Karakter terimi bazan kişilikle (bkz.) eş anlamda kullanılır

fakat daha dar bir anlamda

kişiliğin başkaları tarafından

sosyal

etik veya moral kriterlerle ilgili olarak değerlendirilen görünüşleri anlamına gelir. Böylece

bir kişinin karakter yapısı

o kişinin sosyal ortama uyum biçimini belirleyen nispeten dengeli

belirli

organize ve integre güdüler

tutumlar

değerler

savunma mekanizmaları ve güdüsel anlatım yollarını kapsar. Organizasyon ve integrasyon derecesi

kişinin karakter «gücünü» belirler.Karakter yapısı

nevrozun etyolojisini açıklayıcı bir kavram olmuş ve karakter nevrozlarıyla sitüasyon nevrozları arasında ayrım yapılmıştır. Özellikle psikanalitik teori

nörotik karakterin önemi üzerinde durur. Karakter

bir öğrenme proçesiyle

fakat toplumsal anlamda bir öğrenme proçesiyle edinilir. Sosyal psikologlar ve sosyologlar

toplumun benimsediği davranış biçimlerini ve değerleri kişinin öğrenmesi proçesi için sosyalizasyon terimini kullanmaktadırlar. Bu bilim adamlarının hepsi

bu tip öğrenmenin en çok toplumdaki güçlü ve nüfuzlu kişilerle toplumsal karşılıklı ilişki yoluyla sağlandığı konusunda hemfikirdirler. Böylece

yetişkinler yeni bir ortama uymaya daha yatkın olduklarından

sosyalizasyon terimi genellikle çocuklar için

özellikle de ailelerin çocuklara uyguladıkları eğitim anlamında kullanılmaktadır. Davranış üzerinde duran psikologlar

sosyalizasyonu ve sonucundaki karakter oluşumunu normal öğrenme proçesleri ve özellikle ailenin çocuk üzerinde kurduğu ödüllendirme-cezalandırma sistemiyle açıklamaktadırlar; yine de

taklidin (bkz.) ve sosyal bir modele az çok benzemeye çalışmanın da

karakter oluşumu bakımından çok önemli olduğunu ileri sürmektedirler. Freud'cu (bkz.) Teori

kişinin aile değerlerini benimseyerek bir süperego (bkz.) edindiği idantifikasyon (bkz.) kavramını ileri sürerek bir adım daha atmıştır. Psikanaliz yönteminde

ayrıca çocuğun gelişiminde kritik olgunlaşma aşamaları olduğu ve libidonun (bkz.) (erotik enerji) o aşamaya özgü belli faaliyet ve nesnelere yöneldiği üzerinde durulmaktadır. Oral

anal

fallik ve genital aşamalar tanımlanmıştır. Bu aşamalardan birinde

belli bir çeşit libidonun kalıcı olarak yerleşmesi anlamına gelen fiksasyonlar (bkz.) oluşabilerek

karakter yapısını etkiler ve bu fiksasyonlar nörotik bozukluğun karakteristiği olan regresyonun (bkz.) (yâni

daha çocukça bir davranış biçimine ve emosyonel tepkiye dönüş) derecesini belirler. Böylece

anal karakter yapısı gösteren bir yetişkinin ukalâ

cimri

huysuz ve obsesyonel olduğu ileri sürülmektedir. Bu gibi özelliklerin

gelişimin anal aşamasında

çocuğun tuvalet eğitimine ailenin müdahale etmesi ve dolayısıyla çocuğun duyduğu zevk ve gösterdiği tepkinin kalıntıları olduğu düşünülmektedir.