USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Dini Bilgiler Dinimizle ilgili paylaşmak istediğimiz herşey

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-30-2007, 08:04 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart gençlere hizmet

Yazar Adı: Prof.Dr. R. Ayvallı

Yazar İletişim:


Makâlemizin hemen başında ifâde edelim ki: Çocuklara ve gençlere ne kadar hizmet etsek azdır. Zira azîz vatanımız asîl milletimiz ve devletimiz sağlam bir şekilde onların omuzlarında yükselecektir.

Bilindiği gibi çocuklar Allahü teâlâya inanmayı Peygamber sevgisini büyüklere hürmeti vatan-millet aşkını “Ezân” ve “Bayrak”a saygıyı gelenek ve göreneklerini millî ve manevî değerlerini hep âilede öğrenirler.

Allahü teâlânın seçilmiş kulları olan “Peygamber”lerin tarihlerini incelediğimizde de hepsinin gâyelerinin yüksek ahlâklı iyi ferdler âileler ve cemiyetler meydana getirmek olduğunu görüyoruz.

Zâten bizim dînimizde târihimizde kültür ve medeniyetimizde eğitimden maksat da “iyi insan” orijinal ismiyle söylemek gerekirse “insân-ı kâmil” meydâna getirmektir.

Aslında Hazret-i Âdem’den itibâren gelmiş-geçmiş bulunan 6 “Ülü’l-azim” Peygamber 313 “Resûl” 124 binden ziyâde “Nebî”nin eğitimdeki hedefleri aynıdır. 100’ü küçük 4’ü büyük kitap olmak üzere bu Peygamberlerden bazılarına gönderilen 104 kitaptaki hedef de altını çizerek ifâde edelim ki insanların dünyâda huzûr ve sükûn içerisinde yaşamaları âhirette de ebedî saâdete kavuşmalarıdır.

Bilindiği üzere bütün Ülü’l-azim Peygamberler Resûller ve Nebîler (aleyhimüsselâm) insanlığı kendileri gibi birer mahlûk olan varlıklara tapınma karanlığından kurtararak bütün varlıkların yaratanı ve hakîkî sâhibi olan Allahü teâlâya ibâdet etmenin şeref ve üstünlüğüne çağırmışlardır.

İnsanların zaman zaman içine düştükleri birtakım vahîm yanlışlık ve bayağı işler her zaman ve her mekânda Allahü teâlânın gönderdiği Peygamberler (aleyhimüsselâm) ve hak dînler vâsıtasıyla düzeltilmiş îmân ve ibâdette hak olan “Ma’bûd”a (“Allah”a) yönelmeleri emredilmiştir.

Burada hemen büyük İslâm âlimi İmâm Gazâlî’nin bir sözünü hatırlıyoruz; o buyuruyor ki: “İnsanlar üç gruptur. Birinci grup gıdâ gibidir herkese her zaman lâzımdır. İkinci grup devâ (ilaç) gibidir bazı insanlara bazen lâzım olur. Üçüncü grup ise illet (maraz dert hastalık) gibidir herkes ondan kaçar ama o insanlara bulaşır.”

Bütün Peygamberler ve onların vârisleri olan İslâm âlimleri ve Evliyâ-yı kirâm hep gıdâ gibi bütün insanlara lâzım olan fertler âileler ve cemiyetler teşkîl etmek için uğraşmışlardır.

Son Peygamber olan Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed’in (sallallahü aleyhi ve sellem) 23 senede 150 bin mübârek insan güzîde sahâbe “hayırlı ümmet” meydâna getirmesi onların da 50 sene gibi çok kısa zaman zarfında gâyet mahdût imkânlarla Endülüs’ten Çin’e kadar olan geniş coğrafî bölgeleri fethedip oralara ilim irfân ahlâk fazîlet medeniyet adâlet hakkâniyet insanlık insan hakları nûr ve hidâyet tek kelimeyle söylemek gerekirse Allahü teâlânın mukaddes dîni İslâmiyyet’i götürmeleri konusu ciddiyetle incelenmesi gereken bir konudur.

Makâlemizin burasında şunu da belirtelim ki:
İnsanlar cemiyet halinde yaşamak mecbûriyetindedirler. Bu cemiyetin de en küçük birimi âiledir; bu bakımdan âile toplumun temel taşıdır. Bilindiği üzere âile insanların doğup büyüdüğü yetişip geliştiği ve terbiye gördüğü topluluktur.

Bu yuva topluluğun küçük-büyük bütün fertlerinin olgunlaştığı bir hayât okuludur. Şüphe yok ki âile içerisinde her ferd birbirinin bilgi ve tecrübesinden faydalanmaktadır.

Bu faydalanma bir ömür boyu devam eder devâm etmesi de lâzımdır. Âileler bazen küçük bir çekirdekten ibâret olur bazen de çok geniş olur.

Ama ne kadar yazıktır ki bugün cemiyetimizde en çok hücûm edilen taşlanan dejenere edilmek istenen müessese de âile müessesesidir.

İnsan madde ve ma’nâdan oluşur
“Alexis Carrel” gibi Batılı bazı bilim adamları “İnsan Denen Meçhûl” adıyle kitap yazmak suretiyle insanı bir muammâ olarak gösteriyorlarsa da insanı -temel kaynaklarımızda zikredilen sıfatlarıyla- şöyle ta’rîf etmek mümkündür:

İnsan “madde” ve “ma’nâ” (yani “beden” ve “rûh”) olmak üzere iki unsurdan meydâna gelen “Allah’ın yeryüzündeki halîfesi” kılınan (Bakara 30) “a’lâ-yı illiyyîn”e çıkmaya namzed yapılan (Âl-i İmrân 139; Mutaffifîn 18-19) “eşref-i mahlûkât” olarak (İsrâ 70) “ahsen-i takvîm” üzere yaratılan (Tîn 4) “mükerrem” (İsrâ 70) bir varlıktır.

Fakat nefsinin esîri olduğu zaman “esfel-i sâfilîn”e (Tîn 5) yuvarlanmaya hayvanlardan aşağı bir dereaaae düşmeye mahkûm (A’râf 179; Furkân 44) bir yaratıktır.

Demek ki insan oğlu ne melekler gibi sırf “nûrânî” bir varlık ne de hayvanlar gibi sâdece bir “maddî” varlıktır. İnsan meleklerden üstün seviyeye çıkabilen kendisine muhtaç olduğu bütün ni’metler ihsân edilen (Lokman 20; Nahil 18) âhirette bunlardan hesâba çekilecek olan (Tekâsür 8) belli bir yaratılış gâyesiyle bu dünyâya gönderilen yanî “Allahü teâlâyı tanımak ve ibâdet etmekle mükellef (Zâriyât 56) bir kuldur.”

İslâm âlimleri insanların yaratılış gâyeleri hakkında buyuruyorlar ki:
Mukaddes kitâbımız Kur’ân-ı Kerîm’de de (Zâriyât:56) belirtildiği üzere insanlar ve cinnîler Allahü teâlâya ibâdet kulluk etmek için yaratılmışlardır. Sonsuz saâdete kavuşmak için yaratılış gâyesine dikkat etmelidir. Akıllı olan kimse kulluk vazîfesini hakkıyla yapar.

ABYSS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz