İster kendinin yetimi olsun

ister başkasının olsun

ona bakan ile ben (Şahadet ve orta parmaklarını işaret buyurarak) Cennet’te şunlar gibiyiz.
Kur’an-ı Kerim’de pek çok Ayet-i Kerim’de Peygamber Efendimize ithafla

“Takdir-i İlahi seni yetim bilip korumadı mı” (Ed-Duha) der.
Korunması gerekenlerin başında yetimler geliyor. Ve Peygamberimiz

bunlar hakkında çok açıklayıcı bilgiler veriyor ve buyuruyor ki

“Yetimlere herhangi bir şekilde iyilik yapan

benim mertebeme ulaşmıştır”.
Merhamet duygusu

gönüllere Allah’ın emri ile verilir. Bunu da Cenab-ı Hakk

kimi seçerse ona verir

o yüzden her gönülde merhamet duygusu yoktur. Eğer kişi

ezik olana

zayıf olana merhamet duyuyorsa

Allah’ın nuru o gönüle dolmaya başlamış demektir.
Peygamberimize sormuşlar:
- Ya Allah’ın Resulü

Cennet’e gitmek için ne yapmalı?
- Öksüz ve yetim bakın buyuruyor.
- Peki

Cehennem nasıl hak edilir.
- Öksüz ve yetim bakarak..
- Ya Muhammed bu nasıl iştir. Her iki soruya da aynı cevabı verdin?
- Öksüz ve yetim’in yüzünü güldürürseniz Cenneti

gözünden yaş getirirseniz Cehennemi hak edersiniz buyuruyorlar.
Peygamberimiz; yaşadığı dönemde

şartlar her ne olursa olsun

kendi gibi yetimleri

öksüzleri

fakirleri

yaşlıları muhafaza etmiş

korumuş

elindeki imkanları onlara harcamıştır. Beyt’ül- mal; savaşda ölen babalarının

analarının ardından öksüz ve yetim kalan çocuklara harcanmıştır