1 den 2´e kadar. Toplam 2 Sayfa bulundu

Konu: HİÇLİK... YOKLUK... ve ÖTESİ

  1. #1
    Kıdemli Astsubay
    Hizirreis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart HİÇLİK... YOKLUK... ve ÖTESİ




    Birgün gelip de bana, "hiç" olduğunu söyledi: "Ben, ben bir hiçim!"
    "Hiç olmak!"

    Neyin karşısında hiç olmaktan bahsediyordu ben bilsem de… bu hiçlik ifadesi biraz acımasızca gelmişti bana. Eğer varsak, hiç olduğumuzu söylemek biraz isyan olmuyor muydu! Var oluşumuzun sebebini hiçleştirmekti belki de bu, bilemiyorum.

    Ne diyebilirdim ki! Bir hiç olduğunu söyleyen birisine ne diyebilirdim!
    Bir zamanlar tartışıyorduk ya, "var olmak çok iyi" diye, eğer var olmasaydık yok olmuş olacaktık. Yok!! Koccaman bir yok… işte asıl hiçlik bu değil miydi!

    Görmeyecektim!
    Duymayacaktım!
    Hissetmeyecektim!
    Dokunamayacaktım!
    Tadamayacaktım!
    Ağlayamayacaktım! Evet, evet ağlayamayacaktım!
    Dahası inanmayacaktım!
    Yaşadıkca aklımdan ve yüreğimden çıkaramayacağım o büyük insani, annemi öpemeyecektim!
    Sevemeyecektim ya! Her güzelin beni alıp gidişini peşisıra ve bu her gidişte beni an be an yok edişini sezemeyecek, acı içinde kıvranamayacaktım.
    Yüreğim sızladığında, yüreğimin sızlamadığı o sağlıklı zamanları anlayamayacaktım!
    Her günahımın ardından pişmanlığı yaşayamayacak, o pişmanlığın geberten sancısıyla kıvranamayacaktım! "Hatalar insanlar için" cümlesini kendime mal edemeyecektim her günahımın ardından. Çünkü ben bir hiçtim, hiç! Onun bana söylediği buydu işte, hiç olmak, yok olmak!

    Sorumlu olmayacaktım! Sorumluluklarım olmayacaktı!
    İçimi açabileceğim ne bir dostum olacaktı, ne de bir dost olacaktım!
    Hiç koleksiyon yapamayacak, her yeni arkadaşıma bunları gösteremeyecektim!
    Mor renge ilgimden dolayı, her yeni aldığım şeye bakıp "keşke mor olsaydı" diyemeyecektim!

    Çocukluğumu hatırlayamayacaktım! Oynadığım oyunlarım hiç olmayacaktı, hiç! Oyun arkadaşım hiç olmayacaktı, hiç! Saklanbacın anlamını hiç bilmeyecektim, hiç! İlkokul öğretmenimden yediğim o tokadı hiç yemeyecektim, hiç! Nehir kenarında yürürken dayanamayacak suya atlayıp buz kesene kadar hiç yüzmeyecektim, hiç! Şehir şehir hiç gezmeyecektim türkiyemi, hiç! Otların üzerine uzanıp saatlerce gökyüzünü hiç seyretmeyecektim, hiç! Hiç aşık olmayacaktım, hiç!

    Sevinmeyecektim!
    Üzülmeyecektim!
    Kimseden mektup alamayacaktım. Bir adresim bile olmayacaktı! Adım olmayacaktı! Evim olmayacaktı! Annem olmayacaktı, annem!
    Beni sevmeyen insanlar bile olmayacaktı! Değil sevgi duymak, kimse benden nefret bile edemeyecekti! Dedikodumu yapamayacaktı hiçkimse!
    Ölemeyecektim bile!
    Yokluktan çıkıp nasıl ölebilirdim ki, nasıl!
    Demek ki ben hiçbir şeye değmeyecek bir şey bile değildim!
    Bir mezarım bile olmayacaktı!
    Çocuğum olmayacaktı!
    Torunum olmayacaktı!
    Yaşlanıp geçmişte kalan o güzel günlerimi hatırlayamayacaktım!
    Özlemeyecektim, özleyemeyecektim!

    Parmaklarım olmayacaktı!
    Ellerim, kollarım olmayacaktı!
    Gözlerim olmayacaktı!
    Bağıramayacaktım, dilim olmayacaktı!
    Bir fotoğrafım bile olmayacaktı!
    En sevdiğim ayakabımı giyemeyecek, en sevdiğim yemeği yiyemeyecek, en sevdiğim türküyü söyleyemeyecek, en sevdiğim kitabı tekrar okuyamayacak, en sevdiğim oyuncağımla oynayamayacak, en sevdiğim çiçeğimi sulayamayacak, en sevdiğim ülkenin hayalini kuramayacak, en sevdiğim çizgifilmi seyredemeyecek, en sevdiğim… en sevdiğim… en sevdiğim diye bir şeyim hiç, hiç, hiç olmayacaktı!

    O uçurtmayi hiç yapmayacaktım, yapamayacaktım!
    İncir ağacımı kestikleri için küsemeyecektim!
    İlk yağan karda ayak izimi bırakamayacaktım, hatta hiçbir yerde, hiçbir zaman iz bırakamayacaktım!
    Yazamayacaktım!
    Okuyamayacaktım!
    Oy veremeyecektim!
    Adıma hiç şiir yazan olmayacaktı!
    Penceremin önünde kimse beni görmeye çalışmayacaktı!
    Papaz'ın Bağı'na gidemeyecektim!
    Cinnah'ı tırmanamayacaktım!
    Seymenler'deki köpeklerden kaçmaya çalışmayacaktım!
    Ve hiç, hiç yağmurda ıslanamayacaktım!

    Gözlüğümü takmak zorunda olmayacaktım! Tabağımdaki yemeğın hepsini yemek zorunda olmayacaktım! Gözyaşlarımı saklamak zorunda olmayacaktım! "hayır" demek zorunda olmayacaktım! Her gün başka bir elbise giymek zorunda olmayacaktım! Her sabah odamı toplamak zorunda olmayacaktım! "Zorunluluklarım" diye bir şey de olmayacaktı!
    Olmayacaktı!
    Olmayacaktı!

    Ben beyaz papatyayı çok severim, sevemeyecektim!
    Yalnızlığı severim, sevemeyecektim!
    Mektup yazmayı severim, sevemeyecektim!
    Türk kahvesini severim, sevemeyecektim!
    Hiçtim, hiç!
    Her şey koca bir yalan öyle mi!
    Her şey bir rüya öyle mi!
    Her şey aslında var, ama yok öyle mi!

    Sen bir hiçsin ve ben bir hiç'i dinledim bunca zamandır, öyle mi!
    Hani hiçbir şeyi, ruhu, duyguları, düşünceleri, yüreği olmayan bir hiç'i…
    Öyle mi! oyle mi!

    Yazık!
    Oysa ben sonsuzum!

    Alıntı

  2. #2
    Tuğgeneral
    umut_19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    paylaşım için saol

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]