Bence farklı yorumların temeli şuradadır; 4 halife dönemine kadar ilahi olan islami otorite, daha sonra sosyal kanunlar ile yönlendirilir hale gelmiştir. Bunun delili mezheplerin ortaya çıkmasıdır, aksi halde ortaya çıkmazlardı.
Sosyal kanunlar devreye girdiğinde egemen olanın yorumu öne çıkmıştır. Toplulukların bir lideri, o liderin dahil olduğu bir aile, kabile, soy vardır.Bunlar eski köksel geleneklerinden vazgeçemezler. Eskiyi yeniye bir şekilde yamayarak özlerini korumaya çalışırlar. Dolayısı ile dahil oldukları kültürün ana iskeleti islamı farklı yorumlamalarına sebep olur.
Günümüzde buna dezenformasyon tarzı yorumları da eklemek gerekir. Üstelik bu Türkiye için çok daha fazla etkendir.
İlahi döneme dönülmesi kıyamet yaklamadan mümkün olamayacağına göre şu anda biz hangi yorumlarda kalacağız ?
Benim buna cevabım temel konudadır. Temel konu tek yaratıcı inancıdır. Hangi kültürün özünde ve iskeletinde tek yaratıcı inancı var ise, İslamı o kültürün yorumuna göre değerlendirmek daha uygun olur görüşündeyim.
Basit bir örnek vermek istiyorum, Hristiyanlıktaki teslis yorumunun altında kesinlikle çok tanrıcı bir dönemin izini görüyorum. Herkül gibi tanrının oğulu düşüncesi o kültürde yok olmamıştır. Her pazar yaptıkları "tanrının eti (ekmek) ve kanını (şarap) içme yeme ayinleri bence kesinlikle çok tanrıcı dönemlerden kalan izlerdir. Dolayısı ile Hristiyanlık yorumları eski iskletlerinden etkilenmiştir. Bunlar hangi dinde yorum yapsalar aynı sonuçları almaya yatkındır.
Peki biz ne yapacağız? sizden öneriler bekliyorum, ama lütfen kuran ve hadislerden bahsedip konuyu aklınızda kapatmayın. Unutmayın Hristiyanlar da yeslisi savunurken tek tanrı inancıdır diye savunuyorlar. Önemli olan yorumdur. Sorum bu yorumların hangi sosyal kanunlara dayalı olması gerektiğidir.