![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
![]() |
Rüzgâra rağmen
Saatte 70-80 kilometre hızla çarpan rüzgâr açıkta öylece oturan bizi acımasızca tokatlıyordu. Gösterge doğru veya yanlış eksi otuz dereceyi gösteriyordu… ![]() ![]() Acaba kar yağmış mıydı? Meke Gölü’ydü orası; buz gibi soğuğuna rağmen özellikle de son yıllarda karın sırt çevirdiği tanelerini dökmek için nazlandığı ülkenin rüya güzellikte bir köşesiydi… Konya’nın Karapınar ilçesinin güneydoğusunda irili ufaklı birçok volkan konisi yer alır. Meke Gölü eşsiz görünümüyle etraftaki diğer oluşumlardan ayrılır. Onbinlerce yıl önce volkanik patlama sonucu oluşan bu krater zamanla suyla dolarak göle dönüşmüş ve sonra daha yakın jeolojik zamanda ikinci bir patlama ile gölün ortasındaki koni meydana gelmiş. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Administrator
![]() |
![]() MICROLIGHT MACERASI BAŞLIYOR Yaptığım bir dizi telefon görüşmesi ve internet araştırması sonucu oldukça az kar örtüsü bulunduğunu anladıysam da yine de kendim görmek istedim ve Ankara’dan yola çıkıp soluğu kraterin yanında aldım. Kalkış ve inişte risk yaratacak kadar fazla olmayan kar fotoğraf için de ideal koşullardaydı. Hemen Fethiye’deki arkadaşlarımı arayıp microlight’ı en kısa sürede getirmelerini rica ettim; hepimiz için zorlu geçecek üç gün böyle başlamıştı…![]() katlanıp otomobilin arkasında römorkla taşınabilen pilot ve bir yolcunun uçabildiği sportif amaçlı hava taşıtı olup hava fotoğrafları için güvenilirlik görece düşük masraf ve kalkış-iniş mesafesi ile iyi görüş açısı konularında optimum seçenek sunar. Bu ilginç taşıtla yolcu olarak epey uçuş yapmıştım; ancak ilk defa kış koşullarında gerçekleştireceğim bu uçuş için biraz endişeleniyordum. Zira yaz sıcağında bile rüzgâr etkisi ve yükseldikçe soğuyan hava nedeniyle üşüdüğümü hatırlıyorum. Vücudun ısıya adapte olmaya fırsatı olmadan kısa sürede azalan oksijen oranı tribülans ve dönüşlerdeki çekim etkisi eklenince fotoğraf becerim sekteye uğrayabilirdi; hava koşulları aniden değişebilir ayrıca karlı buzlu zemine inişte sorun yaşayabileceğimiz gibi öngörülemeyen bir aksilik uçuşu imkânsız kılabilirdi.![]() UÇUŞA HAZIRLIK Tüm geceyi yolda geçiren arkadaşlarımla buluştuktan sonra uygun kalkış alanlarını tespit ettik ve kratere yakın noktadakine karar verdik. Sabahki yeni kar fırtınası öncekinin üzerine yeni bir tabaka örtmüştü; fakat eksi değerlerdeki soğukta dahi güneş ve rüzgârla kısa sürede kaybolabilirdi. Göl ise suyu çok tuzlu olmasına rağmen kenarlarından itibaren hafifçe donmaya başlamıştı. Microlight’ı römorktan indirip monte etme işlemine başladık. Son derece dikkat gerektiren bu süreç hata affetmeyecek türdendir. Gözden kaçabilecek küçük bir hatanın bile telafisi yoktur; yakındaki sanayiye gidip eksik bir parçayı alma şansınız da olmadığından planladığınız uçuşu iptal etmeniz gerekebilir ve tüm emeğiniz boşa gidebilir.![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Administrator
![]() |
![]() HER ŞEYE RAĞMEN FOTOĞRAF Yüksek kuru otlarla kaplı yer yer karlı düzlükte hızlanmaya başlamıştık. Yeterli hıza ulaşıldığında pilotun trapezi öne itmesiyle birden havalandık. Artık hava dinamiklerinin hükmü altındaydık… Yerde eksi beş derece olan sıcaklık irtifa kazandıkça düşüyor; kalın giysiler uçuş tulumları ve iyi eldivenlerle korunmuş olmamız yetmiyor; saatte 70-80 kilometre hızla çarpan rüzgâr açıkta öylece oturan bizi acımasızca tokatlıyordu. Öyle ki manzaranın rüya güzelliğini görecek halimiz bile kalmamıştı. Parmaklarım bir süre sonra artık fotoğraf makinemin diyafram ve ISO ayarlarını yapamayacak hale gelmişti. Bir ara 3000 metre irtifaya ulaştığımızda gösterge doğru veya yanlış eksi otuz derecedeydi.![]() ![]() Birbirimizle konuşmayı sağlayan interkom düzeneği devre dışı kalmıştı. Motorun ve rüzgârın sesinden dolayı bağırarak dahi sesimi duyurmam mümkün olmadığından işaretle derdimi anlatmayı deniyordum; yani görüntüleyeceğim yer uçmasını istediğim yön gibi. Her şeye karşın böylesi bir uçuşu yineleme fırsatının güçlüğünü düşünerek tüm gayretimle elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordum. Günbatımından bir süre sonra aynı yere inip motor sustuğunda ikimiz de zangır zangır titriyor doğru dürüst hareket edemiyor ve konuşamıyorduk. Önde oturduğu için daha fazla rüzgâra maruz kalan Gustave’ın ayakları benim de ellerim donmak üzereydi.![]() emeğe değecek; gergin yüzler yerini gülümsemelere bırakacaktı. Arabanın radyatörüne sarılıp termostaki kahveyi içerken planımızdaki ikinci yer olan Beyşehir Gölü’nün kış manzaralarını görmek için ertesi günü iple çekiyorduk.Yukarıdaki yazı Havacıyız.Com sitesinden sitesinden alınmıştır. Ercan ÇETİNERLER e teşekkürler. Havacıyız.Com site sahibi ve web master |
|
|
|