Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 12 Sayfa bulundu

Konu: Ameliyatta ya aneste zi az gelir ve hissedersek ne olur?

  1. #1

    Standart Ameliyatta ya aneste zi az gelir ve hissedersek ne olur?



    Amerika’da kısa süre önce sinemalarda gösterime giren “Awake'',“Uyanık'' adlı film çok nadir rastlanan hastaların ameliyat sırasında anesaaai verilmesine rağmen uyanmalarını ele alıyor. Ameliyat sırasında uyanmak ve hatta neşter acısını hissetmek, çok ender de olsa bazı hastalarda görülebiliyor.
    Anesaaai altındaki bir hastanın ameliyat sırasında ayılması ve şiddetli acılar içinde kıvranması insana gerçekdışı geliyor. Ancak bu oluyor ve hasta cerraha derdini anlatamıyor. Benzer bir olay Jeannette Magdelene’nin başına gelmiş. Magdelene cerrah, neşterle ameliyat yerini kesmeye başlar başlamaz sanki karnının sağ tarafına ateşli bir şey saplanıyormuş gibi hissettiğini anlatıyor. “Uyanık olduğumu kimseye söyleyemedim. Hiçbir yerimi kıpırdatamıyordum, tepeden tırnağa donmuştum'' diyen Jeannette Magdelene, o anda ne konuşabildiğini, ne de bağırabildiğini söylüyor.
    Doktorlara göre, anesaaai altında uyanık kalma olayları son derece az. Her yıl ameliyat geçiren milyonlarca hastanın sadece yüzde birinden azı, anesaaaiye rağmen uyanık kalıyor.
    Ancak az da olsa bu durumun meydana gelmesinde anesaaai uzmanı doktorun yaptığı herhangi bir hatanın payı büyük. Doktorun yanlış sakinleştirici kullanması, hastaya verilecek anesaaai dozunu düşük tutması ya da damarlara giden enjeksiyonda kıvrılma olması bu duruma yol açan etkenlerden bazıları.
    Hastanelerin bazıları ameliyat sırasında hastaların beyin faaliyetlerini kontrol eden ve kısaca EEG denilen elektroensefalografi yöntemi kullanıyor. Texas eyaletinin Houston kentindeki Memorial Hermann Hastenesi’nden Doktor John Zerwas, bu yöntemin çok iyi çalıştığını söylüyor. Dr. Zerwas şöyle konuşuyor: “Beyin dalgalarının faaliyeti öyle bir noktaya gelir ki, anesaaai altında uyanma ihtimali olduğunu görür ve ilaç miktarını arttırırız.'' Bazı anesaaai uzmanları, EEG cihazının bir hastanın anesaaai sırasında uyanıp uyanmadığını etkili bir biçimde kontrol ettiğinden şüpheli. Ancak hasta haklarını korumayı amaçlayan örgütler, tüm hastaları bu konuda sorular sormaya çağırıyor.
    Sorulacak soruların ilki ameliyatın yapılacağı hastaneden bu cihazın olup olmadığı ve cihazın ameliyat sırasında devreye sokulup sokulmayacağı. Uzmanlar, hastanede bu cihazın bulunmaması durumunda ameliyatı gerçekleştirecek doktorlardan ameliyattan önce daha ayrıntılı bilgi alınmasını tavsiye ediyor.

  2. #2

    Standart

    Merhaba arkadasim oncelikle bir duzeltme yapayim Aneste zi diye kullandigin sey "aneste zi" olarak bilinir ve ben anesaaai uzmaniyim 6 yillik tip egitiminin uzerine 5 bazen 6 yil boyunca ihtisas yapildiktan sonra tum dunyada "doktorlarin doktoru" sifatiyla bilinen bir uzmanlik alani olup inanilmaz duzeyde zor ve stres dolu yipratici bir hekimlik dalidir!
    Yukarida baksettiginiz durum bizim bilimdalimizda "aweakness" diye bilinen bir durum olup onceden anlasilmasi olanaksiz (dolayisiyla kimde olabilecegi kestirilemeyecek) olan ve hastalar tarafindan post-op (ameliyat sonrasi) donemde ifade edilen cok nadir rastlanan bir durumdur. Genelde anesaaai amacli kullanilan ilaclarin yanlis secilmesinden degil farkli etki merkezlerine yetersiz (uneffectif) uyarida bulunmasina baglidir. Bu durum da ya ilacin hastaya verilis bicimi yada hastanin anesaaaiden etkilenecek organlarinda (beyin ve akciger)bir direncle karsilasmasiyla olusur. Anesaaai uzmani doktorun payi boyle bir durum icin sorgulanamaz hatta dusunulemez bile anesaaaide kullaniln ilaclarin ne oldugu bilinmeden de yorum yapmak haksizliktir hatta birazda cehalettir diye dusunuyorum. Umarim kirilmamissinizdir, cunku ben garip bir sekilde kirildim ve meslegimin kimse tarafindan bilinmedigi halde hep suclaniyor olmasindan meslekdaslarim ve kendim adina uzuldum. Saygilar...

  3. #3

  4. #4

    Standart

    Sevgili arkadaşım.Kırılmana gerek yok bence.Bu yazıyı bir yerde okudum ve ilgimi çekti.Ama şu bir gerçektir ki orda anlatılan Anest ezi hatasının çoğunu görevliye yüklemiyor.Yani yapan kişiye yüklemiyor.Tabiki ben işin yetkilisi veya bilgilisi değilim.Ama olay gerçekten çok ilginç geldi.Ameliyat anında uyanıp verilen narkozun az gelerek o acıları duymak,hissetmek kadar kötü birşey olmasa gerek.
    Yazım hakkında bilgili birinin yorum yaparak bize daha iyi bir bilgi vermesi beni gerçekten çok memnun etti.Çünki gerçekten ilgimi çeken bir durumdu bu.Herzamanda merak ettiğim bir şeydi.
    Teşekkürler...

  5. #5
    Sorgular
    Guest

    Standart

    tavzuzu : "....Genelde anesaaai amacli kullanilan ilaclarin yanlis secilmesinden degil farkli etki merkezlerine yetersiz (uneffectif) uyarida bulunmasina baglidir. "

    Çok ilginç bir konu ve benim için önemli bir cümle! Öncelikle bilgi paylaşımınız için teşekkür ederim.

    Doğumlarını sezeryanla yapmış iki çocuk annesiyim. Bende her iki doğumda da önce belden uyuşturmayı denediler. Ne kadar ilaç verdilerse de, belimden hangi noktayı denedilerse de, söylediklerine göre ilaçı verdikleri noktalar doğru olduğu halde istenilen sonuçu alamadılar. Her ikisinde de uyuşmak şöyle dursun, tam tersi kronik astımlı gibi kesintisiz öksürük nöbetine tutuldum. Öyle ki birinci doğumda yaşadığım öksürük nöbeti beni oksijensiz bıraktığı için maskeyle desteklenip, ardından acil olarak genel anesaaaiyle uyutuldum. Birinci doğumdaki deneyimim ikinci doğumda genel anesaaai talep etmeme sebep olduğu halde talebim doktorlar tarafından "O gün öyleyse, bugün farklı olabilir" gerekçesiyle önemsenmediği için yine belden uyuşturulma yöntemine tabi tutuldum. Ve sonuç oksijen maskesi gerektirmese de yine aynıydı.

    Ağrı eşiğim çok düşük, ağrıya çok duyarlı olduğum halde belden uyuşturulmaya karşı dirençli olabilmemi, öksürük nöbetleriyle verilen ilaça muhalefet etme nedenimi (reaksiyonu) ise hiç bir zaman anlayamamışımdır.

  6. #6

    Standart

    Çok ilginç Sorgular.Gerçekten farklı bir durum var sende de.Ama doktorların ısrarla sana lokal anes aaai uygulaması daha da ilginç.Bunun öksürüğe dönüşmesi dahada ilginç.Demek ki 3. doğumunda yine ısrarla genel anes aaai yapmazlarsa öksürüğün bedelini onlara ödetirsin
    Sezeryan ve tekabülünde genel aneste zi gerçekten düşünülmesi bir durum (bana göre)

  7. #7
    Sorgular
    Guest

    Standart

    Gizli Özne, ne kadar normal sınırlar içersinde bilmiyorum ama yaşadığım problemlerin hepsi doğrudur. Her iki doğumda da bir güne yayılan oldukça uzun saatlerce bekletilip, yapay sancılarla desteklendiğim halde, kas yapısı ve kasılma fonksiyonunun farklı çalışması nedeniyle normal doğum yapmam oldukça zor. Almanya'da yabancı olupta hastanelerde istediğiniz, uygun gördüğünüz bir yöntemi tercih etme şansınız çok düşüktür. Sezeryanla doğum yapmayı tercih etsenizde sizi dinlemezler, önce normal yollardan doğum yaptırmaya, sancınız azsa seruma kattıkları yapay sancı ilaçlarıyla desteklenmeye, ağrıya dayanamıyorsanız belden uyguladıkları lokal anesaaaiyle uyuşturmaya çalışıyorlar. Bende ilk önce sezeryanla doğum yapmayı tercih eden bir insan değildim. Lokal anesaaaiyse sezeryanda bile tercih edecektim. Alerjik bir yapıya sahibim ama hiç bir zaman astım gibi bir sorunum olmamıştı. Bana belden lokal anesaaai uygulayan uzmanlarında her şeyi doğru yaptıkları halde ilaçın yalnızca öksürük nöbetleri (reaksiyon) şeklinde etkisini göstermesinden oldukça kaygılandıklarını hatırlıyorum. Her iki doğumumu da aynı hastanede gerçekleştirdim ve her ikisinde de aynı doktor operasyonu gerçekleştirdi. Pozisyonu diğer doktorlardan yüksek olduğu için kendilerine ulaşmak hemen kolay olmadığı için, o serviste kendi ekibinden olan diğer doktorların izledikleri aşamalara takılıp kaldım. Öyle ki, ikinci doğumumda sancım başladığı, çok az miktarda sıvı geldiği halde henüz doğumunuz başlamamış denilerek birkaç saat hastanede tutulup taburcu dahi edildim. Gecenin bir vakti onları doğumun başladığına ikna edebilecek işareti (daha fazla miktarda sıvı) aldığımızda -ki ilginçtir çocuğun hesaplanan günü geldiği halde, çekilen sancı yetersiz görülüp, doğumun başladığına dair işaret olarak kabul edilmemişti- tekrar aynı hastaneye gittim ve yapay sancılarla onlarca saat sürecek şekilde bekletildim. Onlar lokal anesaaaiyle normal yöntemle doğum yaptırmaya çalışırlarken yaşadığım reaksiyon, içten hissetiğim bir şeylerin ters gideceği sıkıntısı "Artık yeter, ben sizinle değil, filanca doktorla mutlaka görüşmek istiyorum" diye tepki göstermeme sebep olmasaydı ultraşalde değil de operasyonda kordonu boynuna dolanmış olduğu farkedilen kızım, bugün yaşamayacaktı. Hak aramak mı? Haklı olduğunuz hangi konu olursa olsun, niyetiniz ne kadar iyi olursa olsun, haksız bulunur ve mutlaka ard niyetli olarak değerlendirilip, haksız çıkartılır, suçlu dahi bulunursunuz. Burası Almanya! Kendi dünyalarında toz pembe hayat sürenler içinse benim yazdıklarım yalnızca ön yargılardan ibarettir. İşte böyle! Üçüncü çocuk mu? Çocukları çok seviyorum ama asla, asla!

    Düşüncelerimi ilgi gösterip okuduğunuz için teşekkür ederim.

  8. #8

    Standart

    Böyle gazetelere çıkabilecek haberlerin sadece Türkiye de olduğunu düşünerek ülkeme çok haksızlık etmişim demek ki.
    Başına gelenlerden ,insanına değer verdiğini düşündüğüm yurtdışı hastanelerininde ,acilen revizasyona ihtiyaçları olduğu kanısına vardım.
    Bir kadın için en zor anlardan biri olan doğumda, doktorların sana ne gibi bir müdahele edeceklerini bilmeden ,çaresiz olarak ,sadece onların verdiği ,doğru ya da yanlış kararlar sonucu acı çekmek ,gerçekten üzücü bir durum.Neyseki o anında bile onları yönlendirerek acını kısaltmışsın.
    3. çocuğu şaka nahiyetinde söylemiştim.Böyle aklından silinmeyen deneyimlerden sonra haliyle insan birkaç kere düşünür öyle değil mi?

  9. #9
    Sorgular
    Guest

    Standart

    Gizli Özne, hiç şüphesiz nerde olursa olsun insana değer veren, özverili, titiz sağlık çalışanlarıda vardır. Sadece Avrupa'da, Almanya'da değil, Türkiye'de de işini iyi yapan bu insanlarıda gözönüne alıp, haksızlık yapmamak, çalışma azimlerini, şevklerini kırmamak adına genelleme yapmaktan kaçınmak gerekiyor.


    Benim tanık olduğum, yaşadığım deneyimlerin çoğu ırkçı, ayrımcı kötü muamelelerdir. Medyası araçılığıyla politikacısından adalet çalışanına, güvenlik güçlerine kadar çok geniş bir yelpazeden kitlelere yönlendirici pazarlaması yapılırken her hangi bir yerden ırkçı, ayrımcı davranışların revizasyonu ise mümkün değildir.


    Yeniden çocuk doğurmak, yetiştirmek konusuna gelince....Normal şartlarda çocuk doğurmak ve yetiştirmek hiç de kolay bir şey değildir. Almanya'da ki
    bir yabancı içinse yaşanılan bu normal zorluk misli misli fazladır. Bir yere kadar alınacak hizmetlerin nasıl verildiği önceden araştırma yapılarak öğrenilebilir ve yaşanılacak olumsuzluklar asgariye düşürülebilir ama her zaman tedbirli, temkinli olsanız da bu olumsuzluklarla karşılaşmayacağınızın, yaşamayacağınızın garantisi olamaz. Bunun için ne kadar az çocuk olursa o kadar az sorun yaşanılır, çocuk sevgisinin anne babaya karşı şantaj araçı olarak kullanılması da mevcut sayısıyla sınırlı kalır. Zaten Alman ülke yöneticilerinin örtülü gizli politikalarıda özellikle müslüman yabancı nüfusun düşürülebilmesi, bir sınırda tutulabilmesi için yıldırma politikalarının başarılı bir şekilde uygulanmasıdır. (Devlet sırrı değil, aşikardır!)

  10. #10

    Standart

    o ameliyat anını yasamdan bunu anlamk cok zor.insanlar kücük biryeri kesilse acısından duaramıyor hele o amliyat anındaki aneztesinin az uygulanması anında cekilck acıyı anlamk cok imkansız böle e filmler insanları gerceklere uyandırmak yoksa böle seyelr kolay kolay olmaz.bende ameliyat oldum tam ve cok zor bi ameliyat aneztesinin uygulanmaması anındaki cekecegim acıyı düüsnemiyorum...

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Turizm patlasa ne olur çatlasa ne olur
    By RebelliouS in forum Turizm & Gezi & Tatil
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 08-30-2007, 10:09 AM
  2. Turizm patlasa ne olur çatlasa ne olur
    By RebelliouS in forum Turizm & Gezi & Tatil
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 08-24-2007, 08:17 PM
  3. KaYaHAN-2007-NaSıL AyRıLaCaĞıZ - OLSaYDıM - OLuR Mu OLuR Mu
    By x_crazy in forum Yerli Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 2
    Bölüm Listesi: 05-02-2007, 05:05 AM
  4. KaYaHAN-2007-NaSıL AyRıLaCaĞıZ - OLSaYDıN - OLuR Mu OLuR Mu
    By x_crazy in forum Yerli Şarkı Sözleri
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 05-02-2007, 04:20 AM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]