![]() |
![]()
|
![]() ![]() |
||||||
| Kariyer ve Kişisel Gelişim Kişilik ve kariyer testleri vs . konular ile ilgili bölümümüz .... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#21 (permalink) |
|
Onursal
![]() |
Kötü Bir Konuşma Nasıl Yapılır?
1. Düzenli olmayarak. Konuşma içinde kullanılabilecek dialar ya da PowerPoint sunu hazırlamaya ne gerek var? zamanınıza yazık değil mi? Gramer okunaklılık hiç önemli değil. 2. Gereksiz malzeme kullanmayarak. Örneğin birkaç dia eksik ya da tefegöz asetatı eksik kullanabilirsiniz. 3. Her şeyi uzatarak. Sakın kısa ve özlü konuşmayın. Her şeyi şematik olarak göstererek doğru dürüst yazı yazamadığınızı mı göstermek istiyorsunuz? Her zaman uzun cümleler kullanın..hiç bir zaman anahtar sözcükler kullanmayın..Hatta mümkünse dialarda bütün paragrafı yazın ve kelime kelime okuyun. 4. Okunaklı büyük harflerle yazmayarak. Alçakgönüllü olun ve küçük harfler kullanın. Nasıl olsa önemli kişiler önde oturur. Geridekileri ise boşverin. 5. Renk kullanmayarak. Vurgulama için renk kullanımı iyi araştırılmamış gayriciddi bilgileri simgeler. Ayrıca bazı sözcüklerin renkli bazılarının renksiz olması aralarında eşitsizlik yaratır. 6. Çizim ve resim kullanmayarak. Konfiçyüs "1resim = 10.000 sözcük" demişti ama yok canım o hiçbirşey bilmez..Ayrıca resimler kafası iyi çalışmayanlar içindir. 7. Dinleyicilerle göz teması sağlamayarak Karşınızdakine saygı göstermek için gözlerinizi onlardan kaçırmalısınız. Hatta araya bir tül perde gerseniz konuşmanız daha da gizemli olur. 8. Zamanın kısaldığını gördüğünüzde konuşmanızı kısa kesmeyerek O kadar dia hazırladınız ve insanlar sizin konuşmanızın tamamını dinlemek için geldi. Zaman kısaldıysa daha çabuk konuşun. Çok gerekliyse özetinizi ve sonuç bölümünüzü atlayın. 9. Konuşmanızdan önce prova yapmayarak Prova yapmak için başka işlerinizden zaman çalmanız gerekir. Buna ne gerek var. Sizin önemli işleriniz var. Ayrıca önceden prova yaparsanız konuşma sırasında doğal görünmezsiniz. Eğer prova yaparsanız yapılan her öneri için tartışmaya girin ve mutlaka size ayrılan süreden daha uzun bir konuşma hazırlayın. 9.madde en önemli kuraldır. Diğer sekizine uymasanız bile 9. Maddeyi uygulamak sizi ve konuşmanızı her zaman kurtaracaktır. Kaynak: David Patterson Computer Sciences Department University of Wisconsin-Madison April 1992; Revised January 1997 |
|
|
|
|
|
#22 (permalink) |
|
Onursal
![]() |
Konuşma Stratejileri
Hiç şüphesiz bizler konuştuğumuz zaman seslenme şekli ve ses tonumuzla yargılanıyoruz. Çekici olan ve ilgi çeken Akıcı ve açık konuşma konuşmayı diğer kişiler için daha kolay hale getirir. Aynı zamanda inanılırlığı inşa eder ve yüksek konumlardaki kişilerin endamını ve önemini arttırır. Bu şekilde konuşma toplumdaki profesyonel uzmanları ve hizmet organizasyonlarını etkilemede olumlu izlenimler bırakarak ek bir katkıda bulunur. Açık konuşma ve diksiyon bir liderin müşterilerine iş arkadaşlarına veya personeline hitabını etkilediği gibi karşıdakilerin vereceği yanıta da etki eder. Akıcı konuşma ve diksiyon stratejileri dinleyicilerin istenildiği şekilde duyabilmesi anlayabilmesi ve cevaplayabilmesi için konuşmacının diksiyonunun hızlı ve açık olmasını sağlamayı amaçlar. Yetenekli daha doğrusu becerikli konuşmacılar kişiyi yabancılaştıran çok teknik veya şifreler içeren konuşma tarzından kaçınarak sözcükleri adeta resimler sesler ve duyular gibi kullanıp yeteneklerini genişletirler. Bu sratejiler iş ve endüstri uzmanlarına aşağıdaki hususlarda yardım eder: • Dinleyicilerinin ilgisini çekme amaçlı zengin sesleri tonlamaları yaratabilme • Daha iyi konuşma başarısı göstermeyi sağlayan ses kalıplarına ve konuşmaya uyumu ne zaman ve nasıl sağlayacağını belirlemek için kulak eğitimi • Hakim aksan ya da telaffuzdan kaynaklanan yanlış anlamaları ortadan kaldırma • Seslerde ve konuşmalarda dikkat dağılmasını önleme • Birebir görüşmelerde ya da telefon görüşmelerinde kendi inandırıcılıklarını otoritelerini ve kişisel varlıklarını arttırmak • Sözcükleri kullanımı ve diksiyon yeteneği ile müşterilerinde akılda kalıcı bir izlenim bırakarak etkiyi arttırma • Ses ikna ve başarının güçlü kombinasyonunu nasıl kullanacağını keşfetme.
|
|
|
|
|
|
#23 (permalink) |
|
Onursal
![]() |
Yöneticiler İçin Diksiyon !
Kendimizden bahsetmeyi pek sevmiyoruz. Övünmek manasında değil ama anlatmak ve paylaşmak anlamında zaman zaman kendimizden de bahsetmek gerektiğini düşünüyorum. Böyle düşünmemin sebeplerinden biri de diksiyon eğitimi. Diksiyon; yani seslerin sözlerin vurguların anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi Türkçe eğitimimizde hep ihmal edilmiş bir husus. Diksiyon ismi dilimize Fransızcadan adapte edilmiş bir kelime olup konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması bakımından bilim olmakla birlikte; tiyatroda duru açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma bakımında önemli bir bilim ve eğitimdir. Diksiyon konusundaki ilk merakım ve ilgim öğrencilik yıllarımda başladı. Yabancı dillere merak sardığım zamanlarda dikkatimi çeken bir konu vardı. Her dili öğrenmeye başladığınız ilk nokta alfabesi ile birlikte harflerin mahreçleri ve kelimelerin söylenişleri oluyor. Yani dilin teknik özellikleri yanında söyleniş özelliklerini de öğreniyorsunuz. Bu hususu fark ettiğimde kafama takılmıştı daha o yıllarda. Örgün eğitim kurumlarımızda yıllar geçirdim ama hiç kimse bana Türkçe ile ilgili böyle bir eğitim vermedi! Yıllar sonra kendi gayretlerim ve çabalarımla öğrendim. İşte o zamanlar kafama kazınan bir konu idi bu; ‘Türkçenin diksiyon eğitimi’ de olmalı hatta daha ilkokul sıralarında verilmeli diye. İş hayatı ile iyice içli dışlı olunca dikkatimi çeken konu ise bu kadar örgün milli eğitime rağmen ortak bir dil ve söyleniş olmadığını ve bunun iletişim sorunlarına neden olduğunu fark etmiştim. Hep söylerim teknoloji ve sistemler ne kadar gelişirse gelişsin en temelde hep insanla insan karşı karşıyadır. Ve insanlar ‘dil’ ile iletişim kurarlar ister yazılı ister sözlü olsun. Dahası diksiyon ve tiyatro eğitimi aldığımda öğrendim ki insanlar imgelere verdikleri anlamlar aracılığı ile yani ‘dil’ ile düşünüyorlarmış!!! Yönetimin temel araçlarından biri de iletişim hiç kuşkusuz. Sürekli iletişim halindeyiz verici (kaynak) yada alıcı (hedef) olarak devamlı bir iletişim içindeyiz. Ve bu iletişimin sorunsuz doğru ve anlamlı olması gerekiyor. Ne tekim zaman paradır. Hata ise hiç istenmez. Böyle olunca iş hayatında iletişim birden en önemli araç haline geliveriyor. İletişimin temel zemini ise ‘dil’ ve en temel kullanımı da konuşma. İş’te iletişim sorunlarının giderilmesi temel çabalardan biri olmalı haliyle. Bu düşüncelerle en nihayet bilgilerim ve fikirlerim netleştiğinde bu sorunun teşhisini koymak alenen ifade etmek ve bu sorunu gidermek için eğitim çalışması yapmaya karar verdim. O vakte kadar diksiyon eğitimi denildiğinde spikerler ve spikerlik eğitimleri akla gelirdi. Tiyatro çalışmalarının da olmazsa olmazı elbette. Onun dışında iş hayatına dönük tiyatro temelli düşünce sistemlerini içine alan ve sadece kürsüde konuşmak için değil hayatın tamamında kullanılmak için diksiyon eğitimine hiç rastlamadım o güne kadar. Yada benim bilgim olmadı. Diksiyon eğitiminin drama ve tiyatro bilimi ile birlikte olması gerektiği tek başına söyleyiş eğitimin işe yaramadığı da öğrendiğim ve tecrübe ettiğim diğer bir husustu. O vakit iyi tiyatro temeli olan bir eğitmen eşliğinde diksiyon eğitimleri yapmak için çalışmalara başladım. Hedef mi? Yöneticiler için diksiyon eğitimi. ‘Okumuş yaşını başını almış insanlara bu eğitim gereksiz olur’ diyenler oldu elbette. Ama o kadar gerekli idi ki. Tiyatro yönetmeni Ümit Baykurtalp’le tanışmam bu fikirlerimi icraata dökmek için bir başlangıç oldu. Önce; fikirlerimi düşüncelerimi yaşadığım tecrübeleri ve gözlemlerimi paylaştım kendisi ile uzun uzun. ‘Neden yöneticiler için diksiyon eğitimi?’ sorusunun cevabını aradık birlikte. Sonra; üç ay süren seri oturumlarda Tiyatro temelli bir diksiyon eğitiminin müfredatı oluşturuldu. Yıllar süren araştırma bilgi toplama öğrenme ve gözlem çalışmalarının üstüne üç aylık bir ar-ge çalışması yaptık yöneticiler için diksiyon eğitiminin müfredatını oluştururken. 2005 yılı yazı böyle geçti. ‘Bilgi ar-gesi olur mu?’ diyenlere bir örnek.. Yöneticiler için diksiyon eğitimini ve müfredatını duyurduk tüm Türkiye’ye. Gülüp alaya alan azınlığa karşın çok takdir topladı çabamız ve eğitimimiz. ‘İsabetli ve gerekli bir çalışma olduğu övgülerini’ duyduk. Ve en nihayetinde peş peşe diksiyon eğitimi yapmaya başladı başkaları da. Eğitim firmaları için yeni bir pazar açtığımızı o zaman fark ettik. Büyük ve ticari bir pazar oluverdi birden bu çalışma. Eğitim ve danışmanlık firmaları birer ikişer müfredatlarına aldılar bu eğitimi. Diksiyon eğitimi furyası başladı... Denizli’den yerel bir çabanın ulusal bir pazar oluşturması; öncü olmak örnek alınmak ve taklit edilmek güzel ama!!! Peşimizden gelen eğitimler salt ticari yaklaşımda ve içerikleri sulandırılmış halde oldu. Bizim ilk başta yola çıktığımız hedef dikkate alınmadı taklit çalışmalarda. Dahası yetkin ve yeterli eğitmenler görmedim çoğunda. Spikerlik eğitimin yöneticilere sunulan versiyonu gibiydi çoğu. Drama ve tiyatro temeli ihmal edilmiş düşünce sistemleri gibi temel unsurlar yok sayılmıştı. Salt kürsüde konuşma eğitimi olarak sunulanlarını bile gördüm. Bu sebepten; bir taraftan bu eğitimlerin öncüsü olmak örnek alınmak taklit edilmek hoştu ama bir taraftan da böyle önemli bir çalışmanın peşimiz sıra ticari kaygılarla basite indirgenmesi ve sulandırılmasından da sorumluluk payı çıkarıyorum kendime ve üzülüyorum. Bu tür eğitim çalışmaları özel sektör için elbette ticari bir iş. Ama konunun sorumluluk dürüstlük ve yeterlilik boyutu hiç ihmal edilmemelidir. Yıllarla bilgi ve fikir temeli oluşturulan üç aylık bir çalışma sonucunda uzmanı ile müfredatı hazırlanan çok önem ve değer verdiğimiz ve sonunda furya haline gelen bir eğitimin serencamı işte böyle.. Yazar: Ali İhsan BAYIR |
|
|
|
|
|
#24 (permalink) |
|
Onursal
![]() |
Şarkılar ve Diksiyonun Sırrı
Kelimeler kelimeler kelimeler… Kelimelerden bıktım. Şarkılarda ve şarkı söylemede en fazla yanlış anlaşılan unsurlardan biri diksiyon konusudur. “bu şarkıda ne dediğini anlamıyorum!” gibi bir cümleyi sıklıkla duyarız. Şarkıcı sözcükleri telaffuz ederken daha da zorlaştırır ve bunu yaparken tek sesleri kaybeder. Sessiz harfleri yutarak telaffuz etmek düzgün diksiyonu daha çok engeller. Gerçekçi bakarsak şarkı söylemek havada konuşmak gibidir. Çocukken konuşmamız duyguların ve düşüncelerin beden kontrolünde olmadığı özgür bir boşalım gibidir. Fakat bizim vücudumuz sesimiz geliştikçe bu artık farklı bir boyut kazanır. Bu nedenle biz sesimizi duygularımızı yavaş yavaş bastırmaya bir şekilde kontrol etmeye başlarız. Düşüncelerimizi süzer ve vücudumuz sertleştikçe nefesimizi kontrol etmeye başlarız. Vücudumuz gergin bir hale alıştığı zaman tekrar rahatlamak zaman alır. Konuşmak için daraltılmış bu ortamda yer alabilmek için bu daha sonraları bizim zihinsel duygusal ve fiziksel doğamızın bir parçası halini alır. Sözcükleri telaffuz etmek bilinçli farkında olan aklın görevidir. Konuşmayı öğrenmek bu görevi daha bilinçsiz (farkına varılmayan) ve sezgisel bir duruma çevirir. Sözcükler farkında olan akılla bağlantılı kalırsa ses te dil ile bağlantı da kalır ve boğaz kapanır. Bizim organik sesimiz kapalı kalır. Böylece bizim tekliğimiz korunur. Bu gerçekleştiği zaman sözcükler aslında daha fazla telaffuz edilebilir. Ancak organik sağlamlık olmadığı için duygusal titreşimler olmaz ve dokunan bir müzikalite ortaya çıkmaz. Odak noktamız sözcükler olursa bunların hiç biri gerçekleşemez. Yalnızca doğru sesler doğru yerde olursa siz diksiyonunuzu “temizleyebilirsiniz.” Düzgün diksiyon tınlama uyumu gösterecek uygun ve düzgün ses gerektirir ancak sözcükler asla sesinizden önce gelmez. Ses telleriyle havanın uyumu sesin kendini yerleştirmesine izin verir-sözcüklerden bağımsız olarak. Bu oluşurken bir sihir gibi diksiyon düzelir yani temizlenir. Çünkü ses korkulu bir enstrümandır ve birden gerçek bir şarkıcı gerçek kelimeler ve bütünlük ortaya çıkar. Bize rağmen ses sihrini devam ettirir çünkü doğru uyum oluşturulmuştur ve müdahalemiz olmazsa akıcılık gerçekleşecektir. Bu aşamada bizim farkında olmayan aklımız devreye girer ve bizim sesimizle olmasını istediğimiz her şey gerçekleşmeye başlar. Sesin sabitliği müzikalite ve diksiyon bizim olur ve bunun hepsi bilinçli hareket eden aklımızın kendi amacı doğrultusunda kullanmayı durdurması ve beynin görevi üstlenmesiyle ilgilidir. Geçen yıl öğrencilerimden biri bana burada söylemek istediğim pek çok şeyi özetleyen şöyle bir makale getirdi. “Yaratıcı insanı dünyanın tozundan şekillendirdiği zaman kutsal kitap bize ‘O Yaratıcı’nın nefesini burun deliklerine üfledi.’ Demiştir. Bu insanı hayata getirmiş ve onun özünü temsil eder nefes onun bedenindedir. Hayatın güzelleştirilmemiş nefesi konuşmanın yapay şekillendirilmesinin özgürlüğü iletişimin en açıklayıcı biçimdir. Tek bir soluk iç çekiş çığlık bazen sayfalarca yazının söylediğinden daha fazlasını söyler çünkü onlar bizim içimizdekini betimlemezler onlar aslında zaten bizim içimizde olandır!” İşte bu nedenle ses kendisi soluk alıp verme ve bunların kullanımı söylenen sözcüklerin taşıdıklarından daha fazlasını anlatıp açıklayıcı konumda olabilirler. Unutmayın anahtar sestir sözcükler değil
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|