Felsefe bilimle çeşitli ortak özellikler paylaşır:
a) Her ikisi de genel olarak akıl adına konuşurlar ve kendilerini akla dayanan gerçeklerle haklı kılmaya çalışırlar;
b) her ikisi de kavram ve soyutlamalar kullanarak ilke ve yasalara varmak isterler

genellemeler yaparlar.
Öte yandan onlar arasındaki farklılıkları da şu genel başlıklar altında toplamak mümkündür:
a) Bilimin kavram ve soyutlamaları felsefeninkilere göre daha az geneldir ve özel alanları konu alır;
b) felsefenin hem olguları hem de değerleri ele almasına karşılık bilim ancak olgularla veya ancak bir olgu olarak değerlerle ilgilenir (insan bilimleri veya sosyal bilimler); değerler

anlamlar

idealler

erekler böyle olmaları bakımından bilimin konusu olmazlar. Daha basit bir değişle bilim ele aldığı konular üzerinde iyi

kötü

doğru

yanlış

haklı

haksız vb. türünden değer hükümleri veremez

onlara erekler

idealler

anlamlar yükleyemez;
c) bilimin önermelerinin doğrulanabilmelerine (tahkik edilme
verification) karşılık felsefenin önermeleri dar anlamda doğrulanamazlar. Bilime dayanarak hesaplamalar yapıp öndeyilerde (
prediction) bulunma imkânına sahip olmamıza karşılık felsefede böyle bir şey söz konusu değildir;
d) bilimsel araştırma ve buluşlar yapma yöntem ve usullerin belli ve öğretilebilir olmalarına karşılık felsefenin filozof tarafından bile üzerinde uzlaşılan belli ve standart bir araştırma

düşünme yöntemi belli değildir. Değim yerindeyse her filozofun kendine has bir felsefe yapma yöntemi vardır. Bu durum Kant'ın
"felsefe değil
felsefe yapmak öğrenilebilir" yönündeki ünlü sözünün doğru olmakla birlikte felsefe yapmayı öğrenmenin

bilim yapmayı öğrenmekten çok daha zor olduğu konusunda bizi uyarmalıdır. e) bilime dayanarak bilimin uygulaması olan teknolojiler yaratabilmesine karşılık felsefede yine böyle bir imkân mevcut değildir. Felsefe bir düşünme (
nazar
theoria) ve eylemdir (
amel
praksis)

bir yapma

meydana getirme (
sanat
tekhne) değildir. Dolayısıyla ondan bilimden olduğu gibi bir tekniğin

teknolojinin

sanatın

sanayinin çıkması mümkün değildir.
Sonuç olarak felsefe bilim değildir ve felsefede bilimde olduğundan daha büyük ölçüde
"yaratıcı zekâ"ya

bilgi birikimine

seziş ve duyuşlara ihtiyaç olduğundan söz edilebilir.