Tarikatlar ve Yehova Şahitleri Hakkında Bir Kaç Söz

"Gerçeğin en büyük düşmanı göze batan belirgin yalanlar değil, ama gerçeğe çok benzer görünüp de gerçekten çok uzak olan sinsi ve belirsiz yalanlardır'' -K. H. Geis, 43 sene Yehova Şahitliğine hizmet ettikten sonra ayrılan eski bir Yehova Şahidi-

Çocuğun biri birikmiş bir su kenarında oturarak, pırıl pırıl parlayıp, tertemiz görünen bir suyu seyretmekteydi. Suyun görünümü o denli berrak ve iç açıcıydı ki, insanın neredeyse kana kana içesi geliyordu. Çocuk bir ara elinde bulunan bir çubuğu, bu parıldayan suyun dibine daldırıp, karıştırmaya başladı. Bir anda suyun dibinde yatan bütün pislikler su yüzüne çıktı ve suyun parlak, iç açıcı görünümü tamamen değişip kipkirli oldu.

İşte tarikatlarla olan ilişkilerimizde, genellikle gözlemiş olduğumuz durum da aynı buna benzemektedir. Günümüzde bir sürü dinsel tarikat dünyada çok hızlı bir şekilde yayılıp gelişmektedir. Ne yazık ki, korku ve güvensizliğin egemen olduğu bu çalkantılı dünyamızda, tek düze yaşamdan usanan genç- ihtiyar bir yığın insan, içlerinde hakim olan ruhsal boşluğu gidermek amacıyla çok derinlere inmeden ve araştırmadan, gözlerine hoş görünen bu tarikatlardan birine sarılmaktadır. Çoğu kişiler sahte bir emniyet duygusuna kapılmış bir şekilde, bu tarikatlar içinde aradığı sevgiyi, kardeşliği, ilgiyi ve yaşamın anlamını buldukları kanısındadırlar. Kandırıcılık ruhu gerçekten de başlangıçtan bu yana çekicidir (Tek. 3:6). Hemen belirtmeliyiz ki, Kutsal Kitap özellikle son günlerde bu saptırıcılık ruhunun daha da belirgin olacağını ve bu yolla Şeytan'ın Kutsal Kitap gerçeklerini gizleyerek, insanları yarı gerçekler ve sahtekârlıklarla avutup, tuzağına düşüreceğini bildirir (2. Tim. 4:3-4; Mat.24:11.24; 7:15; 2. Kor. 4:4). Öyle ki, İsa Mesih‘in de belirtmiş olduğu gibi, çoğu tarikat üyeleri samimi bir şekilde, yaptıkları ve öğrettikleriyle ‘Tanrı‘ya hizmet ediyorum‘ düşüncesinde olsa da, aslında tamamen gerçeğin düşmanları durumunda hareket etmektedirler (Yu. 16:2). Bu nedenle hepimiz uyanık olmalı tarikatlar her ne kadar davranışları, toplantı şekilleri, konuşma ve yayınlarıyla ilgi çekici ve gerçeği yansıtır gibi görünse de, örnekteki çocuk gibi yüzeysel görünümleriyle yetinmeyip, tarikatların köküne, dibine inmeli ve araştırmalıyız. İşte o zaman bu tarikatların gerçek yüzlerini görüp, ilk görünümlerinin ne derece yanıltıcı olduğunu anlayacağız. Bilge peygamber Süleyman‘ın belirttiği gibi:

‘Yol var ki, adamın önünde doğru görünür; fakat sonu ölüm yollarıdır.‘ (Süleymanın Meselleri 14:12).
Bu çalışmamızı "Yehova Şahitleri Teşkilatı" olarak bilinip, dünya çapında tanınmış olan akımın incelenmesine ayırdık. Bu akımın da diğer birçok tarikatlarda olduğu gibi, pek çok alanda çekici yönleri bulunmaktadır. Kibarlıkları, giyimleri, hizmetlerinde gayretli ve samimi oluşları, toplantılarının düzenliliği, çekici resimlerle süslemiş oldukları kitapları, birçok kişiyi bu akıma yöneltmiştir. Ama gerçekte bu tarikat nedir? Kimin tarafından, nerede, ne zaman ve nasıl kurulmuştur? Ne öğretir? Öğretileri Kutsal Kitap‘a uymakta mıdır? Uzun araştırmalar sonucu yazılan bu kitapta, işte bu sorulara bir yanıt getirerek, Yehova Şahitleri Teşkilatı'nın (YŞT) ilk görünümünde kalmayıp köküne, dibine inecek ve gerçek kimliğini keşfetmeye çalışacağız. Hemen belirtelim ki, bu kitabın yazılışının gerisinde kesinlikle Y. Şahitleri'ne karşı duyulan herhangi şahsî bir kin veya düşmanlık yatmamaktadır. Tek arzumuz bu teşkilat tarafından çarptırılan Kutsal Kitap ve tarihsel gerçeklerin açığa çıkmasıdır. Bu çalışmanın özellikle dört amacı vardır:

1. Yehova Şahitleri hakkında doğru bilgi edinmek isteyen kişilere yardım etmek,

2. Bu tarikatın tuzağına düşen kişilere, çoğu Y. Şahitlerince bilinmeyen birçok tarihsel ve Kutsal Kitap gerçeklerini sergileyerek, Mesih'teki gerçek kurtuluşu tanımalarına yardım etmek,

3. Y. Şahitleri'nin yapmış olduğu şu çağrıya karşılık vermek:

"Eğer Yehova Şahitleri tarafından ilan edilen mesajın gerçekliği sağlamlaşırsa, o zaman bu mesaj insanlık için son derece önemlidir. Fakat bunun tersine, EĞER BU YANLIŞSA BUNUN DOĞRU OLMADIĞINI BİLDİREN DİNİ GÖREVLİLER BUNUN NEYDE YANLIŞ OLDUĞUNU AÇIKÇA VE CESARETLE HALKA GÖSTERMEKLE YÜKÜMLÜDÜRLER." (Rutherford, La Crise, sf. 42. Fr.).
4. Aynı zamanda Mesih İnanlıları'nın bu tarikat hakkında iyi bir bilgi edinmesini sağlayıp onlarla olan ilişkilerinde, gerçeklerin savunuluşunda yardımcı malzeme olmasıdır. Öyle ki, her Mesih İnanlısı Elçi Pavlus'un bildirdiği şu ruhsal olgunluğa erişsin:

"Safsataları ve Tanrı bilgisine gururla karşı duran her engeli yıkıyoruz, her düşünceyi Mesih'e uysun diye tutsak ediyoruz." (II. Kor. 10:5).

ÖNSÖZ

1 Ocak 1999 tarihli Yehova Şahitleri'nin "Tarassut (Gözcü) Kulesi" dergisi, 1998 hizmet yılı raporunda, 233 ülkede mevcut olan Yehova Şahitleri'nin sayısının 5.888.650'ye yükseldiğini, dünyada 87.644 cemaatin var olduğunu ve 1998 yılı içinde de tam 316.092 kişinin vaftiz edildiğini ilan ediyordu. Yine aynı rapor tüm dünyada 4.302.852 Kutsal Kitap tetkikinin sürdüğünü, yıllık anma yemeğinde hazır bulunanların sayısının da 13.896.312 kişiye yükseldiğini bildirmektedir. Türkiye'deki Yehova Şahitleri'nin durumuna gelince söz konusu rapor, Türkiye'de 23 cemaatten oluşan Yehova Şahitleri'nin sayısının 1.529 olduğunu, 1998 senesi içinde 101 kişinin vaftiz olarak Cemiyetlerine katıldığını, anma yemeğinde de 2.569 kişinin hazır bulunduğunu ve 898 kişiyle de Kutsal Kitap tetkikinin devam ettiğini belirtir.

Her ne kadar bir önceki seneye kıyasla 1998 senesi için bazı ülkelerde bir gerileme veya düşüş kaydedilse de genel olarak verilmiş olan bu rakamlar bize Yehova Şahitleri Teşkilatı'nın (YŞT) dünyada nasıl hızlı bir şekilde gelişip yayıldığını açık bir şekilde göstermektedir. Gerçekten de Yehova Şahitleri Teşkilatı dünyada en hızlı gelişen akımlardan biridir. Bu Teşkilat'a bağlanan kişilerin çoğu genellikle aktif olup, bulundukları her yerde Teşkilatları'nın davasını ilerletmeye çalışırlar. İş yerinde, okulda, sokaklarda ve özellikle evden eve "tek gerçek" olarak benimsedikleri Teşkilatları'nın öğreti ve uygulamalarını azim ve büyük bir özveriyle her tarafa yayar ve diğer insanları da kendilerine katmaya çabalarlar. Belki aklımıza hemen şöyle bir soru gelebilir: Neden Yehova Şahitleri, bu denli sıkı sıkıya Teşkilatları'na bağlıdır ve neden Teşkilatları'nın öğreti ve uygulamalarını yaymak ve ilerletmek için böyle azimlidirler?

Bu sorulara objektif olarak getirdiğimiz yanıtlar çok yönlüdür. Kabul etmeliyiz ki, bu olgunun gerisinde birçok psikolojik etken ve dinsel kanışlar yatmaktadır. Bunlardan bazısı kısa olarak şu şekilde özetlenebilir:

• YŞT'nın üyelerini, sürekli olarak çok yakında gerçekleşecek olan "Armagedon Savaşı" korkusu içinde tutması ve bundan kurtulmak için de kendisini ve davasını desteklemesi gerektiğini, üyelerinin fikrine iyice yerleştirmiş olması.

• Yayınlarında yine çekici ve özendirici bir dille çok yakında kurulması gereken yeryüzü cennetinden ve bunun insanlara, özellikle Yehova Şahitleri'ne getireceği olağanüstü nimetlerden söz etmeleri ve bu ödülden yararlanmak için, yine kendileriyle uyum içinde çalışılıp, öğreti ve uygulamalarının diğerlerine aktarılması gerektiğini telkin etmeleri.

• YŞT'nın "vaaz etmeyen bir Yehova Şahidi, Yehova'nın bir Şahidi değildir" sloganı ve diğerlerinin de kurtuluşu için her bir Yehova Şahidi'nin vaaz etmesi gerektiği fikrini üyelerine aşılaması.

• Bir de YŞT'nın otoriter idaresini ve askeri teşkilatlanma şeklini göz önünde bulundurursak, sanırım kolayca bu Teşkilatın neden böyle başarılı olduğunu ve neden üyelerinin böyle azimli olup, Teşkilatları'na bu denli bağlı olduğunu anlayabiliriz.

Bu sebeplerin dışında çok önemli gördüğümüz diğer temel bir sebep de Y. Şahitleri'nin başlarında bulunup, "sadık ve basiretli köle" olarak tanınan Yönetim Kurullarına karşı Y. Şahitleri'nin dünya çapında takınmış olduğu tutum ve düşünce tarzıdır. Dünyadaki tüm Y. Şahitleri, bu "sadık ve basiretli köle"ye Tanrı'nın yeryüzünde kullandığı tek Tanrısal kökenli temsilcisi ve iletişim kanalı gözüyle bakarlar. Bu seçkin özel sınıf, onlara göre bizzat Yehova Tanrı tarafından, 1919 yılında, Yehova'nın iletişim kanalı ve görünür temsilcisi olmak üzere özel bir şekilde seçilmiş, atanmış ve yetkilendirilmiştir. Bu inanıştan dolayı, dünyadaki bütün Yehova Şahitleri, bu merkez kuruldan gelen her bir talimat ve direktife koşulsuz bir şekilde uymalı ve kurtuluş için de mutlaka bu köle ile ortaklaşa çalışmalıdır. Onlara göre, bu teşkilata karşı gelmek, reddetmek veya onu eleştirmek sonsuz yaşam ödülünden yoksun kalmak ve yakında gerçekleşecek olan Armagedon savaşında da tamamen helâ k olmak demektir!

İşte Y. Şahitleri'nin azim ve adanmışlıklarının en önemli sebebi. Ama şimdi hemen sormalıyız: Acaba Y. Şahitleri böyle düşünmekte ve inanmakta haklı mıdırlar? Y. Şahitleri'nin "sadık ve basiretli kölesi" iddia edildiği gibi gerçekten Tanrı tarafından kullanılmakta mıdır? O Tanrı'nın yersel temsilcisi ve iletişim kanalı mıdır? Böyle bir güvene ve adanmışlığa gerçekten layık mıdır? Peki tarihsel gerçekler Y. Şahitleri'nin bu düşünce tarzını acaba onaylar mı? Y. Şahitleri'nin bu sorulara vermiş olduğu yanıt, açık bir evettir. Bir kitaplarında, Y. Şahitleri Cemiyetleriyle ilgili şu açıklamada bulunurlar:

"Tarih , bu sınıfın Efendi'nin hizmetçilerinin dünya çapındaki Hıristiyan faaliyetleriyle ilgili genel yönetimi ve onları ruhen besleme işini yerine getirmek için Watch Tower Bible and Tract Society of Pensylvania Cemiyetini bir vasıta olarak kullandığını ispat eder ." (Tanrı Yalan Söylemez, sayfa 340).
YŞT yine, başka bir açıklamasında açık ve iddialı bir şekilde kendisinin Tanrı'nın yeryüzünde kullandığı tek kanalı, temsilcisi ve peygamberi olduğunu ileri sürüp, ardından da bunun gerçekliğini bizzat görmeleri için okuyucularına şu çağrıda bulunur:

"Şüphesiz bu grubun Tanrı'nın peygamberi olarak hareket ettiğini söylemek başka bir şey, bunu ispat etmek bambaşka bir şeydir. Bunu anlamak için yapılacak tek şey tarihsel gerçekleri incelemektir. Acaba onlar bize ne gösteriyorlar?" (Tarassut Kulesi, 1972, No. 24, Sf. 27, Fr.).
İşte bizim de bu çalışmada gütmüş olduğumuz başlıca amaç budur. Tarihsel gerçekleri objektif bir şekilde inceleyerek, Y. Şahitleri'nin sözkonusu bu iddialarının doğru olup olmadığını gözler önüne sermek.

©2005 Brüksel İncili (Avederenagan) Kilisesi



--------------------
'Çünkü ben Müjde'den utanmıyorum. Müjde, önce Yahudilerin, sonra da Yahudi olmayanların olmak üzere, iman eden herkesin kurtuluşu için Tanrı'nın gücüdür.' (İNCİl - Romalılalar 1:16).