![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Derviş Kaşıkları
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine; "Sevginin sadece sözünü edenlerle onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?" "Bakın göstereyim" demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş; "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş. "Peki" demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar öylece aç kalkmışlar sofradan. Bunun üzerine "Şimdi..." demiş ermiş "Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe." Yüzleri aydınlık gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyrun" deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan. "İşte" demiş ermiş "Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz şunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil veren kazançlıdır her zaman..."alıntı |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Gül Yaprağı
Uzakdoğu'da bir budist tapınağı bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu o yüzden kapıda herhangi bir tokmak veya çan zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı. İçerideki budist rahip kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu. Budist bir süre kayboldu. Sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü. Aldığı bir gül yaprağını kabin içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı içerideki budist rahip saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.alıntı |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
çlü Filtre Testi!!
Eski Yunan’da Sokrat bilgiyi saklaması sebebiyle saygıdeger bir ün yapmıstı…Bir gün bir tanıdık büyük filozafa rastladı ve dedi ki ’’Arkadasınla ilgili ne duydugumu biliyor musun?’’ Bir dakika bekle diye cevap verdi Sokrat..Bana birsey söylemeden evvel senin kücük bir testten gecmeni istiyorum..Buna üclü filtre testi deniyor.Üclü filtre??? ‘’Dogru’’ diye devam etti Sokrat..Benimle arkadasım hakkında konusmaya baslamadan önce bir süre durup ne söyleycegini filtre etmek iyi bir fikir olabilir.Buna 3 filtre testi dememin sebebi ; Birinci filtre ‘’Gercek Filtresi’’ Bana birazdan söyleyecegin seyin tam anlamıyla gercek oldugundan eminmisin ??? ‘’Hayir’’ dedi adam.’’Aslında bunu sadece duydum ve… ‘’Tamam’’ dedi Sokrat. Öyleyse sen bunun gercekten dogru olup olmadıgını bilmiyorsun. Simdi ikinci filtreyi deneyelim.’’İyilik Filtresini’’ Arkadasım hakkında bana söylemek üzere oldugun sey iyi birsey mi??? ‘’Hayır’’tam tersi..’’Öyleyse ’’diye devam etti Sokrat. Onun hakkında bana kötü birsey söylemek istiyorsun ve bunun dogru oldugundan emin degilsin.Fakat yinede testi gecebilirsin cünkü geriye bir filtre daha kaldı. ‘’İse Yararlılık Filtresi’’ Bana arkadasım hakkında söyleyecegin sey benim isime yarar mı??? ‘’Hayır’’ gercekten degil. ‘’İyi’’diye tamamladı Sokrat. Eger bana söyleyecegin sey dogru degilse iyi degilse ve yarar faydalı degilse bana niye söyleyesin ki? Bu Sokratın iyi bir Filozof olmasının ve büyük itibar saygı görmesinin sebebiydi.alıntı |
|
|
|