Yaşlandığınızın sinyallerini elleriniz veriyor


El gençleştirme yöntemiyle yaşlandığınızın sinyallerini veren ellerinizdeki kırışıklık ve buruşukluklardan kurtulabilmeniz mümkün.

Yaşlanmanın ilk görüldüğü yerlerden biri de ellerdir. Hatta bazen yüzdeki belirtilerden bile daha çok dikkat çekicidir. Çünkü el sırtındaki deri yüz derinizden çok daha incedir. Ayrıca el sırtında çok az miktarda yağ olduğundan yaşlanmanın doğal bir sonucu olan kollajen ve elastik lif yıkımı el üstünde çok dikkat çekici bir yaşlanma etkisi meydana getirir. Sonuç kırışık buruşuk damarların belirgin olduğu parşömen kağıdı kalitesinde bir cilt olarak karşımıza çıkar.

Peki bu sorunları nasıl çözebiliriz?

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Güner yaşlanma bulgularının ortadan kaldırılması için uygulanabilecek birkaç yöntemin bir arada olduğu tedaviyle mükemmel bir sonuç alınabileceğini söylüyor.
El gençleştirme için yapılabilecek işlemlerin kombine edilerek kullanılması en iyi çözümü veriyor. Lazer-biyositimulasyon yöntemi birkaç yöntemin kombinasyonu. Öncelikle incelmiş kırışmış ve kalitesini yitirerek parşömenleşmiş el cildi içerisinde büyüme faktörleri eser elementler ve hyaluronik asit bulunan bir karışım dolgu uygulanıyor. Bazen bu karışıma kişinin kendisinden elde edilen kök hücre solüsyonu da eklenir. Bu sayede kişinin cilt kalitesi artırılırken yılların oluşturduğu deformasyonda azaltılıyor. Sonra ciltteki ince kırışıklıkları açmak ve lekeleri ortadan kaldırmak için gelişmiş teknoloji ürünü lazerler ve IPL uygulanıyor. Bu işlem kişinin yaşlanma durumuna göre 3-4 seans uygulanıyor. Her bir seans yaklaşık 30 dakika sürüyor. Seanslar arası yaklaşık 2 hafta. Elde edilen sonucun kalıcılığını sağlamak için yılda bir tekrar öneriliyor. Bu işlemler için genel anestezi almaya gerek yoktur. İnsanlar 1 saat istirahat sonrasında evlerine gidebilir ertesi gün ise günlük hayatına devam ederek işe gidilebilir.

Ultrason Radyofrekans teknolojisiyle gençleştirme nasıl yapılabiliyor?

Bu teknolojilerden birincisi ses dalgalarının (ultrason) ikincisi ise radyo dalgalarının (Radyo Frekans) enerjisinden yararlanıyor. Uygulama sırasında enerji cildin dermis tabakasında bulunan kollajen ve elastik lifleri yaklaşık 45-50 dereceye kadar ısıtıyor. Bu ısınma sonucu bu liflerde büzüşme sıkılaşma ortaya çıkıyor ve bir onarım ile yenileme süreci tetikleniyor. Sonuç ise ciltte gerilme ve kırışıklıkların açılması olarak karşımıza çıkıyor. Bazen bu iki yöntemi kombine etmek sonuçların daha etkin olmasını sağlıyor. Her iki yöntemin de uygulanması yaklaşık 45 dakika alıyor. Hastanın cilt yaşlanmasına göre 2-3 seans uygulanması etkili. Bu işlemler içinde genel anestezi almaya gerek olmadığı gibi Uygulamanın ertesi gün işe başlanabilir.

Bu işlemlerin kişinin ihtiyacına göre otuzlu yaşlardan itibaren yapılmaya başlanabileceğini belirten Op. Dr. Hüseyin Güner uygulamaların 1 yıl sonra tekrarlanmasının sonuçların kalıcılığını artırdığının altını çizdi.