bu olayın kahramanları çok acıkmış iki üniversite öğrencisi.
Bu arkadaşlar çok acıkmışlardır ama adam akıllı birşeyler yapacak pek vakitleri yoktur

zira vize dönemidir. Bu dönemde ders çalışıp çalışmamanın bir önemi olmamasına rağmen vicdan rahatlaması için zamanın olabildiğince çoğunu kitap

defter yığılı bir masanın önünde geçirmek gerekmektedir. Bu sebeple evde makarna ve yumurta olmadığı için en pratik yemek olarak patetes kızartmak akıllarına gelir.
2 kiloya yakın patatesleri bir güzel yıkayıp doğrarlar. Sonra büyükçe bir fritöz içinde kızartmaya başlarlar. Bir tarafan kızarmış olan patatelerden atıştırırken diğer taraftan henüz okuldan dönmemiş olan arkadaşları akıllarına gelir ve onu arayıp yemek yemeden eve gelmesini söylerler. Tüm patatesler kızartıldıktan sonra bir kısmı eve gelecek arkadaşa ayrılmıştır

geri kalanı ise TV karşında kola ile birlikte öğütülmek üzere kahramanlarımız tarafından salona götürülür.
Buraya kadar herşey normal gözükmektedir. Ancak kahramanlarımız fritözün fişini çekmeyi unutmuşlardır. Bir süre sonra fritözün içindeki yağ alev alır ancak kahramanlarımız TVye ve yemek yemeğe o kadar dalmışlardır ki bunu farketmezler. Üstelik burun diye tabir edilen organa sahip pek çok insan daha apartmana girer girmez bir yanık kokusu hissetmektedir.
Birden kahramanlarımızdan birinin 6. hissi kabarır(örümcek adam misali) ve nasıl olduysa alev alev yanmaya başlayan fritözün yandığını anlayabilir. Hemen mutfağa koşar. O an aklına gelen ilk şey yanan fritözü söndürmek değil okuldan eve gelmemiş olan arkadaşını arayıp "mutfakta yangın çıktı ne yapalım" diye sormak olur. Okuldan eve dönmekte olan arkadaş kendisine şaka yapıldığını zannederek "su dök söner" der. Kahramanlarımız hayatları boyunca lise denen okula hiç gitmedikleri ve hatta üniversitenin mühendislik bölümünü de hiç kazanmadıkları için yanmakta olan yağ dolu fritözün üstüne 1 sürahi(yaklaşık 1 litre) su dökerler. Su ile kızgın yağ birleşince çeşitli patlama efektleri oluşur ve kızgın yağ ocağın üstüne yayılır ve oralarda da yanmaya devam eder. Bunun üzerinde diğer kahramanımız su miktarının söndürme işlemine yetersiz kaldığını düşünerek 1 kova(yaklaşık 8 litre) su döker. Suyu yiyen kızgın yağ lav püskürmesi efekti ile tavana

dolaplara

yere

kısacası 5 metre çapındaki her yere püskürür ve püskürdüğü yerde yakabildiği ne varsa yakmaya başlar. Artık kahramanlarımız bu soruna kesin bir çözüm bulmak için banyo musluğuna hortum bağlayıp bahçe sular gibi mutfağı sulamaya başlarlar. Bir müddet sonra bu işkenceye dayanamayan kızgın yağ nihayet yatışır. Ancak mutfak 23 gün boyunca kullanılamayacak hale gelmiştir ve ev sahibi evde yangın çıktığını anlamasın diye mutfak koyu mor bir renge boyanmak zorunda kalırmıştır.
Kıssadan hisse

patates kızartmayı bilmiyorsanız kızartmayın. Bırakın aç kalalım.