Düşmeler ve kırılmaları tanımak için temel bilgiler

Düşmelere bağlı yaralanmalar yumuşak doku ezilmeleri, sıyrıklar, bağ kopmaları, adale yırtıkları, kırıklar ve baş - boyun yaralanmaları gibi çeşitli yaralanma türlerini karşımıza getirir.

Düşmeyi hazırlayan bir çok koşu saymak mümkündür:
- Önlemsiz dayanmış bir merdiven
- Kötü aydınlatılmış kat merdivenleri
- Yükseğe çıkmak için konmuş masa ve sandalyeler
- Islak veya kaygan yüzey
- Kıvrık halı kenarı, yerde duran ağır bir cisim
- Alçak korkuluklu balkon
- Ani denge kayıpları
Düşme sonucu deri üstünde veya altında bir takım sorunlar oluşabilir.
A- Deri üstünde düşme sonucu oluşan sorunlar:
Abrazyon (sıyrık)

Sert cisim veya pütürlü yüzeylerin derinin üst kısımlarını sıyırması abrazyon olarak tanımlanır. Sıyrıklar tek başına olabileceği gibi yüzeydeki bir sıyrık, altta bir hematomu, bu da daha alttaki bir bağ veya adale yırtığını hatta kırığı işaret edebilir. Bu bakımdan abrazyonların önemsenmesi gerekir.

Bazen boyalı yüzeylerden sıyrığın içine giren renkli maddeler bir tör dövme gibi sıyrık iyileştikten sonra iz olarak kalırlar.
B- Deri altında düşme sonucu oluşan sorunlar:
Hematom

Hematom, çarpma sonucu derinin altındaki kılcal damarların kopmasıyla meydana gelen kan birikintisidir. Hematom sonucu bölge şişer, kızarır, ağrır; deri altında kanama devam ettiği sürece şişme artar.

Hematom gelişmesini 5 - 10 dakikalık bir sürede tamamlar ve şişme durur. Böyle bir durumda yapılacak en doğru hareket, bölgeye soğuk uygulama yapmaktır. (örn. buz torbası). Soğuk, hematom gelişmesini durdurur, ağrıyı azaltır, bir süre sonra (30 dk.) ağır tamamen kaybolur. Ancak bundan sonraki evrede günler içinde bölge morarır, bir hafta sonra sarı - yeşil bir renk alır, şiş giderek azalır ve toplanan kan tam olarak vücut tarafından emilince ortadan kaybolur.
Hematomun 1. günden sonraki tedavisinde bölgesel heparinli pomatlar kullanılabilir. Ancak bölgesel tedavi yapılması da hematomlar ortalama 15 - 21 gün içinde iyileşirler.
Bazen iki cisim arasında sıkışan parmak veya tırnakların altında da hematom oluşabilir. Bölgeyi soğutmak en doğru harekettir. Tırnak altında oluşan hematomların cerrahi yolla boşaltılması ağrıyı derhal durdurur, iyileşmeyi kolaylaştırır.
C- Burkulma
Vücuttaki eklemler bir veya birden fazla kemiğin kaygan yüzeylerden birbirlerine temas ettikleri yerlerdir. Eklemlerin yüzeyleri kıkırdak dokusuyla kaplıdır. Hareketli eklemlerin bir kısım 180 derece dönüş yapabildikleri halde bazılarının hareketleri kısıtlıdır.

Eklemlerin dönüş veya hareket yapmadıkları yönlerde aşırı zorlanmaları veya dışarıdan üzerlerine doğrudan darbe almaları mafsal bağların kopmaları ile sonuçlanır.

Burkulmalarda ilk 0 - 4 saat içinde bölgesel soğuk uygulaması ve ilgili oynağın (mafsalın) bandaj veya uygun bir malzeme kullanılarak sargılanması ya da elastik bandaj adı verilen esneyebilir sargı elemanlarıyla hareketsiz hale getirilmesi gerekir. Sakatlanan bölgeye kesinlikle vücut ağırlığı bindirilmemeli ve tıbbi yardım için hekime müracaat edilmelidir. Bu koşullarda bandaj veya tespit süreci 21 gün civarındadır.
D- Çıkıklar
Eklemleri saran bağların kopma ve yırtılmaları sonunda bazı mafsallar çalışamaz duruma gelirler. En çok görülen çıkık aşırı gerilme ve esneme sırasında oluşabilen çene mafsalı çıkığı ile aşırı zorlamalar nedeniyle oluşan omuz mafsalı çıkıklarıdır.

Omuz mafsalı çıkığı olan bir kişi, bu omuzunu hareket ettiremez, ağrısından yakınır ve kol aşağı sarkık durumda kalır. Böyle bir şikayetle karşılaşıldığında yapılacak en doğru hareket kolu boyuna bir eşarpla asmak ve doktora müracaat etmektir.
E- Kırıklar
Kol kırıkları
-
Düşmelerde bu kırık tipi sıklıkla görülür. Şiddetli ağrı yapar.
- Kol kırıklarında kırık bölgesine 50 - 700 cc. kanama olur.
Ön kol kırıkları
-
Ön kolda iki uzun kemik vardır; biri veya ikisi birden kırılabilir.
- En çok görülen kırık, el bileğine yakın yerden olandır. Bu kırık, el açıkken öne doğru el üzerine düşmeyle meydana gelir. Kırıktan sonra ön kol, çatal sırtına benzeyen bir deformasyon gösterir.

Kırık kol sağlam tarafla karşılaştırılırsa kolayca tanı konulabilir. Üstteki deride herhangi bir yaralanması olmayan kırık tipi kapalı kırık olarak isimlendirilir. Eğer kırığın üzerindeki deri yaralanmışsa veya kırık kemiğin bir ucu deriden dışarıya çıkmışsa bu açık kırıktır. Her iki kırık türü de tespit edilmeli ve hareketsiz hale getirilmelidir.
Bacak kırıkları
Kalça ve diz arası bölgeye uyluk, diz altı bölgeye baldır denmektedir. Uyluk kemiği kırıkları daha çok yaşlıların düşmelerinde görülür.

Sırtüstü yatan hastada kırık taraftaki ayak dışa dönük durur. Şiddetli ağrı vardır. Bacak şiş durur.
Kaburga Kemiği Kırıkları
Göğüs kafesine isabet eden darbelerde bir veya birden fazla kaburga kemiği kırılabilir. Kaburga kemiği kırıklarının en önemli belirtisi kırık bölgesinde nefes almayı engelleyecek kadar çok ağrı olmasıdır. Ağrı ıkınma ve öksürmeyle artar. İstirahat konumunda bu ağrı azalır.

Birden fazla kaburga kemiğinin kırılması göğsün fiziksel destek görevini ortadan kaldırır. böylece her nefes alışta akciğer genişleyeceğine, göğüs duvarı içeri çöker ve solunum fonksiyonu bozulur. Bu koşulda hastayı en kısa zamanda tam teşekküllü bir hastaneye götürmek gerekir.

Tüm kaburga kemiği kırıklarında doktora müracaat şarttır. Basit kaburga kırıkları 21 günde kendiliğinden iyileşir.
Boyun Kırıkları
Başa isabet eden darbeler ve düşmelerde boyun kemikleri kırılır ve omurilik bası altında kalabilir. Bu durum çok tehlikelidir. Çünkü insanın solunumunu yöneten kaslara giden sinirlerin bu hizada kesi veya basıya uğraması ani solunum durması ve ölümlere sebebiyet verir.

Boyun kırıkları açısından en tehlikeli durumda olan hasta, bilinci yerinde olmayan hastalardır. Böyle bir hastada aksi kanıtlanana kadar boyunda kırık veya benzeri bir problemin olduğu varsayılmalı ve boyun uygun koşullarda tespit edilene kadar hasta kımıldatılmamalıdır. bu gibi hastaların solunum yollarının açık tutulabilmesi için dikkatli davranmak ve hastaya zarar vermemek gerekir.
F- Beyin Sarsıntısı (Kafa Travması)
Kafatasına sert bir cisimle vurulması veya başın sert bir yüzeye çarpılmasıyla kafa travması oluşur.

Darbenin şiddetli olmaması halinde beyin sarsıntısı denen durum görülür. Darbenin isabet ettiği yerde bir hematom oluşur. Bu bölge ağrılıdır. Hastanın başı döner, midesi bulanır. Kendisine ne olduğunu hatırlayamaz (hafıza kaybı).

Şiddetli darbeler kafatasında çatlak ve kırıklar oluşturabilir. Beyni örten zarlar arasında veya beyin yüzeyinde kopan kılcal damarlar yerel hematom meydana getirebilirler. Bu koşullarda hastada; şuur kaybı, bulantı olmaksızın fışkırır tarzda kusma, hafıza kaybı, kan basıncında düşme ve burun deliklerinden, ağzından kan gelmesi görülebilir.