70'li Yıllar
1970’li yıllarda özellikle X-Men yazarı Chris Claremont ve Daredevil yazarı Frank Miller’ın çalışmaları ile Marvel pazarda liderliğini sürdürür.Chric Claremont kapatılması gündemde olan X-Men serisini John Byrne ile beraber zirveye taşır. Yepyeni bir ekip ile okuyucunun karşısına çıkan Claremont daha yazdığı ilk öyküde ekipten bir karakteri öldürmekten çekinmez-hem de sonuza kadar

bilirsiniz genelde çizgiromanda ölen karakter defalarca dirilir-

diğer süper kahraman takımlarının aksine onun yazdığı öykülerde ekip içinde devamlı sürtüşme vardır. "Dark Phoneix Saga’’

‘’Days of Future Past ’’ gibi yenilikçi ve en klasik X-men öyküleri hep Claremont zamanında yazılmıştır. Öyle ki kapatılması düşünülen X-Men serisi onlarca başka seriye ev sahipliği yapmıştır. (X-Factor

X-Force

Excalibur

Gen-X gibi ). Hatta son dönem Marvel editörlerinden Bob Harras:
Yeni bir çizgiromanı yayına sokmanın en kolay yolu onu X-Men içinden başlatmak demiştir.
Şu an yönetmen koltuğunda oturduğu Sin-City ile kendinden bahsettiren Frank Miller ilk çıkışını Marvel için Daredevil’ı yazarken yapmıştır. Okuyucuyu ilk şok eden hareketi kör avukatın bir suikastçi Elektra’ya aşık olması ile başlar. Bir yanda kendi adalet yargıları

bir yanda ise suçlu sevgilisine aşkı arasında kalan Matt Murdock/Daredevil’in alt üst olan psikolojisi hiçbir çizgiromanda olmadığı kadar derine inilerek ve de olabildiğince gerçekçi bir şekilde verilmiştir. Bunun yanında standart bir kötü karakter olan Kingpin’i adeta baştan yaratmıştır. Çizgi roman janrına aykırı olarak mafya ve suç dünyası ilk kez bu kadar gerçekçi olarak bir çizgi romanda yer alır.