1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: Bulaşıcı hastalıklar

  1. #1
    Tümgeneral
    _MoR_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Bulaşıcı hastalıklar



    Bulaşıcı hastalıklar Hepatit B Enfeksiyonu

    --------------------------------------------------------------------------------

    Hepatit-B enfeksiyonu nedir ?
    Hepatit-B virüsünün neden olduğu, birincil olarak karaciğerde iltihap ve karaciğer hücre hasarıyla seyreden bir hastalıktır. Hepatit-B virüsü; karaciğere yerleşir. Yalnız insanlarda hastalık yapabilen bir DNA virüsüdür. Virüsler dışında :-):-):-):-)bolik hastalıklar, toksik ve karaciğerde kanlanmayı bozan, ilaçlar, bazı bakteriler, parazitler ve bazı diğer virüslerle gelişen hastalık ya da enfeksiyonlar sırasında da akut viral hepatit gelişebilir.

    HBV enfeksiyonunun dünyada ve Türkiye'deki durumu nedir ?
    HBV enfeksiyonu tüm dünyada oldukça yaygındır. Dünyada her yıl 50 milyon kişi HBV ile enfekte olmakta ve bugünkü sayılarla dünya nüfusunun 2/5'i (2 milyar) bu virüsle enfekte olmuş durumdadır. Her yıl HBV'ye bağlı nedenlerle 1-2 milyon insan ölmekte ve dünyada 350 milyon insan bu virüsün taşıyıcısıdır.
    Ülkemizde her yıl 200 bin kişi bu virüsle enfekte olmaktadır ve her üç kişiden birisi bu enfeksiyonu geçirmiştir. Ülkemizde 3-3.5 milyon kişi bu virüsün taşıyıcısıdır.

    HBV enfeksiyonuna yakalanma riski kimlerde daha fazladır?
    HBV enfeksiyonu için herkes eşit derecede risk taşımaz. Bazı insanlarda, hastalarda ve gruplarda enfeksiyon daha sık görülür. HBV enfeksiyonu için risk taşıyan gruplar şunlardır:
    a) Sağlık personeli,
    b) Çok sayıda kan transfüzyonu yapılan hastalar,
    c) Hemofili ve hemodiyaliz hastaları,
    d) HBV taşıyan kişi ile aynı evi paylaşanlar,
    e) Birden fazla cinsel partneri olan hetero:-):-):-):-)üeller,
    f) Homo:-):-):-):-)üel ve bi:-):-):-):-)üel erkekler,
    g) Damar içi uyuşturucu kullananlar,
    h) Kişisel hijyenin iyi olmadığı bakım evi, yurt ve hapishane gibi yerlerde yaşayanlar,
    ı) HBsAg pozitif anneden doğan bebekler.

    HBV nasıl bulaşır?
    HBV dört yolla bulaşır:
    a) Kan veya kan içeren sıvıların zedelenmiş deri veya mukoza ile teması sonucu (perkütan ya da parenteral bulaşma),
    b) İnsandan insana zedelenmiş deri ya da mukoza aracılığıyla (horizontal bulaşma),
    c) Cinsel yolla,
    d) Annenin kanının ya da kanlı sıvılarının bebeğe zedelenmiş derisi ya da mukozası aracılığıyla ya da göbek kordonu aracılığıyla geçmesi ile (doğum sırasında) bulaşı.
    HBV enfeksiyonunun kuluçka peryodu alınan virüs miktarına ve kişinin immün sisteminin direncine bağlı olarak 45-180 gün (ortalama 60-90 gün) arasında değişir.

    HBV enfeksiyonunda hastalık belirtileri nelerdir ?
    HBV enfeksiyonunda; enfeksiyon sık ancak hastalık enderdir. Virüsü alanların yaklaşık %50-65'in de hiç bir hastalık belirtisi gelişmeden enfeksiyonu geçirir. Virüsle enfekte olanların yaklaşık %30-50'inde kırıklık, yorgunluk, hafif ateş, mide bulantısı, karın ağrısı, eklem ve kas ağrıları gibi yakınma ve bulgular gelişir. Çocukların %10'undan azında, erişkinlerin %30-50'inde sarılık görülebilir. Virüsle enfekte olanların %1'inden daha azında enfeksiyon akut karaciğer yetmezliği ile ilerleyici ve şiddetli bir gidiş gösterir. Akut enfeksiyonun yaklaşık 1-6 haftalık klinik seyri vardır. Bu sırada hastalarda değişen derecelerde karaciğer enzimleri ve kan hücrelerinin yıkım ürününde yükselme gözlenir.

    HBV enfeksiyonunun çocuk ve erişkinlerde seyri nasıldır?
    Akut enfeksiyon çocuklarda erişkinlere göre daha hafif ve bulgu vermeden seyreder. Ancak bebeklerin immün sistemi nedeniyle enfeksiyon erişkinlere göre daha fazla oranda kronikleşmeye eğilimlidir. Yenidoğanların %5-10'unda, 1-5 yaş grubundaki çocukların %70'inde, erişkinlerin ise %90-95'inde virüs 6 ay içinde vücuttan temizlenerek bağışıklık gelişir. Akut enfeksiyon erişkinlerin yalnızca
    %5-10'unda kronikleşirken, yenidoğanların
    %90-95'inde, çocuk ve ergenlerin
    %30'unda kronikleşir ve virüs taşıyıcısı olur.
    Bu hastaların kronik karaciğer hastalıkları yönünden uzman doktorlar tarafından izlenmesi gerekir. Kronik karaciğer hastalıkları geliştiğinde µ-interferon tedavisi kullanılabilir, ancak başarısı sınırlıdır.

    HBV taşıyıcısı kimlere denir ?
    Akut enfeksiyondan sonra 6 ay içinde virüse karşı bağışıklık geliştirmeyen, virüsü veya virüs proteinlerini kanlarında taşıyan kişilere taşıyıcı denir. Öncelikle, bu kişiler virüsün sağlıklı bireylere bulaşmasında kaynaktırlar. Ayrıca bu kişilerde kronik aktif hepatit, siroz ve karaciğer kanseri gibi kronik karaciğer hastalıklarının gelişme riski yüksektir. Kronik hepatit-B ile karaciğer kanseri (primer hepatosellüler karsinoma) gelişmesi arasında sıkı bir ilişki vardır. Kronik virüs taşıyıcılarında primer hepatosellüler karsinoma gelişme riski taşıyıcı olmayanlara göre 200 kat fazladır. Kronik HBV taşıyıcıları ile virüsün bulaşma yollarından birisi ile temas edenlere yalnızca aşı yapmak yeterli koruyuculuğu sağlar.

    HBV enfeksiyonundan nasıl korunuruz ?
    Enfeksiyondan korunmanın en emin ve güvenilir yolu hepatit-B aşısı yaptırmaktır. Hepatit-B aşısı gen teknolojisi ile maya ya da memeli hücrelerinde üretildiklerinden son derece güvenilirdir ve bu tür enfeksiyonların bulaşmasına neden olmaz. Hepatit-B aşının kanser yaptığı söylentisi yanlıştır. Tam tersine aşı ile hepatit-B enfeksiyonundan korunulmazsa, HBV alınması ile böyle bir riske girmek söz konusudur. Hepatit-B aşısı virüsle karşılaşmadan önce ya da karşılaştıktan sonra kullanılabilir. Her iki durumda da koruyucudur.

  2. #2
    Tümgeneral
    _MoR_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Kızamık Hala Önemini Koruyor !

    --------------------------------------------------------------------------------

    Hazırlayan: Dr. Cemal Güvercin
    Halk Sağlığı Uzmanı

    Kızamık, aşı ile önlenebilen hastalıklar arasında en çok çocuk ölümüne neden olan viral bir hastalıktır. Beslenme bozukluğu ve A vitamini eksikliğini artırarak vücut direncini düşüren kızamık, diğer öldürücü hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır. Hastalanan her 100 kişiden 6-20'si orta kulak iltihabı, ishal ve zatürree, bin kızamıklıdan birinde beyin iltihabı ortaya çıkmaktadır.

    Yaz aylarında nadiren görülen kızamık, özellikle soğuk kış aylarında hastalığa yakalanma açısından tepe noktasına ulaşmaktadır. Türkiye'de her 3-4 yılda bir büyük salgınlara neden olan kızamık özellikle mart ve nisan aylarında en fazla olgu sayısına ulaşmaktadır. Yılda 8-30 bin arası olgu bildirilen ülkemizde, kızamık geçiren ortalama her 100 çocuktan 3'ü yaşamını yitirmektedir. Oysa kızamığın son derece etkin, ücretsiz ve uygulaması kolay bir aşısı vardır.

    Hastalığın kaynağı insandır. Bulaşma kızamıklılardan, direk damlacık yoluyla olur. Ayrıca hastaların kullandığı çatal, bıçak, bardak gibi eşyalar, kısa bir sürede sağlamlar tarafından kullanılırsa bulaşma olabilir. Kızamık virüsü, tükrük damlacıklarında iki saat canlı kalabilir.

    Hastalığın kesin tanısı, hastaların klinik görünümü ve bir kızamık hastasıyla temas öyküsü ile konur. Hastalığın kuluçka süresi 9-10 gündür.

    Hastalığın tipik belirtileri, nezle, ateş, öksürük, gözlerde kızarıklık ve ışıktan rahatsız olma, halsizlik ve iştahsızlıktır. Ateş, akşamları titreme ile 39- 40 dereceye yükselir sabah düşer. Göz kızarmış ve iltihaplıdır, hasta ışığa bakamaz. Olguların %95’inde hastalığın 2. gününde ağız içinde oluşan “Koplik lekeleri” direk tanı koydurucudur. Nezle, öksürük ve ateş ile geçen 3-4 günden sonra ateş düşer ve iyileşme olduğu zannedilebilir. Fakat bu düşüşü izleyen saatlerde ciltte ufak pembe kırmızı makülopapüler döküntü olarak bilinen lezyonlar ortaya çıkmaya başlar. Kulak arkasından, alından ve saçlı deri ile normal derinin birleşme yerlerinden çıkmaya başlar. Ateş tekrar yükselir, nezle ve göz lezyonları şiddetlenir. 24 – 48 saat sonra döküntüler tüm vücuda yayılır. Döküntüler 2-3 gün içinde ilk çıktığı yerden itibaren sönmeye başlar, 5-7 günde tamamen kaybolur ve yerini kepeklenmeye bırakır. Kızamıklı çocuklar döküntünün görülmesinden en az 4 gün sonrasına kadar okuldan uzak tutulmalıdır.

    Özel bir tedavisi yoktur ancak bulgulara yönelik destekleyici tedavi sözkonusudur. Ancak 9.-15. aylarda yapılan aşı ile %99 koruyuculuk sağlanır. Aşılanmamış veya yapılan tek doz aşıya yanıt vermemiş çocuklar kızamığa karşı duyarlı kalmakta ve Türkiye'de kızamık virüsünün yaygın olarak dolaşmasına neden olmaktadır. Okul çağı çocukları arasında da kızamığa duyarlılık yüksektir ve okul salgınları kızamık salgınları arasında önemli bir yer almaktadır. Çocukların, geçmişte kızamık geçirdiği düşünülse bile “Okul Aşı Günleri” sırasında tekrar aşılanması gerekmektedir.

  3. #3
    Emektar Üye
    EXiR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Tekrar olarak bildirildi.Teşekkür ederim.
    Bulaşıcı hastalıklar

Benzer Konular

  1. Bulaşıcı delilik
    By BaL in forum Sağlık Konuları
    Cevaplar: 1
    Bölüm Listesi: 02-12-2008, 05:51 AM
  2. Bulaşıcı hastalıklar
    By EXiR in forum Hastalıklar ve Tedavileri
    Cevaplar: 10
    Bölüm Listesi: 12-02-2007, 05:53 PM
  3. Bulaşıcı Hastalık Tifüs
    By EXiR in forum Hastalık Türleri
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 09-01-2007, 05:12 PM
  4. çocuklarda sık görülen bulaşıcı hastalıklar
    By ABYSS in forum Çocuk Sağlığı Ve Beslenme
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 07-28-2007, 04:43 PM
  5. Bulaşıcı hastalıklar
    By ABYSS in forum Çocuk Sağlığı Ve Beslenme
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 07-28-2007, 02:57 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]