Uruk, antik bir Sümer şehri. Kent, Fırat Nehri’nin bugünkü yatağının doğusunda, nehrin eskiden kurumuş bir kanalının üzerinde bulunmaktadır. Bugünkü Irak’ta Al Mutanna ilinin başkenti Samava’nın 30 kilometre doğusuna denk gelir. Uruk, Babil döneminde de varlığını korumuştur. Kitab-ı Mukaddes’te şehrin adı Erek olarak geçer.Tarihçe

Uruk, Sümer Krallar Listesine göre Enmerkar tarafından kurulmuştur. Şehir, en büyük zenginliğini Gılgamış’ın hükümdarlığı sırasında yaşamıştır. Gılgamış, surları yaptırmış, ticareti sağlamlaştırmış, üretimi arttırmış, Uruk’u döneminin en muhteşem şehri haline getirmiştir.Sümer döneminde en önemli şehirlerden biri olan Uruk, tanrıların büyüğü Anu’ya atfedilmiş bir zigguratın çevresinde 6 kilometrelik bir alana yayılmış tahminlere göre yaklaşık 80.000 insanlı bir şehirdir. Sümer tabletlerine göre İnanna/İştar sonradan kendisine bu önemli şehirde bir tapınak yaptırtarak Anu’nun tapınağıyla yarışmıştır. Gılgameş Destanı’nda bu konuya değinilir. Şehrin, İnanna’ya tapınma yöntemlerinin çarpıklığı yüzünden bozulduğu düşünülmektedir. Özellikle Anu başrahibi endişelerini aktarır. Anu’ya verilen önemin yok olduğu, İnanna’nın baştanrıça gibi gözüktüğü zamanda Anu tapınağında büyüyen Gılgameş’ten yardım istenir.Binlerce yıllık sessizliğin ardından Uruk, bir İngiliz araştırmacı olan William Loftus tarfından, 1849 yılında keşfedilmiştir. Ancak ilk kayda değer kazı çalışması Julius Jordan liderliğindeki bir Alman ekip tarafından I. Dünya Savaşı’ndan hemen önce yapılmaya başlanmıştır. Savaş nedeniyle ara verilen kazılara 1928′de geri dönerek yeniden başlayan araştırma ekibi 1939′a kadar çalışmıştır. 1954 yılında tekrar başlayan kazılar, H. Lenzen liderliğinde birkaç yıl daha devam etmiştir. Bu kazılarda birçok önemli Sümer tabletleri gün ışığına çıkarılmıştır.Erek

Erek (İbranice ארך) Tevrat’a göre Şinar ülkesinde bulunan bir antik kenttir. Babil Kulesi yıkıldıktan sonra Kral Nemrut kenti ikinci kere, Tanrı’nın insanların dillerini karıştırıp dünyanın dört bir yanına dağıttığı yere kurar. Erek kentinin tam yeri belirtilmemiştir; ama Şinar’ın yaklaşık olarak Mezopotamya’nın kuzeyi olduğu bilinmektedir.