TAKVA’DA KATOLİK MUHARREM
Türk sineması nelere şahit oldu? Aydınlıkta okunan sabah ezanları

yanlış kılınan namazlar

ellerini göğe açmış ‘Tanrım’

‘Allah baba’ diye dua eden çocuklar… Bunlar arasında ‘gülelim mi ağlayalım’ mı dedirtecek bir örnek de ‘Hazretli filmler’ akımından. 1972’de Asaf Tengiz’in çektiği ‘Hazreti İbrahim’ filminin afişinde peygambere kurban getiren melek

kanatlı ve sarı saçlı güzel bir kadındır. Eski Türk filmlerine bakarak örnekleri çeşitlendirmek zor değil. Kullanılan ifadeler

semboller

çizilen tipler Müslüman’dan ziyade Hıristiyan’ı andırır. Yönetmenlerin yetersiz İslami bilgileri

Hıristiyani kodlardan beslendikleri bariz örneklerle kendini gösterir.
Peki

son dönem çekilen filmlerde yönetmenlerimiz dersine ne kadar çalışıyor? Eskiye nazaran yeni çekilen filmlerde dine daha yakından bakma çabası aşikar. Bu iyidir ya da kötüdür diyen karton karakterlerin yerini

ince işlenmiş

üzerine düşünülmüş tipler aldı. Sinema yazarı Sadık Yalsızuçanlar’ın ifadesiyle

“Filmler artık daha gerçekçi ve nesnel. Yeni yönetmenler

tarihi ve dini mitik kalıplarla algılamıyor. Daha sosyolojik ve deruni boyutlarıyla da kavramaya çalışıyor.” Dolayısıyla geçmişteki kolektif evren algısı gitti yerine daha gerçekçi ve şahsi bir dil ve yaklaşım geldi.
Fakat yine de filmlerde komik hatalar yapılmıyor değil. Örneğin Ezel Akay’ın ‘Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü’ filminde insanlar bir sıraya girip

şehadet ederek Müslüman oluyor. Sahne

izleyiciye ‘Bu da nereden çıktı?’ dedirtiyor. Reha Erdem’in ‘Beş Vakit’inde sabah ezanı aydınlıkta okunabiliyor

‘hayye-alel-felâh’ yerine ‘hayye-alel-felek’ denilebiliyor. ‘Takva’ ve de “Adem’in Trenleri”ndeki karakterler ise ‘dindar bir Müslüman’dan ziyade Katolik tiplemesini canlandırıyor. Hayattan kendini tecrit etmiş

cinsellikten kaçan

çile çeken bir dindar portresi.
Önder Çakar’a Katolikliği hatırlatan Muharrem’i soruyoruz: “Ben Yunus Emre’yi okudum

Muharrem’e çok benziyor. Onun da hayatında cinsellik yok. Bizde olmayan bir örnekleme değil bu. Sadece Türkiye’de değil

dünyada da çok rastlanan bir tip. Protestanlarda

Katoliklerde

Yahudilerde…” ‘Takva’da şeyh

Muharrem’i kızıyla evlendirmek istese de ‘bizden geçti’ cevabını alıyor. Çakar’a göre filmin İslam tasavvuf kültürüne aykırı tek sahnesi bu.