![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mareşal
![]() |
Üniversitenin büyük amfisinde 800 kişinin katıldığı bir imtihan...
Süre iki saat... Profesör son derece sert ve sürenin esnetilmesine imkân yok.... Cevapları yetiştiremeyen kalıyor. Bu yüzden bütün talebeler harıl harıl kağıt dolduruyorlar. Ama birisi ağırdan gidiyor. Biraz düşünüyor biraz yazıyor. Hiç aceleci bir hali yok. Derken süre doluyor. "Getirin kağıtları çocuklar" diyor profesör ve herkes bitirebildiği kadarıyla kağıdını getirip masanın üzerine koyuyor. Veren çıkıyor veren çıkıyor masanın üzerindeki kağıtlar birikiyor. Sınıfta hiç talebe kalmıyor. Bir kişi hariç.... Bizim ağırdan giden talebe hiç istifini bozmadan yazmaya devam ediyor. Böylece biraz daha zaman geçtikten sonra bizimki kalkıp kürsüye gidiyor ve kağıdını bir sonraki ders için hazırlıklarını tamamlamakta olan profesöre uzatıyor... Profesör kızarak: -Hayır! Çok geç kaldın. Artık senin kağıdını alamam... Bizimki ters ters bakıyor: -Sen benim kim olduğumu biliyor musun? -Yoo aslında bilmiyorum. Ne olacak? Talebe bakışlarını dikleştirerek tekrar soruyor: -Sen benim kim olduğumu biliyor musun? -Hayır bilmiyorum! Üstelik bu hiç de mühim değil! -İyi öyleyse diyor bizimki ve yığılı duran imtihan kağıtlarının bir kısmını kaldırıyor ve araya kendi kağıdını koyup kağıtları tekrar düzeltiyor. Sonra da: -İyi günler hocam deyip profesörün şaşkın bakışları arasında yürüyüp gidiyor. |
|
|
|