![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Dini Bilgiler Dinimizle ilgili paylaşmak istediğimiz herşey |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
![]() |
Allahü teâlânın gördüğünü unutmamak
Allah korkusu ve Allah sevgisi insanları saadet ve huzura kavuşturan iki kanat gibidir. Peygamber efendimiz; (Bir kimse Allah’tan korkarsa her şey ondan korkar. Bir kimse Allah’tan korkmazsa her şeyden korkar olur) buyurmuştur. Allah’tan korkan bir kimse Onun emirlerini yapmaya yasaklarından sakınmaya titizlikle çalışır. Hiç kimseye kötülük yapmaz. Kendine kötülük yapanlara sabreder. Yaptığı kusurlara tevbe eder. Sözünün eri olur. Her iyiliği Allah için yapar. Kimsenin malına canına namusuna göz dikmez. Çalışırken alış veriş ederken kimsenin hakkını yemez. Herkese iyilik eder. Şüpheli şeylerden kaçınır. Makam sahiplerine zâlimlere yaltaklanmaz. İlim ve ahlak sahiplerine saygı gösterir. Arkadaşlarını sever ve kendini sevdirir. Kötü kimselere nasihat verir. Onlara uymaz. Küçüklerine merhametli ve şefkatli olur. Misafirlerine ikram eder. Kimseyi çekiştirmez ve aaafi peşinde koşmaz. Zararlı ve hatta faydasız bir şey söylemez. Kimseye sert davranmaz. Cömert olur. Malı ve mevkii herkese iyilik etmek için ister. Riyakârlık iki yüzlülük yapmaz. Kendini beğenmez. Allahü teâlânın her an gördüğünü ve bildiğini düşünerek hiç kötülük yapmaz. Onun emirlerine sarılır. Yasaklarından kaçar. Allah’tan korkanlar milletine memleketine faydalı olur. Muhammed Ma’sum Faruki hazretleri buyuruyor ki: “Nefslerinin arzularına tâbi olup dünya lezzetlerini İslamiyet’e uygun kullanmayanlar böylece faydalı ve daimi olan Cennet lezzetlerinden kaçanlar çok zavallıdır. Allahü teâlânın her şeyi gördüğünü bilmiyorlar mı? Zararlardan kurtulmak için dünya lezzetlerini İslamiyet’e uygun kullanmak lazım olduğunu işitmemişler mi? Sorgu sual günü elbet gelecek herkesin dünyada yaptıkları önlerine serilecektir.”Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine birisi; -Sokakta kendimi harama bakmaktan men edemiyorum. Bu günahtan kurtulmak için ne yapayım? diye sorunca cevabında;-Allahü teâlânın seni senin onu görmenden daha çok gördüğünü düşün! buyurdu. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Allahü teâlâ Adn ismindeki Cenneti şu kimseler için hazırladı ki günah işleyecekleri zaman Onun büyüklüğünü düşünüp Ondan haya ederek günahlardan kaçınırlar.)Zünnun-ı Mısri hazretleri şöyle anlatır: “Bir gün dağlarda dolaşırken bir topluluk gördüm. Hepsi bir yerinden rahatsızdı. -Siz burada ne yapıyorsunuz? diye sorduğumda bana; -Şurada bir abid var her sene bir sefer dışarı çıkar bize okuyunca hepimiz şifa buluruz dediler. Ben de onlara katılarak dışarı çıksın diye bekledim. Bir adam çıktı. Yüzü sarı vücudu zayıf ve gözleri çukurlaşmıştı. Heybetinden dağ sallandı. Sonra şefkatli bir gözle onlara baktı sonra semaya baktı onlara doğru üfleyince hepsi şifa buldu. Yerine gitmek isterken eteğine yapışıp; -Allah için onları maddi hastalıklardan kurtardın. Benim de manevi hastalığımı tedavi et dedim. -Ey Zünnun elini eteğimden çek! Allahü teâlâ seni gördüğü halde Onu bırakıp benim eteğimi tuttun. Allahü teâlâ ikimizi de helak eder dedi.”Nasiruddin Mahmud hazretleri; "Amel iki kısımdır. Biri beden ile olan amel olup herkesin malumudur. Diğeri kalbin amelidir. Buna "murakabe" denir. Murakabe kalbinde Allahü teâlânın seni gördüğü ve sana baktığı düşüncesini daima bulundurmandır” buyurmuştur.Fudayl bin İyad hazretleri bir gün küçük çocuğunu kucağına alır okşar ve bağrına basar. Çocuk; -Babacığım beni seviyor musun? der. Fudayl bin İyad hazretleri; -Evet buyurur. Çocuk; -Peki Allahü teâlâyı seviyor musun? der. O da; -Tabii seviyorum cevabını verir. Çocuk tekrar; -Peki kaç tane kalbin var? diye sorunca; -Bir tane diye cevap verir. Bunun üzerine çocuk; -Ey babacığım! Bir kalbe iki sevgiyi nasıl sığdırabiliyorsun? deyiverir. Fudayl bin İyad hazretleri küçük çocuğunun bu derin manalı sözleri kendi kendine söylemediğini Allahü teâlânın söylettiğini anlayarak yavrusunu kucağından bırakarak eliyle başını dövmeye başlar ve bundan sonra her an Allahü teâlâ ile meşgul olacağına söz verir ve Oğluna da; -Ey oğlum! Sen ne güzel vaizsin deyip bağrına basar ve; seni hakiki sevgilinin izni ve emri ile seviyordum buyurur. Bayezid-i Bistami hazretlerine; -Bulunduğunuz şu derecelere nasıl kavuştunuz? diye sual edildiğinde; -Her yerde Allahü teâlânın gördüğünü ve bildiğini düşünüp edebe riâyet etmekle cevabını verir.Ebü'l-Hüseyin Nuri hazretleri; “Kim Allahü teâlânın kendisini daima bildiğini ve gördüğünü düşünmezse Allahü teâlâ da ona rahmet nazarıyla bakmaz" buyurmuştur.Netice olarak Abdülkadir Geylani hazretlerinin buyurduğu gibi;“İhlas insanların görmesini hatıra getirmeyip Yaradanın daima gördüğünü unutmamaktır.” |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| Her Gördüğünü Hızır, Her Geceyi Kadir Bil | NeFreT_KiN | Dini Hikayeler | 0 | 03-31-2007 09:59 PM |
| Allahü teâlâyı çok anmalı | ABYSS | Dini Bilgiler | 0 | 03-27-2007 12:23 AM |
| Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki... | ABYSS | Dini Hikayeler | 0 | 03-14-2007 10:14 PM |
| Unutmamak | NeFreT_KiN | Amatör Aşk Şiirleri | 0 | 03-09-2007 04:33 PM |
| Allahü teâlâyı çok anmalı | SuyunGizemi | Dua, Ayet, Hadis | 0 | 02-07-2007 11:12 PM |