Eşler arasında avret konusunda bir sınırlama yoktur. Karı-kocanın, birbirinin vücutlarının her yanına bakmaları dokunmaları caizdir. Eşler arasında örtünme zorunluluğu söz konusu değildir. Eşlerin birbirlerini çıplak görmelerinden dolayı da gusül gerekmez. Cinsel ilişki esnasında üstlerini örtülü bulundurmaları mendup yani İslam adabındandır.
Adet ve lohusalık gibi kadınlara mahsus özel hallerin dışında, eşlerin cinsel yönden birlikte olmaları konusunda dinimizce bir sınırlama getirilmemiştir.
Kişinin eşiyle hangi yoldan cinsel ilişkiye girebileceği Kur'an-ı Kerîm'de ve Sünnette açık bir şekilde ifade edilmiştir. Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurulmaktadır:
"Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever." (Bakara Sûresi 2/222)
Âyet-i Kerîme'de geçen "Allah'ın emrettiği yerden" ifadesiyle kastedilen kadının cinsel organıdır.
Bu âyetten bir sonraki âyette (yani Bakara Sûresi 2/223) ise cinsel ilişkinin pozisyonu serbest bırakılmaktadır. Şöyle buyuruluyor:
"Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın..."
Âyet-i Kerîme'de kadının cinsel organı ekinlik yani ekin ekme yerine, erkeğin nutfesi, (dölü) tohuma, doğacak çocuk da ürüne benzetilerek istiare* sanatının kullanıldığı bir anlatım tercih edilmiştir. Bununla kişinin eşiyle cinsel ilişkiye girebileceği yolun ancak çocuğun geldiği yol, yani üreme organı olabileceğine dikkat çekilmiştir.
Konu Sünnette daha açık bir şekilde açıklanarak cinsel ilişkinin ancak kadının cinsel organından olabileceği ifade edilmiştir.
Peygamber Efendimiz yukarıda zikredilen Bakara Sûresi 2/223. Âyet-i Kerîme'yi açıklarken şöyle demiştir: "İster ön taraftan ister arka taraftan yaklaş. Yeter ki dışkının çıktığı mahalden (anüsten) yaklaşmaktan ve hayızlıyken yaklaşmaktan sakın." Konuyla ilgili bir diğer hadis de şöyledir:
"Cinsel organdan olduğu zaman ona her pozisyonda yaklaşabilirsiniz."
Burada örnek olarak zikrettiğimiz bu iki hadis gibi konuyu net bir şekilde açıklayan diğer rivayetlerden de çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki anal ---- haramdır.
Oral ---- (cinsel organın ağza alınması, öpülmesi vs,) konusuna gelince, bu konuda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda hareket edilmesi, ayrıca cinsel organlar necaset mahalli olduğundan bu tür ilişkilerden kaçınılması gerekir. Çünkü her müslümanın kesin olarak haram olan hususlardan kaçındığı gibi haram şüphesi olan konulardan da uzak durması gerekir.
Nitekim Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Helâl olan şeyler belli, haram olan şeyler bellidir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helâl mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır. Şüpheli konulardan sakınanlar, dinini ve ırzını korumuş olur. Şüpheli konulardan sakınmayanlar ise gitgide harama dalar. Tıpkı sürüsünü başkasına ait bir arâzinin etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu arâziye girme tehlikesi vardır. Dikkat edin! Her padişahın girilmesi yasak bir arâzisi vardır. Unutmayın ki, Allah'ın yasak arâzisi de haram kıldığı şeylerdir. Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir " (Buhârî, Îmân 39, Büyû' 2; Müslim, Müsâkat 107, 108. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Büyû' 3; Tirmizî, Büyû' 1; Nesâî, Büyû' 2, Kudât 11; İbni Mâce, Fiten 14).