USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Hikayeler
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Dini Hikayeler Dinimiz ve Diğer Dinlerle İlgili Hikayeleri Bu Bölümde Bulabilirsiniz.

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-16-2007, 09:16 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
SuyunGizemi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Bİr Bardak SÜtÜn Hatiri

BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI


Howard yoksul bir ailenin çocuguydu ve okul giderlerini karşılamak için kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu. O gün hiçbir sey satamamıştı ve karnı da çok açtı. Bundan sonra çalacagı ilk kapıdan yiyecek birşeyler istemeye karar verdi. Kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı. Yiyecek bir şeyler yerine "Affedersiniz bir bardak su rica edebilir miyim?" diyebildi yalnızca. Genç bayan çocuğun aç olabilecegini düşünerek kocaman bir bardak süt getirdi ona. Çocuk sütü yavaş yavaş içine sindirerek içtikten sonra "Çok teşekkür ederim borcum ne kadar?" diye sordu genç bayana. Genç bayan "Borcunuz yok" diyerek yüzünde sıcak bir gülümsemeyle devam etti; "Annem gösterdigimiz şefkat ve nezaket karşılıgı olarak asla bir bedel ödenmesini beklemememizi ögretti bize" dedi. Çocuk "O halde çok teşekkürler yürekten teşekkür ederim size" dedi. Howard Kelly evin önünden ayrıldıgı zaman kendisini yalnızca bedensel olarak degil ruhsal olarak da güçlü hissediyordu.

Yıllar sonra genç bayan çok ender rastlanan bir hastalığa yakalanmıştı. Yöredeki doktorlar çaresiz kalınca hastalıgı ile ilgili araştırmalar yapılması için onu büyük kente gönderdiler.

Dr. Howard Kelly konsültasyon yapması için çagrıldıgı hastanın hangi kasabadan geldigini duyunca heyecanlandı. Artık genç olmasa da yıllar önce kendisine sevgiyle yaklaşan bayanı ilk gördügü anda tanımıştı ve onun yaşamını kurtarmak için elinden geleni yaptı.

Uzun süren tedaviden sonra bayan sağlığına kavuştu. Dr. Kelly denetlemesi için önüne getirilen faturaya şöyle bir baktı ve üstüne birşeyler yazarak zarfın içine koydu ve hasta bayanın odasına gönderdi. Kadın elleri titreyerek aldı zarfı eline. Açmaya korkuyordu... Hastane faturasını asla ödeyemeyecegini ve geri kalan yaşamı boyunca bu faturayı ödemek için çalışacagını biliyordu. Sonunda zarfı açtı ve faturaya iliştirilmiş bir not dikkatini çekti. Kâgıtta şunlar yazılıydı: "Hastane giderlerinin tamami bir bardak süt karşılığı ödenmiştir."


KISSADAN HİSSE


Genç ama çok genç bir edebiyat meraklısı yazdığı şeyleri kolunun altına sıkıştırmış okutacak birini ararmış. Öyle birini bulmalıymış ki ilgi göstersin yüreklendirsin. Yazınsal yaşamının önünü açsın güzel şeyler yazdığını söylesin böylece onu yazınsal yalnızlığından kurtarsın. Aramış taramış sonunda dönemin ünlü ozanlarından birinin evine çekilmiş herkesten uzak yaşadığını arada bir bazı genç edebiyatçıları kabul ettiğini onlarla sohbet ettiğini öğrenmiş. Ne yapmış ne etmiş usta ozanın evine girmeyi becermiş.


Kolunun altında birkaç yazısıyla ozanın karşısına geçmiş.


Ozanla beraber aynı masaya otup yemek yemeye başlamış. Masada neye benzediği belli olmayan bir yemek azıcık peynir biraz zeytin birkaç dilim de ekmek varmış. Genç edebiyat meraklısının önüne de bir tabak koymuş peynirle ekmeğinide bölüştürmüş. "Afiyetle" demiş. Biraz yemek yemişler sohbete başlamışlar. Laf lafı aça dursun bizim genç heyecan içinde lafın öyle bir yerini yakalamaya çalışıyormuş ki hemen kolunun altındaki kağıtları çıkarabilsin usta ozanın önüne koyabilsin sabırla okuyup bitirmesini beklesin sonra da kulaklarını dört açıp ozanın söyleyeceklerini dinlesin...


Güneş batmak üzereymiş ama henüz beklediği an gelmemiş. Buna karşılık gencin gözlerinin içine bakarak ozan biraz düşünmüş sonra da "Sana bir öykü anlatacağım" demiş. Genç sesini çıkarmamış. Ozan başlamış anlatmaya: "Bereketli topraklar üstünde yaşayan bir adam bu adamın yaşadığı evin bahçesinde de bir elma ağacı varmış. Adam bu elma ağacına gözü gibi bakarmış. En iyi suyla sular en iyi gübreyle besler tek bir böceğin bile ağacı rahatsız etmesine izin vermezmiş. Bu kadar özenle bakılan ağaç da nankörlük etmemiş adama dünyanın en güzel en kırmızı en lezzetli elmalarını vermiş. Elmaları toplama vakti geldiğinde adam ağaca çıkmış her elmayı eliyle tek tek toplamış pazara götürmek üzere bir arabaya doldurmuş. Öyle büyük öyle parlak öyle güzel elmalarmış ki adam bir bakmış bir daha bakmış her bakışında elmalara biraz daha hayran olmuş.


"Arabaya atları koşup yola çıkmaya hazırlanırken içinden şöyle diyormuş: 'Kimse bir elma ağacına bu kadar özen göstermemiştir. Kimse bir elma ağacına bu kadar iyi bakmamıştır. Kimsenin elma ağacı bu kadar güzel elmalar vermemiştir. Ama yine de ben bu elmaları alacağım pazara gideceğim yaygımı serip elmaları üstüne dizeceğim herkesin elmaları arasında satacağım. Kimse de bu elmaların ötekilerden ne kadar farklı olduğunu görmeyecek. Elma kaç paraysa ben de o kadara satacağım. Elmalarım elden gidecek bense bir tek kişinin bile takdirini alamadan döneceğim evime.'


"Öyle de yapacak başka bir şey yokmuş. Adam el yüklü arabasıyla kendini tozlu patikaya vurmuş pazara doğru yola koyulmuş. Araba taşlı yolda ilerlerken bir sarsılmış bir daha sarsılmış arabadaki elmalardan biri arabadan aşağı tozlu yola yuvarlanmış. Adam arabadan bir elma düştüğünün farkına bile varmamış. Araba pazara doğru uzaklaşmış gözden yok olmuş.


"Derken yolda yorgun bir yolcu belirmiş. Sıcaktan tozdan bitkinmiş. Elmayı görmüş. Eğilmiş almış. Bakmış bakmış 'Vay anasını!' demiş 'Bu nasıl elma böyle... Hem çok kırmızı hem çok büyük...' Bir ısırık almış 'Hem de amma lezzetli' diye eklemiş. Sonra takdirle bakmış elmaya. 'Helal olsun seni yetiştirene' demiş kendi kendine. 'Böyle bir elma ne yedim ne gördüm ne duydum. Helal olsun!' Elmasını yiyip mutluluğa boğulan yolcudan asla haberi olmayacak olan elmacı ise pazardaki yaygısının başında müşteri beklermiş..."


Edebiyat meraklısı genç kolunun altındaki yazılarını ozana hiç gösterememiş. Yalnızca ozana değil kimseye göstermek gelmemiş artık içinden.
Tozlu yolda belirecek yolcuyu hiç unutamamış ve yazmış da yazmış..Doğru işler yaptığı sürece bir gün kendisininde takdir edileceğini artık biliyormuş.



CARPEDIEM


Jerri çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. aaafi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile "Bu adam bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor?" diye. Birisi nasıl olduğunu sorsa "Bomba gibiyim."Diye yanıt verirdi hep. "Bomba gibiyim..."Jerri doğal bir motivasyoncuydu. Yanındaki insanlardan biri o gün kötübir gündeyse Jerri yanına koşar duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı. Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni. Bir gün Jerr'ye gittim "Anlayamıyorum." Dedim. "Nasıl oluyor da her zaman her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun? Nasıl başarıyorsun bunu?"Her sabah kalktığımda kendi kendime Jerri bugün iki seçimin var. Havan ya iyi olacak ya da kötü derim. Her zaman havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda yine iki seçimim var. Kurban olmak ya da ders almak. Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde yine iki seçimim var. Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben olumlu yanlarını göstermeyi seçerim."Yok yahu" diye dalga geçtim."Bu kadar kolay yani""Evet...Kolay..." dedi Jerri.

"Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın tavrının iyi ya da kötü olmasını seçersin. Yani sen hayatını nasıl yaşayacağını seçersin."Jerri'nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu uzun yıllar görmedim. Ama hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek olumlu seçimler yaptığımda hep onu hatırladım. Yıllar sonra Jerri'nin başına çok talihsiz bir olay geldi. Soygun için gelen hırsızlar Jerri'yi delik deşik etmişler. Ameliyatı 18 saat sürmüş haftalarca yoğun bakımda kalmış. Taburcu edildiğinde kurşunların bazıları hala vücudundaymış. Ben onu olaydan altı ay sonra gördüm. "Nasılsın?" diye sorduğumda "Bomba gibi" dedi. "Bomba gibi""Olay sırasında neler hissettin Jerri?" dedim.

"Yerde yatarken iki seçimim var diye düşündüm. Ya yaşamayı seçecektim ya ölümü. Ben yaşamayı seçtim.""Korkmadın mı? Şuurunu kaybetmedin mi?" "Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep iyileşeceksin merak etme." Dediler. Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerken doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana "Bu adam ölmüş" diyordu. "Birşeyler yapmazsam biraz sonra ölü bir adam olacaktım.""Ne yaptın?" diye merakla sordum."Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak her hangi bir şeye ihtiyacım olup olmadığını sordu. 'Evet' diye yanıt verdim." "Var" Doktorlar ve hemşireler merakla sustular. Derin bir nefes alarak kendimi topladım ve bağırdım."Benim kurşunlara alerjim var!.."

Doktor ve hemşireler gülmeye başladılar. Tekrar bağırdım. "Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi değil."Jerri sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil kendi olumlu tavrının da büyük katkısı ile yaşadı. Yaşaması bana yeni bir ders oldu. Hergün hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız olduğunu ondan öğrendim ve her şeyin kendi seçimlerimize bağlı olduğunu.



41 GÜZEL TAVSİYE


01- Ucuz araba kullan ama alabileceğin en güzel evi al.

02- Adam gibi üç fıkra öğren

03- Sevinçlerini sakın erteleme

04- Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahlığının %90'ını oluşturur.

05- Hergün 30 dakika yürüyüş yap.

06- Her zaman şükretmesini bil.

07- Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kere düşün.

08- Maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme.

09- Kaybedecek şeyleri olmayan ve inancı olmayan insanlardan kork.

10- Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.

11- Çocukların adet kelimesini duyduklarında seni hatırlayacak sekilde yaşa.

12- Dinine ait sorumluluklarını tam anlamıyla yerine getirmek için kendine mutlaka vakit ayır.

13- Kendini ve başkalarını affetmesini bil

14- İlk yardımı öğren.

15- Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.

16- Hergün 6 bardak suyunu içmeyi unutma.

17- Seni seven insanları koru.

18- Zor da olsa ailenle tatil yapmak için herşeyi dene. Bu tatildeki anlar hayatının değerli anlarından biri olacak.

19- Kendine yapılmasını istemediğin hiçbirşeyi başkalarına yapma.

20- Başarıya iç huzura kavuştuğun sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı değerlendir.

21- İyi ve başarılı bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma :

a)Doğru insanı bulmak b) Doğru insan olmak.

22- Ebeveynlerini eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.

23- Sevimsiz olmayacak şekilde ayrı fikirde olmayı öğren.

24- Cesaretli ol hayatına geri baktığında yaptıkların için değil yapmadıkların için üzüleceksin.

25- Çok mükemmel bulduğun bir fikri başkasının engellemesine izin verme.

26- aaaifsizliklerini açığa vurma.

27- Nasıl bir duygu olduğunu ögrenmek için 24 saat kimseyi ve birşeyi eleştirme.

28- Evliliğini güzelleştirmek için hergün birşeyler yap.

29- İyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme.

30- Çocukların hakkında başkalarına iyi birşeyler söylerken bırak onlar da duysun.

31- Güç sahip olduğun mallarla ilgili değildir. Unutma !!!

32- Çocuklarını anlamaya çalış yargılamaya değil.

33- Kalem ve not defterini daima yanında taşı.

34- Zaman ve kelimeleri boşyere harcama ikisi de çok değerli.

35- İnsanların yaptıkları olumsuz şeyleri değil ileride yapacaklarını düşün.

36- Senden az ya da çok parası olanlarla paran hakkında konuşma.

37- Birşeyi elde etmek çok çaba sarfettiysen tadını çıkarmak için zaman ayır.

38- Birisinin kahramanı ol.

39- Neyi ve kimi desteklediğini insanlara söyle.

40- Sadece aşk için evlen.

41- Bu dünyada imtihan edildiğini asla unutma.

SuyunGizemi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz