Rabbim! Kalpleri birbirine ısındıran Sensin...
İzzetinle ancak kendi muhabbetine sakladığım kalbimi;
Hikmetinle eşimin kalbine de ısındırıyorsun.
Senden emanet aldığımız kalplerimizi yine Sana teslim ediyoruz.
Kalplerimizi karartmamıza izin verme
Kalplerimizden Seni sevmeye yollar aç
Birbirimize olan sevgimizi Seni sevmekle çoğalt
Beni ve eşimi Seni sevdiren ve Seninle sevinen bir sevgiyle donat.

Rabbim! görüyorum ki Senolmuş yeryüzünü her bahar yeniden diriltiyorsun...
Kudretinle kurumuş kemikler gibi ağaçları
Çiçek çiçek tebessüm ettiriyorsun.
Yaprak yaprak urbalarla beziyorsun
Meyvelerce hediyelerle sevindiriyorsun
Toprağa düşüp gözlerden uzak olan tohumları
Yeniden gün yüzüne getiriyorsun.
Sen bir baharı bir çiçeği yaratırcasına kolayca yarattığın gibi;
Eşimin getirdiği her gülden bir bahar tazeliğinde mutluluklar yarat bana
Yüzümde bir gül gibi açtırdığın her gülücükten
Eşimin gönlüne gül bahçelerinin ıtırını yay...
Yıllar geçtikçe üzerimize çöken puslu hazanların etkisiyle
Unutkanlığın rüzgarında savurup dağıttığımız inceliklerimizi
Kalplerimizin kuytularında unutup karanlığa bıraktığımız muhabbet sözlerimizi;
Tohumlar gibi filizlendir
çiçekler gibi süsle
Yapraklar gibi tazeleştir
Meyveler gibi tatlandır...

Allah'ım! Bize öğrettiğin gibi
Babamız Adem(aleyhisselam) ve anamız Havva'yı Cennetten
Şeytanın aldatmacalarına kandıkları için çıkardın...
Elbetteki bu senin takdirindir
Haşa şeytanın aaafine kalmış bir iş değildir.
Biliyoruz ki bu sayede ancak hak edenler senin yakınlığına kavuşacaktır.
iyi ile kötü birbirinden ayrılacaktır.
Cennetinden sabırsızlığımız yüzünden çıkarıldık
Tembelliğimiz yüzünden geri dönemiyoruz.
Rabbim! Beni ve eşimi de
Bu dünyadan Cennete dönmek için
Birbirini hayra kaldıranlardan eyle!
Sabırsızlığımız yüzünden bizi birbirimizden uzaklaştırma!
Sabır ver bana ki; eşimi muhabbetimin ve şefkatimin cennetinde ağırlayayım
Tembellikten uzak tut beni ki; eşimi hiç sebepsiz sevindireyim
Hiç karşılık beklemeden seveyim...

Allah'ım! Biliyorum ki sen rahmetinle İbrahim'in (aleyhisselam) tenini ateşe yaktırmadın
Bende İbrahim (aleyhisselam) gibi sana teslim olmaya niyetlenmiş bir kulunum.
Besbelli nefsimin nemrutluğu ile İbrahim(aleyhisselam) kadar başa çıkabilmiş değilim
Görünen o ki kolayca da başa çıkamayacağım.
Nefsim içimde sık sık inatçılığın ateşini körüklüyor
Kalbimi kıskançlığın alevlerine savuruyor...
Nasıl ki İbrahim (aleyhisselam) Senden ateşi söndürmeni istememiş
Ama bu ateşin içinde kalarak kurtuluş istemişti...
Kulun ve elçin İbrahim(aleyhisselam) biliyordu ki;
Senin kendisine selamet vermen ateşin söndürülmesi şartına bağlı değildir.
Rabbim! şimdi sana kulun ve elçin İbrahim'in (aleyhisselam) teslimiyeti hatırına yakarıyorum ki
Beni fıtratıma sonsuz hikmetinin gereğince yerleştirdiğin inatçılığım ve kıskançlığımla bıraksan da
Bu duygularımı benim ve eşim için "serin ve selametli" eyle!
Kıskançlığın ve inatçılığın ortasından bizi mutluluğun ve sadakatin gül bahçelerine eriştir...
İnatçılığımı; evliliğimi yürütecek istikametli bir kararlılığa
Kıskançlığımı; evlilğimi koruyacak sağlam bir kalkana dönüştür!...

Rabbim! Biliyorum ki Sen kudretinle
Musa'nın (aleyhisselam) asasının dokunduğu taşların bağrından billur sular akıttın.
Bende Musa (aleyhisselam) gibi Senisuskunluğun çöllerinde aramaya çabalayan bir kulunum...
Kulun ve elçin Musa'nın(aleyhisselam) eline katı taşları yumuşatıp
Yaşlar döktüren bir asayı verdiğin gibi
Benimde bakışıma ve duruşuma
Eşimin kalbini yumuşatacak dilindeki düğümleri açacak esrarı bahşet!
Sen bana eşimin kalbinden şefkatinyumuşaklığını tattır!
Eşimin dilindenaşkın serinliğini taşır.
Beni ve eşimi anlayışsızlığın çölünden muhabbetin denizine eriştir!
Beni ve eşimi kalbimin kıyılarına erişmekten alıkoyan
Nefis firavununu kendi hırsının denizinde boğ.
Bize çok şeye sahip olmakla mutlu olunacağını telkin eden
Daha çok tüketmekle huzur bulunacağını haykıran
Tüketim sihirbzlarının yalanlarını
Kanaatkarlığımızın yutup yok etmesine izin ver...

Rabbim! Biliyorum ki Sen rahmetinle
İsa'ya (aleyhisselam) ölüleri diriltme muzicesi bahşettin.
Kalpleri ölmüş ve inançları yozlaşmış bir toplumu
İhya etmek için çürümüş tenlere tazelik bahşeden tecellilerini
Elçin ve kulun İsa (aleyhisselam) üzerinden gösterdiğin gibi
Bana da eşimin aşkını canlandıracak aşk ver!
Dokunuşlarıma İsa'ya (aleyhisselam) bahşettiğin gibi diriltici sırdan bahşet!
Eşimi sevmek ve sevindirmek için çektiğim sancıları
Hz.Meryem'in sancısı gibi bir İsa'ya (aleyhisselam) analık edecek bereketlerle sebep eyle!
nefsimize uymakla heba ettiğimiz günlerimizi
Seni anmakla yeniden ihya et!
Gıybet ve boş sözle yaktığımız sevaplarımızı
Tevbe ve özrümüz sebebiyle bize iade et!
Ettiğimiz kötülükleri içten bir pişmanlıkla
Sana dönme vesilesi eyle de rahmetinin dokunuşuyla
İyilikler olarak hesap et!

Rabbim! Sen ki kulun ve Resulün Muhammed'e (sallallahutaala aleyhi vesellem);
Her türlü sevgi ve muhabbetin sebebi ve vesilesi olan
Muhammed'e (sallallahutaala aleyhi vesellem); kocası hakkında fısıltıyla konuşan kadının sesini işittiğini
Kitabında açıkça söylüyorsun.
"Muhakkak ki Allah’ım...Kadının sesini işitti"
Beni benim kendimi anladığımdan daha iyi anlayan yalnız Sensin!
Beni benim kendimi sevmemden önce de seven Sensin
Eşim hakkında dile getiremediğim
Dile getirmekten çekindiğim
Yüreğimin odacıklarında tereddütle sakladığım
Ne kadar hayır dua varsa sen kabul et!
Beni benim söylediğimden daha fazlasıyla ancak Sen anlarsın!
Halim sana ayandır dilimden gelen ancak bu eksik beyandır...


Amin...