Dinsizlik Yapan Alim
Osmanlılarda Çelebi Mehmet döneminde şöhret bulan Şeyh Bedreddin

kimi fikirleriyle İslâm itikadından sapmış alimlerden biridir. Doğum yeri Edirne'ye bağlı Sımavna kasabasıdır. (Şimdi Yunanistan'da). Babası İsrail adında biri

anası da bir Rum kızıdır. Önce Bursa'da ve Konya'da medrese dersleri görmüş

sonra Kahire'ye gitmiştir. Kahire'de ders arkadaşlarından biri de meşhur kelâm alimi Seyyid Şerif Cürcanî'dir . Anadolu'ya döndükten sonra İslâm dışı Batınî akidesini yaymak için kendisine inanan cahiller arasında propagandaya girişmiştir.
Şeyh Bedreddin gerçekte büyük bir fıkıh alimiydi. “ Camiu´l-Fusûleyn ” isimli fıkıh kitabı buna şahittir. Ancak tasavvuf konusunda yazdığı “Varidat” adlı eseri bir şaşkınlık alametidir. Bu eserinde kainatın yaratılmış olmayıp “ezeli” olduğunu

öldükten sonra cismani dirilişin olmayacağını

cennet ve cehennemin asılsız olduğunu

bunların ruhlarda hissedilen lezzet ve azaptan ibaret olduğunu

melek ve şeytanın olmadığını

onların ancak iyilik ve kötülük gücü anlamında olduğunu ileri sürer. Böylece ahiretin ve meleklerin varlığını inkâr eder.
Şeyh Bedreddin

arazi ve malların herkesin ortak malı olması gerektiğini

mevcut dinler arasında fark gözetilmemesini

İslâm'da haram olan şeylerin de helal sayılmasını ister. Bu haliyle Bedreddin

bir mümin değil

materyalist fikirli bir dinsiz olarak ortaya çıkar. (Bazı cahillerden duyulan “ müslüman'ın malı ortaktır” diye söylenen batıl sözün de Şeyh Bedreddin'den kaynaklanmış olma ihtimali vardır.)
Musa Çelebi zamanında bir hata eseri olarak

Edirne'de kazaskerliğe getirilen Şeyh Bedreddin

Çelebi Mehmet tarafından mecburi ikametle İznik'e sürüldü. İzmir civarında Börklüce Mustafa

Manisa'da Torlak Kemal ona bağlı halifelerdendi. Bedreddin de bir fırsatını bulup

Rumeli Deliorman'a geçti. Üçü de ayrı yerden

toplam onbinleri aşan isyancılarla devlete karşı ayaklandı. İsyanlar zorla bastırıldı. Börklüce ile Torlak Kemal

binlerce taraftarıyla öldürüldü. Şeyh Bedreddin yakalanarak bir ulema heyetiyle sorguya çekildi. Kendisinin de tasdik ettiği mahkeme kararıyla

Serez'de idam edildi.
İ.H. Danişmend: Osmanlı Tarihi Kronolojisi

1/160

180; Uzunçarşılı: Osmanlı Tarihi

1/360-67; Tacu't - Tevarih

2/109-114.
Bu hikaye Semerkand Dergisinin Ekim 2003 Sayısından alınmıştır.