USLANMAM

UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
Geri git   USLANMAM > GENEL KÜLTÜR > Güzel Sanatlar Bölümü
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Özel Arama
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Güzel Sanatlar Bölümü Güzel Sanatlar ve El Sanatları

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-02-2007, 11:17 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
EXiR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Gotik Sanat

XII. yy.dan Rönesans'a kadar Batı Avrupa'da gelişen sanat biçimidir. Gotik sanat Fransa'da doğmuş olmasına rağmen adını Hıristiyanlığın ilk yıllarında Avrupa'yı istilâ eden Gotlardan almıştır. Bu terimi ilk defa İtalyan hümanistleri kullanmışlardı. Onlara göre özellikle Alpler'in kuzeyinde gelişen ve roman sanatının ardından gelen bu sanat İlkçağ'ın klasik kurallarından iyice ayrılıyordu. Ve bu üslûbu küçümsediklerini belirtmek için italyan hümanistleri ona gotik sanat adını veriyordu.

Roman Sanatından Alevli Gotik Üslûbuna

Gotik sanat XII. yy.dan XVI. yy.a kadar dört büyük dönemde gelişti. Birinci dönem XII. yy.ın büyük bir bölümünü kapsar ve mimari çizgilerin genel görünüşünü hâlâ etkileyen roman sanatıyla gotik sanat arasında bir geçiş dönemi teşkil eder. Bu çağın en özgün anıtları Fransa'dadır: Saint-Denis Manastır Kilisesi Sens Noyon ve Laon katedralleri.

Aşağı yukarı XII. yy. sonlarından XIII. yy. ortalarına kadar uzanan ikinci dönemde gotik sanat iyice yerleşir ve doruğuna ulaşır. Bu dönem gotik sanatın «klasik» çağıdır ve hepsi birbirinden ünlü pek çok anıt bu dönemde yapılmıştır: Chartres Bourges Merveille du Mont-Saint-Michel katedralleri. Bu çağda gotik mimari İtalya Almanya ve İspanya'ya da sıçramış sonra İngiltere'ye geçerek orada daha değişik bir nitelik kazanmıştır (Canterbury Chichester katedralleri).

Daha sonraki döneme ışınlı gotik adı verilir. Bir önceki dönemin eser bolluğu yanında bu dönem biraz fakir kalır. Bu dönemde daha çok eski yapıların bitirilmesine çalışıldığı için (Paris'teki Notre-Dame Kilisesi'nin yan kiliseleri Saint-Denis Kilisesi'nin şahını) büyük anıtların sayısı azdır (Troyes Tours katedralleri Westminster Manastır Kilisesi).

Nihayet XIV. yy.ın ikinci yarısından başlayarak gotik sanat büyük bir diriliş ve canlanma dönemine girer. Bu dönemde gotik sanattan pek çok üslûp doğmuştur. Bunların en önemlileri İngiltere'deki düşey üslûp (Oxford ve Cambridge Üniversitesi yapılan) Fransa ve Almanya'daki alevli gotik'tir.

Yükseklik ve Işık

Gotik her şeyden önce kaynağını dinden alan bir mimarlık üslûbudur. Bütün çağ boyunca anıtların yapımındaki en büyük özellik sivri kemerin kullanılması göğe yetişmek istermişçesine uzayan düşey çizgilerle ince sütunlara olan düşkünlük ve içeriye bol ışık girmesini sağlamak için büyük pencerelerin açıldığı duvarların inceltilip hafifletilmesidir.

Gotik yapı tarzı pencerelere gittikçe daha çok önem vererek vitrayların geliştirilmesine elverişli bir ortam da yarattı. Başlangıçta vitraylarda yalın renklere (mavi kırmızı turuncu) yer veriyordu. Sonra XIV. yy .da hem zamandan ve paradan tasarruf etmek hem daha duru bir ışık sağlamak amacıyla tekrenkli vitraylar büyük ölçüde kullanılır oldu ve yeni bir renk olarak altın sarısı geçerlik kazandı. Nihayet XV. yy. ortalarında gene daha sıcak renk tonlarına dönüldü ve perspektif ortaya çıktı: böylece vitray camdan yapılmış gerçek bir tablo halini aldı.

Gotik resim ve gotik heykel çoğu zaman mimarinin tamamlayıcısı sayılır. Bu alanda roman sanatının de koratif ve stilize görünüşünden vazgeçilmiş ve daha güçlü bir gerçekçiliğin arayışına başlanmıştır. Nihayet halıcılık da gotik sanatın bir bütünleyicisi olarak XIV. ve XV. yy.larda altın çağını yaşar.

Solda) Saint-Denis Kilisesi'nde kemerli sütunlar. Sivri kemerler oluşturacak biçimde birleşen silmeler gotik mimarinin bir özelliğidir; bu sayede yapının sağlamlığı açısından bir sakınca yaratmaksızın yüksek pencereler açılması olanağı kazanılmış olur.

(Ortada) İsa ve havarileri: Alman heykelcisi Tuman Riemenscheneider'ın (1460-1531) eserinden bir bölüm. XIV. yy.ın sonunda kiliselerin iç süslemesinde tahta heykeller de yer almağa başladı. Palatinat Müzesi Heidelberg.

(Sağda) Amiens Katedrali'nin şahını (yapımı 1220-1270). 42 metre yükseldiği ve bol ışığıyla bu şahın gotik mimarinin en ferah yapılarından birini oluşturur.

Romantik Bir Moda

XIX. yy.da romantikler hem şairlere (özellikle Victor Hugo) hem de mimarlara («neogotik» yapılar) esin kaynağı olan gotik sanata heveslendiler. Resmi makamlar da bu modanın dışında kalamadı ve gotik anıtları (Carcassonne Sitesi Paris'te Notre-Dame Kilisesi Pierrefonds Şatosu) onartmak üzere mimarlara (en ünlüleri Violletle-Duc) başvurdular; bu restorasyon çalışmaları bazen başarılı oldu bazen olamadı.

Kuyumculuk

Bu çağın bütün sanatları gibi gotik kuyumculuk da aslında dinsel nitelik taşıyordu. Bu sanat özellikle çok zengin ayin eşyası ile temsil edilir: kupalar kutsanmış kâseler piskopos haçları kutsal kalıntı mahfazaları (Evreux'de Aziz Taurin'in kemiklerinin saklandığı sandık Correze'de Azize Fortunade büstü).

Taştan Kitaplar

Birer kutsal kitaba benzeyen gotik katedraller inanmışları eğitmek üzere sayısız sahnelerle süslenmiştir. Sözgelimi Chartres'daki Notre-Dame Katedrali'nde 1800'ü aşkın yontulmuş figür vitraylarında ise 5000'e yakın kişi yer almaktadır

EXiR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin
Konuyla Alakalı Etiketler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Sanat ve toplum EXiR Güzel Sanatlar Bölümü 0 05-02-2007 11:12 PM
Soyutlama,Sanat Ve İslâm'ın Sanat Tasavvuru üzerine bir deneme HeLiN Deneme, Hikaye 0 04-21-2007 01:46 AM
Gotik Sanat SuyunGizemi Güzel Sanatlar Bölümü 0 04-20-2007 06:14 PM
Felsefe ve Sanat ABYSS Felsefe Bilimi 0 12-28-2006 04:07 PM
Sanat ve Felsefe ABYSS Felsefe Bilimi 0 12-28-2006 02:22 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:40 AM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı yasa gereği destek(@)uslanmam.com veya 0537 403 03 03 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules destek(@)uslanmam.com or dial +90537 403 03 03


Powered by vBulletin Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : TEKplatform
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]
Alexa
Sagopa Kajmer*Bilgi*izafet*Melekler Mekanı*Web Hattı*MaxiCep*araba