Kasık ve bel bölgesindeki ağrılar genital organlara bağlı olabildiği gibi bu bölgede bulunan idrar yolları, mesane ve bağırsaklarla da yakın ilişkili olarak ortaya çıkabiliyor. Ağrı şikayetini değerlendirirken de, bütün bu sistemleri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Hakan Seyisoğlu, özellikle sık idrara çıkma, gece idrara kalkma ve idrar yaparken duyulan yanma hissinin, idrar yollarına ait hastalıkların en önemli belirtileri arasında bulunduğunu belirtiyor.

TANI: Kasık ve bel ağrılarına yol açan etkenlerin tespit edilmesi amacı ile jinekolojik muayene kadar idrar yollarına ve mide barsak sistemine ait araştırmalar da önemli. Bu nedenle idrar tahlili gibi basit tetkiklerin yanı sıra yine idrar ve bağırsak sistemine ait radyolojik ya da endoskopik incelemelere gerek duyulabiliyor. Tahlilin sonucu, eğer enfeksiyon varsa ortaya çıkarılıyor. Bu arada kabızlık da ağrıya yol açabiliyor. Tanıda kabızlığa yönelik de araştırma yapılıyor.

Ağrılar ani başlayan (akut) ve kronik ağrılar olarak ikiye ayrılıyor. Ani başlayan ağrılar şiddetli olmalarıyla kendini gösteriyor. Karın içinde ortaya çıkan bir kanama, yumurtalıklara ait bir kist ya da tümörün açılması veya dönerek beslenmesinin bozulması, tüplerde oluşan bir dış gebeliğin kanamaya başlaması, bu tip ağrıların en sık ve önemli nedenleri arasında kabul ediliyor. Bu durumlarda tanı konduktan sonra tedavi büyük oranda cerrahi yöntemler ile yapılıyor. Ani ortaya çıkan ağrıların yanı sıra kadınların yaşamlarında daha sık karşılaştıkları ağrı türleri arasında "kronik" ağrılar önem taşıyor.

Bu ağrılar çoğunlukla uzun süreli kasık ve bel ağrıları şeklinde ortaya çıkıyor. Rahimdeki pozisyon değişiklikleri, pelvik iltihabi hastalıklar, ya da "endometriozis" adı verilen, rahim içindeki zarın karın boşluğunda odaklar şeklinde bulunmasıyla ortaya çıkan hastalık bu tip ağrılara yol açabilen en sık nedenler arasında biliniyor. Endometriozis aynı zamanda adet ağrısı ve cinsel ilişki esnasında da ağrı yapabiliyor ve tedavi edilmediği takdirde kadınların cinsel yaşamında sorunlara yol açıyor.

TEDAVİ: Kronik ağrılarda eğer tedavi gerektirecek bir durum tespit edilirse nedene yönelik tedavi uygulanıyor. Aksi halde bir bulguya rastlanmazsa ya da tedavi gerektirecek bir durum söz konusu değilse basit ağrı kesiciler ile ağrı baskı altına alınıyor. Tüm bunlara rağmen uzun süreli ağrılarda tanısal laparoskopi ile karın içine girilip neden araştırması yapılıyor. Gerekirse rahime gelen sinirler kesilip ağrının tekrarlanması önleniyor.

Genç kızların yüzde 60’ında görülen adet ağrısının kalıcı bir tedavi yöntemi bulunmamasına karşılık her adet döneminde kullanılan ağrı kesici ilaçlar ya da devamlı kullanılan doğum kontrol hapları ile oldukça başarılı sonuçlar alınmakta.

Hangi kanamada hangi tedavi?

- İlk adetten önce ve menopozdan sonra ortaya çıkan kanamaların miktarına bakılmaksızın araştırılması büyük önem taşıyor

- Düzensiz kanamalarda nedene göre ilaç tedavisi ya da cerrahi tedavi yöntemler uygulanabiliyor

- Çiftler arasında uyumsuzluklara neden olabilen cinsel ilişki sırasındaki ağrı, vajinal enfeksiyonlardan kaynaklanabiliyor

- Akıntılar kokusuz ve renksiz olduğunda büyük oranda sorun yaratmazken, enfeksiyonlara bağlı olanlar genellikle renkli, kokulu ve fazla miktarda görülüyor ve tedavi gerektiriyor.

Prof. Dr. Hakan SEYİSOĞLU