Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki; bir kul kendi nefsi için arzu ettiğini

komşusu için de istemedikçe iman etmiş olmaz.
Bu Hadis-i Şerif zahiri anlamı ile; nefsimizi kontrol altına alıp

Allah’ın üzerimizdeki nimetlerini hatırlamak ve bu nimetlerin çoğu eğer bir başkasında var ise

bunu kıskanmamak

haset etmemek anlamını düşündürmektedir.
Ancak; “ insanın kendi nefsi için arzu ettiği” ibaresini

“Nefs kötülüğü emreder” Ayet-i Kerime’si ile yorumlarsanız

bu hadis konusunda yanlışa gidersiniz. Çünkü bu yorum

komşunun kötülüğünü istemek gibi bir sonuç getirir ki

bu tamamen yanlıştır.
Burada bahsedilen insanın “kendisi” için istedikleridir..Dünyasal her türlü ihtiyaçtan bahsedilir. Yemek

içmek

uyumak

barınmak v.s gibi..
Nefsimiz daima bizi dünyasal istekler ile zorlar durur

her şeyin daha fazlası

her şeyin daha iyisi

her şeyin en güzeli gibi..Bunları isteriz

hep en iyi olmayı arzu ederiz ama bunu isterken de başta akrabalarımız olmak üzere

en yakında bulunan çevremizi de düşünmek

onların ihtiyaçlarını da önemsemek durumundayız..
Hakikat ehli

bu Hadis-i Şerif’in anlatmaya çalıştığı manayı

kendi hayat felsefesi yapmış

adeta kendini unutmuş ve başkaları için yaşar olmuştur..
İman etmek; gerekli şerri şartları yerine getirmekle bitmiyor..İnsanları sevmedikçe

onlara yardımcı olmadıkça

Allah’ı sevip onun eserleri olan yarattıklarından uzak durdukça

iman etmiş olmazsınız..
Peygamber Efendimiz

bu Hadis-i Şerif’de işde bu görüşü bütün açıklığı ile ortaya koymaktadır