Sizin altınızda olana bakın

sizden üstün olana bakmayın. Allah’ın nimetlerini küçümsememeniz için

böylesi daha uygundur.
Bizleri dünyasal sıkıntılara sokan en önemli konuların başında

hep kendimizde olmayanı istemek geliyor. Daha iyiye gitmek elbette bir Müslüman’ın hakkıdır ancak

imkanlar kısıtlıysa ve bunu hırs haline getirmişsek

işte o zaman ahirette bizi yakacak olan odunu dünyadan götürüyoruz demektir. İşde bu yüzden; Allah’ın verdiği nimetlere şükrederek

daha iyi olanların seviyesine gelebilmek için hırslanmak yerine

daha zor durumda olanlar için gayret göstermek daha uygundur.
Allah’ın insanlar üzerinde sonsuz nimetleri vardır. Ancak bunların bir kısmını ele alacak olursak; Kur’an-ı Kerim

Akıl

sağlık ve bizlere tanıdığı daha pek çok maddi ve manevi imkanlardır diyebiliriz.
Şurada kısaca ele aldığımız üç

beş nimeti bile düşünecek olursak

hiçbiri küçümsenecek gibi olmadığını göreceksiniz. Bunlar bizim için çok önemli unsurlardır. Ve biz yalnızca burada ele aldığımız bu nimetlerin bile şükrünü eda edemiyoruz. Her nefeste “Şükür” desek bunu bile ödeyemiyoruz.
O halde düşünmemiz gereken; başkalarında olan maddi özellikler bizde yoksa

bunları kendimize üzüntü kaynağı yapmaktansa

elimizde olanların şükrünü eda edebilmenin yollarını aramalıyız.
Her şey sırf bununla da bitmiyor; elimizde olan her türlü dünyasal nimetleri mutlaka bizdeki kadar bile olamayan kimselerle paylaşmak zorundayız. Bu bizim hem insanlık

hem dini hem de vicdani borcumuzdur.