FİLMİMİN AKP İLE ALAKASI YOK
‘Takva’ filminin senaristi Önder Çakar ise amaçlarını tam tersi yönde izah ediyor. Onlar filmlerinde; Müslümanların sanılanın aksine bir hayat tarzı yaşadıklarını ve çağdışı olmadıklarını Batı’ya göstermek istemiş: “Herkes gibi Müslümanların da iyi ile kötü

günah ile sevap arasında yaşadıkları mücadeleyi anlattık. Ama Müslümanların da kendi iç sorunları olduğunu biliyoruz. Amacımız ucuz popülizm yapmak değildi. Ne Batı’ya yaranmak için ne de gişe kaygısıyla bu filmi yaptım. Ama Batı’ya anlatmak istediklerim vardı.” Çakar

olumlu bir gösterge niyetiyle şeyhin odasına

ilmine vurgu yapmak için

bir dolu kitap yığdığını anlatıyor. Fakat film şeyhi değil ‘dini bütün’ Muharrem’i merkeze alıyor. Seyr-i sülûkunu delirerek noktalayan Muharrem ise çok da olumlu bir imaj çizmiyor doğrusu. “Ben karakterimin sakalını kesene kadarki hâline âşığım

benim babamın adı da Muharrem. Ben ayrıca babamı seviyorum ve onun aleyhine bir şey yapmak istemem.” diyor ‘Takva’nın senaristi. Hastanelerde Muharrem benzeri vakalara şahitlik ettiğini ekliyor.
Peki

iktidarda AKP’nin olması

dinî konulara alakanın artması ‘Takva’nın çekilmesinde etkili mi? Çakar

senaryoyu beş yıl önce yazdığını; ancak para bulduğunda filme aktarabildiğini anlatıyor. Filminin siyasetle ya da AKP’yle alakası olmadığının altını çiziyor. Ama 11 Eylül antiemperyalizmi Çakar’ı motive etmiş. Pakistan

Afganistan

Arnavutluk

Çeçenistan gibi ülkelerde Müslümanlara yapılan zulüm onu harekete geçirmiş.