ALZHEİMER HASTALIĞI

1986 yılında ABD Eski Başkanı Ronald Reagan ; politikayla ilgili sorulara
"hatırlamıyorum " "anımsayamıyorum" şeklinde yanıtlar vermekteydi. 8 yıl sonra ;
1994 yılında Başkan Reagan'ın Alzheimer Hastası olduğu açıklandı.

Ne Bilmeli ?

Alzheimer Hastalığı , yaşlanmanın normal bir sonucu değildir.
Alzheimer Hastalığı olan kişilerde ; dil, düşünce ve hafıza fonksiyonlarında
zorlanmalar ve bu fonksiyonlarda eksiklik gözlenir. Hastalık daha da
ilerlediğinde kişinin bütün yaşamına etki etmeye başlar. Banyo yapmak , tuvaleti
kullanmak, yemek yemek gibi tüm hareketlerinde kişiye yardımcı olunması gerekir.
Gün geçtikçe kişinin ailesi, yakınları ve arkadaşları bu durumdan etkilenmeye
başlar. Alzheimer Hastalığı geriye dönüşü ve tedavisi olmayan bir hastalıktır.

ABD'de tüm halkın %5 'i Alzheimer Hastası'dır. Bu, ABD de 4 milyon Alzheimer
Hastası var anlamına gelmektedir. Bu sayıya hastaların ailesi ve yakınları da
dahil edilirse milyonlarca insan bu hastalıktan etkilenmektedir. Yapılan
hesaplara göre 2050 yılında ABD'de 14 milyon kişi Alzheimer Hastası olacaktır.




Her yıl ABD'de 100bin kişi Alzheimer Hastalığı'ndan ölmektedir. 65 yaş
üzerindeki kişilerin %5-10'u Alzheimer Hastası'dır. 85 yaş üzerinde bu oran %50
lere kadar çıkabilmektedir. Alzheimer Hastalığı adını Alman Doktor Alois
Alzheimer'dan alır. 1906'da Dr.Alzheimer bunama sonrası ölen bir kadın
hastasının beyin dokusundaki değişiklikleri tespit etmiştir. Dr.Alzheimer , ölen
hastasının beyninde bir takım yığınlar ( bugün bunlar : senil veya nöron plağı
olarak adlandırılır.) ve sinir lif demetlerinde yumaklar ( Nörofibriler
yumaklar) gözlemiştir.

Bugün bu plak ve yumakların Alzheimer hastalığının nedenleri olduğu düşünülüyor.
Bilim adamları Alzheimer Hastalığı'ndan ölen kişilerin beyinlerinde bunların
dışında da bazı değişiklikler belirlemiştir. Hafıza ve diğer zihinsel
fonksiyonlara ait beyin bölgelerinde sinir hücrelerinde kayıp olduğu
bulunmuştur. Aynı zamanda milyarlarca sinir hücresi arasında karmaşık mesajları
taşıyan kimyasal maddelerin de bu hastaların beyinlerinde düzeylerinin azaldığı
bulunmuştur. Böylece Alzheimer Hastaları'nda sinir hücreleri arasında bu
mesajlar engellenerek normal düşünme ve hafıza yeteneği bozulabilmektedir.

Alzheimer Hastalarında ;Meynert çekirdeği olarak adlandırılan beyin bölgesinde ;
nöronal degenerasyon (sinir hücrelerinin haraplanması ) vardır. Sinirler arası
iletilerde rol alan kimyasal madde (nörotransmitter ) Asetilkolin'in beyindeki
düzeyleri azalmıştır.



Nörofibriler Yumaklar ;Nörofibriler yumak yapının
oluşumu net bir durum değildir. Nörofibriler yumak, nöron yapının içinde yer
alır. Yumak ve nöronların yapısı bozulur. Nörofibriler yumak oluşumunun nasıl
olduğu ve beyne nasıl etki yaptığı halen bilinmemektedir.



Nöron Plakları ; Plaklar nöronun dışında yer alır.
Beta amiloid olarak adlandırılan bir protein yapıdır. Diğer proteinler de plak
oluşumunda rol alır. Amiloid, beyinde normalde bulunan bir proteindir.
Yaşlanmayla beraber Beta amiloid formu beyinde birikir ve plak gelişimine yol
açar.



Belirtileri Nelerdir ?




Alzheimer Hastalığı , yavaş başlar. İlk belirtisi çok ciddiye alınmayan
unutkanlık olabilmektedir. Alzheimer Hastaları yakın zamanda yaşadıkları
olayları , eşya ve kişilerin isimlerini hatırlayamayabilirler. Basit
matematiksel işlemleri yapmakta zorlanabilirler. Bu iki durumda çok ciddiye
alınmayacak düzeyde yaşansa da hastalığın başlangıcı için önemli bir işaret
olabilir. Belirtileri olan Alzheimer Hastasına ve aile üyelerine gerekli tıbbi
yardımı sağlayabilmek çok da kolay değildir. Alzheimer Hastalığı olan kişiler
saç taramak veya diş fırçalamak gibi basit işleri yaparken bile fırçaları
saçlarında veya ağızlarında unutabilirler. Problem çözme ,düşünme , anlama,
okuma, yazma gibi fonksiyonları daha fazla kaybedebilirler. Bunların sonucunda
Alzheimer Hastaları kaygılı , sinirli ve saldırgan olabilirler. Evlerinden
uzaklara gidebilirler. Sonuçta bu kişiler toplumsal bakıma ihtiyaç duyarlar.

Sağlık kuruluşlarında doktorlar , %90 oranda bu hastalığı zamanında ve doğru
olarak teşhis edebilirler. Mikroskop altına beyin dokusuna bakıldığında
Alzheimer Hastasının beyninde oluşan değişiklikler saptanabilir. Ancak bu , kişi
öldükten sonra yapılacak otopsi sonucunda mümkündür. Canlı bir insana beyinden
parça alınarak inceleme yapılamaz. Bu ,çok tehlikeli bir uygulamadır. Doktorlar,
hastanın belirtileri ve yapacakları muayene ve tetkikler ile kişinin Alzheimer
Hastası olabileceğini söyler. Alzheimer Hastası olabilir demek ; o kişinin bu
hastalığa ait belirtileri taşıdığı anlamına gelir.



Tam Sağlık Öyküsü

Doktor , kişinin genel sağlığı ve geçmişte yaşadığı sağlık problemlerini
sorar . Hasta , günlük yaşamında kendisini etkileyen sağlık problemleri hakkında
bilgi verir. Doktor , daha çok bilgi alabilmek için kişinin ailesi veya
arkadaşları ile de görüşmek isteyebilir .



Temel Tıbbi Laboratuar Testleri

Kan ve idrar tahlilleri , olabilecek diğer hastalıkları da araştırmada
doktora yardımcı olacaktır. Bazı durumlarda alınacak az miktarda spinal sıvının
test edilmesi de gerekebilir. Bütün bunların sonucunda doctorun tanı koyması
kolaylaşacaktır.



Nörofizyolojik Testler

Bunlar , hafıza , problem çözme , dikkat , sayma ve dil testleridir . Bu
testler doktorun koyacağı tanıyı özgülleştirebilecektir.



Beyin Taraması

Doktor Beyin Taraması da denebilecek bu özel test ile beyne ait
görüntüleri inceleyecektir. Beyin Tarama Testleri içinde Bilgisayarlı Beyin
Tomografisi , Manyetik Rezonans Görüntülemesi ve Pozitron Emisyon Tomografisi
yer alır.

Doktor , yapılan beyin tarama sonuçlarına göre bir tanı için net şeyler
söyleyebilecektir. Hastanın sağlık öyküsü ve test sonuçlarından alınan
bilgilerle doktor , kişide olan belirtilerin olabilecek diğer nedenlerini
tanıdan çıkarmış olur . Bu belirtileri yapabilecek diğer nedenler arasında ;
Tiroid Bezi problemleri , Depresyon , Beyin Tümörleri, İlaçlar ve Beyin Damar
Hastalıkları olabilir . Bu hastalıklar da Alzheimer Hastalığına benzer
belirtiler oluşturabilmektedir.



Tedavi

Alzheimer Hastalığı , ağır zihinsel zarar ile biten ve hafıza
problemleri ile yavaş başlangıçlı bir hastalıktır . Hastalığın gelişim hızı
kişiler arasında farklılıklar da gösterebilmektedir. Bazı kişiler 5 yıl gibi bir
süre hastalığa sahip olabilirken , bazı kişilerde bu, 20 yıl gibi bir süre
olabilmektedir.

Alzheimer Hastalığı tedavisinde kullanılan iki ilaç mevcuttur : Tacrin ve
Donezepil olarak isimlendirilen bu ilaçlar Kolinesteraz enzimini inhibe eder.
Kolinesteraz enzimi; Asetilkolinin yıkımında anahtar rol oynar.Böylece
asetilkolinin yıkımı engellenerek beyindeki asetilkolin miktarının yükselmesi
sağlanır. Ancak önemle belirtmek gerekir ki; bu iki ilaçta tedavi edici
özellikte değildir. Yalnızca Alzheimer hastalığı'nın, hastada oluşturduğu
belirtileri azaltır. Tacrin karaciğere de etki edebilen bir ilaçtır. Bunun bir
benzeri Rivastigmin adlı madde ise yalnızca beyinde etki gösterebilmektedir.

E Vitamini ve Asetilsalisilik asit de tedavi amaçlı kullanılmaktadır. E vitamini
sinir hücrelerinin zarlarının hasar görmesini engellemektedir. Araştırmalarda
Alzheimer Hastalarına, E vitamininin bazı beyin fonksiyonları için faydalı
olabildiği gösterilmiştir.

Bazı çalışmalarda Gingko Glikozidlerinin de hastalara yardımcı olduğu
belirlenmiştir.

ABD'de ayrıca cerrahi tedavi denenmiştir. Burada karın zarının (omentum) bir
parçası beyinde kullanılmış ve sonuçta kısa süreli bellekte düzelme sağlandığı
rapor edilmiştir.

Bugünkü tıbbi bilgilerle Alzheimer Hastalığını hiç bir tedavi durduramaz .

Alzheimer Hastalığı olan kişiler , sürekli doktor kontrolünde olmalıdır. Doktor
, hastalık sırasında ilerleyebilecek belirtileri ve birlikte olabilecek diğer
hastalıkları kontrol edecektir. Doktor ve diğer sağlık çalışanları , hasta ve
ailelerine yardım ve destekte bulunabilmektedir.

Sıklıkla diğer aile üyelerinin Alzheimer Hastasına daha çok yardımcı olmaları
gereği ortaya çıkar.Hastalık kötüye doğru gittikçe hastanın yardım ve sağlık
bakım ihtiyacı da artar. Hastaya bakan kişiler yönünden bu, fiziksel ve ruhsal
yönden çok yorucu olmakla beraber ailenin yaşantısı , işleri ve ekonomik
durumuna da etkiler yapar.

Alzheimer Hastalığı ile ilgili kuruluşlar , hasta ve yakınlarına eğitim
programları sağlamakla beraber hasta bakımını üstlenmiş kişilere ve ailelere
destek verir.



Riskler

Alzheimer Hastalığı için risk faktörleri ; ileri yaş ve aile sağlık
öyküsünde Alzheimer Hastalığı'nın olmasıdır. Bunun dışında , ciddi kafa
yaralanmaları ve düşük eğitim düzeyi de Alzheimer Hastalığı için risk faktörleri
arasındadır.

Diğer faktörler ile ilgili araştırmalar devam etmektedir. Bunlardan bazıları :

Genetik Faktörler

Yapılan araştırmalar hastalığın yarısından fazlasında genetik faktörlerin
rolü olabileceğini göstermektedir.

Örneğin , apolipoprotein E ( Apo E ) olarak adlandırılan protein önemlidir,
kanda kolesterolün taşıdığı ApoE her insanda olan bir proteindir . Apo E'nin
beyindeki görevi tam olarak bilinmemektedir. ApoE geninin , farklı formları
vardır. Bunlardan birisi kişiyi Alzheimer Hastalığına karşı korurken bir diğeri
kişiyi Alzheimer Hastalığına yatkın hale getirmektedir. Ancak ApoE geni ile
ilgili araştırmalar devam etmektedir.

Çevresel Etkenler

Bilim adamları , Alzheimer Hastalığı olan kişilerin beyin dokusunda
alüminyum , çinko ve diğer bazı metallari buldu. Alzheimer Hastalığı ile bu
maddelerin bağlantısı olup olmadığı ile ilgili araştırmalar da devam etmektedir.

Virüsler

Bazı araştırmalarda ise Alzheimer Hastalığı ile virüslerin arasındaki
ilişki belirlenmeye çalışılmaktadır.



Bunların hiçbirisi tek başına hastalığa sebep olarak gösterilemez. Yani yalnızca
genetik etkenler Alzheimer Hastalığı'nın nedeni olarak gösterilemez. Sıklıkla
bir kaç etkenin birlikteliğinden kaynaklanarak hastalık gelişmektedir. Ayrıca
her hasta için farklı olabilen etkenler de söz konusu olabilir.

Ayrıca Alzheimer Hastalığı ile ilgili tanı koymak için yapılabilecek testlerle
ilgili araştırmalar da vardır. Eğer hatalığın çıkış zamanı geciktirilebilirse
hastalığa yakalanan kişilerin sayısı da azaltılabilecektir. Alzheimer
Hastalığı'nın geciktirilmesi kişinin yaşam kalitesini geliştirir aynı zamanda
sağlık harcamalarını da azaltır.

Diğer bazı araştırmalar da hastaya ve hastanın bakımını sağlayan kişilere
kolaylıklar sağlama ve hastanın yaşam kalitesini yükseltebilmeye yönelik olarak
yapılmaktadır. Bu araştırmalarda hastada ortaya çıkan problemli bir takım
davranışların , uykusuzluğun düzeltilebilmesi amaçlanmaktadır.



Önleme Yolları

Beyninizi Yaşlanmanın Etkilerinden Nasıl Korursunuz ?

Yaşlanma ile birlikte beyinde plak ve yumaklar meydana
gelmektedir. Beynin çalışmasını bir spor ekibinin mücadelesine benzetirsek; eğer
bir oyuncu yaralanır veya oyun dışında kalırsa ekibin iyi performans
gösterebilmesini diğer oyuncuların performansları etkileyecektir. Bunun gibi
beynin yaşlanmayla beraber kaybettiği sinir hücrelerinin olumsuz etkileri ancak,
diğer hücrelerin sağlıklı olmasıyla mümkündür. Bu da fiziksel ve zihinsel olarak
aktif kalmakla sağlanabilir. İnsanların isimlerini hatırlayarak , bulmacalar
çözerek , matematik işlemleri yaparak , çok okuyarak ve yeni kelimeler öğrenerek
; Beyin hücrelerinin çalışmasını geliştirebilirsiniz.