Karara muhalefet eden Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Haşim Kılıç

karşı oy yazısında Köşk seçimi sürecinde yaşananlar konusunda tarihe not düştü.
Kılıç

Anayasa'nın 138. maddesinde hiçbir organ

makam

merci veya kişinin mahkemelere emir ve talimat veremeyeceğinin

tavsiye ve telkinde bulunamayacağının vurgulandığını hatırlatırken

Anayasa'nın bu hükmüne rağmen karar öncesi kimi kişi

kurum ve mercilerin mahkemeyi etkilemeye dönük söylem ve davranışlarda bulunduklarını kaydetti. Kılıç

şu görüşü dile getirdi: "Anayasa'nın öngördüğü bu sorumluluğun

en sade vatandaştan makamı ve rütbesi ne olursa olsun herkesin gereğini yerine getirme zorunluluğu vardır. Mahkemenin kendi istekleri doğrultusunda karar vermemesi halinde ülkenin bir iç çatışmaya sürükleneceği biçimindeki ifadeler

yargıcın vicdani kanaatinin oluşmasını doğrudan hedef alan bir eylem biçimidir. Anayasa'nın 138. maddesi açıktır. Bu sorumluluğa karşın

çatışma çıkacağı tehdidi ya da ülaaai koruma adına yapılan açıklamalar

oluşacak karara dönüktür. Sonucun kamu vicdanında tereddüt uyandırmasına neden olabilecek bu ve buna benzer davranışlar ve söylemler demokratik hukuk devletinde onaylanması mümkün olmayan sorumsuzluklardır. Hukuku korumaya yönelik bu düşünceler sadece tarihe not düşmek üzere yazılmıştır.'' Kılıç

367 şartının TBMM'yi bloke edeceğine de işaret etti. Bu kararla üçte birlik (184) azınlığın çoğunluğa tahakküm etmesinin yolunun açılacağını kaydeden Kılıç

"Toplantı nisabı (3/2) sağlanamadığı sürece 2.

3. ve 4. turların yapılması mümkün olmayacak

buna ilişkin kurallar anlamsız

işlevsiz kalacak." dedi.