.) Yalnız uyumlu aralıklarla, eski şarkıların birkaç sesli armonileme yöntemi.
    Fancy (İng.) Bkz. Fantaisie.
    Fandango (İsp.) Eski bir İspanyol dansı.
    Fanfara (İt.) Fanfar, yalnız alaşımlı soluklu çalgılardan olu şan takım.
    Fanfare (Fr.) Bkz. Fanfara.
    Fanfarria (İsp.) Bkz. Fanfara.
    Fantaisie (Fr.) Belirli bir kuruluş biçimi olmayan, bağımsız bir beste türü.
    Fantasia (İt.) Bkz. Fantaisie.
    Fantasiestück (Al.) Bkz. Fantaisie.
    Fantastic (İng.) Düşsel.
    Fantastich (Al.) Bkz. Fantastique.
    Fantastico (İt.) Bkz. Fantastque.
    Fantastique (Fr.) Romantik etkileri ve düş ürünü konuları içeren, canlandıran müzik.
    Fantasy (İng.) Bkz. Fantaisie.
    Farandola (İt.) Farandol. Bkz.Farandole.
    Farandole (Fr.) Farandol, eski bir Fransız halk dansı.
    Frandule (İsp.) Farandol.Bkz. Farandole.
    Farce (Fr.) Bkz. Farsa.
    Farsa (İt.) Tekerleme, güldürücü küçük oyun.
    Farsa in musica (İt.) Güldürücü müzikli oyun.
    Fasl (Fr.) Fasıl.
    Fast (İng.) Çabuk, hızlı.
    Fastoso (İt.) Görkemli bir deyişle.
    Fausse (Fr.) Yanlış (falso).
    Fausser (Fr.) Yanlış yapmak.
    Fausse relation (Fr.) Bkz. Falsa relazione.
    Fausset (Fr.) İnce erkek sesi (kadın sesine benzeyen).
    Faux-bourdon (Fr.) Bkz. Falsoburdon.
    F douple flat (İng.) Fa çift bemol.
    F douple sharp (İng.) Fa çift diyez.
    F-dur (Al.) Fa majör.
    Femal dancer (İng.) Bale yapan kadın.
    Fermamente (İt.) Kesinlikle.
    Fermata (İt.) Durak notası (nota üstünde).
    Fermate (Al.) Bkz. Fermata.
    Feroce (İt.) Vahşi. Acımasız bir deyişle.
    Ferocemente (İt.) Acımasızca.
    Fes (Al.) Fe bemol.
    Feses (Al.) Fa çift bemol.
    Fest (Al.) Kuvvetli.
    Fester gasang (Al.) Verilen ezgi.
    Festival (Fr.) Şenlik, müzik şenliği.
    Festivo (İt.) Şenlikli.
    Fener (Al.) Ateşli bir deyişle.
    Feurig (Al.) Alevli, yeğin bir deyişle.
    Feurig bewegt (Al.) Ateşli, alevli bir deyişle.
    Feutrage (Fr.) Keçeleme.
    Ff keman, viyola, viyolonsel ve telli kontrbasın göğsündeki delikler.
    Ff. (İt.) Fortissimo'nun kısaltması
    Fff. (İt.) Fortississimo'nun kısaltması.
    F flat (İng.) Fa bemol.
    Fiacco (İt.) Yorgun, bitkin bir deyi ile.
    Fiaremente (Fr.) Kendini beğenmiş bir deyi ile.
    Fiero (İt.) Kendini beğenen bir deyi ile.
    Fiddle (İng.) Keman.
    Fiddler (İng.) Keman çalıcısı.
    Fiddlestick (İng.) Arşe (keman yayı).
    Fidélité (Fr.) Sesi yayımlamak.
    Fidheall (İskoç.) Keman.
    Fieterlich (Al.) Görkemli.
    Fife (İng.) Bkz. Fifre.
    Fifre (Fr.) İsviçre kaynaklı küçük flüt.
    Fifth (İng.) Beşli aralığı.
    Figurant (İng.) önemli rolü olmayan.
    Figuration (Fr.) İşleme, süsleme.
    Fillin switch (İng.) Ek ritim açkısı.
    Figure (Fr.) Müzikteki nota ve sus biçimleri.
    Fin (Fr.) Son.
    Final cadence (İng.) Bitim, bitiriş durgusu (kadansı).
    Finale (Fr.) Bitiriş.

  7. #7

    Standart

    G

    Gradle song (İng.) Ninni. Beşik şarkısı.
    G Sol.
    Gagaku (Jap.) Japonya'da soylulara sunulan şarkılı-danslı oyun
    Gagliarda (İt.) Eski bir İtalyan dansı.
    Gagliardamente, gagliardo (İt.) Sevinçli, şen, oynak.
    Gai (Fr.) Şen, oynak.
    Gaillarde (Fr.) Bkz. Gagliarda.
    Gaiment (Fr.) Şen bir deyişle.
    Gaio (İt.) Şen.
    Gaita (İsp. Tutumlu flavta, gayda.
    Gajamente,gajo (İt.) Şen, oynak, kıvrak biçimde.
    Gakufu (Jap.) Müzik yazısı.
    Galanty show (İng.) Gölge oyunu, bir çeşit karagöz.
    Gallopade (İng.) Bir dans, bu dansın müziği.
    Galop (Fr.) Çok hızlı tartımda bir dans, böyle müzik.
    Galoubet Flüte benzeyen bir çalgı.
    Gama (İsp.) Dizi.
    Gamma (İt.) Dizi.
    Gamme (Fr.) Sekiz bitişik ve komşu notanın oluşturduğu dizi.
    Gamme descendante (Fr.) İnici dizi.
    Gamme temperée (Fr.) Eşitlikle, ortalamalı dizi.
    Gammes homonymes (Fr.) Adaş diziler (La majör-La bemol majör gibi).
    Gamut (İng.) Dizi.
    Ganze (Al.) Birlik.
    Ganze note (Al.) Birlik nota.
    Ganze pause (Al.) Birlik sus.
    Ganze taktpause (Al.) Bir ölçülük sus.
    Ganzer bogen (Al.) Tam yay ile.
    Ganzschluss (Al.) Yetkin, tam durgu (kadans).
    Garbo (İt.) İncelik.
    Gassenhauer (Al.) Eski bir İspanyol dansı.
    Gauche (Fr.) Sol.
    Gavotte (Fr.) Eski bir Fransız halk dansı.
    G clef (İng.) Sol açkısı.
    G douple flat (İng.) Sol çift bemol.
    G douple sharp (İng.) Sol çift diyez.
    G-dur (Al.) Sol majör.
    Gebet (Al.) Dua.
    Gebrochene kadenz (Al.) Kırık,yarım durgu (kadans)
    Gebrochener akkord (Al.) Bir uygu seslerinin ardıllanması, arpeji.
    Gebunden (Al.) Bağlı.
    Gedaempft (Al.) Sesi kısarak (vuruşlu çalgılarda).
    Gafaellig (Al.) Şakacı bir deyişle.
    Gefühl (Al.) Duygu.
    Gegen (Al.) Karşı.
    Gegenthema (Al.) Karşı tema.
    Gegenbewegung (Al.) Karşı zaman.
    Gegenhall (Al.) Yankı.
    Gegenpunkt (Al.) Kontrpuan (karşı nokta).
    Gegenschall (Al.) Yankı.
    Gegenstimme (Al.) Karşı ses.
    Gehalten (Al.) Tutumlu bir deyişle
    Gehend (Al.) Andante.
    Gehoerig (Al.) Uygun bir deyişle.
    Gehörlehre (Al.) Bkz. Acoustique.
    Geige (Al.) Keman.
    Geigen (Al.) Keman çalmak.
    Geigenharz (Al.) Yaya sürülen reçine.
    Geigenmaher (Al.) Keman yapıcısı.
    Geiger (Al.) Keman çalıcısı.
    Geisha (İng.) Geyşa, Japon dansözü.
    Geist (Al.) Sürekleyici bir çalışla.
    Geistgesaenge (Al.) İlâhi.
    Geistliches musikdrame (Al.) Orotoryo.
    Geistreich (Al.) Yaratıcı.
    Geklingel (Al.) Çıngırak sesi.
    Gekneipt (Al.) Bkz. Pizzicato.
    Gekniffen (Al.) Bkz. Pizzicato.
    Gelaeufig (Al.) Kolay, rahat.
    Gelaeut (Al.) Çan sesi.
    Gelassen (Al.) Kolaylıkla. Durulukla.
    Gelinde (Al.) İnce, tatlı.
    Gelindigkeit (Al.) İncelikle, tatlılıkla.
    Gellen (Al.) Yüksük sesle.
    Gemachlich (Al.) Uygunlukla.
    Gemaessigt (Al.) Orta, durgun bir deyişle.
    Gemischter chor (Al.) Karma koro.
    Gemischterstimmen (Al.) Karma sesler.
    Generalbass (Al.) Armoni, kontrpuan bilimi.
    Générateur (Fr.) Türeten.
    Genre (Fr.) Tür (diatonik, kromatik, anarmonik).
    Gentile (İt.) Sevimli bir deyişle.
    Gentilmente (İt.) İnce, sevimli.
    Gerade bewegung (Al.) Paralel hareket.
    Gerade oktave (Al.) Bkz. Parallel octave.
    Gerade quint (Al.) Bkz. Parallel fifth.
    Gerade taktart (Al.) Aynı ölçü.
    Gerecht (Al.) Tam, mutlak en uygun.
    German sixth (İng) German altılısı.
    Ges (Al.) Sol bemol.
    Gesang (Al.) Ezgi.
    Gesangskunst (Al.) Ses sanatı, ezgi sanatı.
    Gesang passage (Al.) Bkz. Roulade.
    Geschleift (Al.) Ağır başlı bir deyişle.
    Geschmakvoll (Al.) Çok güzel sevimli bir deyişle.
    Geschwaetzig (Al.) Geveze.
    Geschwind (Al.) Canlı, kıvrak bir deyişle.
    Geschwind bewegung (Al.) Canlı hareket.
    Geses (Al.) Sol çift bemol.
    Gestimmt (Al.) Uyumlanmış (akort edilmiş).

  8. #8

    Standart

    HH (Al.) Almanlar Si notasını gösterir.
    Habanera (İsp.) Çok kıvrak bir Küba dansı.
    Hackbrett (Al.) Santur benzeri bir çalgı.
    Haengende kadenz (Al.) Asma durgu.
    Hakkebraedt (Al.) Hackbrett.
    Halb (Al.) Yarım.
    Halbbaas (Al.) Bariton sesi.
    Halbenote (Al.) İkilik nota.
    Halbe pause (Al.) İkilik sus.
    Halbmond (Al.) Çıngırak.
    Halbstark (Al.) Yarı çalış, kısık ve kapalı çalış,
    Halbschluss (Al.) Yarım durgu.
    Halbton (Al.) Yarım ses.
    Half loud (İng.) Bkz. mezzo forte.
    Hallel Bkz. Psaume.
    Halleluia Bkz. Psaume.
    Hallellujah Bkz. Alleluia.
    Hammerklavier (Al.) Çekişli dokunçluk (klavye).
    Hand (İng.) El.
    Handaccordion (Al.) Akordion.
    Hand organ (İng.) Laterna, elle çevrilerek çalınan çalgı.
    Handtrommel (Al.) Def.
    Hangszer (Mac.) Müzik çalgısı.
    Harfe (Al.) Arp.
    Harfenist (Al.) Arp çalıcısı.
    Harlequin (Fr.) Palyaço.
    Harlequinade (Fr.) Palyaço oyunu.
    Harmonia (Lat.) Armoni, uyum.
    Harmonic (İng.) Armonik.
    Harmonica (Fr.) Armonika, bir çalgı.
    Harmonica de bouche (Fr.) Ağız mızıkası.
    Harmonics (İng.) Armoni bilimi.
    Harmonie (Fr.) Armoni.
    Harmonie figurée (Fr.) İşlenmiş armoni.
    Harmonie moderne (Fr.) Çağdaş armoni (eski kurallarla sınırlı olmayan).
    Harmonie musik (Al.) Armonili müzik.
    Harmonieren (Al.) Armonilemek.
    Harmonieusement (Fr.) Uyumlu bir biçimde.
    Harmonious (İng.) Uyumlu.
    Harmoniously (İng.) Uyumlu bir biçimde.
    Harmonist (İng.) Armoni bilen, besteci.
    Harmonique (Fr.) Armonik.
    Harmonisateur (Fr.) Armonileyen.
    Harmonisation (Fr.) Armonileme.
    Harmonisch (Al.) Uyumlu bir biçimde.
    Harmoniser (Fr.) Armonilemek.
    Harmoniste (Fr.) Armonileyen, yazan.
    Harmonium (Fr.) Salon orgu.
    Harmonize (İng.) Armonilemek.
    Harmonometre (Fr.) Armonik ses ilgilerinin ölçümü.
    Harmony (İng.) Armoni.
    Harp (İng.) Arp.
    Harpe (Fr.) Arp.
    Harper (Fr.) Arp çalmak.
    Harpist (İng.) Arp çalıcısı.
    Harpiste (Fr.) Arp çalıcısı.
    Harpisichord (İng.) Klavsen.
    Hausser (Fr.) Sesi inceltmek, incelere çıkmak.
    Hautbois (Fr.) Obua, çift kamışlı soluklu bir çalgı.
    Hautboiste (Fr.) Obua çalıcısı.
    Hautboy-player (İng.) Obua çalıcısı.
    Haute-contre (Fr.) Çok az rastlanan bir erkek sesi.
    Have an aer for music (İng.) Müzik için iyi kulağı olmak, kulak yeteneği olmak.
    H-dur (Al.) Si majör.
    Head tone (İng.) Baş sesi.
    Heckelphon (Al.) W.Heckel'in oluşturduğu Korangle ile fagot arası bir çalgı.
    Heftigkeit (Al.) Bkz. Intensité.
    Hegedu (Mac.) Keman.
    Ha had an encore (İng.) Yeniden sahneye çağrıldı.
    Heldenmaessig (Al.) Kahramanca.
    Helicon (İng.) Bkz. Helikon.
    Helikon (Yun.) Soluklu alaşımlı bir çalgı.
    Hemi (Yun.) Yarım.
    Hemidemisemiquaver (İng.) Altmışdörtlük nota.
    Hemiolion (Lat.) Beş zamanlı tartım (5/4 gibi).
    Heptacorde (Fr.) Bkz. Heptakord.
    Heptakord (Yun.) Yedili uygu, dizi.
    Heralstrich (Al.) Bkz. Tirato.
    Heroic (İng.) Kahramanca.
    Heroico (İsp.) Kahramanca.
    Heroique (Fr.) Kahramanca.
    Heroisch (Al.) Kahramanca.
    Héroisme (Fr.) Kahramanlık.
    Héros (Fr.) Kahraman..
    Herzhaft (Al.) Cüretle.
    Heses (Al.) Si çift sembol
    Heterefoni (Yun.) Yakınlık ve uygunluk bulunmayan seslerin üst üste gelişi.
    Hétérophonie (Fr.) Bkz. Heterefoni.
    Heurt (Fr.) Çatışma, armoni bölümleri arasında sürtüşme.
    Hexacorde (Fr.) Eski altı telli bir çalgı.
    Héxakord (Yun.) Altı tel.altı sesli uygu, dizi
    High (İng.) İnce, ince sesten.
    Himno (İsp.) Ulusal, kutsal
    Hinaufstirich (Al.) Yayı iterek..
    Hinsterbend (Al.) Ölerek
    Hirtengesang (Al.) Çobanlama , kır işi.
    Hirtenmaessig (Al.) Çobanlama üslupta.
    His (Al.) Si diyez
    Hisis (Al.) Si çift diyez
    Historie de la musigue (Fr.) Müzik tarihi, müzik yöntemlerinin tarihsel evrimini, yaratıcıları ile katkı öğelerinin önemlerini ve nedenlerini inceleyen bilim dalı.

  9. #9

    Standart

    Idée musicale (Fr.) Motif ya da temadaki müzik düşümü.
    Idoler (Fr.) Bkz. Jadeln.
    Image (Fr.) Düş, imge.
    Imagination (Fr.) Düşleme, imgeleme.
    Imboccatura (İt.) Ağızlık.
    Imitation (Fr.) Benzetim, benzetleme.
    Imitation canoique (Fr.) Kanonlu benzetleme, kanon üslubunda, yönteminde benzetleme.
    Imitazione (İt.) Benzetleme.
    Immer (Al.) Daima hep.
    Immer bewegter bis zum ende (Al.) Sonuna değin daima daha canlı.
    Immer enger (Al.) Daha sıkışık, daha çabuk.
    Immer langsamer (İt.) Hep ağırlaşarak, daha yavaşlayarak.
    Imparfait (Fr.) Eksik.
    Impererfect cadence (İng.) Eksik, yakın durgu.
    Imperfection (Fr.) Eksiklik.
    Impetuoso (İt.) Yeğin, heybetli bir gösterişle.
    Impresario (İt.) Opera veya dinleti komisyoncusu.
    Impression (Fr.) İzlem. Etki.
    Impressionisme (Fr.) İzlemcilik, doğayı gerçekte olduğu gibi değilde, doğanın sanatçıda uyandırdığı durumları vermeyi yeğleyen çığır.
    Impressioniste (Fr.) İzlemci.
    Impromptu (Fr.) Tek bölümlük bir müzik parçası.
    Improvisacion (İsp.) Doğaçtan.
    Improvisar (İsp.) Doğaçtan çalmak, o anda çalmak, yazmak.
    Improvisare (İt.) Bkz. İmprovisar.
    Improvisateur (Fr.) Doğaçtancı, o anda çalan.
    Improvisation (Fr.) Doğaçtancı, o anda doğma.
    Improvisazione (İt.) Doğaçtan.
    Improviser (Fr.) Doğaçtan çalmak, yazmak.
    Improvisieren (Al.) Doğaçtan çalmak.
    Improvisierung (Al.) Doğaçtan.
    Im volkston (Al.) Halk üslubunda.
    Inartically (İng.) Sanat değeri olmayan biçimde.
    Inartistic (İng.) Sanat yeteneği, değeri olmayan.
    Inaudible (Fr.) Dinlenilemez.
    Incalzando (İt.) Sıkıştırarak, çabuklaştırarak.
    Incomposé (Fr.) Bölümsüz, iç bölümsüz.
    Inconsolato (İt.) Üzüntülü.
    Increasing loudness (İng.) Bkz. Crescendo.
    Incrociamente (İt.) Çaprazlama.
    Incrociare (İt.) Çaprazlama yapmak.
    Indecisio (İt.) Kuşkulu kararsız.
    In der oktave (Al.) Bir sekizlik üstten.
    Index finger (İng.) İşaret parmağı.
    Inexécutable (Fr.) Çalış dışı, çalınması veya söylenmesi olanaksız.
    Inférieur (Fr.) Alt, aşağı, inişli.
    Infernale (İt.) Cehennemi.
    Infinito (İt.) Sonsuz, sürekli biçimde.
    Inflescion de la voz (İsp.) Bkz. İnfléxion.
    Inflession della voce (İt.) Bkz. İnfléxion.
    Infléxion (Fr.) Esneklik, ses değişmesi (sesin hafifçe alçalması veya yükselmesi).
    Inharmonie (Fr.) Uyumsuz.
    Inharmonique (Fr.) Uyumsuzluk, armoni dışı.
    Injouble (Fr.) Çalınamaz.
    Innig (Al.) İçten, candan bir deyişle.
    Inno (İt.) Ulusal, kutsal.
    Innocentüamente, innocente innocenza (İt.) Saf, katkısız bir deyişle.
    Inquieto (İt.) Üzüntülü, kaygılı bir deyişle.
    In schneller bewegung (Al.) Kıvrak bir deyişle.
    Insensebilmente (İt.) Belli belirsiz.
    Insieme (İt.) Ses beraberliği, ses birliği.
    Inspiration (Fr.) Esin.
    Instante (İt.) Bir anda, birdenbire.
    Instrument (Fr.) Müzik çalgısı.
    Instrumentacion (İsp.) Çalgı bilgisi.
    Instrumentalist (İsp.) Çalıcı çalgı çalan.
    Instrumental music (İng.) Çalgı müziği.
    Instrumental musik (Al.) Çalgı müziği.
    Instrumentale musigue (Fr.) Çalgı müziği.
    Instrument á percussion (Fr.) Vurma çalgılar.
    Instrumentation (Fr.) Çalgı bilgisi, çalgıların yapılışlarını, dizgelerini, ses genişliklerini, ses renklerini, görevlerini ve özelliklerini öğreten bilim dalıdır.
    Instrumentazione (İt.) Çalgı bilgisi.
    Instrumenter (Fr.) Çalgılamak.
    Instrumentieren (Al.) Çalgılamak.
    Instrumentiert (Al.) Çalgılanmış.
    Instrumentierung (Al.) Çalgı bilgisi.
    Instrumento de arco (İsp.) Yaylı çalgılar.
    Instrumento de percusion (İsp.) Vurmalı çalgılar.
    Instruments á archet (Fr.) Yaylı çalgılar.
    Instruments á pédale (Fr.) Pedallı çalgılar.
    Instruments á touche (Fr.) Dokunçlu çalgılar.
    Instruments enregisteurs (Fr.) Alıcı aletler.
    Instruments pieler (Al.) Çalgı çalan, çalıcı.
    Instruments transpositeurs (Fr.) Aktarımcı çalgılar.
    Instrumentstimmen (Al.) Uyumlayan (çalgıları akort eden).
    Intavolatura (İt.) Eski bir nota yazısının adı (tablatura)
    Intensidad (İsp.) Bkz. İntensite.
    Intensidade (Port.) Bkz. İntensite.
    Intensité (Fr.) Sesin yeğinlik ve kuvvet derecesi.
    Intensity (İng.) Bkz. İntensite.
    Intenso (İt.) Bkz. İntensite.
    Interference (İng.) Ses dalgalarının boşlukta yayılması.
    Interligne (Fr.) Çizgi arası.
    Interlude (Fr.) Ara müziği.
    Interludium (Lat.) Ara müziği.
    Interméde (Fr.) Ara müziği, iki perde arası oyunu (dans,bale gibi).
    Intermedio (İsp.) Ara müziği.
    Intermedius (Lat.) Ara müziği.
    Intermezzo (İt.) Ara müziği.
    International (İng.) İşçi ve komünistlerin marşı olan bestenin (güftenin) adı.
    Intero (İt.) Birlik süre.

  10. #10

    Standart

    Jaleo (İsp.) Bolero.
    Jales de jerez (İsp.) Bolero türü.
    Jenitscharenmusik (Al.) Mehter müziği.
    Jazz (İng.) Caz, Amerika zencilerinin yaratığı sanatsal halk müziği.
    Jeté (Fr.) Balede bir bacaktan öteki üstüne sıçrayış.
    Jeu (Fr.) Çalış üslubu, yöntemi.
    Jeu (Fr.) Çalış üslubu, yöntemi.
    Jeu instrumental (Fr.) Çalgı çalış.
    Jig, jigg (İng.) İngiliz kaynaklı eski bir dans.
    Jodeln (Al.) Uzak aralıklı notalar arsında atlayarak şarkı söyleme biçimi, yöntemi.
    Jogador (Port.) Çalmak. Çalıcı.
    Jongleur (Fr.) Usta halk şarkıcılarına eşlik eden müzisyen.
    Jota (İsp.) Bir çift dansçının oynadığı bir İspanyol dansı.
    Jota oragonesa (İsp.) Bolero türü.
    Jouable (Fr.) Çalınabilir.
    Jouailler (Fr.) Kötü çalış, kötü çalmak.
    Jouer (Fr.) Çalmak.
    Joueur (Fr.) Çalgı çalan.
    Juego (İsp.) Çalış üslubu, yöntemi.
    Jungle style (İng.) Caz müziğinde ilkel çalgılara yer veren bir çalgılama yöntemi.
    Juntos (İsp.) Ses beraberliği, birliği.
    Just (İng.) Doğru kusursuz.
    Juste (Fr.) Doğru, tam, yanlışsız.
    Justesse (Fr.) Doğruluk.
    Justo (İsp.) Doğru, tam, yanlışsız.

Sayfa 1 Toplam 3 Sayfadan 123 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Tıp sözlüğü
    By SuyunGizemi in forum Sağlık ve Yaşam
    Cevaplar: 29
    Bölüm Listesi: 10-17-2010, 06:59 PM
  2. Felsefe sözlüğü..J...
    By ByemonaR in forum Felsefe Bilimi
    Cevaplar: 1
    Bölüm Listesi: 07-30-2007, 06:20 PM
  3. oto sözlüğü
    By BoDyGuArD in forum Teknik Bilgiler
    Cevaplar: 4
    Bölüm Listesi: 01-26-2007, 11:05 AM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]