Bu yazı bir soruya verilmesi planlanan cevaptır. Fakat cevap kısmına bu kadar uzun yazmak mümkün olmayınca, affınıza sığınarak, yazıyı makale olarak yayınlamayı uygun buldum
Ekolalik konuşma normal dil gelişimi içerisinde yaşanan bir süreçtir. Bütün çocuklarda dil gelişimi yaşanırken bir dönem ekolalik konuşma görülür. İki yaş civarında gözlenen bu dil gelişim aşamasını net bir şekilde görmek için çocuklara iki seçenekli sorular sorduğumuz zaman çocuklar genellikle son seçeneği tekrar ederek cevap verirler. Çoğu zaman bu durum anlaşılmadan dil gelişimi bir üst aşamaya geçer. Örneğin anneni mi babanı mı seviyorsun sorusuna babamı şeklinde cevap veren çocuğa, babanı mı çok seviyorsun taşı mı şeklinde yeni bir soru sorarsanız cevap taşı olabilmektedir.
Otistik çocukların dil gelişiminde ekolalik konuşma bekleme istasyonlarından biridir. Otistik çocukların bir kısmı dil gelişiminde ekolalik konuşma aşamasına takılıp kalabilir. Bu dönemde özel çalışma teknikleri kullanmakta fayda vardır. Refleksoloji tedavisini aynı isimle olmasa da masaj tekniklerinden el ve ayaklara uygulanan masajlar olarak daha önceden de duymuşluğum vardı. Bu tekniklerin ne derece etkili oldukları konusunda kesin olmayan söylentilerin olduğunu biliyoruz. Alternatif tedavi çabalarını tamamen reddetmek pek mümkün değil fakat özel eğitime alternatif kabul etmemek gerektiği de aynı bir gerçek. Öğrencinize masaj etkinliği önerebilirsiniz fakat daha önce özel eğitim içerisinde otistik çocuklarla yapılan dil ve konuşma çalışmalarını yapmanızı öneririm.
Otistik çocuklarda ekolalik konuşma aşamasında yapılması gereken dil ve konuşma çalışmaları:
Öğrencimizle seans sırasında cevabı net olarak bilinen soruların sorulması ile başlamamız gerekmekte. "Merhaba" , "Nasılsın?" , "Adın ne?", "Babanın adı ne?"

*Bu sorulara cevabı içinde olan sorularla destek verilmeli "Bu balık mı?" "Bu elma mı?"

*Cevabı evet- hayır olan sorularla çalışma desteklenmeli "Su istermisin", Şeker istermisin" Balon istermisin" "Bahçeye çıkalım mı"

*Çalışmalarımızda tekerleme ve küçük çocuk şarkılarına da mutlaka yer vermeliyiz.
"Dön dön kelebek, hacı baba gelecek......"
"Ali babanın bir çiftliği var, çiftliğinde inekleri var......"
"Mini mini bir kuş donmuştu, pencereme konmuştu........"
Bu şarkılar söylenirken zaman zaman durup çocuğumuzun devam etmesi beklenecek, eğer devam etmiyorsa şarkı eğitmen tarafından tamamlanacak. Bu çalışmalar rutn olarak her seansta tekrarlanacak.

*Bunların yanından cevaplı tekerlemelerden büyük yarar sağladığımız da ayrı bir gerçek örneğin;
-Komşu komşu hu hu, oğlun geldi mi?
-Geldi.
-Ne getirdi?
-İnci boncuk.
-Kime kime?
-Sana bana.
-Başka kime?
-Karakediye.
-Karakedi nerde?
-Ağaca çıktı.
-Ağaç nerde?
-Balta kesti.
-Balta nerde?
-Suya düştü.
-Su nerde?
-İnek içti.
-İnek nerde?
-Dağa kaçtı.
-Dağ nerde?
-Yandı bitti kül oldu.

Bu çalışma ile birçok öğrencimizin ekolalik konuşma sıkıntısına çözüm getirmeyi başardık.
Şurası unutulmamalıdır ki özellikle otistik çocuklarda doğru çalışma yöntemi tek değildir. Her otistik kendine has özellikler gösterir, bu nedenle yapılacak çalışma çocuğumuzun yapısına, gelişim aşamasına, çalışmacının bireysel yeteneklerine, çalışılan alanın özelliklerine ve burada sayamayacağımız kadar çok değişkene bağlıdır. Bu nedenle uygulanması planlanan çalışma yöntemi özel olmalıdır. Yapılacak çalışmada sabırlı olmak binlerce, onbinlerce, gerekirse milyonlarca kez tekrar etmek yeniden denemek gerekebilir.
Bu zorlu sabır gerektiren çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Sevgiyle kalın.
Amir AKDAĞ