Bakan Şener: Kıbrıs'ta çözümü AB zorlaştırdı
Ersin ERCAN- Mert MİNİSKER/DÜZCE

(DHA)
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Abdüllatif Şener
“Kıbrıs konusundaki temel sorun
Güney Kıbrıs Rum yönetiminin AB üyesi bir ülke olmasıdır
Aslında Kıbrıs sorununun sürekli gündeme gelmesinde en büyük sorumluluk AB'ye aittir. Referandumda ‘hayır’ kararı alan Güney Kıbrıs Rum yönetimini

hemen referandumların arkasından AB’ye tam üye olarak kabul etmek suretiyle çözümün zorlaşması gibi bir noktaya olaylar gelmiştir” dedi.
Düzce Sanayici ve İşadamları Derneği'nin iftar yemeği için Düzce'ye gelen Bakan Şener

D-100 Karayolu kenarındaki Kasapoğlu Tesisleri'nde

AKP Düzce Milletvekili Metin Kaşıkoğlu

Bolu Milletvekili Metin Yılmaz ve partililer tarafından karşılandı. İftar öncesinde partisinin Düzce İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Bakan Şener

burada gazetecilerin sorusu üzerine AB sürecini değerlendirdi. Türkiye'nin AB serüveninin yarım asra yaklaşan bir süreç olduğuna dikkat çeken Bakan Şener şöyle konuştu: “1963 Ankara Anlaşması'yla birlikte somut bir noktaya gelen ve o günden bu güne kadar inişli çıkışlı bir yol haritası izleyen Türkiye- AB ilişkilerinde

AKP iktidarı ile birlikte en önemli ve son aşama olan müzakere sürecine girilmiştir. Müzakere sürecinin başlamasıyla birlikte öncelikle belirlenen 35 başlıkta taramalar yapılmıştır. 13 Ekim itibariyle taramalar tamamen bitmiş olacaktır. Ancak bu noktada AB sürecinin Kıbrıs konusu ve 301'nci madde gibi siyasi boyutlarıyla tartışma zeminine geldiğini görüyoruz. Bu konularda da önümüzdeki dönemde gerekli girişimler yapılacaktır. Bu arada AB ilerleme raporu yayınlanacak. İlerleme raporundaki hususlar dikkate alınmak suretiyle

AB zirvesinde bundan sonraki dönemle ilgili bazı kararlar alınacaktır. Bu kararların bizim süreci aksatmadan yürümemize imkan sağlayacak şekilde oluşması için değişik çalışmalar yapılmaktadır. Başbakanımız

Dışişleri Bakanımız ve Başmüzakerecimiz sürekli temas halindedirler. Sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyeceğini umut ediyoruz.”
Kıbrıs konusunun sürekli olarak gündeme getirilmesini de değerlendiren Bakan Şener

konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kıbrıs konusundaki temel sorun Güney Kıbrıs Rum yönetiminin AB üyesi bir ülke olmasıdır. Aslında Kıbrıs sorununun sürekli gündeme gelmesinde en büyük sorumluluk AB'ye aittir. Referandumda ‘hayır’ kararı alan Güney Kıbrıs Rum yönetimini

hemen referandumların arkasından AB’ye tam üye olarak kabul etmek suretiyle çözümün zorlaşması gibi bir noktaya olaylar gelmiştir. Biz bu konuda hep şunu söylüyoruz; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne haksız bir ambargo uygulanmaktadır. Birleşmiş Milletlerin hazırladığı Annan Planı’nı Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti desteklemiştir. Ama Rum liderliğinin öncülüğündeki Güney Kıbrıs

bu plana ‘hayır’ demiştir. Biz konunun BM bünyesinde çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Güney Kıbrıs Rum yönetimi ise konuyu sürekli AB'ye çekmekte ve orada tek taraflı taleplerini kabul ettirmeye çalışmaktadır. Bu bizim açımızdan kabul edilebilir bir durum değildir. Referandumda ‘evet’ çıktığı taktirde Kuzey Kıbrık Türk Cumhuriyeti'ne yönelik ambargoların yumuşatılacağı veya ortadan kaldırılacağı yönünde taahhütler vardı. Biz bunların gerçekleşmesini istiyoruz.”
Bakan Şener

bir gazetecinin

“İrtica konusuyla ilgili tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine ise “Ben hoşlanmadığım konuların gündeme gelmemesini istiyorum. Onun için bunu cevaplandırmayacağım” dedi.
Teşvik Yasası ile birlikte Düzce'ye 80 civarında fabrikanın kurulduğunu ve yaklaşık 20 bin istihdamın yaratıldığını söyleyen Bakan Şener

hükümetin gündeminde Teşvik Yasası kapsamına alınacak yeni illerin olmadığını bildirdi.