USLANMAM

UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Güzel Sanatlar Bölümü
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Özel Arama
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Güzel Sanatlar Bölümü Güzel Sanatlar ve El Sanatları

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-12-2007, 04:19 PM   #1 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Post hat sanatı

---HATTIN TARİFİ ---

Hat sözlükte uzun ve doğru yol; mastar olarak yazı yazmak manalarına gelir. Çoğul olarak ekseriya hutut veya ahtat kullanılır.

Batıda hüsn-i hat (güzel yazı) karşılığında calligraphy kelimesi kullanılmaktadır. Ancak hüsn-i hat İslam yazıları için kullanılan bir tabirdir. Sanatkârına hicri ilk asırlarda kâtib küttâb verrâk daha sonra da hattat denilmiştir. İranlılar hattat karşılığında hoş nüvis veya hüb-nüvis kelimelerini kullanmışlardır.
Osmanlılarda hat sanatı gelişirken hattatlara da hususiyetlerine göre farklı isimler verilmiştir. Bu yeni tabirler yazı çeşidine göre ta'lik - nüvis (ta'lik yazan) celi - nüvis (celi yazan) siyakat - nüvis (siyakat yazan) çep-nuvisan (divani yazanlar) olarak kullanılmıştır.
Meşhur bir tarifte hat şöyle anlatılır: "Hat her ne kadar cismani aletlerle meydana gelirse de aslında ruhi bir hendesedir."
Aynı manadaki diğer bir tarifte de Nazzam: "Hat bedeni duygularla meydana gelirse de o ruhun asaletindendir" der.
Bu tariflere göre hat: "Üstadını taklitle zihne nakşolan şekillerin ruhtaki güzellik duygularıyla birleşerek el kalem kâğıt ve mürekkep gibi maddi aletlerin yardımıyla meydana gelen ruhi bir hendesedir."
Hat bir fikri ifadeye yarayan ölçülü yazıdır. Bir fikrin yalnızca çizgili sembollerle ifadesi değil aynı zamanda okuyana hayranlık uyandıran güzellik vasıtası dini ve toplumsal değerlerin tasviridir. Plotinos "Maddi güzellik ruhi güzelliğin ifadesidir" derken gerek kâinatta gerekse sanat eserlerinde görülen güzelliğin ruh güzelliği olduğunu ifade etmiştir.
Hat sanatı konusunu resim ve aaayinatta olduğu gibi tabiattan değil insan ruhundan alır. Önce zihinde şekillenir sonra el göz ve irade vasıtasıyla meydana gelir.

Abbasiler devrinde gelişen hat Sanatı XV. yüzyılda ünlü Türk hattatı Şeyh Hamdullah (1429-1520) ile yeni bir tavır ve şive kazanmış ve o zamanki İslam dünyasının bütün hattatlarının üstadı olmuştur. Onun üslubu Osmanlı hat Sanatının gelişmesine geniş ölçüde yol açan bir temel oluşturmuştur. XV.yetişen sanatkârlardan biride İstanbul Fatih Camii kitabesiyle Topkapı sarayında Sultan Ahmed çeşmesine bakan dış kapının kitabesini yazan Ali bin Yahya Sofi'dir. Süleymaniye Camii kubbesinde yazıyı yazan Karahisari Osmanlı Sanatına güzel fakat süreli olmayan bir üslup getirmiş daha sonra o sitil devam ettirilmemiştir. XVII. yüzyılda Hafız Osman'la Türk yazı üslubu yeni bir yükseliş devrine girmiştir. Zamanın bütün hattatları ondan ders alıp onun yazı Sanatını benimsemişlerdir Sultan III Ahmet ve Sultan II. Mustafa da onun öğrencileri arasında idi. Taş basmasıyla çoğaltılan Kur'an'larla Hafız Osman'ın şöhreti bugün Hindistan'a ve Cava'ya kadar bütün İslam âlemine yayılmıştır. Bundan sonra Mustafa Rakım ve Mehmet Esat Yesâri XIX. yüzyılda Kadıasker Mustafa İzzet Efendi ve Yesârizâde Mustafa İzzet efendi Sami efendi Necmeddin Okyay Aziz efendi Kemal Batanay İsmail Zühdi Mustafa Rakım Mehmed Şevkiİsmail Hakkı Altunbezer Hamid Aytaç çok tanınmış üstatlardır.

Yazı başlı başına bir Sanat olduğu gibi dekoratif Sanatların zenginleştirilmesinde ve mimaride çok büyük rol oynamıştır. Gerek Selçuklu gerekse Osmanlı mimarisinden yazıyı çıkaracak olursak bunların pek fakir bir manzara göstereceğine şüphe yoktur. Dekoratif Sanatlar içinde aynı şey söylenebilir. Yazı Sanatının yanında tuğraları da gözden geçirmek lazımdır. Her sultanın adına arma şeklinde tuğra denilen bir kompozisyon oluşturulmuş ve fermanlar ile önemli vesikaların başına da tuğra çekilmiştir.

Hat yazılarının kenarları aaahib ve ebrularla aaayin edilerek daha bir güzellik kazandırılmıştır.

BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-12-2007, 05:09 PM   #2 (permalink)
*BUNALIMLARIN ADMİNİ*
 
BoDyGuArD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

HAT SANATI


Hat sanatı denilince Arap harfleri çevresinde oluşmuş güzel yazı sanatı akla gelir. Bu sanat Arap harflerinin 6.-10. yüzyıllar arasında geçirdiği uzunca bir gelişme döneminden sonra ortaya çıkmıştır.

Türkler Müslüman olduktan ve Arap alfabesini benimsedikten sonra uzun bir süre hat sanatına herhangi bir katkıda bulunmamışlardır. Türkler hat sanatıyla Anadolu'ya geldikten sonra ilgilenmeye başladılar ve bu alanda en parlak dönemlerini de Osmanlılar zamanında yaşadılar. Yakut-ı Mustasımi'nin Anadolu'daki etkisi 13. yüzyıl ortalarından başlayıp 15. yüzyıl ortalarına kadar sürdü. Bu yüzyılda yetişen Şeyh Hamdullah (1429-1520) Yakut-ı Mustasımi'nin koyduğu kurallarda bazı değişiklikler yaparak Arap yazısına daha sıcak daha yumuşak bir görünüm kazandırdı. Türk hat sanatının kurucusu sayılan Şeyh Hamdullah'ın üslup ve anlayışı 17. yüzyıla kadar sürdü. Hafız Osman (1642-9 Arap yazısına estetik bakımdan en olgun biçimini kazandırdı. Bu tarihten sonra yetişen hattatların hepsi Hafız Osman'ı izlemişlerdir.

Türkler altı tür yazı (aklâm-ı sitte) dışında İranlılar'ın bulduğu tâlik yazıda da yeni bir üslup yarattılar. Önceleri İran etkisinde olan tâlik yazı 18. yüzyılda Mehmed Esad Yesari (ölümü 1798) ile oğlu Yesarizade Mustafa İzzet'in (ölümü 1849) elinde yepyeni bir görünüm kazandı. Türk hat sanatı 19. yüzyılda ve 20. yüzyıl başlarında da parlaklığını sürdürdü ama 1928'de Arap alfabesinden Latin alfabesine geçilince yaygın bir sanat olmaktan çıkıp yalnızca belirli eğitim kurumlarında öğretilen geleneksel bir sanat durumuna geldi.


Yazı Türleri


Hat sanatının doğduğu dönemde ortaya çıkan altı tür yazı ile İranlılar'ın bulduğu tâlik dışında başka birçok yazı türü daha vardır. Bunların bir bölümü fazla yaygınlaşamamış bir bölümü de belli alanlarda kullanılmıştır. Örneğin Türkler'in geliştirdiği divani yazı yalnızca Divan-ı Hümayun'da yazılan önemli belgelerde yazılması ve okunması özel eğitim gerektiren siyakat ise mali kayıtlarda kullanılmıştır. Kolay yazıldığı için günlük yaşamda yaygın olarak kullanılan bir yazı türü olan rik'a da 19. yüzyılda sanat yazısı durumuna gelmiştir. Rik'a ile altı yazı türünden biri olan rika birbirine karıştırılmamalıdır.

Hat sanatında yazılar büyüklüklerine göre de farklı adlarla anılırdı. Duvarlara asılan levhalarda cami türbe gibi dinsel yapılardaki kuşak ve kubbe yazılarında her tür yazıtta kullanılan ve uzaktan okunabilen yazılara iri anlamında celi adı verilirdi. Daha çok sülüs ve tâlik yazının celisi kullanılmıştır. Alışılmış boyutlardan daha küçük harflerle yazılan yazılara hurde gözle kolay seçilemeyecek boyuttaki yazılara da gubari (toz) denilirdi.


Yazı Araç Gereçleri

Hat sanatında da yazının temel aracı kalemdir. Hat sanatında kalem olarak daha çok kamış kullanılırdı. Kamışın ucu yazılacak yazının kalınlığına göre makta denilen sert maddelerden yapılmış altlığın üstünde eğik olarak tutulur ve kalemtıraş olarak adlandırılan özel bir bıçakla yontulurdu. Celi yazılar ise ağaçtan yapılmış kalın uçlu kalemlerle yazılırdı. Çok ince yazılar için madeni uçlar da kullanılmıştır. Hat sanatında kullanılan mürekkep de özel olarak hazırlanırdı. Yağlı isin çeşitli katkı maddeleriyle karıştırılmasıyla elde edilen bu mürekkep akıcı biçimde yazı yazmayı sağlar yanlış yazma durumunda da kolayca silinirdi. Hat sanatında kullanılan kâğıtlar da özeldi. Mürekkebi emip dağıtmaması kaleme akıcılık sağlaması için kâğıtlar âhar denilen bir maddeyle saydamlaştırılırdı.


Hat Eğitimi

Hat sanatıyla uğraşan kişiye “güzel yazı yazan sanatçı” anlamına gelen “hattat” adı verilir. Hattatlar yüzyıllar boyu usta-çırak ilişkisi içinde yetişmişlerdir. Hat sanatını öğrenmeye heveslenen kişi bir hattattan ders alırdı. Başlangıçta alıştırma niteliğinde çalışmalara dayanan ve “meşk” adı verilen bu dersler tek tek harflerin yazılışının öğrenilmesiyle başlar harflerin birleşme biçimleriyle sözcüklerin ve tümcelerin yazılış tarzlarının öğrenilmesiyle sürerdi. Ortalama üç beş yıl kadar süren bu eğitimin sonunda hattat adayı iki ya da üç hattatın önünde yazı yazarak bir çeşit sınav verirdi. Hattatlar bu yazıyı beğenirlerse altına imzalarını koyarlardı. Buna başarı ya da izin belgesi anlamına gelen “icazetname” adı verilirdi. İcazetname almamış kişi hattat sayılmaz dolayısıyla yazdığı bir yazının altına adını koyamazdı.
BoDyGuArD isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-16-2008, 10:43 PM   #3 (permalink)
Yarbay
 
funcey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

çok güzel bi sanat
funcey isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2008, 03:21 PM   #4 (permalink)
●νυя кα∂єнi υѕтαм●
 
ALEV - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kalp Hat sanatı resimleri



















ALEV isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2008, 03:21 PM   #5 (permalink)
●νυя кα∂єнi υѕтαм●
 
ALEV - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart




ALEV isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2008, 03:22 PM   #6 (permalink)
●νυя кα∂єнi υѕтαм●
 
ALEV - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart














ALEV isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-29-2008, 03:24 PM   #7 (permalink)
●νυя кα∂єнi υѕтαм●
 
ALEV - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart









ALEV isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-19-2008, 06:10 PM   #8 (permalink)
RûHûMûN FîŞîNî ÇêKTîM ~~
 
SonKraL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

güsel bi sana t bilgi için t$k adminim..
SonKraL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin
Konuyla Alakalı Etiketler
• hat sanatı • hat sanatı ile isim yazma • HAT • hat sanatıyla ya • hat sanatıyla isim yazmak • hat sanatıyla isim yazma • HAT SANAT • hat sanatı ile isim yaz • hattat sanatı ile isim yazma • hat sa • hattat yaz • hat sanatıyla isim yazma sitesi • osmanlıda hat sanatı • HAT SANA • hat sanatıyla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Türkler Ve Şavaş Sanatı ABYSS Genel Tarih 2 01-05-2010 05:08 PM
Kaldırım Sanatı ABYSS Komik resimler & Linkler 9 12-29-2007 06:45 PM
Makyaj Sanatı... jelibonn Komik resimler & Linkler 4 08-24-2007 05:54 PM
Taş Sanatı... ABYSS İlginç Bilgiler 3 05-12-2007 03:15 PM
TÜRK Maden Sanatı ABYSS Türk Kültürü 0 12-26-2006 10:48 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:40 PM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı yasa gereği destek(@)uslanmam.com veya 0537 403 03 03 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules destek(@)uslanmam.com or dial +90537 403 03 03


Powered by vBulletin Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : TEKplatform
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]
Alexa
Sagopa Kajmer*Bilgi*izafet*Melekler Mekanı*Web Hattı*MaxiCep*araba