1 den 3´e kadar. Toplam 3 Sayfa bulundu

Konu: Zihinsel Engelliler Ve Özellikleri

  1. #1

    Standart Zihinsel Engelliler Ve Özellikleri



    ZİHİNSEL ÖZÜR ( MENTAL RETARDASYON)

    Zeka zihinsel birçok yeteneğin uyumlu çalışması sonucu ortaya çıkan bir yetenekler bileşimidir. Bu yetenekler algılama bellek düşünme öğrenme mantık yürütme gibi yeteneklerdir ve bunların birbiriyle uyumlu ve ilişkili çalışması sonucu zihinsel fonksiyonlar yürütülmektedir.


    Zihinsel özür kişinin yaşadığı toplum içerisinde sorunlarla başa çıkma yeteneğini etkileyen zihinsel bir kısıtlama ya da sınırlanmadır. Bir çocuk ya da yetişkine zihinsel özürlü tanısı konulabilmesi için ortalamanın altındaki zeka işlevi ile birlikte iletişimde öz bakımda evdeki yaşamda toplumsal becerilerde toplumsal yararlılıkta kendini yönlendirmede sağlığı korumada akademik becerilerde ve çalışma alanlarında iki veya daha fazla bozukluğun bir arada olması ve bu durumun 18 yaşından önce başlaması öngörülür. Zihinsel özür ülkemizde yaygın olarak karşılaşılan özür gruplarından birisidir. Çocuğunuzun zihinsel özürlü olmasına neden olan çeşitli etmenler vardır. Bunlar dört grupta incelenebilir:

    A. Doğum öncesi

    • Gebeliğin özellikle ilk üç ayında uzun süren yüksek ateş

    • Gebelik döneminde geçirilen çeşitli hastalıklar

    • Gebelikte doktor denetimi dışında ilaç kullanımı

    • Alkol sigara ve benzeri madde kullanımı

    • Annenin kansızlığı

    • Annenin geçirdiği bazı kronik hastalıklar (hipotroidi vb )

    • Yetersiz ve dengesiz beslenme

    • Gebelik sırasında geçirilen kazalar.

    B. Doğum sırası

    • Doğum sırasında çocuğun oksijensiz kalması (anoksi)

    • Zor ve uzun süren doğum

    • Doğum sırasında beyin zedelenmesi

    • Erken doğum

    • Düşük doğum ağırlıklı bebek.

    C. Doğum sonrası

    • Yeterli miktarda anne sütü almaması

    • Çevre kirliliğine maruz kalması

    • Uyaran eksikliği

    • Demir eksikliği

    • Merkezi sinir sisteminin enfeksiyon hastalıkları (menenjit gibi)

    • aaaabolik hastalıklar (fenilketonüri hipotroidi vs)

    • Geçirilen kazalar sonucu beyin zedelenmesi.

    D. Genetik nedenler

    • Akraba evlilikleri (ailede zihinsel özürlülük nedeni olan genlerin varlığında hastalık ortaya çıkar)

    • Kromozom hastalıkları (Down Sendromu gibi).


    2-ZİHİNSEL ÖZRÜN TEŞHİSİ
    • Tıbbi açıdan değerlendirmeler yapılır; kişinin beyninin öğrenme problem çözme ve IQ veya entelektüel fonksiyonlarını yerine getirme yeteneği genellikle IQ testleri ile ölçülür. Ortalama puan 100 dür. 70-75'in altında puan alanlarda zihinsel özür vardır.

    • Eğitimsel açıdan değerlendirmeler yapılır; kişinin bağımsız olarak yaşamak için ihtiyaç duyulan becerileri yerine getirip getiremediği(adaptif davranışlar veya adaptif fonksiyonlar) incelenir. Bu becerilere örnek verirsek giyinme kendi kendine yemek yeme gibi günlük yaşam aktiviteleri anlama ve cevap verme gibi iletişim becerileri aile üyeleri yetişkinler ve yaşıtları ile sosyal becerileri değerlendirilir.

    Zihinsel özürlü bir çocuğun kesin tanısı ve özür durumunun değerlendirilmesi birçok bilim dalının (multidisipliner) incelemesiyle yapılır.

    Zihinsel gelişme geriliği çocuğun yaşıtlarına göre algılama problem çözme bellek soyut düşünme yeteneği neden sonuç bağlantısı kurabilme gerçeği değerlendirme yargılama anlama ve anlatabilme öğrenme gibi bilişsel yeteneklerinde eksiklik yetmezlik ya da bozukluk olması ile belirlenir.

    Zihinsel özürlülüğün birçok belirtisi vardır. Başlıcaları şunlardır:

    • Oturmayı emeklemeyi ve yürümeyi diğer çocuklardan daha geç öğrenebilirler.

    • Konuşulan dili anlamada güçlük yaşayabilirler.

    • Konuşmayı daha geç öğrenebilirler. Sınırlı sözcük dağarcıkları ile dikkati çekerler .

    • Sesleri doğru olarak çıkarabilme (artikülasyon) ile ses bozuklukları ve kekemelik görülme sıklığı normal gelişim gösteren çocuklara göre daha fazladır.

    • Hatırlamada zorlanabilirler.

    • Anlamada güçlükleri olabilir.

    • Sosyal kuralları anlamada güçlük çekebilirler.

    • Problem çözmede zorlanabilirler.

    • Mantıklı düşünmede zorlanabilirler.

    • Dikkat süreleri kısa olabilir.

    • Okuma-yazma matematik gibi akademik becerilerde güçlükler görülebilir.

    • Kendi başlarına karar verme ve uygulamada zorlanırlar.

    • Yetişkin tarafından yönlendirilmeye gereksinim duyarlar.

    Yeterli destek verildiğinde zihinsel özürlü çocukların çoğu öğrenebilir gelişebilir ve büyüyebilir.

    Zihinsel özürlü çocuklar toplumdaki diğer çocuklardan farklıdır. Bu farklılığın zihinsel bir özür olduğunu söylemek için çeşitli testler kullanılır. Bu testler ile bireyin/çocuğun düşünme öğrenme ve sorun çözme ile ilgili yetenekleri ölçülür.

    Zeka Özrünün Sınıflandırılması
    A- Hafif düzeyde zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 50-55 ile yaklaşık 70 arası.

    B- Orta düzeyde zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 35-40 ile yaklaşık 50-55 arası.

    C- Ağır düzeyde zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 20-25 ile yaklaşık 35-40 arası.

    D- İleri derecede ağır zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 20-25'in altında.


    Yukarıda verilen sınıflandırmalar tek başına çocukların değerlendirilmesinde yeterli değildir .

    A. Hafif düzeyde zihinsel gelişme geriliği:
    Hafif düzeyde zihinsel özürlü olan bireyler “eğitilebilir” olarak nitelendirilen grubu işaret eder. Hafif düzeyde zihinsel özürlü olan çocuklar toplumsal ve konuşma yeteneklerini okul öncesi yıllarda 0-5 yaş arasında kazanırlar. Duyusal ve motor alanlardaki bozuklukları çok azdır ve çoğunlukla daha ileri yaşlara kadar zihinsel özürlü olmayan çocuklardan ayırt edilemezler. Bu çocuklar on yaşın sonuna doğru altıncı sınıf düzeyinde okul becerileri kazanabilirler. Erişkin yaşlarda ancak kendi başına yaşayabilmeye yeten toplumsal ve mesleki yetenekler kazanırlar. Ancak
    alışılmışın dışında toplumsal ve ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldıklarında rehberliğe gereksinim duyarlar. Hafif düzeyde zihinsel özürlü olan bireyler uygun destekle çoğunlukla kendi başlarına ya da bir yetişkinin denetimiyle toplum içinde bağımsız olarak yaşamlarını sürdürebilirler. Hafif düzeyde zihinsel özürde hareket bedeni kullanmaya ilişkin (motor) problemler az görülür ya da yoktur. İletişim öz bakım ev yaşamı sosyal etkileşim toplum içinde yaşayabilme kendini yönlendirme sağlık ve emniyeti gözetebilme akademik/okula ilişkin beceriler boş vakitlerini değerlendirme iş becerileri gibi özellikler yaşıtlarına çok yakın değerlerde gözlenir.

    B. Orta düzeyde zihinsel gelişme geriliği
    Orta düzeyde özürlü olan bireyler “öğretilebilir” olarak sınıflandırılan gruba eşdeğerdir. Orta düzeyde zihinsel özürlü olan çocuklar konuşma becerilerinin çoğunu erken çocukluk yıllarında kazanırlar. Mesleki eğitimden faydalanır ve belirli bir denetimle kişisel bakımlarını yapabilirler. Aynı zamanda toplumsal ve iş ve uğraşı alanlarındaki eğitimden de yararlanırlar. Örneğin duyu-algı-motor bütünleştirme ve bilişsel gelişim için aktivite eğitimi iş ve uğraşı yaklaşımı olarak uygulanır. Ancak akademik olarak ilkokul ikinci sınıf düzeyinden ileri gitmekte zorlanırlar. Ergenlik döneminde toplumsal kuralları öğrenmedeki zorlukları yaşıtları ile ilişkilerini bozabilir. Erişkinlikte çoğunluğu beceri istemeyen işlerde ya da uygun destekle yarı beceri isteyen işlerde çalışabilirler. Yeterli destek ile toplumsal hayata uyum sağlarlar.

    C. Ağır düzeyde zihinsel gelişme geriliği
    Ağır düzeyde zihinsel özürlü olan bireyler erken çocukluk yıllarında konuşma becerilerini ya çok az kazanırlar ya da hiç kazanamazlar. Okul dönemi boyunca konuşmayı öğrenebilirler ve ancak temel (özbakım) ihtiyaçlar konusunda eğitilebilirler. Sadece okul öncesi eğitim düzeyinde (gerekli işaret ve harfleri tanıma gibi) bir eğitim alabilirler. Erişkinliklerinde yakın bir denetimle basit işleri yapabilirler. Zihinsel özre eşlik eden başka bir sorun nedeni ile özel bir bakıma gereksinimleri yoksa aile içinde ya da küçük gruplardan oluşturulmuş grup evlerinde toplum hayatına uyum sağlayabilirler

    D. İleri derecede ağır zihinsel gelişme geriliği
    Çoğunda zihinsel özre neden olan özel bir nörolojik sorun vardır. Erken çocukluk yıllarında duyu-motor işlevlerinde uyarı eksikliği nedeniyle önemli gerilikler vardır. Devamlı yardıma ve bakıma ihtiyaç duyarlar. Eğer uygun bir şekilde eğitilebilirlerse motor gelişmeleri

    kendine bakım ve konuşma becerileri geliştirilebilir. Çok yakın denetim ve koruma altında basit işleri yapabilirler.

    Zihinsel özür erken çocukluk döneminde ve okul öncesi yaşlarda gelişim geriliği ile kendini gösterir. Bu çocukların çoğu gelişim alanlarında (bilişsel motor özbakım dil sosyal-duygusal) yavaş bir gelişme gösterir ve kronolojik takvim yaşına göre geri kalırlar. Bu nedenle ağır düzeyde zihinsel özürlü bireyler genellikle erken çocukluk döneminde tanınır.

    Ancak hafif düzeyde zihinsel özürlü olan çocuklarda tanı okul çağına kadar gecikebilir.

    Zihinsel özürlü bir çocukta öğrenmede güçlükler vardır. Bu çocukların sosyal becerilerinin gelişmesi (diğer kişilerle iletişim kurma arkadaş olma) ve kendilerini idare etmeleri uzun zaman alır ve sabır gerektirir. Bu çocukların da sevgi ve şefkate gereksinimleri vardır. Buna karşın bazen anlaşılamayabilirler ve istenmedik davranışlarla karşılaşabilirler. Öğrenmek okula gitmek eğlenmek isterler. Ancak desteğe gereksinimleri vardır bu da onları anlayabilecek uygun davranışlar gösterebilecek eğitim ortamlarında olabilir. Gerekli eğitim ve destek aldıklarında birçok zihinsel özürlü olan çocuk iş sahibi olabilir ve bağımsız yaşayabilirler.

    Erken tanı beraberinde erken eğitim ve rehabilitasyonu mümkün kılar. Ancak bazı durumlarda çocuğun mevcut sorunlarının ve mevcut kapasitesinin ortaya konması zaman gerektirir. Bu zaman sürecinde çocuğun gelişiminin değerlendirilmesi önemlidir
    Okul öncesi yaşlarda gelişim geriliğine dikkat çeken ve en çok karşılaşılan belirtiler şu şekilde özetlenebilir:

    İlk aylarda : Emme güçlüğü

    Hareket azlığı

    Çevresel uyarılara işitsel veya görsel tepkilerin zayıf olması veya olmaması.

    6 aydan sonra : Oturma emekleme yürümede gecikmeler.

    2-3 yaşında : Dil gelişiminde gecikme ve davranış bozukluğu.

    4-6 yaşında : Öğrenme güçlüğü dikkat eksikliği ve hiperaktivite.

    3- ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ BİREYLERE SAHİP AİLELERE GENETİK DANIŞMA
    Genetik hastalıklar çok çeşitlidir ve büyük bölümünde zihinsel özürlülük gözlenir. Bu nedenle çocuğunuzda akrabalarınızda ağır seyreden zihinsel özürlülük varsa; gelişimi ve davranışları diğer yaşıtlarına göre farklı ise (Örneğin üniversiteler bünyesinde bulunan) bir genetik merkezine başvurmanız gerekir.

    Genetik merkezine başvurmanız gereken durumlar;
    • Ailenizde ve yakın akrabalarınız arasında nedeni bilinmeyen zihinsel özürlü bireyler var ise

    • Önceki çocuklarınızda Down Sendromu gibi kromozom bozuklukları nedeniyle oluşan hastalıklar var ise

    • Çok sayıda (2 ve daha fazla) düşük yaptıysanız

    • Tüm gebelikleriniz düşük ya da ölü doğumla sonuçlanıyorsa

    • Nedeni belirlenemeyen büyüme düzensizliği var ise

    • Nedeni belirlenemeyen cinsel organ göğüs gelişim bozuklukları var ise

    • Gebe olma yaşınız 35 ve daha üstü ise

    • Anne ya da babada bilinen bir kromozom ya da gen düzensizliği var ise

    • Ailenizde zihinsel ve gelişim özürlü bireyler var ve siz akraba evliliği yapmış iseniz

    • Gebeliğiniz sırasında anne karnındaki bebeğin ultrason ile değerlendirilmesinde bir problem ile karşılaşılmış ise.

    Eğer yukarıdaki maddelerden en az biri sizde bulunuyorsa bir genetik merkezine başvurun.

    Gebelik döneminde anne karnındaki bebeği (fetus) çevreleyen zar ya da sıvıdan ultrason eşliğinde alınan bir miktar parça/sıvıda genetik testler yapılır ve doğacak olan bebeğinizin test edilen hastalığa sahip olup olmadığı söylenir. Eğer bebeğiniz hasta doğacak ise nelerle karşılaşacağınız genetik uzmanlarınca size anlatılır ve yardımcı olunur.

    Doğum sonrasında yapılan genetik analizlerde kolunuzdan alınacak ufak bir miktar kan ile genetik testler yapılır ve sizlere ilgili hastalık hakkında bilgi verilir.
    Anne-baba adayları akraba evliliği yapmamış olsalar bile zihinsel özürlülüğe yol açan risklerin olup olmadığını araştırmalı ve ilgili testleri yaptırmayı ihmal etmemelidirler. Çünkü testlerle ortaya konacak olan durumlarda erken tanı ve tedavi ile birçok zihinsel özürlülük önlenebilir. Bu testlerin bir kısmı annenin gebeliği döneminde yapılır.
    Sağlıklı çocuklar ve sağlıklı bir toplum için; üniversiteler bünyesindeki genetik danışmanlık merkezleri/servisleri ile ilişki içerisinde olun.
    4- ÇOCUĞUN İZLENMESİ

    Zihinsel özürlü çocukların da yenidoğan bebekler gibi bir sağlık kuruluşunda büyüme ve gelişme beslenme ve aşılarının düzenlenmesi açısından izlenmesi gerekir. Uygun beslenmemesi durumunda mevcut sorunlarına beslenme bozuklukları da eklenebilir. Ayrıca beslenmenin de zihinsel gelişimle ilişkisi vardır.
    Bebeğinizin yutma sorunları varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.
    Aşılar her çocuğun enfeksiyon hastalıklarından korunması için önemlidir. Ancak bakım beslenme sorunu olan ve enfeksiyonlara daha duyarlı olan zihinsel özürlü çocuklarda daha da önemlidir. Bu nedenle aşılarının zamanında yapılması gerekmektedir. Aksi durumda enfeksiyon geçirirlerse mikroorganizmalar ve yüksek ateş zihinsel gelişimini olumsuz etkiler.

    5- ZİHİNSEL ÖZÜRLÜLERDE GÖRÜLEBİLECEK SAĞLIK PROBLEMLERİ
    • Zihinsel özürlü bebeklerin/çocukların oturmasını dönmesini ve yürümesini zorlaştıran kas tonusundan (gerginliğinden) ileri gelen sorunlar olabilir.

    • Beslenme yutma kusma mide ve barsaklarda sorunları olabilir.

    • Görme ve /veya işitme sorunları olabilir (Doğuştan katarakt gibi).

    • Kemiklerinde ve eklemlerinde sorunlar olabilir. Dişleri geç çıkabilir.

    • Kalpte ritim bozuklukları görülebilir. Troid bozuklukları olabilir.

    • Solunum yolları kulak akciğer rahatsızlıkları soğuk ve enfeksiyonlara karşı dirençlerinin düşük olması nedeniyle oluşabilir.

    • Havale geçirebilir.

    Bütün bu bulguların bir ya da daha çoğunun zihinsel yetersizliğe eşlik etmesi sorunu daha da ağırlaştırır baş etmeyi güçleştirir. Çocuğun var olan sorunlar açısından ilgili uzmanlar tarafından muayene edilmesi ve gerekenlerin yapılması ihmal edilmemelidir.

    Ayrıca zihinsel özre eşlik eden sağlık sorunlarına travmalar zehirlenmeler gibi yeni sorunlar da eklenebilir. Yeni özürlülük durumları ortaya çıkabilir. Bu nedenlerle “çok destekli çok yönlü düzenli aralıksız” izleme zorunludur. Ancak kaliteli bir izleme sonunda en üst düzeyde başarıya ulaşmak için öncelikle tanısının doğru konması sorunun boyutlarının iyi belirlenmesi ve uygun eğitim programları ile rehabilitasyon programlarının uygulanması gerekmektedir.

    6- DOWN SENDROMU
    Her insanda 23'ü anneden 23'ü babadan olmak üzere toplam 46 kromozom vardır. Down Sendromunda kromozom sayısı artmıştır ve 46 yerine 47 olmuştur. Üç tipi bulunur: Trizomi 21 Mozaik Tip Translokasyon


    Çocuğunuzun Down Sendromunun hangi tipi olduğu kromozom analizleri sonucu belirlenir.

    A- Down Sendromuna Neden Olan Etmenler;
    Down Sendromu dünyadaki bütün ülkelerde ve çeşitli sosyal ve ekonomik düzeydeki topluluklarda görülebilmektedir. Down Sendromlu bireyler zihinsel özürlüler grubu içinde en büyük bölümü oluşturmaktadır. Down Sendromuna neden olan etmenler hakkında kesin olarak belirlenmiş görüşler olmamakla beraber viral enfeksiyonlar hormonal bozukluklar röntgen ışınları yoğun ilaç kullanımı genetik yatkınlık gibi etmenlerin olabileceği düşünülmektedir.

    Bunlardan başka anne yaşı Down Sendromuna neden olan en yaygın etmen olarak kabul edilmektedir. Anne yaşı ilerledikçe başka bir deyişle kromozom yapılarında deformasyonlar arttıkça Down Sendromlu çocuğa sahip olma riski artmaktadır. 35 yaş ve üstü anneler daha yüksek oranda Down Sendromlu bebek sahibi olma riski ile karşı karşıyadırlar. Yaş ilerledikçe Down Sendromlu bebeğin doğma oranı artmaktadır. 30 yaşın altında da Down Sendromlu çocuğa sahip anneler olabilmektedir. 18 yaşın altındaki çok genç annelerin de Down Sendromlu bebeğe sahip olma oranı yüksektir. Ancak unutulmamalıdır ki Down Sendromuna neden olan tek etmen anne yaşı değildir diğer faktörler de etken olabilmektedir.

    Down Sendromlu bebekler normal bebeklere göre ayırt edici fiziksel özellikleri sayesinde erken tanınabilmektedir. Böylece tıbbi yönden gerekli kontrol ve gereksinimlerin karşılanması sonucu erken eğitim ve aile danışmanlık hizmetlerinden yararlanmaları söz konusu olabilecektir.

    B- Down Sendromlu Bireylerin Fiziksel Özellikleri

    Down Sendromlu çocukların tipik bir yüz görünümü vardır. Yüz yuvarlak ve basık gözler çekik göz iç köşesinde küçük bir deri kıvrımı bulunur göz kapaklarında kıvrım mevcuttur. Gözler birbirinden ayrık durur. Burun kökü basık burun kalkıktır. Şaşılık görülebilir. Özellikle bebeklerde ağız küçük ve dil dışarıdadır. Bu nedenle salya akar ve ağız kenarında çatlaklar oluşur. Kulaklar aşağıda ve kulak yolu dardır. Baş basık saç kaş kirpikler seyrektir. Boyun kısa ve geniştir. Gövde kısa ve geniş karın geniştir. Kol ve bacaklar genellikle gevşektir. El ve ayak parmakları kısa ve künttür. Avuç içi çizgisi (Simian Çizgisi) avucu baştanbaşa geçer. Bu çocuklarda kalpte anotomik bozukluklar görülür. Ayrıca hipotiroidi ve bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeniyle enfeksiyon hastalıkları da sık görülür. Down Sendromlu çocuklarda hafiften ağıra kadar giden zihinsel ve gelişme geriliği olur.

    C- Down Sendromlu Çocukların Ailelerine Öneriler

    Yenidoğan Dönemi
    Down Sendromundan şüphelenildiğinde detaylı fizik ve nörolojik muayene ile kromozom analizi yapılarak tanı konulmalı
    Üniversiteler bünyesinde bulunan genetik merkezlerden danışmanlık alınmalı
    İlgili dernekler ve yardım kurumları öğrenilmelidir.
    Erken Bebeklik Dönemi
    Sindirim sistemi kalp ve dolaşım sistemi ve kan muayenesi yapılmalı
    Göz muayenesi yapılmalı ve gereken tedbirler alınmalı
    Troid fonksiyonları incelenmeli
    Motor gelişimin desteklenmesi için yardım alınmalı
    Çevresi aktif tutulup gelişimi için eğitimcilere başvurulmalı
    Anne sütü ile beslenmeli diğer besinlere normal zamanında geçilmelidir.
    Bebeklik Dönemi
    Beslenme ve aşıları düzenlenmeli
    Göz (göz kanalı göz kapakları şaşılık kırma kusurları vb) ile dış kulak ve işitme muayenesi yapılmalı mümkünse düzenli çocuk hekimi muayenesi yapılmalıdır.
    Çocukluk Dönemi
    Çocuk doktorlarından danışmanlık alma ile ortopedik muayene yapılmalı
    Göz dış kulak ve işitme muayenesi ile diş muayenesi ve bakımı yapılmalı
    Grip hepatit gibi aşılar yapılmalı
    Yıllık troid testleri yapılmalı
    Konuşma ve dil gelişimi için yardım alınmalı motor gelişim desteklenmelidir.
    Çocukluk Ergenlik Dönemi
    Boy ve ağırlık gelişimi yakından izlenmeli kilo alımı halinde doktora danışılmalı ortopedik muayene ihmal edilmemeli
    Aile gereksiz beslenme yerine yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamalı
    Yıllık troid testleri ve işitme kontrolleri yapılmalı
    Diş bakımı ve destek düzeltici tedavi yapılmalı
    Tonsillit (bademcik iltihabı) obesite solunum yollarının dar olması nedeni ile uykuda solunum düzensizlikleri olabileceği unutulmamalı
    Davranış bozuklukları konusunda dikkatli olunmalı yardım alınmalıdır.
    Sonraki Yaşlar
    İşitme iki yılda bir görme iki yılda bir Troid fonksiyonları her yıl kontrol edilmelidir.
    7- NORMAL GELİŞİM ALANLARI
    0-6 yaş dönemi çocukların hızla geliştikleri kişiliğin temel özelliklerinin oluştuğu kritik bir dönemdir. Bu dönemde çocukların sağlıklı gelişip gelişmediklerinin bilinmesi hayati bir önem taşımaktadır. Gelişimsel bozukluklar ne kadar erken fark edilip tanı konursa uygun tedavi ya da eğitim programları ile çocuğun bu bozukluktan daha az düzeyde etkilenmesi sağlanmış olur. Çocuğu en yakından tanıyan kişiler olarak siz anne- babaların yaşlara özgü gelişim özellikleri hakkında bilgi sahibi olması olası gelişimsel bozuklukların erkenden tanımlanması açısından son derece önemlidir. Zamanında önlem alarak çocuğunuzun geleceğini kurtarabilirsiniz. Bu bölümde 0-3 yaş normal gelişim gösteren çocukların özellikleri zihinsel (bilişsel) gelişim motor gelişim sosyo-duygusal gelişim dil gelişimi ve günlük yaşam becerilerinin gelişimi açısından tek tek ele alınmıştır. Çocuğunuzu tüm bu alanlarda bulunduğu yaş grubunun özellikleri ile karşılaştırınız. Karşılaştırmalarınız sonucu bazı farklılıklar belirlerseniz hemen telaşlanmayın. Çünkü çocuklar kendilerine özgü bir hızla gelişirler. Gözlemlediğiniz farklılıklar bireysel farklılıklardan kaynaklanabilir. Ancak bir yandan izlemeye devam edin öte yandan çocuğunuzun gelişimini destekleyici bilgiler edinerek bunları uygulayın..

    Bu gelişim çizelgelerini aynı zamanda çocuğunuzun gelişimini desteklemek için de kullanabilirsiniz. Gözlenecek davranışlar bölümünü inceleyerek çocuğunuzu ay ya da yaşına uygun materyallerle tanıştırıp becerilerini geliştirebilirsiniz. Örneğin çizelgeye göre 24-32 aylık çocuğunuza kalem kağıt vererek çizimler yapması için yönlendirebilir bardaktan suyunu içmesi için fırsat verebilirsiniz.

    A- Motor Gelişim
    Yaş
    Motor Gelişim Becerileri
    Resimler

    1. Hafta
    Başını bir taraftan diğer tarafa çevirir.


    1. Ay
    Yüz üstü durumda başını kısa süre kaldırabilir.


    2. Ay


    Yüz üstü durumda göğsünü kısa süre yerden kaldırabilir.

    Başını aniden kaldırıp düşürse bile oturma durumunda başını dik tutabilir.


    Resim 9

    3. Ay
    Görme alanı içindeki bir nesneye kolunun tüm hızıyla vurur fakat tipik olarak isabet ettiremez.


    4. Ay


    Destekle oturabilir sırtı dengesizdir.

    Karın üzerinden yana ya da arkaya yuvarlanabilir.

    Görme alanı içindeki nesneyi takip edebilir.

    Gözlerini uzak ve yakındaki nesne üzerine sabitleyebilir.


    Resim 2

    5. Ay
    Nesneye uzanabilir ve kavrayabilir. Aşina olduğu nesneleri tanır.


    Resim 4

    6. Ay
    Mama sandalyesi üzerinde kolayca oturur sallanan nesneleri kavrar. Nesneyi bir elinden diğerine geçirir


    Resim 6

    7. Ay
    Desteksiz oturur.

    Erişme alanı dışındaki oyuncaklara ısrarla uzanır.

    İlk küpü eline aldıktan sonra ikinciyi alır.


    Resim 3

    8. Ay
    Kendi kendine oturma durumuna geçer.

    Yardımla ayakta durur.


    Resim8

    12. Ay
    Çömelme durumundan kendini yukarı kaldırarak dizler bükülü ayakta durur.

    Düzgün şekilde oturur.

    Giyinmeye katılır.
    Resim 5

    13-18 aylık
    Karalamalar yapar.

    3-4 küp kullanarak (üst üste koyarak) kule yapar.

    Ayakta dururken yere eğilip bir nesneyi alır.


    Resim 1

    19-24 aylık
    6-8 küp kullanarak kule yapar.

    Çift ayak atlar.

    Duran topa ayakla vurur.


    24-32 aylık
    Bir ayağının yanına diğerini getirerek merdivenleri inip-çıkar koşar.

    Dik yatay ve dairesel çizimler yapar.

    Dökmeden kaşıkla yer.

    Bardakla kendisi içer.

    İri delikli ortalama 4 boncuğu ayakkabı bağcığı gibi kalın iplere geçirir.

    Tuvalet ihtiyacını söyler.
    B- Bilişsel (Zihinsel) Gelişim
    Yaş
    Zihinsel Gelişim Becerileri


    0-1 aylık


    Eline aldığı nesneleri önüne alarak inceler ve keşfeder.

    Yakalama refleksi deneyimler sonucu istekli yakalamaya dönüşür.

    30 dereceden 60 dereceye kadar hareketli nesneleri yatış pozisyonunda takip eder.

    1-4 aylık
    Hareket eden nesneleri gözü ile takip eder.

    Görme alanı içindeki nesneleri takip eder.

    Sesin geldiği yönü araştırır.

    Müziği sever sesler çıkarır.

    4-8 aylık
    Mimikleri ve hareketleri taklit eder.

    Görme alanından uzaklaşan bir nesnenin varlığını devam ettirdiğini bilir.

    Saklanan nesneleri arar. 5 aylıkta saklanan nesneyi unutmuş gibi gözükürler. 5-8 aylıkta saklanan nesneyi bulma oyununa katılır.

    “Cee” oyunu oynar.

    8-12 aylık
    Tanıdığı kişileri yabancılardan ayırır ve yabancılara tepki gösterir.

    Hedefe ulaşma yolları bulurlar. Örneğin bir nesneyi almak için diğer bir nesnenin üstüne çıkması gibi.

    Nesneleri inceler tanımaya çalışır.

    Bir kutu yada bardak içinden küçük nesneleri çıkarır.

    12-18 aylık
    Problemlere çözüm için denemeler yapar.

    Diş fırçalama çatal-kaşık kullanımı gibi becerileri taklit eder.

    18-21 aylık
    Nesneleri ayırt eder ve ortak özelliklerini bulur.

    Farklı oyuncak grupları içinde aynı renktekileri ayırır.

    Resim üzerinde ağız burun kulak gibi organları gösterir.

    Nesneleri sembolik oyunlarında farklı özelliklerde kullanır. Örneğin bir bebeği direksiyon yapar.

    24-36 yaş
    Keşfetme sorgulama araştırma ve adını bilme dönemidir.

    Nesneleri şekilleri boyutları renkleri açısından sınıflandırır.

    Daire kare üçgen şekilleri olan şekil panosunda daire üçgen ve kare parçaları yerine yerleştirir.


    C- Dil Gelişimi
    Yaş
    Dil Gelişimi Becerileri

    3-6 aylık
    Konuşan kişiyi gözleri ile arar.

    İsmi söylendiğinde sesin geldiği yöne bakar.

    6-12 aylık
    İşittiği sesleri taklit eder.

    Çıngırak gibi oyuncakların sesinden hoşlanır.

    Da da ba ba gibi sesleri tekrarlar.

    Konuşma Dönemi

    12-18 ay
    Kelime hazinesi artar.

    Sesin iniş-çıkışları vardır.

    Sevdiği oyuncakların eşyaların adı söylenince işaretle gösterir.

    18-24 ay
    İsteklerini sözcüklerle ifade etmeye çalışır. İşaretle göstermeler azalmıştır. “Baba al” gibi.

    5 nesne arasından istenileni verir.

    Basit cümlelerle konuşur.

    24-36 yaş
    Zamirler kullanır. Ben sen gibi.

    Kapıyı kapat onu bana getir gibi yönergeleri yerine getirir.

    Resimleri inceler Kim? Nerede? Ne? Sorularını sorar.


    Yaşamın ilk bir yılında bebekler temel güven duygusunu geliştirirler. Ancak bebeğin sevilme dokunulma beslenme ve temizlik gibi temel ihtiyaçları yeterli oranda ve zamanında karşılanmazsa bebek temel güven duygusundan yoksun yetişir. İleriki yaşamlarında sosyal ilişki kurmada çekingen ve kendine güvensiz bireyler olabilir.


    D- Sosyal Gelişim
    Yaş
    Sosyal Gelişim Becerileri

    1- 2aylık
    Kucağa alındığında sakinleşir.

    Kendisiyle konuşulduğunda gülümser.

    3-5 aylık
    Konuşma seslerine tepki verir.

    Kahkaha atar.

    8 aylık
    “Cee” oyunlarına katılır.

    9-12 ay
    Yaptıkları bir hareket karşılığında yetişkinden gülümseme ya da alkış beklerler.

    12-18 ay
    Çevredeki olaylar ve insanlarla ilgilidir.

    Konuşurken göz kontağı kurar.

    19 - 22 ay
    Bağımsız yemek yeme konusunda girişimcidir.

    İstediğinde su ve benzeri sıvıları içebilir. Basit ev işlerinde yardımcı olabilir

    23-25 ay
    Giyeceklerini tamamen kendisi giyebilir.

    18-36 ay
    Meraklıdır çevreyi ve kendisini keşfeder.

    Tuvalet eğitimine başlar.

    Kendi başına oyun oynar.

    Oyuncaklarını paylaşma konusunda yetişkinin yardımına gereksinim duyar.

    8- ÖZÜRLÜ BİR ÇOCUĞA SAHİP AİLELERİN YAŞADIKLARI DUYGULAR

    Hangi aşamadasınız?
    Yaşadığınız Duygular-Gösterdiğiniz Davranışlar

    Şok
    Çaresizlik
    Aşırı ağlama Aşırı konuşma Hiç konuşmama vb

    İnkâr
    Özrü görmezden gelme kabul etmeme

    Acı ve Depresyon
    Hayal kırıklığı

    Çelişki
    Ümitsizlik

    Özrün derecesini reddetme (Benim çocuğum biraz tembel)

    Tedaviyi eğitimi reddetme

    Suçluluk
    Kendisini suçlama (keşke sigara içmeseydim)

    Eşini ve/veya akrabalarını suçlama

    Kızgınlık
    Kendisine kızma (Neden ben?)

    Diğerlerine kızma (özürlü çocuğa eşine ya da diğer çocuklarına kızgınlığa yansıtma)

    Utanç ve sıkıntı
    Çocuğunu diğer kişilerden ve çevresinden saklama

    Çocuğundaki özrü kendisinde görüp kendisine olan saygısını kaybetme

    Pazarlık etme
    Tanrıyla pazarlık etme (Sen benim çocuğumu iyileştirirsen kendimi dine adayacağım)

    Doktorla ve öğretmenle pazarlık etme (Sen benim çocuğumu iyileştirirsen öğretirsen. . . . . . . . yaparım)

    Kabul ve uyum
    Başkalarının güçlü ve zayıf yanlarının olduğunu kabul etme

    Çocuğunun durumunu kabul etme

    Çocuğuyla ilgili beklenti ve isteklerini sıraya koyma veya değiştirme


    9- ANNE-BABALARIN ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ BİREYLERDE GÖRÜLEN PROBLEM DAVRANIŞLARLA BAŞETME YÖNTEMLERİ

    Özürlü ya da normal gelişim gösteren çocuğa sahip olan anne babalar çocuklarına bir şey öğretirken ya da davranışlarını kontrol ederken sorunlar yaşarlar ve bu konuda yardıma gereksinim duyarlar. Bu sorunlarla baş etme yolları öğretilirse çocuklarının eğitiminde ortaya çıkabilecek sorunları önleme ve ortaya çıktığında da çözme becerilerine sahip olabilirler. Bu nedenle çocuğun eğitiminin yanı sıra anne-babanın da desteğe ihtiyacı vardır. Bu destek ilgili kurum ve uzman kişilerden talep edilebilir.

    Zihinsel özürlü çocuklarda sık görülebilen problemli davranışlarla baş etmek için ilk olarak davranışın açık net bir şekilde herkesin anlayacağı dilde ifade edilmesi gerekir. Böylece zihinsel özürlü çocukların öğretmenlerinden ve uzmanlardan uygun yardımlar alabilirsiniz.

    Aşağıdaki sorulardan bir ya da birden fazlasına “evet” cevabını veriyorsanız çocuğunuzun davranışı problemli bir davranıştır.

    Sorular;

    • Çocuğunuz bu davranışı yaparak kendisine ve başkalarına zarar veriyor mu?

    • Çocuğunuzun bu davranışı çok sık şiddetli ya da uzun sürüyor mu?

    • Çocuğunuz bu davranışı yaptığında çevresindeki kişilerin garipsemelerine ondan uzaklaşmalarına ya da etkileşime girmemelerine neden oluyor mu?

    • Çocuğunuzun bu davranışı yapması onun kardeşinin ya da arkadaşlarının öğrenmesini olumsuz şekilde etkiliyor mu?

    Çocuğun bir davranışı yaptıktan hemen sonra hoşuna giden durumlarla karşılaşması davranışı artırırken hoşuna gitmeyen durumlarla karşılaşması da davranışı azaltır. Çocuğunuzun bir davranışını artırmak ya da azaltmak için gösterdiğiniz tepkilerin farkına varmanız son derece önemlidir. Bu olayların farkına vararak çocuğunuzun davranışlarını değiştirebilirsiniz. Görüldüğü gibi davranışlar belli amaçlarla yapılır ve çocukların davranışları davranışın sonucunda verilen tepkiler ve elde ettiklerine göre azalır ya da artar. Her davranış bir amaç için yapılır ve sonucunda bir şey elde edilir. Eğer biz çocuğun yaptığı davranış sonucunda neyi elde ettiğini anlarsak o davranışı değiştirebiliriz. Genel olarak davranışlar dört farklı amaca hizmet edebilir.

    1. İlgi isteme ve dikkat çekme isteği .

    2. Kaçma/kaçınma .

    3. İstediği bir etkinliği nesneyi elde etme .

    4. Duyumsal davranışlar .

    Çocuğunuzun ortama ortamda bulunan kişilere yapılan etkinliğe göre yapmasını istediğiniz davranış/davranışları o ortama girmeden önce çocuğunuza ifade edin .

    Bunu yaparken;

    • Çocuğunuzun sizi dinlediğinden emin olun (Gözlerinin içine bakın sessiz beklemesini sağlayın örneğin “şimdi bana bak sessizce beni dinle markette neler yapman gerektiğini söyleyeceğim”)

    • Yapmasını istediğiniz davranışın/davranışların neler olduğunu açıkça ve olumlu ifadeler kullanarak söyleyin. (Örneğin “Ellerin yanda yürü benim yanımda yürü sessizce yürü” gibi)

    • Kararlı bir ses tonu kullanarak ne yapması gerektiğini ifade edin.

    • Bu davranışı yaptığında ne kazanabileceğini açıklayın. (Örneğin “Eğer ellerin yanda yürürsen benim yanımda yürürsen sessizce yürürsen. . . . . . . . 'yı kazanabilirsin”)

    Çocuğunuz uygun davranışı gerçekleştirdiğinde hemen

    • Yaptığı davranışın ne olduğunu açıkça ifade ederek

    • Gözlerine bakarak

    • Coşkulu ve abartılı bir ses tonu ile konuşarak önceden belirlediğiniz sevdiği şeyle (oyuncak etkinlik yiyecek övgü dolu sözcükler dokunma) ödüllendirin.

    Çocuğunuz kendisine ve çevresine zarar verdiğinde gözlerine bakmadan ve konuşmadan yaptığı davranışı durdurun.

    Eğer istediği şeyi kendi çabasıyla elde etmişse hiçbir şey söylemeden ve bakmadan elinden alınız.

    Çocuğunuzun kaçınmak için gösterdiği davranışa son verdiği ya da azalttığı bir anda (ağlamayı masaya vurmayı bıraktığında ya da şiddetini azalttığında) yapmasını istediğiniz işi tekrar ifade edin ve istediğiniz işin en azından bir kısmını tamamlamasını sağlayın ve ödüllendirin.

    Uygun davrandığı anda onu ödüllendirin ve uygun davranış gösterirken farklı bir etkinliğe yönlendirin.

    10- ÇOCUĞA BECENDİRME KAZANDIRMADA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

    Her beceri yapılırken belli bir sırada birbirini izleyen basamaklarla yapılır. Çocuğunuz o beceri içindeki bazı basamakları sizin çok küçük yardımınızla yapabilirken bazı basamaklarda daha fazla yardıma gereksinim duyabilir. Bunu düşünerek çocuğunuza sadece gereken yerde gereken şekilde yardım edebilir ve onu beceriyi yardımsız olarak yapabilir hale getirebilirsiniz.

    Çocuğunuzla neyi çalışırsanız çalışın hangi etkinliği yaparsanız yapın unutmamanız gerekenler şunlardır:

    • Çocuğunuza bir beceriyi öğretirken neden o beceriyi öğrenmesi gerektiğini açıklamaya çalışın.

    • Öğreteceğiniz beceriyi basamaklara ayırın.

    • Çocuğunuzla çalışırken annesi babası olduğunuzu unutmadan iletişim kurun.

    • Onu yaptığı her basamakta sözel olarak başını okşayarak ödüllendirin. Örneğin “oğlum/kızım aferin kıyafetlerini çok güzel katlamışsın” gibi.

    • Çocuğunuzun öğretmeni olmadığınızı sadece öğrenmelerine destek olduğunuzu unutmayın. Onunla çalışırken her zaman güler yüzlü olun doğal ortamda o beceriye yönelik çalışın. Örneğin giyinme becerisi konusunda çalışmak için; sabah giyinirken akşam yatmaya hazırlanırken ya da gezmeye giderken yapılan giyinme- soyunma zamanlarını değerlendirebilirsiniz.

    • Çocuğunuzun gelişim düzeyini dikkate alarak yapabileceği beceriler konusunda üst düzeyde başarı bekleyin.

    • Bir kez yapılan bir çalışma sonucu çocuğunuzun bir beceriyi hemen öğrenmesini beklemeyin. Beceriyi değişik zamanlarda tekrar tekrar çalışın ve her çalışmada yardımlarınızı azaltın. Böylece bir süre sonra sizin yardımınıza gerek olmadan kendisi yapar hale gelecektir.



    11- ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ BİREYİN EĞİTİMİ
    Bütün çocukların eğitiminde olduğu gibi zihinsel özürlü çocukların eğitiminde de onların ileride başkalarına bağımlı olmadan yaşamlarını sürdürmeleri kendi kendilerine yeterli duruma gelmeleri ve toplumla bütünleşmeleri amaçlanmaktadır. Zihinsel özürlü bireylerin tam bağımsızlık kazanmaları ve toplumsal rolleri üstlenebilmeleri için bireyin bireysel farklılıkları ile yapabildikleri dikkate alınarak eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi ve gereksinimlerine uygun eğitim ortamlarının sunulması gerekir.

    Zihinsel özürlülerin eğitim gereksinimleri onların bireysel özelliklerine göre farklılaşabilmektedir. Diğer bireylerin kendi başlarına ya da çok az yardımla öğrendikleri birçok beceriyi zihin özürlü bireyler kendi başlarına öğrenmede ya da az bir yardımla üstesinden gelmede güçlük çekebilmektedirler. Zihinsel özürlü bireylerin eğitim gereksinimlerinin belirlenebilmesi için çok yönlü ( aile çocuk gelişimi ve eğitimci psikolog sosyal hizmet uzmanı doktor fizyoterapist özel eğitim öğretmeni gibi) bir yaklaşımla yapılacak bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır.

    Birçok zihinsel özürlü birey bağımsız yaşamayı öğrenebilir. Böylece birçoğu kendi bakımını sağlayabilir ev işlerini yapabilir evdeki eşya ve cihazları kullanabilir temizliğini yapabilir yiyecek hazırlayabilir kısaca kendi yaşamını bağımsız olarak sürdürebilir. Dolayısıyla zihinsel özürlülerin eğitiminde en üst amaç onların bağımsız yaşam becerilerini bireysel özelliklerini gözönünde tutarak geliştirmek olmalıdır.

    12- ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ BİREYLERİN EĞİTİM PROGRAMI
    Zihinsel özürlü çocuğun gelişim düzeyi dikkate alınarak bireysel grup kaynaştırma eğitim ve rehabilitasyon programlarından hangisine ihtiyacı olduğuna aileler özel eğitim uzmanı çocuk gelişimi ve eğitimci psikolog sosyal hizmet uzmanı doktor fizyoterapist öğretmen gibi uzmanlarla birlikte karar vermelidir .

    A- Bireysel Eğitim
    Zihinsel özürlü çocukların bireysel olarak gelişim özellikleri dikkate alınarak gereksinimlerinin eğitimci tarafından çocuğa bireysel olarak verilmesidir.

    B- Grup Eğitimi
    Grup eğitim programı zihinsel özürlü bir grup çocuğun sosyal bir ortam içinde ortak gereksinimlerinin karşılanması sosyal hayata uyumun sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

    Grup eğitim programı yarım günlük eğitim programını kapsamaktadır. Bu süre içinde; drama müzik sanat jimnastik çalışmalarına ağırlık verilmektedir.

    Drama çalışmaları hareket konuşma taklit gibi unsurlardan yararlanılarak doğa ve toplum olaylarının hayali bir ortam içinde canlandırılması etkinliklerini kapsar. Yaşanılan okunan görülen olayların bireysel veya grup halinde canlandırılıp dramatize edilmesi çocukların hareket etme yaratma ve canlandırma ihtiyaçlarını etkili bir şekilde karşılar.
    Müzik zihinsel özürlü çocukların duygusal zihinsel motor gelişim yaratıcılık iletişim farkında olma ve dil gelişimini desteklemektedir. Bu amaçla eğitimde müzik ile ilgili yapılan çalışmalarda; müzikli öyküler şarkı söyleme ritim yaratıcı hareket ve dans yer almaktadır.
    Sanat çalışmaları çocukların rahatlamaları duygusal olarak kendilerini rahat ifade edebilmeleri yaratıcı düşüncelerini sağlamak için büyük önem taşımaktadır. Ünite çalışmalarında sanat her türlü malzemeyi kullanarak çocukların yaratıcı düşünmelerini sağlama yönünde olmaktadır. Jimnastik çalışmaları çocukların küçük ve büyük kas motor gelişimlerini desteklemek için yürüme koşma sıçrama denge vücut kontrolü vb. konuları kapsamaktadır.
    C- Kaynaştırma
    Özel Eğitim gerektiren bireylerin yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitim ve öğretimlerini resmi ve özel okul öncesi ilköğretim orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında sürdürmeleri esasına dayanan destek eğitim hizmetlerinin sağlandığı özel eğitim uygulamalarıdır. Her aşamada olduğu gibi ailelerinin katılımı çok önemlidir.

    Başarılı Bir Özel Eğitim Programının Genel Kuralları

    1. Zihinsel özürlü çocuğun bazen oldukça normal bir düzeyde bazen de büyük zorluklar içinde öğreneceğini unutmamak gerekir.

    2. Öğrenme düzeyi çocuktan çocuğa değişir. Her çocuğu bireysel olarak görmek gerekmektedir.

    3. Zihinsel özürlü çocuğa güvenmek gerekmektedir. Yapabilecekleri işler konusunda kendilerine fırsatlar verildiğinde hızlı bir gelişim süreci oluşmaktadır.

    4. Zihinsel özürlü çocuğa aynı anda birden fazla şey öğretilmeye çalışılmamalıdır.

    5. Çocuk yanlış yaptığında soğukkanlı ve sevecen davranılmalı zaman zaman çocukların bir çok hata yapabileceği ve başarısız olabileceği unutulmamalıdır.

    6. Zihinsel özürlü çocukların dikkat süreleri kısa olabilmektedir. Başlangıçta 10-15 dakika olmak üzere öğretim süresi kısa tutulmalıdır. Bu sürenin uzatılabilmesi için çalışılmalıdır.

    7. Zihinsel özürlü çocuklara beceri öğretirken aceleci davranılmamalıdır.

    8. Program uygulamalarının sessiz rahat dikkati dağıtmayan bir ortamda yapılmasına özen gösterilmelidir.

    9. Zihinsel özürlü çocuğa yalnız yardıma ihtiyacı olduğu zaman yardım edilmelidir. Bir işi yapmak çocuğun çok zamanını alabilir. Ancak unutulmamalıdır ki çocuk bu yolla öğrenecektir.

    10. Zihinsel özürlü bir çocuk bir işe başladığında o işi bitirebileceğine inandırılmalıdır.

    11. Çocuğa her işte model olunmalıdır. Önce yetişkin yapmalı ve bireyin kendisini izlemesini sağlamalı. Sonra çocuktan yapmasını istemelidir.

    12. Zihinsel özürlü çocuklara her zaman sevgi ile yaklaşılmalıdır. Çocuk sevildiğini istendiğini ve ailesinin sosyal yaşantısında yeri olduğunu hissederse en iyi şekilde öğrenecektir.

  2. #2

  3. #3

Benzer Konular

  1. Zihinsel Engelliler Öğretmenliği
    By FactioN in forum Meslek Grupları
    Cevaplar: 1
    Bölüm Listesi: 07-18-2010, 09:16 PM
  2. Zihinsel Engelliler Öğretmenliği
    By sessiz_kalp in forum Meslek Grupları
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 10-05-2009, 04:41 PM
  3. Zihinsel Engelliler ve Özellikleri
    By BaL in forum Engelliler
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 01-29-2009, 11:52 PM
  4. Cevaplar: 1
    Bölüm Listesi: 09-22-2008, 02:03 AM
  5. Zihinsel Engelliler Kimlerdir?
    By ABYSS in forum Engelliler
    Cevaplar: 0
    Bölüm Listesi: 09-21-2008, 09:03 PM

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Beğenilen Sayfayı İşaretleyin

Yetkileriniz

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • You may not edit your posts
  •  
[Gizlilik Politikası]-[UslanmaM Kuralları]-[UslanmaM İletişim/Contact]