HASTALIKLI

ZAVALLI DİNDAR ADAM
‘Takva’ kadar dikkat çekmese de ondan bir vakit sonra

Mart 2007’de vizyona giren “Adem’in Trenleri” de benzer bir dindar portresi çiziyordu. Bu defa Cem Özer’in canlandırdığı Hasan Hoca’ydı başkahramanımız. Yine dini bütün

yine hayattan elini eteğini çekmiş

çevresindeki insanlarla iletişimi kopuk ve tabii ki cinsellikten kaçan. Öyle ki karısına bile elini sürmeyen bir hoca.
“Adem’in Trenleri”nde hikâye; imam

hanımı ve küçük kızlarının bir Ramazan sabahı vardıkları köyde başlar. Köylü başta istemese de hocayı bir ay ağırlamaya karar verir. Fakat Hasan Hoca’nın sessiz

adeta ruhu çekilmiş karısı ve parmağını ağzından çıkarmayan

psikolojik rahatsızlık emareleri taşıyan küçük kızı köylünün dikkatini çekecektir. Bu ‘mendebur’ adam ne yapmış da çocuğu ve kadını bu hâle getirmiştir? Köy ahalisinin dedikodularında hocaya bir ‘zavallı’ bir ‘gaddar adam’ faturası kesilir. Filmin ilerleyen dakikalarında gerçekler anlaşılır; Hasan Hoca

Bekir adlı bir gencin yıllar önce kirletip terk ettiği Hacer’i korumak için nikâhına almıştır. Bekir’in günahının bedelini ödemeye razı olmuştur. Bu

ona göre büyük sınavın bir parçasıdır. Yoksulluğuna rağmen Hacer’e ve kızına karşılık beklemeden yıllarca bakar. İki tarafın da kabullendiği hayat bir şekilde ilerler. Ta ki Hasan Hoca tren istasyonundaki köye imam olana kadar; burada Bekir karşılarına çıkacaktır…