USLANMAM
USLANMAM öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin.
UslanmaM En Kaliteli Bilgi Adresiniz
Geri git   USLANMAM > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler
Google
 
UslanmaM Resim AlbümleriSosyal Gruplar
Kayıt ol Sosyal Gruplar Ajanda Konuları Okundu Kabul Et

Dini Bilgiler Dinimizle ilgili paylaşmak istediğimiz herşey

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03-27-2007, 10:42 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Mehdİ Gelmeyecek

MEHDİ GELMEYECEK

MEHDİ İNANCI KUR'ANDAKİ İSLAMA AYKIRIDIR

Kur'an'da Mehdi ile ilgili beyan yoktur...

Mehdi'nin geleceğine dair söylenen hadislerin tamamı uydurmadır...

İslam'a göre Mehdi neden gelmeyecek?

Kur'an'da Mehdi'nin geleceğine dair hiçbir beyan yoktur. Mehdi ile ilgili hadisler Peygamberimiz'den 250 yıl sonra ortaya çıkmıştır ve tamamı uydurmadır.

İlahi yasalara aykırı olarak Mehdi'nin veya bir başka kimsenin olağanüstü mucizeler göstererek dünyayı ele geçireceğini kimse beklemesin. Bekleyen boşuna bekler bugüne kadar olduğu gibi...

İleriden beri Müslümanlar arasında yaygın hale gelen "Kıyamete yakın bir Mehdi geleceği bu kişinin dünyaya hakim olacağı dünyada zulümleri yok edip adaleti hakim kılacağı ve dünyada sınırsız bolluk meydana getirecek bir altın çağ yaşatacağı inancı" İslam'- a göre gerçek değildir. İslami hiçbir temeli ve dayanağı yoktur. Tamamen uydurma ve safsatadır batıl bir inançtır. Özetle açıklayalım:

MEHDİLİK İNANCI NASIL DOĞDU?

Müslümanlar arasında olağanüstü güce sahip bir kurtarıcı bekleme inancının doğuşunun ve yaygınlaşmasının tarihte 3 sebebe bağlı olduğunu düşünüyoruz:

a- Şia'nın ezilmişliği

Bilindiği gibi İslam tarihinde Hz. Ali ve Ehbileyt taraftarları anlamına gelen Şia taifesi yani Şiiler gerçekten birçok haksızlığa ve zulme uğramışlardır. Dolayısıyla Şiiler'de olağanüstü bir güce sahip düşmanlardan intikam alıcı ve kendilerini huzura kavuşturucu bir kurtarıcı bekleme duygusu ve inancı oluşmuştur. Bu psikolojik bir umut ve tesellidir. Ezilen insanlara manevi bir güç de verebilir. Hz. Ali şehit edildiği zaman Abdullah İbni Sebe ve taraftarları Hz. Ali'nin ölmediğini ve bir gün yeniden dünyaya gelip düşmanlardan intikam alacağını ve dünyayı adaletle dolduracağını iddia etmişlerdir. Hz. Ali'nin oğlu Muhammed Bin El Hanifiyye öldüğü zaman da onun ölmediğini dağa çekildiğini bir gün dünyaya geri döneceğini ileri sürmüşlerdir. Nihayet Şia'nın 12. İmam olarak kabul ettiği ve adı Muhammed el Mehdi olan zat çocuk denilebilecek yaşta Irak'ın Samarra şehrinde bulunan evinin mahzeninde yani bodrumunda kaybolmuştur. Bir rivayete göre kuyuya düşerek ölmüştür. Bu defa bu kaybolan Muhammed Bin el Mehdi'nin ölmediğine ve günün birinde tekrar dünyaya geleceğine inanılmıştır. Bir şeyi unutmayalım. M. Bin El Mehdi'nin evinin bodrumunda kaybolması Hicri 275 tarihindedir yani Peygamberimiz'den 265 sene sonradır. Bu tarihten sonra Müslümanlar arasında Mehdi bekleme olayı başlamıştır. Söz konusu 265 sene öncesine kadar herhangi bir Mehdi bekleme mevcut değildir.

b- Mehdi hadisleri uydurdular

"Beklenen Mehdi" ile ilgili söz konusu inanç yaygınlaşmaya başlayınca diğer birçok konuda olduğu gibi gelecek Mehdi hakkında da hadisler uyduruldu. "Mehdi'nin geleceğini Peygamberimiz şöyle haber verdi böyle haber verdi" denildi. Bu uyduruk hadisleri uyduruk Mehdi inancına dayanak yaptılar.

c- Hıristiyanlar'dan yansımalar Mehdilik'i pekiştirdi

Müslümanlar'ın ilk asırlarda Hıristiyanlar'la yakın temasa geçmeleri hatta bir arada yaşar duruma gelmeleri onlardaki Hz. İsa'nın tekrar dünyaya geleceğin inancı Müslümanlar arasında yayıldı ve bu arada Mehdilik konusu da etkilendi ve pekişti. Bazen Hz. İsa'nın gelişi konusu Mehdi'nin gelişinin aynısı gibi anlatıldı bazen de "Onların İsa'sı gelecekse bizim de Mehdimiz gelecek" gibisinden rekabetle konu geliştirildi ve gittikçe pekiştirildi.

MEHDİ İNANCI İSLAM'A AYKIRI

Müslümanlar'ın beklediği Mehdi'nin neden gelmeyeceğini bu inancın İslam'a göre neden aykırı olduğunu çok kısa olarak özetleyelim:

1- Kur'an'da Mehdi yok

Öncelikle söyleyelim Kur'an-ı Kerim'- de "Mehdi" kelimesi bile geçmiyor. Hele Hz. Peygamber'den bile üstün vasıfları olan bir kurtarıcının Mehdi'nin geleceğine dair hiçbir beyan ve hüküm mevcut değildir Kur'an'da... Ayetlerin manalarını bozarak o türlü sapkın hükümler çıkartmalar ise kutsal kitabımıza iftiradan başka bir mana ifade etmez bu da ölçülmeyecek kadar büyük bir günah teşkil eder.

2- Mehdi hadisleri geçersizdir

Mehdi ile ilgili hadisler Peygamberimiz'den 250-300 yıl sonra ortaya çıkmıştır tamamı uydurmadır tamamı tek kişi rivayetidir ve dinen de ilmen de hiçbir değerleri yoktur. Kaldı ki Mehdi hadisleri mana olarak da yanlışlarla ve çelişkilerle doludur. Tamamı geçersiz ve hükümsüzdür.

3- İlahi yasalara aykırıdır

Hz.İsa'nın gelişi iddiasına karşı söylediğimiz gibi sözde gelecek Mehdi için de aynı şeyi söyleriz: İlahi fıtrat kanununa aykırıdır. Yüce Allah evrene birçok kanunlar koymuş onlar kendi içlerinde aksamadan işlemektedir. Öyle bir kişi gelip tek başına dünyayı ele geçirecek dünyanın hakimi olacak dünyadan zulümleri yok edecek her yere adaleti hakim kılacak ve dünyada sınırsız bir bolluk meydana getirip bir altın çağ yaşatacak... Nasıl olacak bütün bunlar? Dünyadaki silahlı güçleri nasıl yenecek bu Mehdi efendi? Bunlar Mehdiliği çizgi film çevirme gibi bir şey sanıyorlar galiba! Hayır hayır dünyada ilahi yasalar tabiat kanunları sosyal yasalar ve kurallar işlemektedir. Bu ilahi yasalara aykırı olarak Mehdi'nin veya bir başka kimsenin olağanüstü mucizeler göstererek dünyayı ele geçireceğini kimse beklemesin. Beklerlerse boşuna beklerler bu güne kadar olduğu gibi.

AÇIK OLARAK KARŞI ÇIKALIM

Müslüman din alimlerinin ileriden beri bir zaafları vardır. Bir hurafe ve batıl inanç ile karşılaştığı zaman ona açık olarak karşı çıkmazlar. "Öyle de olabilir böyle de olabilir" diye o hurafe ve batıl inancı açıkça reddetmezler. Sonuçta da hurafeler yayılır esasların ve gerçeklerin dahi üstünü örter veya yerine geçerler. Bundan da din de dindarlar da büyük zararlar görürler. Bugün İslam aleminin çektiği çilelerin altında büyük ölçüde bu türlü yayılmış hurafe ve batıl inançlar vardır. O nedenle Hz. İsa'nın da Mehdi'nin de geleceğine dair hurafelere inanmayalım bu yetmez açık olarak karşı çıkalım. Önemle belirtelim ki bugün Sünniler'- in de Şiiler'in de aydın evlatları ve gerçekçi din alimleri Mehdi bekleme inancının doğru olmadığını bunun tarihi şartlar içinde doğmuş bir kültür olduğunu ama İslam'a hiçbir zaman uymadığını kabul ediyorlar.

ABYSS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla

Alt 03-27-2007, 10:42 PM   #2 (permalink)
Administrator
 
ABYSS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

Kur’an öğretisinden insanları uzaklaştırmak için İsa peygamber gelecek Mehdi gelecek gibi rivayetlerle gerek fertleri gerekse kitleleri Kur’an öğretisine karşı pasif duruma getirdiler. Böylece insanlar ellerinde Kur’an Mehdi veya İsa Peygamber beklentisi içine girdiler. Ellerinde Kur’an bulunması onlar için yeterli olmadı sanki Mehdi veya İsa Peygamber gelecek olsa dahi Kur’an dışında bir öğretide bulunacak veya ondan daha üstün bir söz söyleyecekte insanlar hidayet bulacak. Reçetesi elinde olmasına rağmen mevcut olmayan doktoru arayan şaşkın hastalara benziyorlar. İddia ettiklerine göre kıyamete yakın bir zamanda 40 gün veya 40 yıl kala dünya kötülüklerle dolmuşken kimine göre İsa Peygamber kimine göre de Mehdi gelecek ve onun gelmesiyle insanlar hidayet bulacaktır. Şimdi bu konudaki rivayetlerinden örnekler verecek olursak:

187-............. Ez-Zuhri tahdis edip şöyle dedi: Bana Said ibnu’l-Müseyyeb haber verip şöyle dedi: Ebû Hureyre (R) Rasûlullah (S)’ten şöyle buyurduğunu işitti: “Meryem oğlu İsâ sizin içinize hükmünde âdil bir hâkim olarak inmedikçe sâlibi kırmadıkça domuzu öldürmedikçe cizye vergisini kaldırmadıkça ve mal hiçbir kimse kâbul etmeyecek derecede dolup taşıncaya kadar kıyâmet kopmaz”. (Buhari kitâbu’l-Mezâlim ve’l-Gasp 37 C.5 S.2294 Ötüken 1987 ).

188- Said ibnu’l Müseyyeb Ebû Hureyre (R)’den şöyle dediğini işitmiştir: Rasûlullah (S) şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki muhakkak ileride Meryem oğlu İsâ sizin içinize adâletli bir hakem olarak inecektir. O zamân o salibi kıracak domuzu öldürecek cizye vergisini kaldıracak mal o kadar çoğalacak ki hiçbir kimse mal kabûl etmeyecek. Nihâyet bir tek secde dünyâ ve dünyâdaki her şeyden daha hayırlı olacaktır”. Bunun ardından Ebû Hureyre (R) şöyle derdi: İster şu âyeti okuyunuz: “Ehli kitâbdan hiçbiri hâriç olmamak üzere ölümünden evvel and olsun ona (İsâ’ya) mutlaka imân edecek o da kıyâmet günü kendileri aleyhine bir şâhit olacaktır.” (en-Nisâ 159) (Buhari Kitâbu’l-Enbiyâ 118 C.7 S.3263 Ötüken 1987 ).

189- Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mehdi benim zürriyetimden kızım Fâtıma’nın evlatlarındandır.” (K.S. 5007 C.14 S.276 Akçağ 1992 alıntısı Ebû Dâvud Mehdi 1(4290). )

190- İbnu Mes’ûd radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
“Dünyanın tek günlük ömrü bile kalmış olsa Allah o günü uzatıp benden bir kimseyi o günde gönderecek.” İbnu Mes’ûd: “Resûlullah yahut da şöyle buyurmuştu der: “...Ehl-i beytimden birini ki bu zatın ismi benim ismime uyar babasının ismi de babamın ismine uyar. Bu zat yeryüzünü -eskiden cevr ve zulümle dolu olmasının aksine- adalet ve hakkâniyetle doldurur.” (K.S. 5006 C.14 S.275 Akçağ 1992 alıntısı Ebû Dâvud Mehdi 1(4282); Tirmizi Fiten 52 (22312232). )

191- Hz. Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:.........Mehdi Hz. İsa’dan başkası değildir.” (K.S. 4039 C.17 S.547 Akçağ 1993 alıntısı ibn-i Mace 7219 )

İsâ peygamber bir şahıstır Mehdinin de var olduğunu farz edersek o da ancak bir şahıs hüviyetindedir. İkisinin ayrı şahıslar veya aynı şahıs olmaları bu gerçeği değiştirmez. Yani hangi şekilde rivayet uydurulursa uydurulsun onların insan oldukları gerçeğini değiştirmek mümkün değildir zira dayandırıldıkları köken rivayetler de yapılan iddia insana dayandırılmıştır. Şimdi hal böyle olunca tekrar dünyaya gelmeleri veya dünyada olup ta insanlarla irtibatlı olacak şekilde açığa çıkmaları ancak kendi ömür süreleriyle sınırlı olacaktır. Yani her ölümlü gibi bir yaşam süresi sürdürüp öleceklerdir. Peygamberimizin vefatından sonra birçok nesiller Mehdi veyâ İsâ peygamberle irtibat kurmadan ölüp dünyadan ayrıldılar. Mehdi veya İsâ peygamberin geleceğini farz edersek yaşamlarını sürüp öldüklerinde onlardan sonrada birçok nesillerin onlarla irtibat kurmadan yaşam sürmeyeceğini İslam'a dayalı olarak hiçbir kul iddia edemez zira bizim inancımıza göre Allah’tan başka hiç kimse kıyametin saatini bilemez. Mehdi veya İsâ peygamberle irtibat kurmadan yaşam süren nesiller açısından İsâ peygamber veya Mehdinin gelip gelmemesinin bir manası olmadığı gibi İsâ peygamber veya Mehdinin gelip gelmemesinin Kur’an mevcut olduğundan İslami yaşam açısından da bir manası yoktur. Onun içindir ki tüm nesillerin yollarını bulabilmek için Kur’an’a yapışmaktan ve onu anlayıp önder kabul etmekten başka çareleri yoktur. Kim Kur’an’ı ardına atıp başka bir kurtarıcı ararsa veya böyle bir kurtarıcı beklentisi içerisine girerse asla yolunu bulamaz. Onun içindir ki ne Mehdi diye bir kimse vardır nede İsâ Peygamber tekrar dünyaya gelecektir. Böyle bir beklenti boş hayalden başka bir şey değildir.

Kendilerine İsâ peygamberin tekrar dünyaya geleceğiyle ilgili olarak Nisâ 159’u delil göstermektedirler şöyle ki mealen:

- Andolsun Kitâb ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce ona inanacak olmasın. Kıyâmet günü de O (İsâ) onların aleyhine şâhit olacaktır. nisa/159

Mealini yazmış olduğum Nisa 159 cu âyetini İsâ Peygamberin tekrar dünyaya geleceği şeklinde anlamak mümkün değildir. Zira Âyet mealinden de kolayca anlaşılacağı üzere tüm kitap ehlinin yani hem Hıristiyanların hem de Yahudilerin ölmeden önce Ona yani İsâ Peygambere İman edecekleri belirtilmiştir. Bu olay İsâ Peygamberin tekrar dünyaya gelmesiyle ilgili ise onunla beraber yaşam sürmeden bu güne kadar ölüp giden Ehli Kitaptan kimselerin durumu nasıl izah edilebilir. Ehli Kitaptan nesillerdir birçok kimse yaşadı ve öldü halen İsâ peygamber dünyaya gelmiş değildir. Halbuki âyette genelleme yapılmıştır hepsi kesinlikle inanacak ifadesi kullanılmıştır. Onun için Ehli Kitaptan kimselerin İsâ peygambere iman etmelerinin İsâ peygamberin tekrar dünyaya gelmesiyle bir ilgisi yoktur. Diğer bir hususta iman etmelerine rağmen onların aleyhine şahitlik yapacak olmasının âyette belirtilmiş olması hususudur. Yani tamamı iman edecek buna rağmen İsâ peygamber onların aleyhine şahitlik edecektir. Eğer rivayetlerde iddia ettikleri gibi İsâ peygamber tekrar dünyaya gelip te Ehli Kitabın tamamı ona iman edecekse o zaman bu demektir ki yalnız gelmeyecek ölmüş olan tüm ehli kitabı da beraberinde getirecektir hepsi birlikte içtima edip ona iman edecekse ve dünya adaletle dolacaksa böylesine iyi insanların aleyhine nasıl şahitlik yapmak mümkün olur. Bundan dolayı durum rivayet ettikleri ve anlattıkları şekilde değildir. Ehli Kitaptan kimselerin bu şekilde iman etmeleri ölüm geldiğinde İman edilip te geçerli olmayan imandır. Şimdi bu şekilde iman etmeyle ilgili olarak Kur’an’dan örnek verecek olursak mealen:

- İsrâil oğullarını denizden geçirdik Fir’avn ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihâyet boğulma kendisini yakalayınca (Fir’avn): “Gerçekten İsrâil oğullarının inandığından başka İlâh olmadığına inandım ben de
Müslümanlardanım!” dedi. yunus/90

- “Şimdi mi? Oysa daha önce isyân etmiş bozgunculardan olmuştun.” (denildi) yunus/91

- “Bugün senin (canından ayırdığımız) bedenini (denizin dibinden) kurtarıp (sahilde) bir tepeye atacağız ki senden sonra gelenlere ibret olsun Ama insanların çoğu âyetlerimizden gafildir.” yunus/92

Görüldüğü gibi son anda iman etmek veya tevbe etmek Kur’an açısından geçersizdir.

Kur’an’dan mealen:

- (İnanmak için) ille meleklerin gelmesini yahut Rabb’inin gelmesini ya da Rabb’ini bâzı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabb’inin bâzı âyetleri geldiği gün daha önce inanmamış ya da imânında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: Bekleyin biz de beklemekteyiz.” enam/158

- Allah’a göre şu kimselerin tövbesi makbûldür ki câhillikle bir kötülük yapıp hemen ardından tevbe ederler. İşte Allah onların tövbesini kabûl eder Allah bilendir hikmet sahibidir. nisa/17

- Yoksa kötülükler yapıp da nihayet ölüm gelip çatınca: “Ben şimdi tevbe ettim.” diyenlere ve kâfir olarak ölenlere tevbe yoktur (öylelerinin tövbesi makbûl değildir). Onlar için acı bir azab hazırlamışızdır. nisa/18

İşte Nisa 159 da bahsedilen durum da bu şekildedir. İsâ peygamberin tekrar dünyaya geleceğiyle ilgili değildir. Zira İsâ peygamber Vefat etmiş olup iddia ettikleri gibi tekrar dünyaya gelecek değildir.

Kur’an’dan mealen:

- “Biz Allah’ın elçisi Meryem oğlu İsâ Mesih’i öldürdük!” demelerinden ötürü... Oysa onu öldürmediler ve asmadılar; fakat (İsâ) onlara benzer gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sâdece zanna uyuyorlar. Onu yekinen öldüremediler (onu öldürdüklerini kesinlikle bilemediler). nisa/157

- Hayır Allah onu (İsâ’yı) Kendisine yükseltti. Allah daima üstündür hikmet sahibidir. nisa/158
( ayrıca bak nisa/155-156).
Görüldüğü gibi Kitap Ehli İsâ peygamberi öldürememiş ve onu asamamışlardır. Allah onu kurtarıp Kendisine yükseltmiştir. İşte ihtilafta burada başlamaktadır acaba Allah İsâ peygamberi vefat ettirmeden canlı olarak mı Kendisine yükseltti yoksa vefat ettirerek mi. Rivayetlerde iddia ettiklerine göre vefat ettirmeden Kendisine yükseltmiştir vefat ancak dünyaya tekrar geldikten sora vuku bulacaktır iddiasındadırlar. Böyle bir iddia ise Kur’an’a uymamaktadır mealen:

- Allah demişti ki: “Ey İsâ ben seni vefat ettireceğim ve bana yükselteceğim seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları ta kıyamet gününe kadar inkar edenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz bana olacaktır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.” Ali imran/55

Görüldüğü gibi İsâ Peygamber vefat ettirildikten yani Allah’ın Emriyle öldükten sonra Allah onu (İsâ’yı) Kendisine yükseltti. Bu duruma göre O’ da ölen herkes gibi şimdi ölü bulunmaktadır. Tekrar dünyaya gelmek üzere hayatta bulunmamaktadır. Bunun böyle olduğunu Maide 116-117 ayetlerden de görüp anlamak mümkündür mealen:

- Ve yine Allah demişti ki: “Ey Meryem oğlu İsâ sen mi insanlara: “Beni ve Annemi Allah’tan başka iki ilâh edinin” dedin? “Haşa dedi Seni tenzih ederim; Hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söylediysem Sen onu şüphesiz bilirdin. Sen benim nefsimde olanı bilirsin ben Senin nefsinde olanı bilmem çünkü gaypları bilen yalnız Sensin Sen!” maide/116

- “Ben onlara: benim ve sizin Rabb’iniz olan Allah’a kulluk edin diye senin bana emretmiş olduğundan başka bir şey söylemedim. Ben onların içinde olduğum sürece onları kolladım fakat Sen beni vefat ettirince onları gözetleyen (yalnız) Sen oldun. Sen her şeyi görensin!” maide/117

Görüldüğü gibi İsâ peygamberin vefatından sonra da insanlar yine onu ve annesini Allah’a ortak koşmaya devam edeceklerdir. O zaman İsâ peygamberin tekrar dünyaya gelip salibi yani haçı kıracağı ve domuzu öldüreceği rivayetinin aslı yoktur. Haçı kırmasının manası artık hiç kimse onu ve annesini Allah’a ortak koşmayacak manasındadır. Böyle bir iddia ise Maide 116 ve 117. Ayetlere uymamaktadır. Zira bu âyetlerde İsâ peygamberin vefatından sonra da insanların onu ve annesini. Allah’a ortak koştukları vurgulanmıştır. Bu da İsâ peygamberin tekrar dünyaya gelip Hıristiyanlıktaki bozuk inancı düzelteceği dolayısıyla haçı kıracağı iddiasının asılsız olduğunun açık delilidir.

Ayrıca Mehdinin peygamberin zürriyetinden ve Fâtıma’nın evlatlarından olduğunu rivayet etmeleri ile İsâ peygamberle Mehdinin aynı şahıs olduğunu söylemeleri bir çelişki ve Kur’an’ı inkardır. Zira İsâ peygamberin babasız olarak peygamberimizden önce dünyaya geldiği Kur’an’da açıkça belirtilmiştir. Uydurdukları rivayette bunun aksini iddia etmektedirler.

Anlaşılacağı üzere İsâ peygamber vefat etmiş olup tekrar dünyaya tebliğ ve irşat için gelmeyecektir.
ABYSS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
Eklenti Ekleyemezsiniz
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz