USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Dini Bilgiler Dinimizle ilgili paylaşmak istediğimiz herşey

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-18-2007, 04:00 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Kavimler ‘sunnetullah’ gereğidir; kavmiyetçilik ise, ‘şeytanî’dir

Vakit'ten İktibas
Selahaddin Çakırgil

Kavimler ‘sunnetullah’ gereğidir; kavmiyetçilik ise ‘şeytanî’dir!

Pazar günleri okuyucu yazışmalarından derlemelere ayırdığım bu sütunda
bir diğer ‘Hasbihal’e daha sağlık dileklerim ve selamla başlıyorum:

-Mehmed Şentürk Adapazarı’ndan yazıyor: ‘Kavmiyetçilik yapılmaması ikazlarınızın her kavme mensub her müslümanca anlaşılmasını temenni ediyorum.. Çünkü muttakî/ taqvâlı görünen niceleri bile böyle bir endişe taşımıyorlar. Özellikle de kavimlerinden dolayı kendilerine haksızlık yapıldığını ileri sürenlerin kendilerinde kavmiyetçilik yapmak hakkı vehmetmeleri yanlışlığına karşı da îkaz vazifemizi yerine getirmeliyiz..’
-Muhammed M. Yüksel yazıyor: ‘Ümmetçi duruşumuzu kesinlikle korumamız gerekir.. Ama ayrılıkçılık fikrine saplanmış Müslümanlar da var ki onları ikaz etmeli değil miyiz?’
-Mahfûz-13 yazıyor: ‘Biz Müslümanlar insanlara bakışımızı bizim kavmimizden olup olmamaya göre değil taşıdığımız insanî değerlere göre ayarlamalıyız. Sizi benimle aynı kavimden olmadığınız halde benimle aynı inanç değerlerini taşıdığınız için seviyorum.. ’
‘--Kavimler ‘sunnetullah’ gereğidir ilahîdir; şeytanî olan kavmiyetçiliktir kim yaparsa yapsın! Sui-misal misal teşkil etmez.. Kimsenin maddî cevheri diğerinden yüksek değildir. Ve anne-baba kavim renk cins veya coğrafyayı kimse kendisi seçmedi. ’
-B. Sürgeç yazıyor: ‘İslam Milleti’ne en büyük kötülüğün kavmiyetçilikten geldiği’ne dair tesbitlerinize katılıyorum.. Kürdle rin de türklerin de arabların da ve diğer Müslüman kavimlerin de asıl özellikleri İslam'la şereflenmiş olmalarıdır. Ama bütün ırkçılar müslüman halkları İslam'dan koparmak için entrikalarlar peşindedirler.. İran'da devrim öncesinde Şah Pers kavmiyetçiliği dâvası güdüyordu. Saddam da ‘Babil Krallığı’na özeniyordu. Oturduğu sarayın adı Hammurabi Sarayı’ydı. Çocuklarına verdiği Uday ve Kusay adları bile o döneme aid idi.. Mısır ırkçıları da Firavunlara özeniyorlardı. ‘İttihad ve Terakkî' ırkçıları koca 600 yıllık devleti 10 yılda batırdılar. Onların uzantıları da kendilerini Sümerlere Hititlere dayandırmaya kalkıştılar. Geçen yıl ölen Cemal Kutay da ‘Ben bir Şamanım’ demişti. Günümüzde kürd kavmi de en büyük zararı kürd kavmiyetçiliğinden görmekte.. M. Anter gibi isimler Zerdüştlüğü kürdlerin ulusal dini gibi göstermeye çalışmışlardı.. PKK’lılar arasında zerdüştlük sempatisi boşuna değil.. Bu da gösteriyor ki hepimizin şifası İslam’da!’
-Feyyâz@...’ yazıyor: ‘Murat Belge’nin İslam’la ilgili sözleri sadece bir din tercihi değil.. Öyle olsaydı ben de siz gibi ‘kendisi kaybetmiş..’ der geçerdim. Ama o ayrıca terbiyesizlik de yapmış.. Çünkü İslam’ı da Yahudilik gibi korkunç bulduğunu söylüyor. Bin yıl önce Endulus’te yaşayan İbn Hazm’ ‘Güvercin Gerdanlığı’ adlı kitabında (sh.276) İbrahîm ibn Seyyar en’Nazzâm’ın kelâm ilmindeki yüksek seviyesine rağmen; âşık olduğu bir hristiyan genç uğruna çirkin fiillere bulaştığını ve o gencin hatırı için ‘teslîs’ inancını ‘tevhîd’ inancına tercih ettiğine dair bir kitab yazdığını söyler. Böyleyken M.Belge’ye niye şaşmalı?’
-Muradî yazıyor: ‘Yazılarınızda mevcud sistemin oligarşik diktatörlük temelleri üzerinde yükseldiğini ve bütün çabaların bu sistemi korumak için verildiğini çok güzel tahlil ederken iktidarı kollayan görüşlerinizin bir çelişki oluşturduğunu düşünüyorum..’
-B. Alperen Van-Erciş’ten yazıyor: ‘Değerlendirmelerinizi genelde paylaşıyorum. Ancaaak Hükûmet’in YÖK ve diğer temel konularda bir şey yapamayışını sisteme bağlayıp onları ma’zûr görüyor gibisiniz.. Ayrıca geçen hafta em. gen. E. Başer’in bir partinin Diyarbakır İl Başkanı için ‘yaratık’ kelimesi kullanmasını eleştirdiniz.. Az bile dememiş mi? Muhsin başkanımız da birisine ‘İt oğlu it!’ diyerek yüreğimizi soğuttu bakınız.’
-Herkes birbirine o gibi kelimelerle hitab etmeye başlarsa her iki tarafın da savaş baltalarını topraktan çıkarması gerekir kızılderililer misali.. Kendi tahakkümlerini sürdürmenin yolunu toplumu germekte gören bu gibi kişilerin bizim kızımıza bacımıza eşimize annemize İslamî örtülerinden dolayı nasıl baktığını da hatırlayalım.. Milleti gruplara ayırıp birbirine düşman haline getirmek ve sonra da sahneye kurtarıcı olarak çıkmak için bize kimi düşman bilmemiz gerektiğini bile onlar gösteriyor..
Mevcud iktidarın yapamadıklarına ma’zeret uydurmuyorum ancak bazı şeyler var ki bu sistem temelden değiştirilmedikçe onları kimse istese de yapamaz.. Tarihimizin hemen her döneminde varolagelen ‘28 Şubat zorbalıkları’na karşı çetin bir mücadeleyi göze almadıkça ‘yaparım’ diyenler de yalan söyler. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Bütün sosyal düzenlemeler için iki yol vardır.. Ya ‘inkılabçı/ devrimci yol’ ya da ‘uzlaşmacı yol..’ Halk inkılabçı yani çetin bir mücadeleye hazır olmadığında son sözü yine egemen güçler söyler.. Uzlaşmacı yolda ise hâkim güçlerin izin verdiği kadar güreşmek vardır ki sonunda da tuş olmak genellikle kaçınılmazdır.. Baştan bozuk olan bir sistemin zamanla düzelmesini beklemek abestir.. Diğer bütün partilerin de özü itibariyle AK Parti’den farkı olmayıp bu sistemin bir parçası oldukları görülmelidir. Bu sistemle uzlaşma esası üzerine kurulu bütün partiler arasından halk’a daha yakın olanı taktik olarak tercih edilebilir.‘
-Ebû Elif Kevser yazıyor: ‘İslam tarihini okuyorum. Bazı kişilerin öldürüldükten sonra yakıldığı gibi haberler var.. Mesela Hz. Ali’nin kaatili İbn Mulcem’in de yakıldığı yazılıyor. Ayrıca Hz. Huseyn de Kerbela’ya gittiği için suçlanıyor bu kitablarda.. Ne dersiniz?’
‘--Hayvanların yakılarak öldürülmesi de caiz değilken insanın öldürüldükten sonra da olsa yakılmasını; rivayetler doğru ise ancak tepkinin şiddeti veya bir câhilî örfün etkisi olarak anlamak gerekir herhalde; Ve Hz. Ali’nin kendisini hançerleyene adâletsizlik yapılmamasını istediği biliniyor. Buna rağmen öyle bir şey olduysa nasıl olmuştur; bilmiyorum.
Hz. Huseyn’le ilgili değerlendirmelere gelince.. Bir kimse Hz. Huseyn'in yanındaysa Yezid suçludur; Yezid'in yanındaysa Hz. Huseyn'i suçlu görür.. Bunda şaşılacak bir durum yok..’

ABYSS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular<