![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Korgeneral
![]() ![]() |
HÜZÜNLERDE AĞLAMAK
Mesafeler koyduk araya Kapattık kapılarımızı dostlarımıza Bir merhaba demek için girmeleri gerekti sıraya ... Ne kadar hasrettiler bir dost sese Paylaşamadık o en coşkulu anlarını seveceğimiz yanlarınıİnsanın öyle anları vardır ki tarif edilemez duygular yaşar. Sevinir duygulanır hüzünlenir ve tam bu esnada kabaran duygularıpaylaşacak bir dost arar. O anda bir dost yüze ne kadarçok ihtiyaç duyar. Ama genellikle bu dost yüzler bulunamaz. Çünkü bütün dostlar o anda meşguldürler. Büyük işler peşindedirler.Maddeselleşen dünyada madde peşinde koşturmaktan dostlara zaman kalmaz. Dostları dinlemeye vakit bulamayız.İşte böylece paylaşılmayı bekleyen duyguları paylaşamadan içimize atarız ya da doğmadan boğarız o duyguları.Ben genellikle paylaşılmayı bekleyen duygularımı son haddine kadar saklarım ola ki paylaşacak bir dost bulurum ümidiyle. Dostlarımıza karşı kapılarımız sonuna kadar açık olmalı. Dostlar istedikleri an bizi bulmalı bir merhaba demek için günlercepeşimizden koşmamalı.İnsanın her zaman sıcak bir dost sesine ihtiyacı vardır. Görüşürüz ya salı ya çarşamba günü diye diye Kaçırdık nişanı düğünü.Hayat denen suyun akışında birlikte çağlayamadık." Peki bizler niçin vardık? Dostlarımızın en mutlu günlerinde yanlarında olamadıktan sonra... Çoğu zaman bir kart ya da telgraf göndermekle yetindik düğün nişan davetlerine.Ve hep şöyleyazdık: "Yoğun işim nedeniyle daha önceden planlanan programnedeniyle davetinize icabet edemiyorum.Siz değerli dostlarıma mutluluklar dilerim" Evet dostlara böyle mekanik solgun cevaplarmı vermeliydik? Halbuki o sıcak dostlarımız bizleri aralarında görmekten ne kadar mutlu olacaklardı. Hatta bu kıymetli anları güzel bir fotoğrafla ölümsüzleştirip ömür boyu minnetle anılma şerefi elde edecektik. Gerçek dostların yanında değilken onların davetlerine gidemezkenneler yaptık peki? Menfaatler uğruna hep gülücükler dağıttık başkalarına içimizden gelmeye gelmeye. Zamanla öyle oldu ki bu sahte davranışlar bizi de sahteleştirdi.Ama işin acı tarafı bu durumun farkında bile değildik. Ölümlerini bile geç duyduk da vaktinde ağlayamadık. Yıllar önce bir yarım ekmeği bölüştüğümüz dostlar hastane köşelerinde ya da evlerinin bir kıyısında günlerce dost bir yüz aradılar.Sıcak bir ses beklediler. Bir merhaba eden olur mu diye hep dost yolu beklediler. Haberimiz bile olmadı.Duymadık duyamadık.Çünkü dostları zaman zaman arayıp da halini hatırını sormayalı yıllar oldu. Ajandamızdan adları bile silindi çoklarının. Dostlar bir gün bu dünyayı terkettiler. Ölümlerini bile duyamadık. Son görevimizi hakkıyla yerine getiremedik.Cenazelerine gidip de tabutlarına dokunamadık. Bir gül koyup ağlayamadık. İki damla göz yaşı akıtıp geçmiş günleri yad edemedik bile.... Fakat şunu hiç düşünmedik .Yarın bu sonsuz yolculuğa bizi de böyle yapayalnız uğurlayacaklar... işte... Bu hikaye hem acı hem uzunSelam vermeden geçiyoruz artık yanından komşumuzun Hani bizim bir sözümüz vardı? " Komşu komşunun külüne muhtaçtır." Bırakın külüne muhtaç olmayı artık görmüyoruz bile. Herkes olabildiğince kabuğuna çekilmiş. Selam vermemek için yollar değiştiriliyor ya da yanınızdan öylesine geçip gidiyor insanlar. Oysa biz birbirimiz için vardık İş deyip çalışma deyip huzuru bahane edip ekmek parası deyipuzaklaştık dostlardan. Ama şunu unuttuk: Bütün kapılar aslında kendi yüzümüze kendi üzerimize kapandı. Şimdi bu kapıları açacak bir dostarıyoruz.Geç farkettik taşın sert olduğunu.Ve asla bu kapıları açacak birini bulamayacağız. Çünkü biz kapıları içten kapattık. Anahtarıiçerde. Ancak kendimiz açabiliriz. Nasıl mı? En yakınımızdaki bir dosta merhaba demekle bir gülümsemeyle...Haydi hemen şimdi bir kez deneyin... Göreceksiniz işe yarayacak.Evet tüm dostlara merhaba... Hayatı paylaşmak dileğiyle... Not: "Kapıları kapattık" isimli şiirden alıntılar yapılmıştır. Şairinin hoşgörüsüne sığınıyoruz. alıntı |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Korgeneral
![]() ![]() |
KAPANAN KAPILAR...
Kapattık kapılarımızı dostlarımıza Mesafeler koyduk araya Bir merhaba demek için girmeleri gerekti sıraya... Bize çok ihtiyaçları olduğu an meşguldük Not bıraksınlardı sonra arardık başka zaman.... Sınavdan en iyi notu aldıklarında gözlerindeki pırıltıyı göremedik Bir küçücük armağan takdim edemedik onlara…Canları yandığında bize koşamadılar nefes nefese Ne kadar hasrettiler bir dost sesine ! Görüşürüz; ya salı ya çarşamba günü Diye diye kaçırdık nişanı düğünü Paylaşamadık o en coşkulu anlarını seveceğimiz yanlarını… Hayat denen suyun akışında birlikte çağlayamadık Ölümlerini bile geç duyduk da vaktinde ağlayamadık.... Bu hikaye hem acı hem uzun Selam vermeden geçiyoruz artık yanından komşumuzun veya yaşlı bir ihtiyarın… Bahanelerle etrafımızı sardık Oysa biz birbirimiz için vardık. Adına huzur dedik iş dedik Can cana olmaktan vazgeçtik nihayetinde yalnızlığı seçtik… Herkes bir yalana kandı. Ne olursa olsun sebep aslında Kapılar hep Kendi üstümüze kendi yüzümüze kapandı! O halde gelin kendi ellerimizde kendi üstümüze kapattığımız kapıları aralayalım Açalım gönül kapılarımızı dostlarımıza açalım ki gönül nağmeleri yankı bulsun Dost sinelerinde... |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Yeni Üye
![]() |
mrb arkadaslar ekleyin arkadas olalım Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|