1 den 5´e kadar. Toplam 5 Sayfa bulundu

Konu: Slavlar

  1. #1

    Standart Slavlar



    Avrupanın karanlık döneminde köylü,yarıcı olarak çalışan veya ormanların karanlıklarında yaşıyan etnik kökeni çok çeşitli olup zaman içinde karışıp kaynaşmış ve sonradan Slavca denilen köylü dilini geliştirip konuşan halk kesimi Bunlar barbar olup insan olduklarını ve yaşama hakları olduğunu dahi Avarlar sayesinde öğrenmişlerdir.Avarlardan önce karanlık ormanlarda saklanıp yaşamaya çalışıyorlardı.Bu halk ve köylü,işçi özelliklerinden dolayı Bogomilizm,Komünizm gibi oluşumlara sahip çıkmışlardır.Her zaman içlerinde sahip olamadıkları ırksal özelliklerin özlemi olmuş ve hep kendilerini Slav ırkı olarak görmek istemişlerdir.Bu özlemleri Faşist ve Barbar yönlerini daima ön plana çıkarmıştır.Bu köylüler her zaman asalet özlemi çekmişlerdir.Bu günde kendilerini Slav olarak nitelendiren grupları incelerseniz ilk sözleri asil oldukları yönündedir.Hatta öylesine bir özlem çekmektedirlerki asalet için ihanette bile bulunabilirler.Bayrak ve flamalarında bile eski asilzadelerin amblemlerini taşımak arzusundadırlar.Kendilerine sahip çıkmış himaye etmiş uluslara minnet duyacaklarına ihanet ve kıskançlık beslemektedirler.

  2. #2

    Standart

    Rusya'nın karanlık tarafı

    Yayınlama zamanı: 29 Ocak 2004, 00:17


    Rusya anlamını tartışmayı seven Rus entelektüelleri kutsal Rusya ya da Üçüncü Roma’dan bahsetmeyi seviyorlar, ama ülkenin karanlık tarafını, değişik olgulardan oluşan konseptüel mozaik tablosunu göz ardı ediyorlar. Ben, 20. asrın en kahin yazarlarından biri olan Jorge Luis Borges’in “Başka” öyküsünü hatırlıyorum.

    Bu öyküde, öykü kahramanın arkadaşı, kahramanın Rus klasik Dostoevski’nin “Şeytanlar” romanını sevdiğini duyduktan sonra, der ki “Rus klasiği başka kimsenin yapmadığı kadar, Slav ruhun derinliklerine indi”.
    Kendini tanrısal sanan halk, şeytan ruhlu mu?! Ama neden şaşırıyoruz. Şeytan hiçbir zaman şeytan olduğunu kabul etmez, çünkü kendisi bir yalancı ve karalamacıdır. Yine de, olgulara ve bulgulara başvuralım.

    “Rusya” kelimesinin ortaya çıkışı hakkında birçok versiyon ve tahmin vardır. Çoğu hiçbir eleştiriyi tutmaz. Amerikan bilim adamı John Meyendorff, “The Bizantium and the Rise of Russia” kitabında “Rusya” (Ρωσια) kelimesinin Yunanca olduğu ve ilk defa 10. asırda Bizans yazılarında ortaya çıktığını anlatıyor. Gerçekten de, ülkelerin isimlendirilmesinde Yunanca şeklini aldı – İyoniya, Beotiya, Fessaliya, Anatolya, Sicilya. Ülkelerin Slav isimlendirilmesi için başka bir form olağandır – Smolenşina, Novgorodçina, Turetçina, Ugorşina. 15. asra kadar Ruslar ülkelerine “Rus toprağı” dediler, ancak daha sonra Yunan şeklini kabul etti.
    Rusya,(Rossiya) - Ros halkın ülkesi olarak, tercüme edilebilir. Ros halkın kökleri bilinmiyor. İlgi çeken unsur, ilk defa bu kelimeye tüccarların ya da seyahat edenlerin kitaplarında değil, dini kitaplarında rastlanmasıdır. İlk defa Ros (Ρως) kelimesi birçok bilim adamı tarafından Kuran’dan Zulkifl peygamberi ile kıyaslanan İezekli peygamberin M.Ö. 271 yılında İskenderun’da hazırlanan ve Septuaginta cildi olarak (170 tefsir tercümesi) Yunanca tercümesinde görülüyor. Orada, Ros, kalabalık, Kuzeyli şeytani halk olarak tanıtılıyor ve kıyamet gününden önce ortaya çıkacağı söyleniyor. (İez. 38, 2-6). Bin kadar yıl geçti ve peygamberin tahmin ettiği millet, tarihi olan kıyaslandırıldı.

    Kuzeyden geldi, kendine “Rus” dedi ve o zamanın insanları merhametsizliğiyle şaşırttı.
    O zamanın tarihçileri Küçük Asya’ya gelen Rus halkın 941 yılında sivil nüfusu barbarca öldürmeye başladığını belirtiyor. Başka bir örnek, knaz (bey) Svatoslav’ın Bulgaristan’ın Dorostol kalesinde kuşatma altında kaldığı zaman 971 yılında ayinsel amaçlarda yerel sakinleri öldürmeye, bebekleri de Tuna nehrinde boğmaya emretmesidir. Bu olay “Rus devletin tarihi” Karamzin’in kitabında mevcuttur. Slavlarla karışan bu halk, Rusları doğurdu.Avrupa ülkelerinde, Slavlara karakteristik verme konusunda alışılanlar ilgi çekici. 1979 çıkan Büyük İngiliz – Rus sözlüğünde okuyoruz: Slav – Slav, slave – köle, slavelike – köle gibi olan, korkak; slavish – Slavlı, benzer, kendi kendine sahip olamayan; sloven – dikkatsiz işçi, kültürsüz, kirli, yalancı. Bu, tesadüf ya da telaffuz çakışması değildir, çünkü Slavlar Avrupa’ya gelmeden, kölelere Latince “servus” denilirdi. Bu anlamlar, Slavların özellikle de Batıdan kültür çalma girişimlerini iyi gösteriyor. Bu, Rus kentlerin sokaklarının Avrupa’dakilerden neden daha kirli olduğunu anlatıyor.Slavlar ve Ros halkı Rusları ortaya çıkardı. Rönesans zamanında Avrupalılar Rusya’ya Tatarya derlerdi. (Tataristan). İkinci ismin tonu önemli. Tataristan hem Tatar, hem de Tartar (cehennem, yer altı dünyası) kelimeleri ile aynı telaffuza sahiptir. Napolyon ve Hitler’in ordularını yiyen Rusya’nın uçsuz bucaksız soğuk topraklarına birçok kişi dikkat etti. Tartar – kaos, nizam dünyasının karşısında. Rusya’da kaos her zaman var olmuştur. Ros halka çağrı yapan yaşlıların sözleri bu konuda önem taşır: “Toprağımız büyük, ama nizam yok”.

    20. çağda şeytan halkın ismini taşıyan ve cehennemle benzerleşen ülkeye “Kötülük İmparatorluğu” ismi verildi (The Evil Empire).
    Üç isim (Rusya, Tataristan, Kötülük İmparatorluğu) - aynı anlam. “Yeni söz” ve Rusya misyonu tartışmaları seven Rus entelektüeller, bu misyonun şeytani misyon da olabileceğini unutuyorlar.Aleksey İvanenko, Rusya.
    Kavkaz-Center için özel

    Kaynak:http://www.kavkazcenter.com/tur/aaaa...1/29/618.shtml



  3. #3

    Standart

    Rusların bir zamanlar en büyük dileklerinden biriydi slav birliğini kurmak,bunu sovyet rejimi ile birlikte bir nevi başardılar bazı balkan devletlerininde komünist sistemi getirerek ama devamını getiremediler ve bence şu anda Rusya yine aynı şekilde özeelikle balkanalrdaki slav devletlerle slav birliğini kurmak istiyor,nede olsa soğuk savaş başladı sayılır putin ile birlikte

    Slav ırkı en nefret ettiğim ırklardandır,biz TÜRKLERE barbar derler ama dünyada yapmadıkalrı pislik kalmamıştır

    Eline sağlık dostum.

  4. #4

    Standart

    Alıntı TuRaK_HaN´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Avrupanın karanlık döneminde köylü,yarıcı olarak çalışan veya ormanların karanlıklarında yaşıyan etnik kökeni çok çeşitli olup zaman içinde karışıp kaynaşmış ve sonradan Slavca denilen köylü dilini geliştirip konuşan halk kesimi Bunlar barbar olup insan olduklarını ve yaşama hakları olduğunu dahi Avarlar sayesinde öğrenmişlerdir.Avarlardan önce karanlık ormanlarda saklanıp yaşamaya çalışıyorlardı.Bu halk ve köylü,işçi özelliklerinden dolayı Bogomilizm,Komünizm gibi oluşumlara sahip çıkmışlardır.Her zaman içlerinde sahip olamadıkları ırksal özelliklerin özlemi olmuş ve hep kendilerini Slav ırkı olarak görmek istemişlerdir.Bu özlemleri Faşist ve Barbar yönlerini daima ön plana çıkarmıştır.Bu köylüler her zaman asalet özlemi çekmişlerdir.Bu günde kendilerini Slav olarak nitelendiren grupları incelerseniz ilk sözleri asil oldukları yönündedir.Hatta öylesine bir özlem çekmektedirlerki asalet için ihanette bile bulunabilirler.Bayrak ve flamalarında bile eski asilzadelerin amblemlerini taşımak arzusundadırlar.Kendilerine sahip çıkmış himaye etmiş uluslara minnet duyacaklarına ihanet ve kıskançlık beslemektedirler.
    bu kadar sacma seyleri buraya yazmaya nıye gerek duydun?

  5. #5

Benzer Konular

  1. Slavlar....
    By destansı in forum Tarih Bölümü
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 11-10-2007, 08:54 AM
  2. Slavlar
    By SiyaH in forum Eski Uygarlıklar ve Dünya Tarihi
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 04-28-2007, 07:05 PM
  3. Slavlar
    By ABYSS in forum Eski Uygarlıklar ve Dünya Tarihi
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 01-16-2007, 11:31 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]