USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Hikayeler
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Dini Hikayeler Dinimiz ve Diğer Dinlerle İlgili Hikayeleri Bu Bölümde Bulabilirsiniz.

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-31-2007, 10:08 PM   #1 (permalink)
Mareşal
 
NeFreT_KiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Emir Sultan

Buharalı Seyyid ...

Seyyid Muhammed Buhara'da doğar. Kendini bildi bileli ilim meclislerine koşar. Okur okutur öğrenir öğretir hasılı iyi yetişir. Babasının (Seyyid Emir Külâl hazretleri'nin) vefatı üzerine Medine'ye yerleşmeye niyetlenir. Artık Alemlerin Efendisine komşu olmalı ve ömrünün sonuna kadar kalmalıdır orada. Nitekim önce hacceder sonra Münevver Belde'ye geçer. Ama bakın şu işe ki o yıl görülmedik bir kalabalık vardır. Yine de misafirhanelerden birinde kıvrılıp uyuyacak kadar olsun bir yer bulur döşeğini serer. Ancak binaya bakanlar alelacele gelir başına dikilirler. 'Ama efendim' derler 'orası Seyyidlere ayrıldı' Seyyid Muhammed güler. 'İyi ya' der 'Ben de Seyyidim zaten.' Görevliler 'Hadi canım sen de' demezler belki lâkin delil isterler. Seyyid Muhammed ellerini çaresizlikle açar boynunu büker 'Buraların yabancısıyım söyleyin kim şahit olsun bana?' der.
-Peki ama biz nasıl inanalım sana?
-Durun. Bir şahit buldum galiba.
-Kimi?
-Dedemi!
Seyyid Muhammed 'Buyrun!' der önlerine düşer. Mescid-i Nebi'ye gelirler. Genç Seyyid kabre döner 'Esselamü âleyküm ya ceddi!' der. Kabirden çok tatlı bir ses duyulur 'Ve âleyküm selâm ya veledi!'

İSTİKAMET ANADOLU

Seyyid Muhammed Medine'de yerleşmeye niyetlidir ancak bir gece rüyasında Resulullah Efendimiz'le Hazret-i Ali'yi görür. Ona Anadolu'ya gitmesi emredilir. Üç nurdan kandili takip edecek kandillerin söndüğü yerde yerleşecektir.

Seyyid Muhammed uyandığında kandilleri karşısında bulur. Hemen o gün hazırlanır çıkar yola. Seyahat haftalar sürer ve bir gün kandiller söner. Uludağ eteklerinde yemyeşil bir beldededir şimdi... Bursa'da!
Yöre halkı onu keşfetmekte gecikmez. Etrafında halka olur sohbetine katılırlar. Hatta Sultan derler ona. Emir Sultan!
O günlerde Yıldırım Bayezid Macarlar'la savaşmaktadır. İki tarafta güçlü haliyle kayıplar büyüktür. Yaralılar öylesine çoktur ki çadırlardan taşar. Üstelik cerrah sıkıntıları vardır. Ancak revirde o güne kadar tanımadıkları bir genç peydahlanır. Görünüşe bakılırsa son derece mahir bir hekimdir. Hatta günün birinde sultanın kolundaki yarayı sarar. Kesik derindir ama tutkalla yapıştırılmışçasına iyileşir. İzi bile kalmaz. Yıldırım Bâyezid sargıyı çözerken hayretten dilini yutar. Zira bu hanımının nişanlıyken kendisine verdiği mendilin yarısıdır. Sırrı bilmek ister. Ama esrarengiz genç yoktur ortalıkta.

Niğbolu müstahkem bir kaledir. Osmanlı ordusu büyük kayıplar vermesine rağmen tek taş sökemez. Görünen o ki bu gidişle kaleye girmeleri ham hâyâldir. Ama Yıldırım kolay pes etmez. Büyük bir âzimle yürür surların üstüne. Tam ümidini yitirmek üzeredir ki kale kapısı açılır. Osmanlı ordusunu âdeta içeri buyur eden genç kolundaki yarayı saran hekimin ta kendisidir.

FATIMA SULTAN'IN RÜYASI

Yıldırım o yıl Edirne'de konaklar. Ailesi Bursa'dadır. Bâyezid'in Hundi Fatıma adında hâya ve takva sahibi bir kerimesi vardır. Bu kızcağız bir gece rüyasında Efendimiz'i görür. Ondan Muhammed Buhari ile evlenmesi istenir. Ama kızcağız edebinden kimseye bir şey söyleyemez. Ertesi gün Server-i Kainat yine rüyasını şereflendirir ve 'Eğer' buyururlar 'Ahirette şefaatime kavuşmak istiyorsan dinle beni!'

Hundi Fatıma Sultan'ın talibi çoktur. Adı büyük paşalarla namlı beyler sıradadır. Görünüşte Emir Sultan gibi fakir ve garip biri onlarla aşık atamaz. Ancak Hundi Sultan kararlıdır. Bedeli ne olursa olsun Emir Sultan'la evlenecektir. Ama sırrını kimselere açamaz. Hem Emir Sultan'ın Efendimizin emrinden haberi var mıdır acaba?

Çok geçmez. Bir gün Emir Sultan dünür yollar saraya. Valide sultan dudak büker. Açıktan açığa 'olmaz!' demez; ama öyle demeye getirir. 'Söyleyin ona' der 'kırk deve yükü altın getirsin alsın kızımı!'
Emir Sultan sakindir 'Öyleyse!' der 'göndersin develeri!'
Mübarek devecibaşını karanlıkta karşılar onları hiç dolandırmadan Nilüfer çayına götürür. Su yatağındaki çakılları göstererek 'Doldurun!' der 'Hatta kendi keselerinizi de.'
Devecilerden bazıları 'bunda bir hikmet olmalı' der bazısı güler geçer. Hele içlerinden biri 'n'olacak bunlar' deyip aldığı çakılları geri döker.
Muhammed Buhari Hazretleri Valide Sultan'ın huzuruna çıkar. Heybeler ters yüz edilir. Zemini kıpkızıl altın kaplar. Valide sultan şaşırmanın ötesinde korkar. Şimdi diyecek tek sözü vardır: 'Nasıl istiyorsan öyle olsun!'

YILDIRIM'IN TEPKİSİ
Nikah haberi Edirne'ye ulaştığında Yıldırım çok bozulur. 'Benim kızım benden habersiz nasıl evlenir?' der ve kızını cezalandırmak üzere Süleyman Paşa'yı Bursa'ya yollar. Valide Sultan kızına ve damadına siper olur. Dahası büyük âlim Molla Fenari araya girer askeri ikna eder. Hatta sarılır kaleme padişaha bir mektup yazar. Yıldırım Bayezid'in Molla Fenari hazretlerine olan hürmetini bilen Süleyman paşa boyun büker döner geri.
Aradan aylar geçer. Bayezid Bursa'ya avdet eder. Halk yollara çıkar sultanı karşılar. Yıldırım bir an kalabalığın içinde esrarengiz hekimi görür. Derhal atından iner. Ellerinden tutup sorar: 'Söyle yiğidim o maharet neydi öyle?' Emir Sultan hazretleri Feth suresinden bir ayet okur. 'Allah'ın kuvvet ve yardımı biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir' Bayezid tekrar sorar: 'Ya mendilin öbür yarısı?' Emir Sultan cebinden çıkarıp uzatır. Sultan meraklıdır: -Adını bağışlar mısınız?
-Muhammed!
-Yanında Buharisi'de var mı?
-Var!
-Yoksa?
-Elinizi öpebilir miyim baba.
-Hayır. Öpülecek el seninki.
Ve kucaklaşırlar.

NeFreT_KiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan UslanmaM Cevaplar Son Mesaj
Emir sultan camii hayaleti... DJPesimisT İlginç Bilgiler 6 09-20-2007 07:06 PM
Emir Sultan SuyunGizemi Dini Hikayeler 0 02-20-2007 05:37 PM
Emir Sultan 2 SuyunGizemi Dini Programlar 0 02-07-2007 07:52 PM
Emir Sultan 1 SuyunGizemi Dini Programlar 0 02-07-2007 07:51 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:47 PM .
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, UslanmaM yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de UslanmaM' da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİME veya 0555 582 46 56 numaralı telefona bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır.
English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of UslanmaM control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT or dial +90555 582 46 56


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : TEKplatform