![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Kariyer ve Kişisel Gelişim Kişilik ve kariyer testleri vs . konular ile ilgili bölümümüz .... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Korgeneral
![]() ![]() |
İLETİŞİM
İLETİŞİM SÜRECİ İletişim toplumsal bir varlık olan insanların yaşantılarının kaçınılmaz bir boyutunu oluşturmaktadır.İnsanların mutluluğu biyolojik psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını dengeli bir biçimde gidermelerine bağlıdır. Mutlu ve huzurlu insan kendisiyle ve diğer insanlarla tutarlı dengeli ve seviyeli ilişkiler kurabilen insandır. Karşılaşı-etkin sorunların çözülebilmesi rahat ve mutlu yaşayabilmek sağlıklı iletişim kurma sonucunda olur. Hayatta zaman zaman yalnız kalmayı özlediğimiz ve bazen “keşke yalnız yaşasaydım” dediğimiz anlar olmuştur. Ama bilinen bir gerçek var ki o da hayatın insanlar olmadan katlanılamayacağıdır. Herkes birbirine muhtaçtır ve iletişime ihtiyaç duyulmaktadır.İnsanlık tarihi boyunca informal bir yapıda olan insan ilişkileri endüstrinin gelişmesinden sonra formal bir yapı almaya başlamıştır. İnsanlar kapalı yaşetkin sürdükleri kasaba ve köylerden gelişmiş karmaşık ve formal ilişkilerin olduğu şehirleşme ile giderek değişmiştir. Bu değişen ve gelişen dünya içerisinde insanlar yakın akraba ve çevresindekiler dışında kalanlarla formal bir iletişim içerisine girmişlerdir.Günlük yaşetkinımızda da insanlar bir araya geldiklerinde önce başkalarından bahsederler sonra kendilerinden bahsetmeye başlarlar.Bu da bir anlamda insanların kendi gerçekleriyle yüzleşme cesaretlerini bulamamalarından kaynaklanır. İletişim kişinin kendisiyle başlar ; kişi kendini tanımadan gerçek duygularını olaylar karşısındaki tepkilerini bilmeden başkalarıyla sağlıklı iletişim içerisine giremez.Hatta kişi iletişim süreci içerisindeyken gelişen olaylar ve durumlar karşısında vücudunun gösterdiği tepkileri reaksiyonları tam olarak bilmiyorsa kendini tam anlamıyla tanımıyor ve sağlıklı iletişime giremiyor demektir.İletişim; bilgi üretme aktarma ve anlamlandırma süreci olarak tanımlanabilir.Türk Dil Kurumu sözlüğünde iletişim;Duygu düşünce ya da bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması haberleşme olarak tanımlanmıştır.Cüceloğlu (1997) iletişimi: iki birim arasında birbiriyle ilişkili mesaj alış verişi olarak tanımlamaktadır. Buna göre iletişimin olabilmesi için en az iki birimin olması gerekir. Bu birimler iki insan iki hayvan iki makine ya da bir insan ile bir hayvan insan ile bir nesne (kitap bilgisayar) olabilir.İletişim süreci ana hatlarıyla kimin kime neyi niçin nasıl ve ne ile söylediği biçimde ifade edilebilir.Burada iletişim ile enformasyonu karıştırmamak gerekir. İletişimde karşılıklı bilgi alış verişi enformasyonda ise tek yönlü bilgi iletimi vardır. Örneğin bir öğrenci “Psikoloji dersi sınavı saat dokuzda yapılacaktır.” ilanını sadece okuyup geçerse bu bir enformasyon olur. Fakat öğretmeni ile yüz yüze ya da telefonla konuşursa bu bir iletişim olur.Sınıflarda öğrencilerin çoğunluğu dinleyici durumunda ise konularla ilgili araştırma ve incelemelerde bulunmuyorlarsa sadece öğretmenin anlattıklarını ezberleme durumunda iseler o sınıflar için iletişimden çok enformasyondan söz edilebilir.Sınıf içinde iletişim olmadan öğretme ve öğrenme gerçekleşmez. Bireyin bir takım bilgi beceri tutum değer ve alışkanlıklar kazanması ancak iletişim sürecinde gerçekleşir.Sınıfta öğretmen ve öğrencilerin birbiriyle sözlü ve sözsüz iletişim içinde bulunmaları sonucu öğrenme gerçekleşir. İletişim süreci şu öğelerden oluşur1. Amaç: İletişimi başlatan nedendir.Amacı belli olan bir mesaj yerine daha kolay ulaşabilir.İletişimde amacın; açık net anlaşılır gerçekçi ulaşabilir ve yararlı olması büyük önem taşır.2. Kaynak: İletişimin kaynağı bilgiyi verendir. 3. Mesaj: Göndericinin alıcıya iletmek istediği bir bilgi duygu düşünce istek ve haberdir.4. Kanal: Gönderici ile alıcı arasında yer alan mesajın gönderildiği ve alındığı çeşitli yollardır.Bu kanallar duyu organlarıdır. 5. Alıcı: Kaynaktan çıkan mesajın gönderildiği kişi ya da gruptur. 6. Geribildirim (Feedback): Alıcının kaynağın gönderdiği mesaja verdiği cevaptır.Bir beceriyi öğrenebilmek için kişinin sürekli ne yaptığını bilmesi gerekir.Bu bilgi de daha objektif olabilen başka bir kişiden sağlanabilir. Üst düzey becerileri kazanabilmede başarının önemli bir kısmı diğer insanlardan etkili geribildirim almaya dayanmaktadır.Bu beceriyi kazanamayan öğretmenler yapıcı geribildirimde bulunamazlar. 7. Ortam: İletişim sürecini etkileyen ve iletişim durumu içinde bulunan kişi nesne ve olayların tümüne iletişim ortamı diyebiliriz.Ortamın nitelikleri iletişimi önemli ölçüde etkiler.Örneğin;Ortamın aşırı gürültülü sıcak soğuk ve karanlık olması olumsuz etkiler.Alıntı |
|
|
|

|
|
#2 (permalink) |
|
Korgeneral
![]() ![]() |
İLETİŞİM ÇEŞİTLERİ
İletişim farklı birimler arasında meydana gelir. Buna göre bir sınıflama yapılabilir. İletişim insan-insan insan-araç insan-çevre arasında meydana gelir. Öğretmenle öğrenci arasında kurulan ilişki insan-insan öğrenci ile televizyon arasındaki ilişki insan-araç insanın ailesiyle ya da okuluyla olan ilişkileri insan-çevre bir futbolcunun takımı ile olan ilişkileri insan-grup bir futbol takımının başka bir futbol takımıyla olan ilişkileri grup-grup bir toplumun başka bir toplumla olan ilişkileri de toplum-toplum iletişimine örnek verilebilir.İletişim süreci mesajın tek ya da çift yönlü gönderme durumuna bağlı olarak iki açıdan incelenebilir.1. Tek Yönlü İletişim:Bu iletişimde amaç sadece mesajı iletmektir.Örneğin;sadece öğretmen-öğrenci öğrenci-öğretmen öğretmen-öğrenciler öğrenciler-öğretmen arasında bir takım mesajların iletilmesi tek yönlü bir iletişimdir.Yine bu iletişimde alıcının mesajı istenilen biçimde algılayıp algılamadığı ve ne ölçüde etkilendiği araştırılmaz.Tek yönlü iletişim sürecinde bireylere bilgi emir ya da öğüt verilmektedir.Bu iletişim tek başına kullanıldığı zaman etkisiz ve yetersiz kalır.Buna karşın bir çok işletmede ya da günlük yaşetkinımızda tek yönlü iletişimin uygulandığı görülmektedir.Bu uygulamayı haklı gösteren nedenler ise şunlardır:• Tek yönlü iletişim uygulamaya hız kazandırır. • Tek yönlü iletişim giderleri azaltır. • Mesajın açık ve anlaşılır olması halinde çift yönlü iletişime gerek yoktur. • Normal ölçüde kavrama anlama yeteneğindeki kişiler mesajı kolaylıkla algılarlar. • Bireyler birbirine güvenmelidir. Gönderilen her mesajın sonucunu araştırmak ve denetlemek bireyler arasında güvensizlik ve huzursuzluk yaratır. 2.İki Yönlü İletişim:İki yönlü iletişim gönderilen mesajın olumlu ya da olumsuz bir cevap biçiminde kaynağa dönüşümüdür.İki yönlü iletişimde göndericiden çıkan mesaj alıcıya geldiğinde ışığın yansıması gibi tekrar ve kısa zamanda göndericiye döner.Burada amaç elde edilen sonuçların mesajın kaynağına uygunluğunu saptamak ve bu arada mesajı amacına ulaştırmaktır.Ortam bireylerin kişilik ve eğitim düzeylerindeki farklılık gürültü bireyler arası iletişimi olumsuz yönde etkileyebilen etkenlerdir.Bu nedenle mesajı ileten sorumlu kişi mesajın nasıl algılandığını mesajın alınıp- alınmadığını bilmek zorundadır.Dinlememe ya da yazmama gibi nedenlerle mesajın yanlış anlaşılmasını önlemek bakımından çift yönlü iletişime gerek vardır.Çift yönlü iletişim mesajın özünden ve gerçek amacından sapmaksızın iletilmesini sağlamaktır. Bir başka açıdan iletişimi sözlü ve sözsüz iletişim olarak ele alabiliriz.1.Sözlü İletişim : Sözlü iletişim konuşma ve yazışma ile yapı-etkin iletişimi kapsar.Her insan içinde doğup büyüdüğü toplumun dili ile iletişim kurar.Bir dil için belirlenen sesler harfler ve harflerin dizilerek kelimeler yapılması söz konusudur.Kelimelerin anlamları o kültürde ortak olarak bilinmektedir.Anlamlar herkes tarafından kabul edilip iletişimi düzgün bir biçimde sağlamaya yarar.Bir kişinin herkesçe kabul edilen anlamı değişik biçimde alıp yansıtması iletişim sürecinde bozukluklar meydana getirir.” İnsanlar konuşa konuşa anlaşır” özdeyişinin de belirttiği gibi insanın kendini anlatması ve başkalarını anlaması konuşma yoluyla gerçekleşir. Bireyin konuşma biçimi kendini anlatmasında ve başkaları tarafından anlaşılmasında önemli bir faktördür. Konuşma bir sanattır. Bu sanata sahip olan insan başkalarıyla sağlıklı bir iletişim kurar. ”Tatlı dil yı-etkinı deliğinden çıkarır“ ” Ağzından bal akar” gibi sözler iyi konuşmanın insanı önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir.Dilin hem iletişimi sağlayan insanları birbirine yaklaştıran barış ve dostluk kuran hem de bunun tersi insanları birbirinden uzaklaştıran aralarındaki ilişkiyi koparan bir araç olduğu bilinmektedir.Gerçekten ”ileri-geri konuşmalar” iletişimi zayıflatırken tatlı ve çekici konuşmalar iletişimi güçlendirir. Her yaştaki insanlarla iletişimde ses tonu çok önemlidir. Ses tonu insanın vereceği tepkiyi büyük ölçüde etkiler. Çocukların ilettiği mesajlar dürüst çıplak ancak daha basit ve iletme yetenekleri daha sınırlıdır. Bu nedenle büyükler genellikle çocuklarını uzun süre dinlemekten kaçınabilirler ve hatalı davranışlar gösterebilirler. Çocuğu dinlerken yapı-etkin hatalı ebeveyn davranışlardan bazıları şunlardır: • Çocuğun konuşması yerine ebeveyn konuşur. • Çocuğun anlatımı yarıda kesilir onun cümlesi tamamlanır.• Çocuğun anlatımı yarıda kesilir ve başka konulara geçilir. Oysa iyi bir dinleme çocuğun kabullenildiğini ve önemsendiğini hissettirir çocuk güvenli bir çevrede sevildiğini saygı gördüğünü düşünür11-18 yaş grubundaki çocuklar için kararlara katılma kendi sırlarını saklama cinsel kimliğe uygun davranma gruba ait olma ve bağımsızlık duyguları önem taşır. Bu yaş grubundaki çocuklarla iletişim de bu nitelikler göz önünde bulundurulmalıdır.Ayrıca dil her yaş grubundaki insan niteliklerine göre düzenlenmelidir.Hemen anlayabilen bir çocuğa uzun anlatımlar yapmak gereksizdir. İyi bir konuşma ile öğretmen;hem bilgi ve becerilerin öğrencilere aktarılmasını hem de sağlıklı bir iletişimi sağlayabilir. Aşağıdaki örnek sözlü iletişim ve yaşanabilecek çatışmaların yalıtımı için oldukça kayda değerdir.Bir erkek annesi ve karısı birlikte sofrada oturuyorlarmış. Kayınvalide gelinine kötü bir bakış fırlattıktan sonra “V’eş şemsü v’el kamer böyleymiş bizim kader.”diyerek bir lokma alır. Bunun üzerine gelin öfkeli bir şekilde “Rabbi yessir velâ tuassir şimdiki geçen bu asır.” diyerek bir lokma alır. Son olarak da erkek “El-hakkatü M’el-hakkatü benim başım yumşadı ama anamın başı kaskatı.”demiş ve bir lokma almış: Bu imalı iletişim trafiğinde aslında herkes herkese her şeyi söylemiş ama görünürde kimse kimseye hiçbir şeyi söylememiş olmuş. (Bakınız: Dökmen Ü Varolmak Gelişmek Uzlaşmak s.256)II.Sözsüz İletişim:İnsanlar birbirleriyle çeşitli yollarla iletişim kurarlar.Bunlardan biriside sözsüz iletişimdir. Yapı-etkinın söylenenden çok daha etkili olduğu düşüncesi bireyler arası iletişimde bu gerçeği vurgulamaktadır. Bir kimse ilgilendiğini söylese bile başını çevirmesi ilgisiz görünmesi onun ilgilenmediğini daha iyi göstermektedir.Bireyin göz ilişkisi beden duruşu el ve kol hareketleri yüz ifadeleri gibi sözsüz davranışları bireyin dinlediğini yada ilgilendiğini doğrudan gösteren bir tarzdır. Eğer konuşulanlarla ilgilenmiyorsa bu mesajı sözsüz “kelimelerle” iletecektir.Başını çeviren hiç gülümsemeyen veya çok yüksek sesle konuşan bir insan seni dinlemiyorum senin söylediklerin beni ilgilendirmiyor mesajını vermektedirSözsüz iletişimi kendi içinde dört grupta toplayabiliriz: 1.Yüz ve Beden Yüzümüzdeki ifade el ve vücut hareketlerimiz vücudumuzun duruşu ve göz temasımız sözsüz iletişimde önemli yer tutar.İlettiklerimizin %60’ını bedenimizle iletiriz.Günlük yaşantımızda sırt çevirmek dudak bükmek omuz silkmek surat asmak kaş çatmak gibi hareketlerle birbirimize bir takım mesajlar iletiriz.ayrıca bir insanın yüz ifadesinden mutluluğunu kaygısını üzüntüsünü öfkesini fark edebiliriz. Etkili olan baş ve yüz hareketleri yeri geldikçe baş hareketleriyle onaylar şekildedir.Uygun bir gülümseme vardır ve karşısındaki kişinin duyguları ile uyuşan ifadeler içerir. Etkili olmayan baş ve yüz hareketlerinde ise sürekli ya da çok az gülümseme vardır. Yüz ve beden ifadesinin yanı sıra görünümümüzün de ilettiği mesajlar vardır. Giyim şekli ve fiziki görünüm gibi sözsüz ipuçları da bireyin algılamasını etkileyebilir. Görünümümüzde kendimize güvenimiz üstün olma beğenilme isteğimiz ve çaresizliğimiz fark edilebilir.2.Bedensel Temas Sözsüz iletişim yollarından biri de bedensel temastır.Farklı bedensel temaslarla karşımızdakine çeşitli mesajlar vermeye çalışırız.Örneğin; birinin elini öptüğümüzde bizden büyük olduğu saygı değer olduğu mesajını iletmiş oluruz.Birinin koluna girmek ve omzuna dokunmakta arkadaş ve dostluğu ifade eder.3.Mekan Kullanımı Başka insanlara olan uzaklığımızı ayarlayarak onlara yakın ya da uzak olduğumuzun mesajını veririz.Sevdiğimiz ve tanıdığımız insanlara yakın hiç tanımadığımız insanlara ise uzak dururuz.4.Araçlar Kişiler arası iletişimde mesajı iletmek için bir takım araçlar kullanılmaktadır.Rozetler takarak kokular sürerek belirli kıyafetlere bürünerek çevremize çeşitli mesajlar iletiriz.Yapı-etkin bir çalışmada mesajların %60’ının bedenle %30’unun ses tonu ile ve %10’ unun da sözcüklerle iletilmekte olduğu belirlenmiştir.Bu da beden dilinin mesajların iletilmesinde ve algılanmasında önemli bir rol aldığını göstermektedir.Alıntı |
|
|
|