USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > ÜYELER İÇİN > Tanışalım-Kaynaşalım/Geyik Bölümü > UslanmaM FaN ClupS > Kaos Ortamı
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Kaos Ortamı OrtamkaoS Fun Bölümü

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-26-2008, 09:51 AM   #1 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart seri katiller:)

Albert Fish


Sadomazoşizmin koruyucu meleğiyle tanışın.Delilerin büyükbabası Albert Fish, cinsel organına iğneler sokmakdan, anüsüne alevlenen alkollü toplar doldurmakdan, bok yemekden, çocukları öldürüp cesetlerini kaynatmakdan hoşlanırdı.6 çocuk babası Albert, karısı onu başka bir erkek için bırakınca onu kaybetti.

Ümitsiz Al, çocuklarından onu kanayıncaya kadar çivili bir kürekle dövmelerini istedi.İsa olduğunu ve Tanrının ona erkek çocukları hadım etmesini emrettiğini düşünüyordu.Ve Albert aynen ona söyleneni yapdı ve bundan zevk aldı.

Cehennemden gelen bu pis yaşlı adam, her iki cinsiyetten çocukları taciz etmeyi ve onları öldürmeyi alışkanlık haline getirmişti. Kurbanlarından Gracie Budd'ın ailesine gönderdiği, onu yemenin ne kadar aaaifli olduğundan söz ettiği mektupdan sonra tutuklandı. 1936'da Sing Sing de ölüm cezasına çarptırıldı."Elektrikli sandalyede ölücek olmam ne kadar da heycanlı.

En büyük heycan bu olucak, tek denemediğimdi."dedi. Elektrotlarda cellatlarına mutlu bir şekilde yardım etti ve mutlu bir adam olarak öldü.Cinsel organına sokduğu 20 iğnenin sandalyesinde kısa devreye yol açtığı doğru olmayan bir mittir.

-DeMoN- isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!

Alt 07-26-2008, 09:51 AM   #2 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Edmund Kemper


25 yaşındaki Edmund Kemper Pueblo Colorado'daki arabasından çıkdı ve Santa Cruz polisini aradı.Onlara öldürdüğü 8 kadını anlattı.Hattın öbür ucundaki polis ona inanmadı ve tekrar aramasını söledi, o da aradı ama hala polisi ikna etmekde başarılı olamamışdı.Böylece tekrar ve tekrar aradı.Her arayışında kurbanlarını nasıl öldürdüğü ve cesetleri ne yaptığı hakkında daha fazla detay verdi.

Sonunda Santa Cruz polisi onu yakalamak için 3 eyalet boyunca araba sürdü, Kemper oturup tutuklanması için bekledi.Clarnell Kemper, oğlunu ve 2 kızını tek başına yetiştirmişti ve küçük Edmund katı disipline maruz kalmıştı.İddia ettiğine göre sürekli küçük düşürülüyordu.Kemper, ilk gençlik yıllarında ailenin 2 kedisini öldürdü.

Gün içinde sık sık bir insandan oyuncak bebek yapmayı hayal ediyordu.İlk cinayetini 15 yaşında, büyük annesi ve babasinla yaşamaya gönderildiğinde işledi.Her ikisini de 1963'ün Ağustos'unda öldürdü.Bu cinayetler için açıklaması da sadece büyük annemi vurmanın nasıl hissettiriceğini merak ettim. 6 sene akıl hastanesine konuldu.

Mayıs 1972 ve Şubat 1973 arasında otostop çeken 6 tane kolej öğrencisi kızı arabasına aldı ve öldürdü.Genelde vurur yada bıçaklar sonra onları bagajda saklardı.Annesi uyudukdan sonra da onları eve getirir ve onların cansız bedenlerine tecavüz ederdi. Bazen etlerini keser ve bazen de pişirip yerdi.Eylül 1972 de psikolojik değerlendirmeyi tamamladı.Artık bir tehdit oluşturmadığı için bırakıldı.1973'de Paskalya'dan bir önceki gün cinayetlerinin doruk noktası ve belkide asıl hedefi olan annesini öldürdü.O uyurken çekiçle kafatasına hızlıca vurdu ve daha sonra kafasını kesti.Gırtlağını kesip çıkardıkdan sonra çöp öğütücüde parçaladı.

Daha sonra annesinin bir arkadaşını davet edip aynı usulde onu da öldürdü.Bu cinayetten sonra arabasıyla özgür bir adam olarak son yolculuğuna çıktı.Yol onu Pueblo, Colorado'ya götürdü.Yol boyunca kimse onu aramaya çıkmamışdı.Detaylı bir itirafdan sonra 8 cinayetten mahkum edilmişti.Küçükken Kemper kendi idamını hayal ederdi.Çoğu kez boğularak ölürdü.Duruşmasında yargıç nasıl bir cezanın onun için uygun olucağını sordu.Kemper'ın cevabı ölümüne işkenceydi.
-DeMoN- isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 07-26-2008, 09:51 AM   #3 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Gary Heidnik

Gary Heidnik 1943'de doğdu.Hayatı boyunca asker, hemşire, bakan gibi birçok meslek edindi.60'ların başında 2 sene boyunca ordudaydı.Zihinsel bir sakatlık yüzünden tahliye edildi.Ordudan tahliyesinden sonra birçok kez intahara kalkıştı ve Pensilvanya'da çeşitli akıl hastanelerinde vakit geçirdi.IQ'su 130'du ve ona yarım milyon dolar yapıcak bir yatırım portföyü oluşturdu.1986'da Gary'nin içindeki şeytanlar, ona 10 kadından oluşan bir harem kurup evlatlarından oluşan küçük bir kabilede kendisini hakiki bir patrik yapmasını sölediler.

Deliliği için 60'ların başında orduda ona yapılan LSD deneylerini suçladı, fakat alkolik annesi ve onun disiplinci kocasinin sebep olduğu düşünülüyordu.Heidnik'in kadınlardan yana tercihi siyah ve gerizekalı olanlardı.70'lerde bu tarz bir kadını bir akıl hastanesinin önünden kaçırıp ona tecavüz ve işkence çekdirmeyüzünden hapse girdi. 1985'de Filipinli bir kadınla evlendi.Aşağılandıktan ve zorla Heidnick'i fahişelerle aaaa yaparken izledikten sonra onu terketti.

Kaçırmış olduğu 6 kadını bordumunda hapsetti ve orda 4 ay boyunca farkedilmeden tutuldular.Kadınlardan biri kaçıp polise gittiğinde,polis anlattığı işkence ve cinayetlere inanmadı.25 Mart 1987'de polis Heidnick'in evini aradı.Dipfirizde dirseğe kadar kesilmiş bir insan kolu ve sobada da kızarmış insan kaburgası buldular.Bir hafta boyunca bileklerinden asılmış ve bodrumda ölmüş bir cesedi oymuştu.

Cesedi, ilk önce elektrikli testereyle kesmiş, daha sonra etini yemeye hazırladı ve köpek mamasıyla karıştırıp diğer esirlerine zorla yedirdi.

Yedirdiği diğer kadınlar hala bodrumdalardı ve ikisi borulara zincirlenmiş, biri de çukurun içindeydi.Kadınlardan biri çokdan öldürülmüştü; su dolu bir çukura atılmış ve Heidnick cereyanlı telle elektrik akımı vererek öldürmüştü.Daha sonra onun cesetini alıp New Jersey'de bir ormana attı.Hapse atıldığından beri çeşitli intahar girişimlerinde bulundu.Gary Heidnick Pensilvanya eyaleti tarafından 6 Temmuz 1999'da idam edildi.
-DeMoN- isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 07-26-2008, 09:52 AM   #4 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Micheal Terry

1985 Aralık ayında bir gece, 21 yaşındaki siyah Curtis Brown, Atlanta, Georgia'daki evinden bir paket sigara almak için ayrıldı. 5 saat sonra, Dean Rusk Park'da kimliksiz bir ceset bulunana kadar haber alınmadı.Kimliği soyulmuş, pantalonu indirilmiş, kurban bir kaç defa kafasından vurulmuş ve 38 kalibrelik kurşunlar ballistik belirleme için düzgün şekilde düzeltilmişti. Curtis Brown'un cesedinin kimliği, 4 gün sonra kız arkadaşı kayıp insan raporı doldurana kadar belirlenememişti. Bu doğrulamayla beraber dedektifler kurbanın son saatlerini gözden geçirirken civardaki bir meyhaneye kadar onu izleyebildiler.Oranın çalışanları onu öldüğü gece orda görmüşlerdi ve "Big Mike" denen başka siyah bir müsteriyle ayrıldığını düşünüyorlardı.

Ordan itibaren izler soğumuştu ve dedektiflerin gölgeleri kovalamak için vakitleri yoktu.6 yıl önce Atlanta, Amerikan'ın cinayet başkenti olarak "şereflendirilmişti".Ülkenin, kişi başına düşen cinayet oranı en yüksek eyaletiydi ve maddeler bu süre içersinde gelişmekteydi.Patlak veren 2 sansasyonel seri cinayet, ülkenin dikkatlerini 1980'den 1984'e kadar Atlanta'nın üzerine çekmişti ve fazladan çalışan polisin elinde baya da "sıradan" cinayetler bulunmaktaydı.

10 ay geçmeden önce, yetkililer, başka bir canavar çıkana kadar kendilerini çekmişti.Ekim 1986'nın ortalarında, terkedilmiş bir binada siyah bir gencin çürümüş cesedi bulundu.Ceset, kafasının arkasından birkaç kez vurulmuştu ve pantalonu dizlerine kadar indirilmişti. Kurbanın, Ohio'dan olan 21 yaşındaki serseri Daryl Williams olduğunu belirlemek birkaç gün sürdü.En son 5 Ekim'de bir barda görülmüştü ve o akşamdan sonra ondan hiçbir iz alınamamıştı.

Balistik testlerin doğruladığına göre Williams cinayetinde kullanılan silahla, George Willingham'ın cinayetinde kullanılanın arasında bir bağ ortaya çıktı.Willingham, yerel aile babası, 5 Ekim günü evden bir iş için çıkmıştı ve geri dönmedi.Ertesi gün, bir ara yolda bulundu ve kafasının arkasından, Daryl Williams'da kullanılan tabancanın aynısıyla vurulmuştu.

Bu iki benzer davanın arasındaki bağlantı, dedektifleri tekrar aynı dosyaya döndürdü.Çabuk bir şekilde öteki kurbanlardan oluşan bir liste derlediler.Curtis Brown Güney Carolina'dan Richard Williams 'le birlikte eklenmişti; Columbus, Ohio'dan 31 yaşındaki Alvin George ve Atlanta yerlisi 18 yaşındaki Jason McColley.Sondan 3 kişinin sokak dolandırıcısı yada erkek fahişe olaak ünleri vardı ve geçen sene içersinde hepsi tabancayla yada bıçakla öldürülmüştü.

Çözümlenmemiş cinayetler arasında da göze çarpan başka benzerlikler vardı.6 kurbandan beşi pantalonları indirilmiş olarak bulundu ve görünüşe göre aaaaden sonra öldürüldüler.George ve McColley, bir ay arayla aynı ara yolda, benzer bir bıçakla boyunlarından bıçaklanarak öldürüldüler.Birbirinden alakasız olan iki Williams,ilki ve sonuncusu, birbirine yakın iki ayrı terkedilmiş binada öldürülmüşlerdi.

Richarrd Williams ve Curtis Brown, aynı tabancayla vurulmuşlardı, fakat bu Daryl Willamsve George Willingham'da kullanılmamıştı.Brown ve Richard Williams, kısa ve keskin bir bıçağın ölümden sonraki yaraları yüzünden acı çekmişlerdi. Eğer başka bir bağlantı gerekirse, bir tanık Jason McColley'i "Big Mike"ın tarifine uyan biriyle gördüğünü hatırladı.Yenilenen soruşturma, dedktifleri, Michael Terry'nin geçen sene boyunca yaşadığı ve pek çok silah topladığı pansiyona yöneltti. İşindeyken, lastik kaplama dükkanında, tutuklanan Terry saklı tuttuğu .357 magnumu çıkardı ve sorgulama için çekti.

Nihai itirafında Terry, birkaç kurbanınla barlarda tanıştığını, homoaaaaüel ilişkiler için başka yerlere geçtiğini, sonra daha ufak adamların onu sözde, soygun ve daha kötüleri için tehdit ettiğini söyledi.İddia ettiğine göre ölümlerin sebebi kendini savunmasıydı."Ben kimseyi incitmek istemedim."diye ısrar etti Terry, "ama benden faydalanmaya kalkdılar."Jüri başka şekilde düşündü ve 22 Şubat 1987'de, Richard Williams ve Curtis Brown'u öldürmekten dolayı mahkum edildi.Şartlı tahliyesiz ömür boyu hapse edilirken, diğer davaları da, cezasının kısaltılması ihtimaline karşı ertelendi.
-DeMoN- isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 07-26-2008, 09:52 AM   #5 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Pedro Alonso Lopez




Pedro Alonso Lopez 1949'da bir fahişenin 13 çocukdan biriydi.8 yaşında kızkardeşlerinden birine cinsel tacizde bulundu ve bunun cezası olarak annesi onu sokağa attı.Aynı yaşta, komşu çevrede başka bir adam tarafından cinsel tacize uğradı.

18 yaşında araba hırsızlığından girdiği hapiste de saldırıya uğradı.Ondan daha yaşlı 4 mahkum tarafından da tecavüze uğradı ve 3'ünü öldürerek cinayetten dolayı 2 yıla mahkum edildi.Bu dönem onu daha da çok öldürme isteğiyle doldurdu.Genelde markette ıssız bir yere götürebileceği tarzda bir kız bulana kadar dolanırdı.İlk önce kıza tecavüz eder, daha sonra da onu boğardı.

1978'de Peru'lu 100 kız öldürdüğü söylendi.Bir köyde 9 yaşındaki bir kızı alıkoymaya çalışırken yakalandı.Onu yakalıyan Ayachucos Hintlileri ona adalet olarak dövmeyi, sonra işkenceyi ve canlı canlı yakmayı uygun gördüler.

Ama bunları yapamadan önce bir Amerikan misyoneri onlarla Lopez'i yetkililere teslim etmek hakkında konuşdu.Yetkililer onu cezalayacakları yerde Ekvador'a götürdü.Belki 110 Ekvador'lu kıza tecavüz etti ve öldürdü.1980'de 12 yaşında bir kızı kaçırırken yakalandı.Bu 53 kurbanın ortaya çıkmasından sora oldu.Onları bir sürü farklı yere gömdü, fakat daha başka ceset bulunamadı.Lopez'in, onları araştırmalarında boş yere peşinden götürdüğünü düşünüyorlar.

Lopez hala Ekvador'da bir hapishanede ve şartlı tahliye edilebilir.Ancak bırakıldığı takdirde Peru'da hala davaları ve hapsi devam edecek.
-DeMoN- isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 07-26-2008, 09:58 AM   #6 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

RANDY KRAFT 1945 – 1983 (Score-Cart Killer)

1983 yazı, devriye polisi zikzaklar çizerek giden bir arabayı durdurur. Şoför 38 yaşındaki Randy Kraft’dır ve aşırı alkollüdür. Arabadan inen Kraft’ın garip davranışlarından şüphelenen polisler arabasının bagajında Terry Gambrel’ın cesedini bulur. Arabada yapılan aramalarda, genç erkeklere ait 47 resim bulunur. Kimi ölmüş, kimi çıplak kimide baygın bir haldedir. Ayrıca arabada bir de not defteri ve 9 çeşit uyku ilacı bulurlar. Bunların içinde VALIUM (sakinleştirici hap) ve çeşitli ağrı kesicilerde vardır. Sürücü Randy Kraft tutuklanır.

Kraft’ın evinde ve garajında yapılan aramalarda kurbanlarını öldürmekte kullandığı kemer, kayış, zincir ile kurbanlarına ait iç çamaşır ve yine kurbanlarına ait giysiler bulundu. Örn, bulunan ceketlerden biri Michigan’da ki kurbanlarından birine ait.

Randy Kraft 19 Mart 1945 yılında Long Beach California’da doğdu. Ailenin 4. ve tek erkek çocuğuydu.1948 aile aşırı derecede muhafazakâr olan Westminster'a taşındı. Haziran 1963’de liseden mezun olan Kraft California’da ki Claremont College’ine gider.1966’da erkek arkadaşı ile Huntington Beach'e yerleşke den uzağa taşınır ve zamanın çoğunu Gay barlarda geçirmeye başlar.1969’da okulu derece ile bitirir ve hava kuvvetlerine katılır.1 sene sonra eşcinsel davranışları nedeni ile ordudan atılır.5 Ekim 1971’de polis Orange Country’nin güneyinde bir erkek cesedi bulur. Wayne Joseph Dukette 30 yaşında ve gay’dir.3 haftadan beri kayıptır, ölüm tarihinin 5 Eylül olduğu tespit edilir. Dukette’nin kişisel eşyaları ve elbiseleri bulunamaz. Bu Kraft’ın bilinen ilk cinayetidir. Kraft seri cinayet kariyerine başlamıştır.

1972 Noel’in de Edward Daniel Moore;6 hafta sonra 6 Şubat’ta 18 yaşında kimliği belirlenemeyen biri bulunur. İşkence edilerek öldürülmüş. Ve çorapları anüsüne sokulmuştur.

Cumartesi Hauntin Beach’te başka bir ceset bulunur. Ertesi yıl parçalanmış bir ceset bulunur, kafası Longbeach, gövdesi, sağ bacağı ve kolları San Pedro, sol bacağı Sunset Beach'e bırakılmıştır.

28 Temmuz 1973’de 20 yaşındaki Ron Wiebe, ölü bulunur. İşkence edilmiş karnı ve penisi parçalanmıştır. Çoraplarından biride anüsüne sokulmuştur.

1973’de ki son kurban 23 yaşındaki Vincent Cruz Mestas 29 Aralık 1973’de bulunmuştur. Elbiseleri çıkarılmamış ama ayakları çıplaktır, çoraplardan biri anüsüne sokulmuştur. Ve penisi kesilmiştir.

Katil bir süre mola verir.1974 1 Haziran’da tekrar işbaşı yapacaktır.20 yaşındaki Malcolm Eugene Salton Sea Imperial Countyde ölü bulunur. Katil cinsel organını parçalamıştır.
Sonraki kurban 3 ağustos 1974 25 yaşındaki Thomas Paxton Lee’dir.9 gün sonra 23 yaşındaki Gary Wayne Cordova ölü bulunur, yüksek seviyede alkol ve Valium almıştır.
17 Ocak 1975’de, 21 yaşındaki Craig Victor Jonaites bulunur, boğularak öldürülmüştür.
29 Mart 1975’de 19 yaşındaki Keith Daven Crotwell Long Beach’te ölü bulunur. Görgü tanıkları çevrede beyaz bir Mustang gördüklerini söylerler. Kraft açık vermeye başlamıştır.
1976 yılı Kraft için çok kötü geçmiştir. Kraft’ın kronik migreni ve şiddetli mide ağrıları vardır ve daha da kötüleşmektedir. Buna insomnia (uykusuzluk)’da eklenmiştir.
1976’da ki bilinen ilk kurbanı Larry Gene Walters’dır.

İki ay sonra Mark Hall bir parti dönüşü kaçırılır. Cesedi 3 Ocak 1976’da Cleveland National Forest’de bulunur. Çıplaktır ve işkence edilmiştir. Ayakları bıçakla kesilmiş, gözleri, yüzü, göğsü sigara ile yakılmıştı. Penisi kesilmiş ve anüsüne sokulmuştu.
1976-77’de 8 kişi daha vahşice öldürüldü.

13 yaşındaki Oliver Peter Molitor
13 Nisan’da 17 yaşındaki Kenneth Eugene Buchanan
19 Nisan’da 14 yaşındaki Larry Armendariz
Nisanda 13 yaşındaki Michael Craig McGhee
Ekimde 16 yaşındaki Randall Lawrence Moore
10 Aralıkta 19 yaşındaki Paul Fuchs

Ayrıca kimlikleri saptanamayan iki kişide Calexico yakınlarındaki çöplüğe atılmıştı.

1978’in bilinen ilk kurbanı 19 yaşındaki Scott Michael Hughes, elbiseleri kana bulanmıştı, penisi kesilmişti. Kanında yüksek oranda Valium tespit edildi.11 Haziranda 23 yaşındaki Roland Young,19 Haziranda 23 yaşındaki Richard Keith, ayak bileği sigara ile yakılmıştı. Kanında yüksek seviyede alkol ve Tylenol tespit edildi.

Bir sonraki kurban 18 Kasım 1978’de 21 yaşındaki Michael Joseph Inderbeiten’di. Göz kapakları ve vücudunun birçok yeri sigara ile yakılmıştı.
16 Haziran,1979’da Donald Harold Crisel
28 Haziran’da13 yaşındaki Thomas Lundgren ölü bulundu, boğazı ve penisi kesilmişti
5 Ağustos’ta 17 yaşındaki Marcus Grabbsın cesedi bulundu. Katil durmak bilmiyordu.
27 Ağustos’ta 15 yaşındaki Donald Hayden
9 Eylülde 17 yaşındaki David Murillo, sopa ile dövülerek öldürülmüştü. Tecavüze uğramış, gözleri ve ayak bilekleri yakılmıştı.
17 Temmuz 1980’de Michael Sean O’Fallon ölü bulundu, kanında öldürücü derecede alkol ve Valium tespit edildi.
22 Ağustos 1980’de 19 yaşındaki Wyatt Loggins
17 yaşındaki Michael Duane Cluck, Kraft'ın 1981 yılındaki bilinen ilk kurbanı. Seattle’den Francisco’ya otostop yapıyordu. Tekmelenerek öldürülmüştü.
Tesadüfe bakın ki cesedinin bulunduğu günlerde Kraft’da ayağını incittiği için hastaneye gitmişti...
29 Temmuzda 13 yaşındaki Raymond Davis, bir kaç hafta sonrada 16 yaşındaki Robert Avila'nın cesetleri bulunur.20 ağustos 1981’de,17 yaşındaki Christopher Williams
26 Kasım1982’de Brian Whitche, cinayetler 1983’de iyice arttı.
19 yaşındaki Lance Trenton Taggs
29 yaşındaki Anthony Jose Silveira
21 yaşındaki Eric Church,
24 yaşındaki Mikeal Lâine,
18 yaşındaki Geoffrey Nelson
20 yaşındaki Rodger DeVaul Jr.

Öldürülenlerin çoğu otostopçulardı. Randy Kraft’ın hedefi otostop yapan genç erkeklerdi. Kurbanlarını önce ilaçla uyuşturuyor, sonra onları ormana götürüp tecavüz ediyordu. Kraft amerikanın gördüğü en hasta ruhlu seri katillerden biridir. Kurbanlarını bağlayıp kemerle, zincirle dövüyor, tecavüz ediyor, ayaklarından ağaca asarak derilerini yüzüyor ve tüm bu yaptıklarını not defterine en ince ayrıntısına kadar yazıyordu. Bu yüzden 'SCORE-CARD KILLER' ismini almıştı.

Kraft çalıştığı bilgisayar firmasının işleri gereği sürekli seyahat ediyordu. Bu yüzden de yakalanmadan uzun süre cinayetlerine devam edebilmiştir. Haziran 1974–1983 Ocak arası Oregon ve Michigan arasında birçok çözülemeyen cinayet işlenmiştir. Bunları Kraft’ın işlediği sanılıyor. Temmuz 1983’de mahkeme Randy Kraft’ı 16 cinayetten idam cezasına çarptırdı. Kanıtlanabilen cinayet sayısı 16,ama polisler Kraft’ın 67 cinayetle ilgisi olduğunu düşünüyor.




8 kişinin katili “Şen Surat“ Keith Jesperson ile hapishanede yapılmış röportaj.

— Kaç yaşındasın?
KHJ: 42 yaşındayım. Nisanda 43 olacağım.

— Kaç kişiyi öldürdün?
KHJ: 5 eyalette toplam 8 kişiyi öldürdüm. Bu kadarı da yeterli. Zaten onun için buradayım.

— Nerede doğdun?
KHJ: Chiliwack British Columbia, Vancouver’ın 64 mil doğusunda.

— Hapishane hayatı hakkında ne düşünüyorsun?
KHJ: Burada olmaktan nefret ediyorum.

— Takma ismin neden 'ŞEN SURAT'? (Burada yüzünde bir gülümseme belirir.)
KHJ: Neden şen surat? Şimdiye kadar senin gazetende hep öyle yazılıp çizildi. Bundan sonra nasıl şeyler yazdığına dikkat et.

— Çocuğun var mı?
KHJ: 3 çocuğum var, iki kız 15–18 ve birde erkek 17

— Babalarının bir seri katil olması hakkında neler düşünüyorlar?
KHJ: Çocuklarım tüm bu olanlar yüzünden harap oldu.

— Ömür boyu mahkûmiyetimi tercih edersin yoksa idam cezasını mı?
KHJ: Ölüm cezası ile yüz yüze gelmeyi tercih ederim.

— Niçin bu insanları öldürdün?
KHJ: Her biri değişik vakaydı. Fakat çoğunlukla depresyon,ani öfke yüzünden uykusuzluk.

— Öldürmek nasıl bir şey?
KHJ: Kimsenin başına gelmesini istemeyeceğim bir şey. Panik maksimumdu. Öldürmeyi hayal et ama asla deneme. Onu gerçekleştirene kadar anlayabileceğiniz bir şey değil.

— Pişmanlık duyuyor musun?
KHJ: Pişmanlık? Her şeyi geri döndürmeyi isterdim. Ama ne yapabilirim ki? Çok üzgünüm. Kurbanların ailelerinin beni asla affetmeyeceklerini biliyorum. Her sabah vicdan azabı ile uyanıyorum. Fakat toplum anlamıyor yâda vicdan azabı çektiğime inanmıyor.
İnsanlar bizim soğukkanlı katiller olduğumuza inanıyor. Bize inansınlar biz vicdansız değiliz.

— Bu cinayetleri işleyeceğini tahmin etseydin, kendine engel olur muydun?
KHJ: Her şey öylesine çabuk oldu ki. Kendim de dâhil herhangi birinin beni durdurup durduramayacağını bilmiyorum.
-DeMoN- isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 07-26-2008, 09:59 AM   #7 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

WILLIAM HEIRENS




3 Haziran 1945'de 43 yaşında bir kadın yatağında ölü bulundu. Kurbanın adı Josephine Ross’du. Katil kurbanın boynunu kırmızı bir etek ve külotlu çorapla bağlamıştı. Kurbanın boynundakileri çözen polis, yüz ve boyun çevresinde çeşitli bıçak izleriyle karşılaştı. Katil kadının boğazını kesmiş ve onu ölüme terk etmişti.

4 ay sonra 19 yaşındaki Veronika Hudzinski saldırıya uğradı. Saldırgan Hudzinskiy’e ateş etmişti. Kadın omzundan yaralandı.4 gün sonra 'Çılgın Köpek' başka bir kadına saldırdı. Bu seferki kurbanı Evelyn Pekerson’du.

Saldırgan kadının kafasına ağır bir aaaalle vurmuştu. Kadın olaydan yaralı kurtulmuştu.
5 Kasım günü Bayan Caldwel evinde, dışarıdan gelen bir kurşunla yaralandı. Saldırgan karşı caddedeki evin çatısından ateş etmişti.

5 gün sonra 10 Kasımda Pinecrest Otelinde bir kadın cesedi bulundu. Öldürülen kadının ismi Frances Brown’du. Boynuna bir bıçak saplanmıştı. Bıçak boğazın bir tarafından girmiş öbür taraftan çıkmıştı. Herkesi şaşırtan şey ise katilin kırmızı rujla duvara yazdığı yazıydı.

TANRI AŞKINA
DAHA FAZLA ÖLDÜRMEDEN
YAKALAYIN BENİ
KENDİMİ ARTIK KONTROL EDEMİYORUM

Ertesi ay James Degnan'ın 6 yaşındaki kızı Suzanne evinden kaçırıldı. Olay yerine gelen polis kızın odasında bir kâğıt buldu. Kâğıtta ”20.000 dolar hazırla ve haber bekle FBİ yâda polis yok. Para 5lik ve 10luk olsun. Kızın sağlığı için bu kâğıdı hemen yak” yazılıydı.6 ay boyunca yüzlerce polis Degnan olayıyla ilgilendi ama hiçbir sonuç çıkmadı. Aynı yıl 26 Haziranda bir genç bir evi soyarken yakalandı. Polis hırsızın cebinde bulduğu kimlikten, hırsızın William Heirens isminde 17 yaşında Chicago üniversitesinde okuyan bir öğrenci olduğunu tespit etti. Polis kısa sürede, yakaladığı gencin zararsız bir hırsız olmadığını anladı. Hırsızın yurttaki odasında yapılan aramalarda son iki yıldır çözülemeyen cinayetlerin ganimetleri (Heirens kurbanlarının mücevher saat gibi eşyalarını da çalıyordu) bulundu. Yakalandıktan bir gün sonra, yapılan parmak izi incelemelerinden Heirens'in sol serçe parmağının Degnanların notundaki parmak iziyle uyuştuğu tespit edildi. Yapılan aramalardan sonra bir lağım çukurunda Suzanne Degana’nın Kafası bulundu. Bunun üzerine polis çevredeki tüm kanalizasyon çukurlarını incelemeye başladı. Her delikten Suzanne’nin parçalanmış cesedinin bir parçası çıkar. Sonunda polis küçük kızın kolları hariç tüm vücudunu birleştirmeyi başarır. William Heirens’in duruşması 4 Eylül 1946 başladı. Suçlamalar 2 gün sürdü. Heirens tüm suçlamaları kabul etti. Mahkeme onu işlediği suçlardan ömür boyu hapse mahkûm etti. Yapılan testler sonunda doktorlar Heirens'in çift kişilikli olduğunu söyledi. Yakalandıktan 3 gün sonra doktorlar Heirens'e sodyum Penothal serumu şırınga etti. (Bu ilaç geçici olarak beyin hücrelerini felç ediyor ve insanın direncini kırıyordu. Böylece ilacı alan kimse, sorulan her soruyu, hiçbir şey saklamadan cevaplıyordu).10 dakika sonra ilaç etkisini gösterdi ve Heirens her soruya cevap verecek duruma geldi. Yakalandığından beri ilk defa konuşuyordu.

Doktor Grinker: Suzanne Degnan'ı sen mi öldürdün?
Heirens: Onu George kesti.
Doktor Grinker: George bunu nasıl yaptı?
Heirens: George bir adamın evini soymak istiyordu. Dışarıdaki merdiveni gördü. Onu alıp duvara dayadı ve yukarı çıktı. Pencereden içeri girdi. Yataktaki küçük kızı boğdu ve onu dışarı çıkarttı. Sonra kızı küçük parçalara ayırdı ve her parçayı farklı bir lağıma attı. Bir not yazdı ve eve geri dönüp notu içeri attı. George kötü bir çocuk. Onun kiliseye gitmesi için çok uğraştım.
Doktor Grinker: George'un soyadı ne?
Heirens: Murman
Doktor Grinker: Neye benziyor
Heirens: Benden 5 yaş büyük. Daha uzun ve daha ağır. Esmer ve briyantinli uzun saçları var.
Doktor Grinker: erede yaşıyor?
Heirens: hicago'da Bir otelde yaşıyordu. Ama Meksika'ya gitti.

Sorgulama bitince Dr Grinker polislere ilacın suçlunun direncini kıramadığını ama bilinçaltına ulaştığını söyledi. Nasıl Doktor Jekyll, MR: Hyde'a dönüşüyorsa, Heirens’de George'a dönüşüyordu.

WILLIAM HEIRENS: "Yaptıklarım için üzgünüm. Aslında ben bile yaptıklarıma şaşırıyorum."
-DeMoN- isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 07-26-2008, 09:59 AM   #8 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Yoo, Young Chul



Chul Güney Kore’nin gelmiş geçmiş en büyük seri katili unvanına sahip oldu ama tabi bu onun bir pislik olmadığı anlamına gelmez. Eşi tarafından terk edilen Güney Koreli Yoo, bir yıl içinde 23 kişiyi öldürdü. Suç makinesinin hedefi nefret ettiği zenginler ve kadınlar.

Güney Kore'nin başkenti Seul, seri katil dehşetine tanıklık ediyor. Cuma günü yakalanan 19 kişinin katili Yoo Young-chul'ın (34) hikâyesi, korku filmlerine bile taş çıkartıyor. Bir yıl içinde onlarca kurbanını vahşice öldüren katil, geçen yıl eylülde hırsızlık ve tecavüz suçlamasıyla tutulduğu cezaevinden çıkmış, 13 gün sonra ilk cinayetini işlemiş.

FAKİRLİK SAPLANTISI
Cezaevinde yatarken eşi tarafından terk edilen Güney Koreli, kadınlardan nefret etmeye başlamış. Yoo, yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. 14 yaşındayken babasını sara hastalığı yüzünden kaybeden Yoo, başına gelen tüm olayların 'fakirlikten kaynaklandığı' düşüncesine kapılmış. Bu nedenle kurbanlarını nefret ettiği zenginler ve kadınlar arasından seçmiş. Kendisi de sara hastası olan Yoo, her zaman genç yaşta ölmekten korkmuş.

Sinsa-Dong bölgesinde yaşayan yaşlı bir çifti çekiçle vahşice katlettikten sonra soğukkanlılıkla 17 kişiyi daha öldüren Yoo'nun tüm kurbanları Seul’un zengin semtlerinden. Geçen cuma günü polis tarafından yakalanıp, tutuklanan Yoo Young-Chul, kurbanların büyük bölümünü 70 ila 80 yaşları arasındaki kadınlar arasından seçtiğini itiraf etti. Soğukkanlı katil, öldürdüğü kişileri taşıyıp gömmesi daha kolay olacağı için küçük parçalara ayırdığını anlattı.11 yaşında bir oğlu bulunan Yoo, ifadesinde eski karısını da öldürmeyi planladığını ancak çocuğunu düşündüğü için bunu yapamadığını da belirtti. Araştırmalarda 19 kişiyi öldürdüğü belirlenen Chul, sonradan yapılan araştırmalar sonucu 23 olduğunu netleşti.
-DeMoN- isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 07-26-2008, 10:00 AM   #9 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Andrei Romanowitsch CHIKATILO
Rostov Kasabı
1936 – 1994

İLK İPUÇLARI

Bulunan ilk cesetten neredeyse sadece kemik kalmıştı. "Lesopolosa"da (toprak kaymasını engellemek için ağaçlandırılmış toprak şeridi), yakacak odun arayan bir adam tarafından bulundu. Genişliği sadece 45 metre olmasına ve içinden bir patika geçmesine rağmen, kimse cesedi iyice çürüyene kadar bulamamıştı. Kemiklerinin üstünde artık sertleşmiş deri ve biraz da koyu renkte saç kalmıştı. Hemen "Militsia" yani güney Rusya'daki bölge yetkililerine haber verildi. Cesedi tanımlamaya yarayacak herhangi bir giysi yoktu, sırtüstü yatırılmış ve kafası bir yana dönmüştü. Kulaklar hala küçük delikleri görülebilecek kadar düzgündü, buna ve saçın uzunluğuna bakarak onun bir kız olduğunu tahmin ediyorlardı. Ve katiliyle mücadele etmişe benziyordu. İki kaburgası kırılmıştı, belki bir bıçakla ve daha yakın incelemede vücudunda sayısız bıçak yarası bulunmuştu. Gözleri yuvalarından oyarak çıkartılmıştı. Aynı şekilde cinsel bölgesi de bıçakla oyulmuştu. Bunu yapan her kimse, çıldırmış bir canavar olmalıydı.

Yakındaki bir köy olan Novocherkassk'dan 13 yaşındaki bir kızın, Lyubov Biryuk'un kayıp olduğuna dair rapor vardı. Araştırmacılar uzun aramalar düzenleyen amcasını çağırıp cesedi teşhis etmesini istediler. İçindeki küçük bir umuda dayanarak yeğeninin saçının bu kadar koyu renk olmadığını ve kemiklere bakılırsa burada çok uzun zamandır yattığını, ama yeğeninin sadece 1 aydır kayıp olduğunu söylemişti. Birkaç saat sonra, Binbaşı Mihail Fetisow merkezden geldi, bu bölgeden sorumlu kişi oydu. Başka kayıp kişi raporlarını sordu ve askeri birliklerin etraftaki ormanlık araziyi aramalarını istedi. Kalan deriden de parmak izi alınmasını istedi. Ertesi gün, beyaz bir terlik ve içinde küçük kızın sattığı marka sigara bulunan sarı bir çanta bulundu. Parmak izi uzmanları, kızdan ve okul kitabından alınan izlere dayanarak cesedin Lyubov'a ait olduğunu buldu. Adli tıp uzmanı sıcak havanın ve yağmurun çürümeyi hızlandırdığını söyledi. Etrafın aranması sonucu ne katile dair bir iz ne de kızın elbiseleri bulunamadı. Çözümsüz bir davaya benziyordu.

Bu konuyla ilgili bir kitap yazan Robert Cullen'e göre Rusya'da ya çok içip veya kızıp tanıdık birini öldürürsün ya da hırsızlık amacıyla birini öldürürsün. Ama ne kızın ailesinden veya tanıdık çevresinden bir şüpheli vardı, ne de hırsızlık yapılmıştı. Cesedin yakınından geçen bir patika ve 70 metre ilerde de anayol vardı. Riskli bir bölgeydi ve aniden işlenmişe benzemiyordu. Batı kültüründe görülen cinsel suçları andırıyordu. Arkadan kafasına vurularak bayıltılmıştı, 22 kere bıçaklanmış ve farklı şekillerde harap edilmişti.

Polis şüpheli listesini genişletiyordu: Akıl hastaları, suçlu çocuklar ve cinsel sapıklar. Kızın tanıdığı herkesi araştırıyor ve katille nerde karşılaştığını bulmaya çalışıyorlardı. Şüpheli listesinde olduğunu öğrenen eski bir suçlu bunu duyup kendini asınca da araştırma tamamlanmışa benziyordu. Başka şüpheliler yoktu ve herkesin düşüncesi katilin kendi cezasını vermiş olduğuydu. Ama sonra bir başka ceset bulundu.


ÇOK CİDDİ SUÇLAR BÖLÜMÜ

Lyubov'un cesedinin bulunmasından 2 ay sonra Shakhty tren istasyonunda çalışan bir işçi yakında bir iskelet kalıntıları buldu. 6 haftadır orada kalmışa benziyordu ve orta yaşlı bir kadına aittiler. Kadın çırılçıplak, yüzüstü bacaklar açılarak yatırılmıştı. Dikkat çeken ortak noktaları, çok sayıdaki bıçak yarası ve oyulmuş gözleriydi. Bunlar katilin seyrek rastlanan tarzdan imzasıydı. Ama bu yaşta veya tanımda kimse aranmadığı için bir teşhis yapılamadı.

1 ay sonra, bu noktadan 18 km güneyde bir asker başka kalıntılara rastladı, yüzüstü yatan bir kadın daha. Dallarla üstü örtülmüştü, yakından bakınca aynı bıçak yaraları bulundu ve gözleri de oyulmuştu, aynı şekilde teşhis edilemedi. Bağlantı çok açıktı, bir seri katil en azından 3 kişi öldürmüştü. Ama kimse bunu kabul etmiyordu, özellikle de basına karşı. Resmi olarak 3 ayrı çözülmemiş cinayettiler (aslında o yıl 7 taneydi ama o zamanlar bu bilinmiyordu).

Binbaşı Fetisow 10 kişiyi bu davayı iyice araştırmaları için görevlendirdi. Bu olayın hemen çözülmesini ve bu manyağın başka kadınlar öldürülmeden hemen yakalanmasın istiyordu. Bunların arasında 37 yaşındaki kriminoloji (suç bilimi) uzmanı Yüzbaşı Victor Burakov'da vardı. Parmak izi, ayak izi ve diğer konulardaki en iyi adamları oydu. Polis bilimi ve savaş sanatları hakkında uzmandı. Çalışkanlığıyla tanındığı için Ocak 1983'te Çok Ciddi Suçlar Bölümünün başına getirilmişti.

Aynı ay 4. kurban bulundu. 6 ay önce öldürülmüşe benziyordu ve ikinci cesedin bulunduğu yere yakındı. Bıçak yaraları ve gözün oyulması yine vardı, ama yakınında elbiseleri de vardı, genç bir kızdı. Tek bildikleri manyağın sigara içmediği, gözlerle ilgili bir takıntısı olduğu ve bunu öldürdükten sonra yaptığı, yani cesetlerle vakit geçirdiğiydi. Geçmişe bakarak başka kayıp vakası olup olmadığı araştırılacaktı ve buna Novoshakhtinsk'den başlanacaktı, orda 10 yaşındaki bir kızın kaybolduğu bildirilmişti.

KARIŞIKLIK

Olga Stalmachenok 10 Aralık 1982'de piyano dersine gitmişti, ondan beri onu gören olmadı. Burakov ailesini sorguladı ve aralarında evden kaçmasını gerektirecek bir sorun olmadığını öğrendi. Ama kendine "Sadist-Black-Cat" diyen biri kart atmıştı, kızlarının ormanda olduğunu ve o yıl 10 kurban daha alacağını yazmıştı. Burakov bunun sadece sapık bir adam olduğunu düşünüyordu ama gene de kızın öldüğünden korkuyordu.

14 Nisan 1983'te kaybolmasından 4 ay sonra cesedi gittiği konservatuarın 5 km uzağında bir tarlada bulundu. Vücudu dönmüş bir traktör izinde yatıyordu. Cinayet kışın işlendiği için kar cesedi korumuştu, bıçak yaraları açıkça görülüyordu. Kafası, göğsü ve karnına onlarca kez batırılmış, iç organları, özellikle ciğeri, kalbi ve cinsel organları deşilmiş, gözleri oyulmuştu. Yine aynı gaddar cinsel dürtüleriyle hareket eden katildi şüphesiz ve cinayetler sıklaşmaya başlamıştı, ama hala delil bırakmıyordu.

Araştırılacak herhangi bir kaynak yoktu, bunu yapacak kişi çok azdı ve bu davayı sadece üst düzey polisler biliyordu. Konservatuarla buranın uzaklığına bakarak adamın bir arabası olduğuna karar verildi. Görüntüsüyle insanları korkutmadığı da açıktı, kadınları ve çocukları bile. Bu işi zorlaştırıyordu, ama insanların dikkatini çekecek bir nevi akıl hastalığı olduğunu umuyorlardı. Cinsel suç işlemiş kişiler, özellikle 11 Aralıkta nerede oldukları, serbest bırakılmış akıl hastaları ve etrafta yaşayan, arabası olan veya kullanan her erkek araştırılmaya başlandı. Bütün kentten el yazısı örnekleri alınıp kartla karşılaştırıldı. Zahmetli bir işti ve sonuç alınıp alınamayacağı belli değildi, ama bir yerden başlamak zorundaydılar.

Bilmedikleri bir cinayet daha vardı, 15 yaşındaki Lourie'de, Shakhty'ye yakın bir yerde benzer bir şekilde öldürülmüştü ve üstü karla kaplanmıştı, uzun bir süre bulunamayacaktı. Bundan sonraki aylarda dikkate değer bir şey bulunamadı, karın bazı izleri kapattığı da açıktı. Sonra bir ceset daha bulundu. Yine bir ağaçlık kenarında yağmur oluğunda kemikler bulundu. Aranan kimse yoktu, ama kemikler incelenince seri cinayetlerden biri olduğu ortaya çıktı, aynı zamanda da kızın özürlü olduğu. Bu bazı araştırmaları kolaylaştıracaktı, ama geri zekâlı savunmasız bir kıza bile bunu nasıl yapabildiği sorusu insanı ürkütüyordu. Teşhis için etraftaki özel okullara bakılabilirdi. Kendi gibi çocukların gittiği bir okula giden 13 yaşındaki bir kızdı, kimse onu aramamıştı çünkü arada sırada kaybolur geri gelirdi.

Ormanlıkta 45 yaşındaki bir kadın da öldürülmüştü, ama bu cinayetlerle bağlantısı sonra çıkacaktı. Hemen arkasından Eylülde altıncı kurbanın yakınında 8 yaşında bir erkek çocuk bulundu. Diğerlerinden bir farkı yoktu, bıçak yaraları ve gözler. 9 Ağustostan beri aranıyordu, diğer kız gibi piyano dersine gidiyordu ve toplu taşıma araçları kullanıyordu. Bu yeni gelişme herkesin kafasını karıştırdı, çünkü genelde aynı tip ve cinsiyetten kurban seçerdi ama bu sefer farklıydı, hatta birden fazla katil olabilir mi düşüncesi ortaya çıktı. Mümkün olabilirdi, ama aynı türde şiddet uygulaması pek olası değildi. Tam bu sırada katilin yakalandığı haberi geldi Burakov'a, her şey bitmişti.

İTİRAFLAR

Şüpheli 19 yaşındaki Yuri Kalenik'ti. Yıllarca geri zekâlı çocuklar için bir yurtta yaşamış ve yer döşemeciliği öğrenmişti. Buradan daha büyük çocuklarla hala görüşüyordu ve bir gün onlarla işten eve giderken trendeki görevli onları sorguya çekmiş ve gençlerden biri suçlunun Yuri olduğunu söylemişti. Böylece tam akıllı olmayan ve kendini kurtarmaya çalışan bir çocuğun sözlerine güvenerek onu merkeze götürmüşlerdi. Görevliler davaya çözüldü gözüyle bakıyorlardı. Yuri tutuklandı ve içeri atıldı. Avukat veya sessiz kalma hakkı yoktu. Başına gelenleri bile tam anlayamıyordu, kimseyi öldürmemişti. Ama araştırmacılar suçlu olduğunu ve eninde sonunda itiraf edeceğini düşünerek onu içerde tutmak istiyorlardı. Açıkça belliydi ki eğer daha fazla dayak yemek istemiyorsa itiraf etmek zorundaydı, o da suçların hepsini kabul etti. Şimdi polise tek kalan gereken delilleri bulmaktı, bu adam doğru kişi olmalıydı.

Victor Burakov hala soruşturmanın başındaydı. Yuri'de uygun bir şüpheliye benziyordu, akıl sağlığı da tam olarak yerinde değildi, hem yapmamış olsa niye bu kadar iğrenç suçu kabul etsin ki? İtiraf etme en güçlü delil sayılıyordu. Hem onları cinayet mekânlarına da götürmüştü. Ama gene de Burakov emin olamıyordu, çünkü tam suç yerini göstermek yerine etrafta dolanıyordu ve polislerin ondan nereye gitmesini beklediğine bakıp öyle gidiyordu. Gözü korktuğu içi bunu yaptığı açıktı. Ne yapacağına karar veremiyordu, ama o anda yeni bir ceset bulundu.

LESOPOLOSA HAREKÂTI

Başka bir ağaçlıkta, sakatlanmış bir kadın cesedi daha bulundu. Katil göğüs uçlarını büyük ihtimalle dişleriyle kopartmıştı, karnını yarmış ve tek gözünü oymuştu. Aylardır burada olmalıydı, elbiseleri de yoktu. Kimliği belirlenemeyen bu cinayetten Kalenik sorunlu olabilirdi, çünkü o zamanlar serbestti ama bir sonrakini işlemesi imkânsızdı.

20 Ekim'de bulunan kadın cesedi 3 gün önce öldürülmüştü ve Kalenik o sırada içerdeydi. Yaralar aynıydı, ama yapan vahşileşmişti ve bazı organlarını çıkarmaya başlamıştı ve bu organlar bulunamıyordu. Bu sefer gözler yerindeydi. O cinayet serisine dâhil olmayabilirdi ama trenle yolculuk ediyordu. Belki de katil yöntemlerini değiştirmiş veya işi ortada bölünmüş olabilirdi.

4 hafta sonra oranın yakınında bir iskelet daha bulundu, yaz sırasında öldürülmüşe benziyordu ve gözleri oyulmuştu. 10. ceset 1984'e girer girmez bulundu. Tren raylarının yakınında bulunmuş ve 14 yaşındaki Sergey Markov'a aitti, 27 Aralıktan beri de kayıptı. Yine kışın koruyucu etkisiyle bu gence neler yapıldığı açıkça belli oluyordu. Sırtından defalarca bıçaklanmıştı, bu sayı 70 olarak tahmin ediliyor, cinsel organlarını ve o bölgedeki her şeyi kesip atmıştı. Anal tecavüze de uğramıştı. Katil yakın bir yere de dışkısını yapmıştı.

Kalenik’in suçsuz olduğu belliydi ve bunu yapan manyak hala sokaklarda serbestti. Davayı kapatma adına polis acele etmişti. Fetisow çocuğun kaybolduğu gün yaptıklarının üstünden geçmeye karar verdi. Gikovo adlı şehirde başlayıp bindiği trene kadar gidildi. Aynı şehirde geri zekâlılar için özel bir okul da vardı ve eski bir öğrenci olan 23 yaşındaki Mihail Tyapin'in de aynı saatte oradan ayrıldığı belirlendi. Uzun ve konuşmasını çok iyi bilmeyen bir gençti ve bir itirafta bulunmuştu, arkadaşı Aleksandr Ponomaryev ile Markov'u ağaçlığa çekip orda öldürdüğünü söylüyordu. Oraya dışkılamışlardı da. Tyapin'in şiddet dolu bir hayal dünyası vardı ve çözülmemiş birçok cinayeti de yaptıklarını söylüyorlardı ama cesede uyguladığı vahşet konusunda bir şey anlatamıyordu. Hatta başkalarının yaptığı ispatlanmış iki cinayeti daha üstlenmişlerdi.

Polisin kafası yine karışmıştı ve Fetisow bu konuda şüpheliydi ve Burakov aradıkları kişinin bu olmadığına emindi. Bütün itiraflar uydurulmuştu. Bunları yapanın 1 kişi olduğuna ve güç anlaşılan bir tür deli olduğuna inanıyordu. İlk işe yarar delillerini bulmuşlardı. Adli tip uzmanı Markov'un anüsünde sperm artıkları bulmuştu. Tecavüz sırasında katil boşalmıştı ve iz bırakmıştı. Şüphelilere artık kan grubu muayenesi yapılabilecekti ve şimdiye kadar itiraf edenlerin hepsinin kan grubu yanlıştı.

Ama yeni bir laboratuar raporu ortalığı karıştırdı ve sonucun yanlış olduğunu ve kan grubunun Mihail Tyapin'in kine uyduğunu söylüyordu. Katil bulunmuştu. Ama yine de yeni cesetler çıkıyordu.

BAZI İŞE YARAR İPUÇLARI

1984'te birçok ceset daha ortaya çıktı, ilki daha önceki cesetlere yakın bir yerde bulundu, bir kadın cesedi. Aynı şekilde öldürülmüştü, gözleri yerindeydi ama yeni bir şey vardı: bir parmağı alınmıştı. Daha fazla ipucu da vardı, çamurda bırakılmış 13 numara bir ayak izi. Kurbanın üstü de kan ve spermle kaplanmıştı. 18 yaşında, tren istasyonunda çalışan bir çocukla çıkan bir kız olduğu ortaya çıktı, çocuk sorgulandığında o saatte başka bir yerde olduğunu ispatlayabiliyordu. 3 önemli olay vardı, cinsel bölgesinde bit vardı, karnında sindirilmemiş yemek vardı ve içinde hiç meni yoktu. Katil sadece üstüne mastürbasyon yapmıştı. Kızın fakirliğine bakılırsa onu yemek ısmarlama bahanesiyle kandırmış olma olasılığı yüksekti. Yakın çevrede özel bit ilacı satın alan olup olmadığı da araştırıldı.

Ama sonuçsuz. Tek buldukları kadının erkek arkadaşının da 1982'den beri kayıp olduğuydu. Diş kayıtlarına bakılarak ikinci cinayetin teşhisi yapıldı ve o kayıp arkadaş olduğu ortaya çıktı. Bu iki cinayet de birbirine bağlanmıştı. Bir şüpheli daha yakalanıp sorgulandı, ama Burakov'un aradığı katil tipi farklıydı.

Laboratuar da hala spermlerin aynı kişiye ait olup olmadığını bulamamıştı. Moskova’dan gelen uzman daha iyiydi ve kan grubunun AB olduğunu söyledi ve bu şekilde şüpheli listesi daraltıldı. Yakaladıkları kimse buna uymuyordu ve katil hala dışarıdaydı.

O yılın martında Novoshakhtinsk'de 3 gün sonra bıçaklanmış ve sakatlanmış olarak bulunan 10 yaşındaki Dimitri Ptashnikov kaçırıldı. Dilinin ucu ısırılarak kopartılmıştı ve penisi de yoktu. Üstündeki meniler daha önceki cinayetlere bağlıyordu bu olayı da. Yakında büyük bir ayak izi bulundu. Ama bu sefer şahitler de vardı. Çocuk uzun boylu, çökük yanaklı, dizlerini bükmeden yürüyen, büyük ayaklı ve gözlüklü biriyle uzaklaşırken görülmüştü. Ama kimse bu kişiyi tanımıyordu. Biri de beyaz bir araba görmüştü.

Sonra 17 yaşındaki Lyudmila Alekseyeva'nın 39 yerinden bıçaklanmış cesedi bulundu. İpuçları bir işe yaramıyordu. Hemen arkasından çekiçle öldürülmüş bir kız ve birçok bıçak yarasıyla öldürülmüş bir kadın bulundu, anne ve kızı aynı anda katledilmişti. 1984'ün sonuna kadar 24 kişi olmuştu. Ne zaman meni bulunsa, aynı kan grubunu yani AB gösteriyordu. Bir kurbanda gri bir saç teli, erkek saçına benziyordu ve bir cesedin yanında katilin olabilecek elbise parçaları bulunmuştu. Davranışları da değişmişti, bazen üst dudağı, bazen burnunu kesiyordu, kurbanın ağzını veya karnını da yarıyordu. Cinayet sıklığı da artmıştı, yılda 5 kurbandan iki haftada bire çıkmıştı. Ama eninde sonunda bir hata yapacakti ve tek çareleri buydu.

ŞÜPHELİLER

İç işleri bakanlığından bu davayla ilgilenmek üzere 10 yeni detektif ve 200 memur atandı. Burakov bu ekibin başıydı, bu ona büyük bir sorumluluk yüklüyordu. Yeni bir plan yaptı ve sivil kıyafetli gizli görevli memurları otobüsler, trenler ve parklara koydu. 25–30 yaş arası, iri yapılı ve AB kan grubuna sahip biri aranıyordu. Dikkatli ve en azından biraz da zeki, ikna edici konuşan bir erkek. Bir kadınla veya annesiyle yaşıyor ve seyahat ediyor olmalıydı. Eski bir akıl hastası veya kuvvetini kötüye kullanan bir kişi, anatomi ve bıçak kullanma konusunda da bilgiye sahip. Bu kriterlere uyan hemen herkese kan testi yapılıyordu.

Basının bu konuda yazması, sorular sorması veya araştırması yasaklanmıştı, kadınlar ve çocuklar da uyarılmıyordu. Bir memur Rostov otobüs durağında yaşlıca bir adamı izlemişti. Genç bir bayanla konuşmuş, o otobüsüne binince duraktaki başka bir kızın yanına oturmuştu. Bu davranışlarından şüphelenen Yüzbaşı Zanasovsky onun sorgulanması gerektiğine karar verdi. Adamın adı Andrei Chikatilo'ydu ve makine yedek parçaları satan bir şirkette müdürdü. Oraya iş gezisi için gelmiş ama Shakhty'de oturuyormuş. Kadınlarla niye konuştuğu sorulunca, eskiden öğretmen olduğunu ve gençlerle muhabbeti özlediğini söylemişti. Polis şefi gitmesine izin vermişti. Ama Chikatilo'ya yine rastlayınca onunla aynı otobüse binerek izlemeye başladı. "Hasta birine benziyordu ve sürekli kafasını bir yandan öbür yana çeviriyordu." Onun başka bir otobüse bindiğini ve orda da başka kadınlara yanaştığını gördü. En sonunda bir hayat kadınıyla anlaşıp mantosunun altından *** yaptırırken toplum içinde ahlaksız davranmaktan tutukladılar. Çantası araştırılınca içinden bir kutu vazelin, uzun bir mutfak bıçağı, bir parça ip ve kirli bir havlu çıktı. Yani hiçbirinin iş gezisiyle alakası yoktu.
Zanasovsky onun lesopolosa katili olduğuna emindi. Savcının gelmesini istedi ve onu sorgulamaya başladılar. Kanı alındı ama AB değil A çıkmıştı. Aynı zamanda Komünist partisinin iyi referansları olan bir üyesiydi. Geçmişinde dikkat çekecek hiçbir şey yoktu. Yine de onu itirafa zorlamak amacıyla bir kaç gün hapiste tuttular. Her şeyi inkâr etti ve sadece cinsel açıdan zayıf olduğunu, dürtülerine uyduğunu söylüyordu ve sonunda serbest bırakıldı. Sonra iş yerinde ufak bir hırsızlıktan tutuklanıp 3 ay hapis yattı. Ama kan grubu uymadığı için onların katili olamazdı.

Burakov Moskova'ya gidip oradaki uzman psikyatristlerle katilin profili hakkında konuşmak istedi ama Alexander Bukhanovsky dışında kimse ona pek yardımcı olamadı. Katil hakkında bulduğu her şeyi araştırdıktan sonra şöyle bir sonuca ulaştı: Cinsel açıdan geri kalmış, 25–50 yaş arası ve 1.80 boylarında. İktidarsızlık çekiyor ve kurbanların ona bakmasını engellemek için gözlerini oyuyor. Vücutlarını bir yandan kendi beceriksizliğine duyduğu siniri çıkartmak için, bir yandan da zevkini bastırmak için deşiyordu. Bir sadist ve şiddet uygulamadan rahatlayamıyor. İçinden gelen dürtülerle hareket ediyor ve ne zaman nerde ortaya çıkacağı kestirilemiyor. Cinayet işlemediği sürece de depresif davranışlar gösteriyor, hatta baş ağrıları bile olabilir. Geri zekâlı veya şizofreni değil, bir plan oluşturup onu uygulayabiliyor. Tek başına öldürüyor ve bunların hepsini de sadece o yapmış. Ama maalesef bunlar onu yakalamak için yeterli bilgi değildi.

Cinsel görevini yapamaması onları homoaaaaüel suçlar islemiş eski bir mahkûma Valery Ivanenko'ya götürdü. Bu birçok "sapıklık" yapmış ve kendini psikopat olarak tanımlayan bir kişiydi. Aynı zamanda karizmatik bir kişiliği vardı ve öğretmenlik de yapmıştı. 46 yaşındaydı ve gözlük takıyordu. Rostov'daki akıl hastanesinde yatmış ama kaçmıştı. Bütün tahminlerin üstündeydi ve mükemmel şüpheli gibiydi. Yatalak annesiyle kaldığı daireden çıkarken Burakov onu tutukladı. Ama onunda kan grubu A'ydi ve o da katil olamazdı. Burakov onu serbest bıraktı ve eşcinseller hakkında ona bilgi getirmesini istedi ve bu konuda çok başarılıydı. Kısa sürede Rostov'un yeraltı dünyası, şiddetçe sapıklıklar hakkında birçok bilgi edinmişlerdi. Bu şüpheliyle yaptıkları sorgulama sonucunda Burakov katillerinin eşcinsel olmadığına ama normal ilişkiye gelince iktidarsızlık çektiğine karar verildi. Ama daha fazla ayrıntıya ihtiyaçları vardı.

KATİL X

Baskı altında daha önceki cinayetleri çözmeye çalışıyorlardı ve sonraki 10 ay içinde sadece 1 ceset daha bulundu, genç bir kadın, ama bu sefer Moskova’nın yakınındaydı. 10 ay boyunca katil nerdeydi? Oraya mı taşınmıştı? Sadece öylesine mi gitmişti? O süre içinde acaba tutuklanmış mıydı? Hatta ölmüş bile olabilirdi. Ancak 1985'in Ağustosunda yeni bir ceset daha bulundu. Aynı şekilde işlenmişti ve bir havaalanının yakınındaydı. Rostov'daki katilinin aynısıydı. O arada yapılan bütün uçuşların kayıtları incelendi ama yine de gözlerinin önündeki ipucunu kaçırdılar. O arada Moskova'daki yetkililer bulunan 3 tane erkek çocuk cesedini de bu olaya bağladılar, üçüne de tecavüz edilmiş, birinin de kafası kesilmişti.

Rostov ekibi tekrar Shakhty'ye döndü çünkü otobüs garajının yakınında 18 yasındaki evsiz bir kızın cesedi bulunmuştu. 1 ay önce Moskova'da bulunan cesetle aynı izleri taşıyordu. Tırnaklarının altında kırmızı-mavi iplikler bulundu ve üstündeki izlerden alınan örneklerde yine AB grubu çıktı ve yine 1 tane gri saç teli bulundu. Şimdiye kadar bulduklarıyla artık olayı çözeceklerine inanıyorlardı. Tekrar birini yakalayıp 10 gün sorguladıktan sonra her şeyi itiraf ettirmişlerdi, ama adam onları ne cinayet mahalline götürebilmişti, ne de söyledikleri birbirini tutuyordu.

Operasyon genişletildi ve Baş Araştırmacı Issa Kostoyev, 15 savcı ve 29 detektif olaya atandı. Tren ve otobüs duraklarını izleme görevi devam ediyordu. Bayan görevliler erkeklerin onlarla konuşması için daha çok ortada dolaşıyordu. Kostoyev fazla yol kat edemediklerini ve aslında katile rastladıkları halde tanıyamadıklarına inanıyordu. Bu arada seri katiller hakkında bulduğu her şeyi de okuyordu. Yuri Kalenik hala hapiste onun hakkında yapılan araştırmanın bitirilmesini bekliyordu ve 5. yalan itirafı alınmıştı. Kostoyev onun suçlu olmadığına emindi ve sadece vakit kaybettirdiğini düşünüyordu.

Burakov tekrar Dr. Bukhanovsky'ye gidip daha ayrıntılı bir görüntü istedi ve o da araştırmalarını genişleterek adini Katil X koyduğu kişiyi 65 sayfalık raporunda anlatıyordu:
X psikotik değil, yaptıklarını kontrollü olarak yapıyor ve açıkça çok bencil. Narsist ve kendini beğenmiş, kendini üstün görüyor, ama aşırı zeki de değil. Bir plan uyguluyor ama çok yaratıcı değil. Heteroaaaaüel ama genç erkekler de bazen kızların yerini tutabiliyor şiddet nöbetlerinde. Nekrosadist, yani ölülere eziyet edip, cinsel tatminini sağlamak için onların ölümünü seyredebilir. Onları çaresiz hale getirmek için kafalarına vuruyor ve arkasından onlarca kez bıçaklaması onlara cinsel açıdan girmesini simgeliyor, çünkü normal yollardan yapamıyor. Yanlarına, üstlerine bacaklarını açarak oturuyor veya yanlarına çömeliyor, yani mümkün olduğunca yakın. En derin yaralar, en çok zevk aldığı zamanı gösteriyor. Kendini tatmin ediyor, ya eliyle ya da kendiliğinden oluyor. Gözlerini oymasının birçok nedeni olabilir, neden böyle davrandığını gösteren hiçbir şey yok. Onlardan korkuyor veya heyecanlanıyor olabilir. Görüntüsünün üzerlerinde kaldığına inanıyor olabilir, bu bir batıl inançtır. Kadınların cinsel organlarını kesmesi, onları üzerinde gücünü ispatlamak için, onları saklıyor veya yiyor olabilir. Erkek cinsel organlarını kesmesi de onları nötralize ederek daha çok dişileştirme amacıyla yapılıyor olabilir.
Havalardan etkilenmesi de ilginç bir durum, cinayetlerinden önce barometre düşüyor, bu onun tetikleyicisi olabilirdi. Cinayetlerin çoğu da hafta içi salı-perşembe arası yapılmış, bu da is yerinde veya evdeki stresin etkisi olabilir. Boy ve yapısı konusunda emin olmamakla birlikte, yaşı en çok cinsel sapıklıkların yoğunlaştığı 45–50 yas arası olduğu tahmin ediliyor. Zor bir çocukluk geçirmiş. Sorunlu ve kendi başına takılan bir çocuktu. Zengin bir hayal gücü ama cinselliğe yaklaşımı anormaldi. Evli olup olmadığı bilinmiyordu, ama öyleyse bile karısı ona çok karışmıyordu. Cinayetleri güdüseldi ve tehlike sezdiği anda bir süre ara verebilirdi, ama ölene veya yakalanana kadar bitmezdi.

Bu kadar ayrıntılı bir rapora karşılık adamı yakalayacak kesin bilgi yoktu ellerinde. İdam edilmek üzere olan bir mahkûma sorulduğunda, cinsel sapık ve katillerin kendine göre kuralları ve ahlak anlayışı vardır ve bunları normal cinsel doyum ve istek gözüyle bakarlar, bunları yapmaktan çekinmez ama çocukların önünde içki içmeye çekinir. Zıtlıklarla dolu bir hayatta yaşayabilir ve bunu normal karşılar. Katilin bu tanımlara uyacağına düşünülerek araştırmalar bu yöne doğru kaydırıldı. Ama tuhaf bir şekilde cinayetler birden sona erdi...

HAYAL KIRIKLIĞI

Sadece tek bir kadın cesedi 1985'te Rostov'da ortaya çıktı ve bütün kış veya ertesi bahar bir olay olmadı. Sonra 23 Temmuz'da 33 yaşındaki bir kadının cesedi ortaya çıktı, ama üzerinde sadece bıçak yaraları vardı. Onun da bu seriye dâhil olduğuna dair şüpheler vardı. Ama 18 Ağustos'ta kinde şüphe falan kalmadı, bütün ayırt edici işaretler vardı ama sadece eli dışarıda kalacak şekilde gömülmüştü. Başka cesetlerin olup olmadığı veya nerede olduğu sorusu da böylece cevap buldu...

El yazısı uzmanları Black Cat imzalı karttan bir şey bulamadılar ve ellerindeki 14 şüphelinin yazıları da tutmuyordu. Bütün ipuçları çıkmazda sonuçlanıyordu, bu davada umutları artık tamamen kaybetmişlerdi.

1986'nın sonunda Victor Burakov sonunda sinir krizi geçirdi ve 1 ay tedavi altına alındı. 4 Yıl bu kadar yoğun çalıştıktan sonra hala bir yere varamamışlardı. Ama düşünmeye fırsatı olduğundan yeni bir strateji kurabildi, katili ancak tekrar birini öldürürse yakalayabileceklerdi. Ama 1987'nin sonuna kadar yine herhangi bir şey olmadı.

6 Nisan 1988'de bir tren yolu işçisi çıplak bir kadın cesedi buldu, onlarca kez bıçaklanmış, burnunun ucu gitmiş ve kafatası içeri doğru ezilmişti. İnsanlar onu görmüştü ama yalnız olarak. Gözleri de oyulmamış ve cinsel şiddet de uygulanmamıştı. Yakınında sadece bir ayak izi vardı. Ve ağaçlıkta öldürülmemişti. Bunu diğer cinayetlere tam olarak bağlayamıyorlardı, belki de Lesopolosa katili ölmüştü.

Ama 1 ay sonra 17 Mayıs'ta 9 yaşındaki bir erkek çocuğunun cesedi tren yoluna yakın bir ağaçlıkta bulundu. İşkence edilmiş ve delikleri pislikle doldurulmuştu, birçok kere bıçaklanmış, kafasına vurulmuş ve penisi kesilmişti. Kadının aksine çocuğu teşhis etmek kolay oldu, iki gündür kayıp olan Aleksei Voronko'ydu. Bir sınıf arkadaşı onu altın dişi olan, bıyıklı ve spor çantalı, orta yaşlı bir adamla gördüğünü söyledi. Beraber ormanlığa gitmişler ve Aleksei hemen döneceğini söyleyip, dönmemişti. Bu güçlü bir ipucuydu, çünkü altın dış yaptırabilen çok kişi yoktu. Ama yılsonuna kadar yine de bir sonuca ulaşılamadı.

Üstelik sağlık bakanlığından kan harici sıvılardan kan grubu teşhislerinin %100 doğru olmayabileceğini, laboratuarların yetersiz olduğunu ve bu sebeple verilen bilgilerin yanlış olabileceği söylenmişti. Bu hem çok büyük bir hayal kırıklığı hem de çok büyük bir gelişmeydi, şimdiye kadar yakaladıkları ve kan grubundan saldıkları biri doğru kişi olabilirdi. Bunu takriben artık kan değil sperm örnekleri almaları gerekecekti ve bütün çalışmalara baştan başlayacaklardı. Ve yapabilecekleri tek araştırma toplu taşıma duraklarına daha fazla görevli dikmek olacaktı.

Ve katil Nisan 1989'a kadar yine hareketsiz kalmıştı.
-DeMoN- isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 07-26-2008, 10:01 AM   #10 (permalink)
Mareşal
 
-DeMoN- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

SAYI ARTIYOR

Bir tren istasyonunun yakınındaki ağaçlıkta geçen yazdan beri kayıp olan 16 yaşındaki bir çocuğun cesedi bulundu. Onlarca bıçak yarası, bunlara ek olarak bir de çocuğun penis ve testisleri kesilmişti. Çok kötü çürümüştü, aylarca karın altında kalmıştı. Amcasının hediyesi olan bir saat de kayıptı. Birinin üzerinde bulunması çok yardım edebilirdi. O bölgede trene binen veya istasyonu gözetleyen hiçbir memur sıra dışı bir şey fark etmemişti. Çocuklarla veya kadınlarla ilgilenen yaşlı kimse yoktu. Ama oradaki bilet satıcısı aylar önce bir adamın oğlunu onunla ormana gitmesi için kandırmaya çalıştığını söyledi. Bu kişi bulundu, ama aradıkları katil değildi. 5 yıl boşu boşuna içerde kaldıktan sonra Yuri Kalenik de serbest bırakılmıştı ve cesedin bulunduğu yere yakın bir yerde yaşıyordu. Belki serbest bırakmak bir hata olmuştu, ama tekrar sorgulandıktan sonra yine bırakıldı.

10 Mayıs'ta 8 yaşındaki bir çocuk kayboldu, 2 ay sonra bir otobanın yakınında bıçaklanmış ve cinsel organları kesilmiş olarak bulundu. Katil ağaçlıklardan açık alana geçmişti, bu onun istasyon veya trendeki memurlardan şüphelenmesinden olabilir miydi? Bu rahatsız edici bir düşünceydi ama açık alanda öldürme de riskli bir işti. Bu umut verici bir işaret olabilirdi. En organize katilin bile dikkati dağılabilirdi.

Sonra Ağustosta Macar bir öğrenci öldürüldü. Elena Varga. Diğer bayan kurbanlarla aynı izleri taşıyan cesedi herhangi bir durağa veya istasyona yakın olmayan bir ağaçlıkta bulundu. Bir hafta sonra 10 yaşındaki Aleksei Khobotov kayboldu ve 4 ay sonra 1990'ın ilk günlerinde yine cinsel organları kesilmiş 11 yaşındaki başka bir ceset bulundu. 10 yaşında başka bir ceset daha cinsel organları ve dili kesilmiş olarak bulundu, dili sanki ısırılarak kopartılmıştı. Temmuz 1990 sonu bir kadının cesedi bulundu ve sonra da botanik bahçesinde 13 yaşındaki Victor Petrov'un öldürülmüş ve kesilip parçalanmış cesedi bulundu.

Şimdiye kadar bilinen 8 yılda 32 ceset vardı ve artık gazeteler bu olayları yazmakta serbestti ve araştırmacılara baskı yapmaya başlamıştı. İnsanlar çaresizleşmeye başlamıştı. 17 Ağustos'ta 11 yaşındaki Ivan Fobin ninesinin çiftliğine yakın bir yerde yüzmeye gitmişti. Etraftaki onlarca şahide rağmen, ağaçlar sayesinde katil onu 42 kere bıçaklayabilmişti ve cinsel organlarını da kesmişti. Bu bir rezaletti ve halk gittikçe sinirleniyordu.

Burakov yeni bir strateji kurmuştu, en yüksek ihtimalli istasyonlar dışındakilere çok fazla memur koyarak katili boş olan 2–3 tanesine doğru yönlendirecekti. Bu 2–3 istasyonda da adamları çiftlik veya tren yolu işçisi olarak bulunacaktı. Bu istasyonlara gelip giden herkes kaydedilecekti. 350 kişiyi kapsayan büyük bir operasyondu ama işe yarayabilirdi. Bunun için uygun yerlerden biri de Donleskhoz istasyonu gibi görünüyordu, iki kurban burada öldürülmüştü. Mantar toplayıcıları yazın çok olurdu burada, ama başka kimse pek olmazdı. 2 başka yer daha seçildi.

Ama daha harekete geçemeden katil Donleskhoz istasyonundan kaçırdığı 16 yaşında geri zekâlı bir çocuğu öldürdü, 27 kere bıçakladı ve dili kopartılmıştı, testisleri ve 1 gözü de yoktu. Kimliği ortaya çıkınca onun trenle çok yolculuk yaptığı ama kimseyle görülmediği belirlendi. Plan çok iyiydi, yeri de doğruydu, ama gene kıl payı kaçırmışlardı. Sonra 16 yaşındaki Victor Tishchenko kayboldu, en son Shakhty tren istasyonuna bilet almaya giderken görüldü. Bu genç yaklaşık 65 kiloydu ve diğer kurbanlardan daha iriydi. Cesedi 2 mil ilerde güneyde bulundu, ağaçlıkların arasında ve bilinen durumda. Anne kızın 6 yıl önce bulunduğu yerde üstelik. Etrafta boğuşma izleri de vardı. Burakov planını başlattı ama katil gene yakalanmadan genç bir kadını öldürmeyi başardı, bu 36. kurbandı. Dövülmüş ve karnı yarılmıştı, dilinin bir kısmı kopartılmıştı. Ama kimse bir şey görmemişti.
Yine de istasyona gelen kişilerin isimleri arasında bir tanesi dikkatlerini çekmişti, bu isme daha önce de rastlamışlardı. Bu kişi sadece kan grubu tutmadığı için salınmıştı, katili bulmuşlardı.

OYUNUN SONU

Andrei Romanovich Chikatilo, 6 Kasımda Donleskhoz istasyonundaydı. 1984’de sorgulanıp serbest bırakılmıştı. Kurbanın kaybolduğu yerde ormandan çıktığı görülmüş ve bir çeşmede elini yıkamıştı. Yanağında ve kulağında kırmızı bir iz kalmıştı, bir par