Bir ölünün ardından…

- Definlerinde erken davranmak.
- Sünnet üzere yıkamak. Bu işi bilen iyi kimselere yıkatmalıdır.
- Sünnet üzere kefenlemek.
- Onlara hep dua etmek. Hadîs-i şerîfte "Ana-babasına dua etmeyenin rızkı kesilir" buyuruldu. "Şir'a"
- Mezarı kazan ve çalışanları memnun etmek.
- İyi ve salih kimselerin arasına defnetmek. Kötülerin arasına gömmemek. Çünkü kötü komşudan onlara sıkıntı gelir. Hadîs-i şerîfte buyuruluyor ki: "Ölülerinizi salih insanların arasına defnediniz! Çünkü hayattaki bir kimse kötü komşudan rahatsız olduğu gibi, ölü de, kötü komşudan rahatsız olur." [Hakim]
- Kabrin üzerini balık sırtı gibi yapmak.
- Toprağı başında sadaka vermek.
- Kabir başında dua etmek. [Sadakayı ve duayı geciktirmemek. 40. ve 52. gece gibi bid'at olan işlerden uzak durmak.]
- Borçlarını ödemek. Borcu ödenmeyen kimse, kabirde eli ve dili bağlı olur, konuşamaz. Hadîs-i şerîfte buyuruluyor ki: "Ölülerinizin borçlarını ödemede acele ediniz!" [İbni Mace]
- Telkîni kendi vermek. Hadîs-i şerîfte buyuruluyor ki: "Ölü, toprakla örtülünce, biriniz kabrin başında telkin versin! Çünkü o vefat eden kimse, "Bizi irşad et de Allah da sana rahmet etsin" der. Fakat siz bunu duyamazsınız. Telkin veren, "Dünyadan çıkarken, Allah’ın birliğini, Muhammed "s.a.v."’in O'nun kulu ve Resulü olduğunu, Allah’ı Rab, İslamiyet’i din, Kur'an-ı İmam kabul ettiğini hatırla!" desin!" [Deylemî]
- İskatını hemen yapmak. Ölünün namaz ve oruç borcu için, başkası onun yerine namaz kılamaz ve oruç tutamaz. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: "Başkası yerine oruç tutulmaz ve namaz kılınmaz. Fakat onun orucu ve namazı için fakir doyurulur." [Nesaî]
- Vasiyetlerini yerine getirmek. Dine uygun değilse yerine getirilmez. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: "Ölülerinizin vasiyetlerini yerine getiriniz!" [İbni Mace]
- Namazlardan sonra dua edip, sevablarını onların ruhlarına göndermek. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: "Ana-babasına asî olan, vefatlarından sonra, onlar için dua etse, Allahü teala, onu, ana-babasına ita'at edenlerden yazar." [Y.Ebiddünya]
- Sevabı onlara olmak üzere oruç tutmak.
Bir kimsenin, namaz, oruç ve sadaka gibi yaptığı bütün ibadetlerin sevabını başkasına hediye etmesi caizdir. "Hidaye" Nafile sadaka veren kimsenin, sevabının bütün mü'minlere verilmesi için niyyet etmesi çok iyi olur. Kendi sevabından hiç azalmadan, bütün mü'minlere de sevabı erişir. "Tatarhaniyye" Farz ve nafile ibadetlerin sevabı, ölülere ve dirilere hediye edilebilir. İbadeti yaparken, sevabını başkasına bağışlamaya niyet etmek caiz olduğu gibi, ibadeti kendi için yapıp, sonra sevabını başkasına hediye etmek de caizdir. Sevab, hediye edilenlere taksîm edilmeksizin, her birine bütünü kadar erişir. Her çeşit ibadetin sevabı Resulullahın mübarek ruhuna da gönderilebilir. "Redd-ül muhtar"
Ölünün namaz ve oruç borcu için, başkası onun yerine namaz kılamaz ve oruç tutamaz.
-Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
Bir kimse, "Ya Resulallah, anam-babam öldükten sonra onlara yapacağım bir iyilik var mıdır?" dedi. Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
"Evet, onlar için dua ve istiğfar etmek, borçlarını ödemek, dostlarına ikram etmek, onların yakınlarını ziyaret etmek suretiyle onlara ikramda bulunulur." [Hakim]
Ölen kimse, ister yakınınız olsun, isterse yabancı olsun, onlar için Kur'an-ı kerîm okuyarak, sadaka vererek ve dua ederek yardımlarına koşmalıdır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
"Ölünün mezardaki hali, imdad diye bağıran, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse, kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, ölü de, babasından, anasından, kardeşinden, arkadaşından gelecek bir duayı gözler. Kendisine bir dua gelince, dünyanın hepsinin kendine verilmesinden daha çok sevinir. Allahu Teala, yaşayanların duaları sebebi ile, ölülere dağlar gibi çok rahmet verir. Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için dua ve istiğfar etmektir." [Deylemî]
- Sevabı onlara olmak üzere hac etmek. Alimlerin çoğuna göre ana-baba için hac caizdir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
"Ölmüş ana-babası adına hac edene, hem kendi, hem de ana-babası için hac yapmış sevabı verilir. Ana-babasının ruhuna müjde verilir." [D.Kutnî]
"Ana-babası için hac yapan veya onların borçlarını ödeyen, kıyamet günü ebrar ile haşrolur." [Darekutnî]
- Sevabı onlara olmak üzere sadaka vermek. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
"Sadaka veren, sevabını neden Müslüman olan ana-babasının ruhuna hediye etmez ki? Hediye etse, verdiği sadakanın sevabı, onların ruhuna gideceği gibi, sevabından hiçbir şey eksilmeden kendisine de yazılır." [Taberanî]
- Sağlıklarında incinmiş iseler, çocuk salih olunca razı olurlar. Onların öğrettikleri iyi şeylerle amel ettiği müddetçe, sevabı onlara da ulaşır.
- Onlardan kötü bir yol edinmiş ise, her yaptığından onlara da günah ve azap gider. Bunun için, onlardan veya onların vasıtası ile öğrendiği kötü şeyleri terk etmeli, kendi kötü amelleri ile, onlara kabirde azap ettirmemelidir.
- Ana-babaya sövmemek. Hadîs-i şerîfte, "Ana-babaya sövmek büyük günahtır" buyuruldu. "Buharî" Ya'nî birinin ana-babasına söversen, o da senin ana-babana sövebilir. Onun için kimsenin ana-babasına sövmemeli, hiç kimseye kötülük etmemelidir!
- Yakınlarına iyi davranmak. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
"Ölmüş ana-baba için dua ve istigfar etmek, borçlarını ödemek, dostlarına ikram etmek, onların yakınlarını ziyaret etmek, iyi davranmak suretiyle onlara ikramda bulunun." [Hakim]
- Dostlarını ziyaret etmek. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
"Babası öldükten sonra, onun dostlarını ziyaret etmek, iyiliklerin en iyisidir." [Müslim]
"Kim, babasını kabrinde ziyaret etmek isterse, onun kendisinden sonraya kalan arkadaşlarını ziyaret etsin." [İbni Hibban]
"Babasını, kabrinde ziyaret etmek isteyen, babasından sonra onun ahbaplarını ziyaret etsin. Ana-babasına iyilik etmemiş olan, onlar için sadaka versin, böylece ana-babasına iyilik edenlerden olsun!" [R.Nasıhîn]
"Babasının arkadaşını ve onun oğlunu arayıp soran, babasına iyilik etmiş olur." [R. Nasıhîn]
- Dostları ile görüşmek. Hadîs-i şerîfte "İyiliklerin en mükemmeli, baba dostunu görüp gözetmektir" buyuruldu. "Müslim"
- Fıtır bayramında, sevabı onlara olmak üzere sadaka-i fıtır vermek.
- Kurban bayramında sevabı onlara olmak üzere kurban kesmek.
- Ana-babanın sevdiği yemeği yapıp, fakirlere verip ruhlarını şad etmek.
- Kötülüklerini söylememek. Hadîs-i şerîfte "Ölülerinizi hayırla anın, iyiliklerini söyleyin, kötülüklerini açıklamayın" buyuruldu. (Tirmizî)