Süleyman Seyyid Bey





1842 – 1913 tarihleri arasında yaşamış olan ilk ressamlarımızdan Seyyid Bey’den günümüze kalan, çeşitli müze ve özel koleksiyonlarda ve müzayede kataloglarında rastladığımız yapıtların büyük çoğunluğunun meyvaları, çiçekleri ve günlük eşyaları konu alan natürmortlar olması, günümüzde kendisinin yalnızca bu alanda resim ürettiği yanlış izlenimini yaratmıştır.



Ne var ki bunun böyle olmadığını, ressamı atölyesinde çalışırken gösteren fotograf belgelemektedir. Bu fotografta iki kadın portresi, bir yatan çıplak kadın, tek ağaçlara odaklanan 3- 4 manzara resmi net olarak seçilebilirlerken, ortalıkta hiç bir meyva veya çiçek resmi görülememektedir.




Karpuzlar ve portakallar gibi yinelediği örneklerden birden çok yapıt özellikle sergiye konulmuştur. Yapıtların tümünü ayrıntılı olarak inceleyip birbirleri ile karşılaştırdığımızda, Pertev Boyar’ın,” Süleyman Seyyid bilhassa natürmort ressamıdır…O yemiş ve çiçek motiflerinin meftunu idi. Renk ve perspektife tam bir vukufu olduğundan eserlerinde şeffafiyet ve tazelik görülür. Natürmortta, Şeker Ahmet Paşa, Zekai Paşa ve Hoca Ali Rıza’ya nazaran daha canlı ve kuvvetlidir. 36 senelik hocalığı ile Avrupa’dan getirdiği resim sanatına kendi milli görüş ve karakterini de katarak memleketimize yaymaya ve tanıtmaya muaffak oldu.” yargısı bugün de genelde geçerliliğini korumaktadır.




Seyyid Bey yaşamının son onbeş yirmi yılında -1894 – 1913 yılları – meyvaları, çiçeklerı, şişeleri, bıçakları, meyvalıkları ve bardakları biraraya getirdiği, titizlikle kurguladığı natürmortlarında duyarlı bir anlatıma ve teknik yetkinliğe eş zamanlı olarak ulaşmıştır. Yaptıkları herhalde o günlerde de beğenilmiş olmalıdır ki, özellikle portakalları, karpuzları, kavunları konu alan yapıtları bu taleplere cevap verebilmek için çoğaltılmışlardır. Günümüze kalan oldukça az sayıdaki yapıtının büyük bölümünün yapıldıkları tarihlerde de beğenilerek sahip çıkılan bu resimleri olduğu söylenebilir…




Topkapı Sarayı “Yemiş Odası”, “Kalemişi” iç dekorasyonların çiçek motiflerini aklımıza getirirsek, Osmanlı toplumunda neden Seyyid Bey’in bu tarz yapıtlarının benimsendiğini yadırgamamız gerekir. O batı resim sanatının görme biçimleri ve tekniği ile Osmanlı görsel belleğinin/kültürünün uyumlu bir bileşimini başarabildiği için önemsenmiştir ve yapıtları günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.