![]() |
![]()
|
![]()
|
||||||
| Dini Bilgiler Dinimizle ilgili paylaşmak istediğimiz herşey |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Arkadaşlar resimleri yükleyemedim ama vereceğim linklerden yükleyip görebilirsiniz. Ve siz buraya yükleyebilirseniz sevinirim...
Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın habere başka bir sitede rastladım ve burdada sizinle paylaşmak istedim... Figürü görenler hayretler içerisinde kalırken figürü görmek isteyenlerde ikindi namazı vaktini beklemek zorunda kalıyor.Anadolu erken dönem mimarisinin en seçkin örneklerinden Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nda ikindi namazı vaktinde ortaya çıkan gölge herkesi şaşkınlığa sürükledi. Kur’an okuyan ve namaz kılan bir insan figürü görenleri hayret ve şaşkınlığa sürüklerken halkın da yoğun ilgisini çekti. UNESCO'nun ''dünya kültür mirası'' listesinde yer alan süsleme ve örtü biçimlerinin dengeli ve uyumlu şekilde ayarlanmasıyla kendine özgü bir yapı olarak nitelendirilen camide yaklaşık 4 metre uzunluğundaki namaz kılan insan figürü caminin batı taç kapısında yer alıyor. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nı görmeye gelenler ziyaret saatlerini namaz kılan gölge adamın çıktığı ikindi namazı vaktine göre denk getirmeye çalışıyorlar.Gazetemize gelerek resmi gören vatandaşlar tüyler ürpertici bir manzara ile karşı karşıya kaldıklarını söylediler. Bu arada Divriği’de halk arasında da figür ile ilgili olarak değişik söylentiler konuşuluyor. Halk arasında figürün ilk defa bu yıl görüldüğü ve yılın bazı aylarında ortaya çıktığı ifade ediliyor. Daha önce de bu figürün görüldüğü de söylentiler arasında yer alıyor. Figür yılın belirli aylarında ortaya çıkarken güneşin olmadığı zamanlarda görülmüyor. Mengücekoğulları döneminde hükümdar Süleyman Şah'ın oğlu Ahmed Şah'ın 1228 yılında yaptırdığı Divriği Ulu Camii bin 280 metrekarelik alanda Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek'in aynı yıl yaptırdığı Darüşşifası ise 768 metrekarelik alanda yer alıyor. (24.08.2005) |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() |
Divriği ulu cami ve Daru'ş-şifası adıyla dünya sanat tarihinde yer alan bu eşsiz eser
Anadolu Selçuklu Devleti Mengücek Oğulları Beyliği döneminde (1228) Mengücek Beyi Ahmet Şah tarafından Şifahane ise Ahmet Şah'ın eşi Melike Turan tarafından yaptırılmıştır. Divriği ulu camii Fatma hatun Camii Ahmet Şah Camii diye de adlandırılır. Divriği Ulu Camiinin ve Daru'ş-şifanın dünyadaki diğer tarihi eserlerden bir takım farkları vardır: Birincisi böyle mükemmel üç boyutlu detaylı geometrik sitiller ve bitkisel bezemeler hiç bir yerde olmadığı sanat tarihçiler ve mimarlar tarafından söylenmektedir.Kapı ve duvarlara işlenen tüm motifler asimetriktir ve her karede binlerce taş işlemeli motif bulunur. Usta devamlı tekrardan kaçınmış ve kendisini yenilemiş. Hiç bir motife bağımlı kalmamıştır. Her motifte Allah'ın birliğinin vurgulandığı gözlemleniyor. Divriği Ulu Camii ve Daruşşifasının dört kapısı vardır. Şifahane Taç Tapısı Cami Kuzey Taç Kapı Cami Batı Taç Kapı ve Şah Mahfili Taç Kapısı. Her biri birbirinden farklı eşsiz bezemelerle göz kamaştıran bir mimarlık ve mühendislik harikası niteliğindedir. Binanın dengede durup durmadığını belirtmek için dönen bir kolon 1938 depremine kadar döndüğü ondan sonra mekanizmasının kırıldığı içine kilitlendiği söylenmektedir. Şifahane Taç Kapısından içeri girdiğimizde ortada bir havuz sağında ve solunda iki adet kolanla karşıda büyük bir eyvan bizi karşılıyor.Kolanların hepsinin motifleri farklı ve bizi o özlenen medeniyete götürüyor.Burada su sesi musiki ve Kur-an sesi ile hastaların tedavi edildiği söylenmektedir. Şu anki psikiyatri kliniklerinde kullanılan tedavi sisteminin bir kısmı 800 yıl önce burada kullanılıyormuş. İçerdeki küçük eyvanlarda ise şehit türbeleri mevcut. Rivayete göre Selçuklu döneminde yaşayan büyük zatlar savaşlarda şehit olmuş ve buraya defnedilmiş.Ayrıca bu eşsiz eserin gerçek sahipleri de sol karşıda türbe özelliğindeki bir odada yatmaktalar.Ahmet Şah eşi Melike Turan annesi Fatma Hatun babası Süleyman Şah ve aile efradı burada yatmaktadır. Diğer lahitler ise talan edilmiş sadece Ahmet Şah'ın ve eşi Melike Turan'ın lahitleri orijinalliğini korumaktadır.Burada patlıcan moru çiniler ve turkuvaz mavisi çinilerle altın varaklı YA ALLAH yazıları mevcut Büyük eyvanda da Orta Asya kökenli bezemeler kainatın yaratılışını genişlemesini verilen emir gereği hareket etmesi zamanın geçtiği her şeyin hareket halinde olduğu ve bir sonun yaklaştığı kıyametin kopacağı ALLAH' ın vaadinin yerine geleceği TEVHİD in yerini bulacağı konusu anlatılmakta.Yani kainat kitabı burada taşa işlenmiştir diyebiliriz.Üst odalar tabip odaları ve idari bina olarak kullanılmış.Tabip odalarına girişin üst tavanı alçak olarak yapılmış saygı ve edep ile girilsin diye.Şifa haneden çıkarak yavaş yavaş camiye doğru gidelim.Taş işçilğinde ve mimaride üzerine yok. Bir şaheser. Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Selçuklu Devleti'nin Arması Çift Başlı Kartal Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Linkleri Üyelerimiz Görebilir. UslanmaM Üyeliği İçin Tıklayın Kuzey Taç Kapı (Bu nasıl bir mimaridir?) |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | UslanmaM | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gölge ve yarı gölge | xCaLiBrEx | Fizik | ||