Protestan kilisesi papazıyken istifa edip İslam'a dönen İlker Çınar misyonerler hakkında çarpıcı bilgiler verdi. Çınar
misyonerlerin bağlantılarını şöyle ortaya koydu.
Mersin'in Tarsus İlçesi'nde bulunan Uluslararası Protestan Kilisesi'nin Başpapazı ve ruhani lideriyken
görevinden istifa edip İslam dinini seçen İlker Çınar

''Misyonerlerin dış odaklı gizli servislerce desteklenmesi ve organik bağlarının olması artık bilinen bir gerçektir'' dedi.
Çınar

Gaziantep Müftülüğü'nce düzenlenen ''Misyonerliğin Çalışma Metotları ve Bağlantıları'' konulu konferansta

uzun yıllar papazlık
ve misyonerlik yaptıktan sonra İslam dinini seçtiğini

kurduğu ''Siyasi Misyonerliğe Karşı Güçbirliği Derneği'' çatısı altında çok sayıda akademisyen

yazar ve vatandaş olduğunu belirtti.
Misyonerlik faaliyetlerinin endüstri haline geldiğini savunan Çınar ''Misyonerlerin dış odaklı gizli servislerce desteklenmesi ve organik bağlarının olması artık bilinen bir gerçektir'' diye konuştu.
Papazlık ve misyonerlik yaptığı yıllarda

birçok Türk'ü vaftiz ederek

Hıristiyan olmasını sağladığını ifade eden Çınar

''Müslüman olduktan sonra ilk olarak bu insanları tekrar Müslüman yapmak için dernek kurdum. Bu sayede o dönemde Hıristiyan çok sayıda insanın tekrar Müslüman olmasını sağladım'' dedi.
Misyonerlere

bazı şirketlerin ekonomik destek sağladığını öne süren Çınar

sözlerini şöyle sürdürdü:
''Marmara depreminde annesi

babası ve çocuğu ölmüş insanlar vardı. Gerçekten yardım edilmesi gereken insanlardı. Misyonerler bu çaresiz insanların yanına yaklaşıyor

(sizin için dua edeceğim) diyor. Açıyor kitabı

okuduğu filanda yok. İslamiyet ile aynıyız

bakın sizler gibiyiz. Biz size yakınız diyerek

o insanları kendi saflarına çekmeye çalıştılar. Ailesi kalmayan çocukları hedef seçtiler. Bu çocukları toplayıp Malta'ya götürerek

Hıristiyanlaştırmaya çalıştılar.''
Açıkça dini propaganda yoluyla çalışan misyonerlerin

bunda başarılı olamazlarsa Müslüman gençlere yanaşarak

kendileri gibi dini kimliklerinden yaşamaya özendirdiklerini

gençleri milli ve koparmaya çalıştıklarını öne sürdü.
Çınar

Sancta Maria Kilisesi Rahibi Andrea Santaro'nun silahlı saldırı sonucu öldürülmesini doğru bulmadığını belirterek

'' Trabzon tüm Hıristiyan mezhepleri için çok önemli bir kent. Son bir kaç yılda Ortodoks misyonerler

2 bin 700 kişiyi Yunanistan'a götürerek eğitimden geçirdiler'' diye konuştu.