![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Hayvanlar Alemi Hayvan TürLeri , Yetiştirme YöntemLeri , HayvanLar hakkında bilmek istediğiniz herşey... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Anneannem ne zaman namaza dursa o da seccadenin yakınlarında bir yere oturur ve sanki aynı kutsallığı ağırbaşlı bakışları ile devam ettirirdi. Adını hatırlamıyorum belki de adı o eski bilindik aaaifli “Mestan”dı. Belki de. Öteki yaz gittiğimizde yoktu. Çocukluk hercailiği sormak hiç aklıma gelmedi. Ama namaz sırasındaki görünümü yıllar boyunca hep aklımda kaldı. İslamiyet’te kediler “temizlik” ile simgelenmiştir ve saygın bir yer edinmişlerdir. Öyle ki Hz. Muhammed’in bile bir kedi dostu olması müslüman kediciler için tam bir övünç kaynağıdır. Anlatılanlara göre Hz. Muhammed kedisi Müezza’yı o kadar çok severmiş ki Müezza bir gün sedirde oturan Hz. Muhammed’in giysisinin ucunda uyuya kalmış. Her kedi dostu gibi uyuyan bu güzelliğe kıyamayan Hz. Muhammed Müezza’yı uyandırmaktansa giysisinin ucunu usulca keserek sedirden kalkmayı tercih etmiş. Müezza muhtemelen bir sokak kedisi idi ve Mekke’nin sıcak kavurucu sokaklarından Hz. Muhammed’in ilgisi ile kurtulmuştu. Kendisi de bir kedi dostu olan ve hadisleri aktaran Abu Hurayra (isminin anlamı da “kedi babası” demek..) Hz. Muhammed’in kedilerin ticari alım satımını yasaklattığını söyler. Hatta Abu Hureyra’nın aktardığı hadislerde “kedisini kapatıp aç bırakan bir kadının cehennemde çektiği cezadan” bahsedilir. Mesaj oldukça açıktır. Kedilere iyi muamele şarttır. Belki bu hadislerden belki de kendi öz inancımızdan bilmiyorum ama çocukluğumuzda kedilerin canını acıtanlar için hep aynı şey söylenir dururdu. “Bir kediyi öldürürsen yedi cami yaptırman gerekir”. Belki de İslamiyet’teki bu gizli kedi sevgisi sebebi ile İslam ülkelerinin sokakları kedilerle doludur (ve ne yazık ki şu an milyonlarcası kötü yaşam koşulları ile yüzyüzeler..). Anneannem bir gün üzerleri dantellerle çevreli sedirde Cumhuriyet’in 75. yıl anısına çıkarılmış Sümerbank bardakları ile çay içerken bizlere bir hikaye anlatmıştı. Sanırım ben de Müezza gibi anneannemin hiç üzerinden çıkarmadığı mavi pötikareli önlüğünün üzerinde uykuya hazırlanıyordum. “Bir gün bir yılan Hz. Muhammed’e gelmiş ve kendisinden yardım istemiş. Hz. Muhammed de yılana yardım etmiş. Ama yılan teşekkür edeceği yerde Hz. Muhammed’i sokmaya kalkışmış. İşte tam o sıra oralardan geçen bir adam Hz. Muhammed’in zor anına yetişip kedisini yılanın üzerine salmış. Yılanın zehirli ısırığından kedi sayesinde kurtulan Hz. Muhammed kedinin sırtını okşamış. O günden beridir de kediler sırt üstü yere düşmezlermiş.” Hikaye çok güzeldi. Ilık ve kuru Anadolu rüzgarı taş evin içinde geziniyor uzaklarda bir kaç kadın avluda sarma cigara tellendiryordu. Acaba anneannem ben uyuyunca ne yapmıştı ? aaaifli olduğunda Müezza diye çağırdığı beni belki de Haç’tan getirilmiş yatak örtüsünün üzerine yatırmıştı. |
|
|
|